TR Motor Kültüründe Neden Sadece Japon Merakı Var ?

Katılım
7 May 2024
Mesajlar
1,819
Motosikleti
cbf 150
ben japon'da ağır bakım yok diye honda ya biniyorum
sağlamlığı da cabası bu güne kadar nereye gittiysem aklımda motor bozulur yolda kalırım gibi bir düşünce olmadı hararet yapmaz yağ yakmaz nereye gidersen git tamirini yapacak bir usta bulursun
benim arkadaş kazakistanda yolda kaldı BMW 1200 GS ile koca ülkede şaft keçesi yok şaftı sökmek için anahtar yok sanayide tornacıda anahtar yaptırmış motor ustası neyse bunu yapmışlar 3 gün sonra motor gene yolda kalmış bu sefer de şarz dinomosu cortlamış en son arkadaş uçağa koyup geldi
yanında afrika ,ile giden 2 defa orta asya turu yaptı 50000 km sıfır sıkıntı
şimdi sen olsan gider honda mı alırsın bmw mi
BMW olayını Long way round çıkardı. Asıl olan adamlar ktm ile antlaşamadıgı için bmw ile ilerlediler tamamen reklamasyon. Adamlar dünya turunu yaparken tam 3 tanede land cruiser tamir ekibi onları takip ediyordu. motorlar devamlı katasrofik sorunlar yüzünden yürüyemez hale geld ama tamirettiler. Şimdi soruyorum siz tek başınıza tamir ekibiniz olmadan gidermisiniz rusyaya kazakistana moğolistana? Geçin bmy yi japonlar yada basit hintlilerle o yolalra girilir. Bu arada şimdi hatırladım ordaki land cruiserlardan 2 taneside motor sorunu çıkardı yani o sağlam araçlar bile dayanmıyor
 
  • Beğen
Tepkiler: F54
Katılım
19 Haz 2021
Mesajlar
7,578
Motosikleti
Ns200 15"
90 model mercedes de klasik sayılır, yani yukarıda denilen durumun dışındasın sen.
2020 model clio almak yerine 2005 model bmw alanlara demiş. 2005 model bmw de bir 10 yıl sonra belki klasik sayılabilir. :)
Abi o kıyasa girmemin nedeni 1985 model BMW 2020 model clio parasının neredeyse 3/1 fiyatı.

Ama ne yalan söyleyim antikada olsa o logoyu görmek insanı iyi hissetirmiyor değil. :)
 
Katılım
4 Haz 2016
Mesajlar
1,353
Motosikleti
Triumph Tiger 800XRx
90 model mercedes de klasik sayılır, yani yukarıda denilen durumun dışındasın sen.
2020 model clio almak yerine 2005 model bmw alanlara demiş. 2005 model bmw de bir 10 yıl sonra belki klasik sayılabilir. :)
Araba da japoncuyum😂, benim araba da klasik olma yolunda gidiyor. 2000 model Nissan Primera, 26 yaşına girdi ama maşallahı var. Sıfır Egea ya da benzeri araçlar sürdüm hiç tat vermediler. Gel değişelim abi deseler değişmem.
 
Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
18,442
Motosikleti
Sym Wolf Sb250Ni
devirle alakalı değil siz yaşlandınız sizin çevreniz de yaşlandı onlar advlere yöneldi yoksa benim yaş grubumda çevremde tek adv almak isteyen benim herkes ya supersporta ya da nakedlara ilgili ha bundan 10 sene sonra benim çevrem de advlere yönelir
Yok sen olayı farklı algılamışsın. 20-30 sene önce seyahat motoru kategorisi bu kadar yaygın değildi. Az model vardı ve de çok sallanmazdı. Motosiklet dediğin zaman kafada beliren görsellik yarış tipi motorlardan ibaretti. Günümüzde dünyada genel olarak adv kategorisine ilgi daha çok. Aynı zamanda neredeyse yarış motoru performansı verebilen adv tipli motorlar piyasaya çıktı, onları tercih eden ihtiyarlar da var. Senin özelinde konuşmayayım ama senin jenerasyon işin havasında cıvasında, şekil şukul seviyor. 250 Sr ve Nk 250'nin deli gibi satmasının sebebi bu, çünkü adv tipli motorların havası yok, kötü görünüyorlar. Emisyondu, merak azalmasıydı, kullanamamktı yarış motorlarında da fazla alternatif kalmadı.
 
Son düzenleme:
Katılım
19 Haz 2021
Mesajlar
7,578
Motosikleti
Ns200 15"
Yok sen olayı farklı algılamışsın. 20-30 sene önce seyahat motoru kategorisi bu kadar yaygın değildi. Az model vardı ve de çok sallanmazdı. Motosiklet dediğin zaman kafada beliren görsellik yarış tipi motorlardan ibaretti. Günümüzde dünyada genel olarak bu kategoriye ilgi daha çok. Aynı zamanda neredeyse yarış motoru performansı verebilen adv tipli motorlar piyasaya çıktı, onları tercih eden ihtiyarlar da var. Senin özelinde konuşmayayım ama senin jenerasyon işin havasında cıvasında, şekil şukul seviyor. 250 Sr ve Nk 250'nin deli gibi satmasının sebebi bu, çünkü adv tipli motorların havası yok, kötü görünüyorlar. Emisyondu, merak azalmasıydı, kullanamamktı yarış motorlarında da fazla alternatif kalmadı.
Abi emmilerden duyduklarıma göre o dönemlerde sadece kafada olan tek marka Kawasaki. "Falancada Kawasaki vardı" "O zamanlarda o Kawasaki bir tek bende vardı" gibi gibi bir sürü söylemlerde şahit olunuyor.

Şu muhabbetin benzerini köyümde yaşadım, artık eskiden Kawasaki ile başlayan her cümleye dümen gözü ile bakıyorum.

Bana bunu anlatan bakkal Mehmet emminin dediğine göre yediği rüzgardan damarları tıkanmış ama bıyıktaki nikotinden 2 paket sarma çıkar haberi yok. :D
 
Katılım
21 Kas 2016
Mesajlar
5,660
20-30 sene önce adv motor diye bir şey de pek yoktu ki =)

Furyanın tamamen buna evrilmesinden, acayip bir adventure pompalamasyonu olmasından bir adventure motoru sahibi olarak ben de rahatsızım.

Şimdi bu tip motorların gerçekten çok acayip kabiliyetleri var burası doğru. RS660'ı artık daha az kullansam da doğrudan RS660 ve Tuareg660'ı düzenli şekilde kullanıyorum - Tuareg zaten günlük şehir içi ana ulaşım aracım da oldu. RS660'ın lezzetini almam elbette mümkün değil Tuareg ile. Ama öte yandan hem şehir içinde o cüsseli(?) görüntüsüne rağmen çok rahat kullanabiliyorum, canım istediği anda araziye dalıp devirebiliyorum, canım istediği anda Güneydoğu turuna çıkabiliyorum. Hatta buna spesifik örnek vereyim, önceki gün mesafe kat edelim diye otobanda 170-180 görece konforlu şekilde gidiyorken, ertesi sabah nemrut'a tırmanırken pegleri sürterek gittim. Öğleden sonra nemrut'un etrafını dolaşırken bir anda 1 saat kadar offroad yapıp ondan sonra tekrar asfaltta gazlamaya başladık.

Bunların hepsini de çok güzel yapıyor. Şimdi tabii ki Hacıllı'ya gittiğim zaman RS660 ile yaptıklarımı yapamıyor, aynı lezzeti alamıyorum - ama yine de Tuareg ile o kadar güzel gazlanabiliyor ki. Özellikle tek parça gidonun avantajını daha da iyi ortaya çıkartacak geniş bir gidon olunca motor nefis keyifli hale geliyor. Bunu yaptıktan iki dakika sonra yol açık hale geliyor, postürü rahatlatıp dinleniyorum. Rüzgardan soğuktan korunarak yoluma bakıyorum. 15dk sonra yol kenarında bir patika görüyorum oraya dalıyorum falan filan. Bu potboriyi bu kadar güzel sunabilecek başka bir yapı yok.

Gel gelelim Pol Tarres videosu izleyip o hareketleri yapacağı bir motor aldığını sanan heyecanlı vatandaşlar veya zamanında gözlemeci diye dalga geçtiğimiz GS'li dayılar gibi Tenere alıp Dünyayı fethederim storyleri atıp satarken ilana toz görmemiştir yazanlar var tabii ki. İnanılmaz bir pazarlama furyası gidiyor şu anda Adventure motosikletler üzerinden ve yukarıdaki paragrafta söylediğim üzere aslında özellikle orta sınf adventure motorlar gerçekten her şeyi becerebilen acayip aletler. Üstüne üstlük bu defa pazarlama furyasının hedefinde yer alan kabaca orta yaş erkekler de büyük oranda belli bir seviyede maddi birikim yapmış, "kandıkları" an parayı basabilecek insanlar. Hal böyle olunca bu kartopu da büyüyüp gidiyor.

Spor motosikletler başka başka sebeplerden zaten sürekli kan kaybediyorlar, posterde sevdiğimiz şeyi yolda sevmediğimiz gerçeğini kabul etmediğimiz için de hayıflanıyoruz. CBR650R - RS660 furyasıyla R7 gelmese, onun üstüne (bazen gelmeseler daha iyiydi ya neyse diyebileceğimiz) "yeni" ZX6R ve CBR600RR gelmese, yoktu ki zaten spor motor diye bir şey artık?
 
Son düzenleme:
Katılım
16 Şub 2011
Mesajlar
8,913
20-30 sene önce motosiklet bugünkü kadar ulaşım amaçlı kullanılan bir taşıt değildi , yollar , motosikletler , sukuterler gelişip şehirler kalabalıklaştıkça iki tekerleğin her türlüsü ile işe gidip gelinmeye , şehirler arası yolculu , bagajlı seyahatler yapılmaya başlandı , daha uzun mesafelerde veya motosiklet hergün kullanıldıkça çok tüketen , konforsuz sportif motosikletler daha az tercih edilir oldu , yani insanlar Ferrari gibi motosikletler yerine Clio gibi yada Suv gibi motorlara yöneldi..
 
Katılım
4 May 2025
Mesajlar
116
Motosikleti
Yok
42 ye doğru yol almış ve 90 lardan beri motosiklete kafayı yormuş biri olarak söyleyeceğim. Tamamı ilen servis ve bozulmama ile alakalı japon markaları Türkiye de çok tutuluyor. Yalnız bu sadece Türkiye değil avrupa ve Amerika için de geçerli. çok detaya girmeden şöyle bir gerçeklikte var. 90 lar dan 2010 lara kadar hemen hemen üretilen her motorun bir kronik arızası vardı ve bu arızalar giderilemiyordu. Bir süre sonra üretimden kalkan motorun parçasını bulup onu yürür hale getirmekte imkansız hale geliyordu. Bu yüzden İnsanlar daha garantici markalara yönelmek zorunda kaldılar. Kaldı ki Türkiye de japonların hepside iyi değildir. Mesela kawa ile suzuki her anlamda honda ve yamahadan daha kaliteli olmasına rağmen kimse kolay kolay bulaşmak istemez işte burada da japon olması onu kurtarmıyor servis alt yapısı öne çıkıyor. Avrupalıları hiç saymıyorum bile Ducatileri,Agusta,Aprilla gibi markaların motorlarını 15 bin km den sonra satması çok zor oluyormuş. KTM nin dahi avrupa da yedek parçasını bulmak zormuş kaldı ki avusturya markası... Aklıma gelenler bunlar
Xsr125?
 
Katılım
22 May 2021
Mesajlar
1,009
Motosikleti
Forza 250
20-30 sene önce adv motor diye bir şey de pek yoktu ki =)

Furyanın tamamen buna evrilmesinden, acayip bir adventure pompalamasyonu olmasından bir adventure motoru sahibi olarak ben de rahatsızım.

Şimdi bu tip motorların gerçekten çok acayip kabiliyetleri var burası doğru. RS660'ı artık daha az kullansam da doğrudan RS660 ve Tuareg660'ı düzenli şekilde kullanıyorum - Tuareg zaten günlük şehir içi ana ulaşım aracım da oldu. RS660'ın lezzetini almam elbette mümkün değil Tuareg ile. Ama öte yandan hem şehir içinde o cüsseli(?) görüntüsüne rağmen çok rahat kullanabiliyorum, canım istediği anda araziye dalıp devirebiliyorum, canım istediği anda Güneydoğu turuna çıkabiliyorum. Hatta buna spesifik örnek vereyim, önceki gün mesafe kat edelim diye otobanda 170-180 görece konforlu şekilde gidiyorken, ertesi sabah nemrut'a tırmanırken pegleri sürterek gittim. Öğleden sonra nemrut'un etrafını dolaşırken bir anda 1 saat kadar offroad yapıp ondan sonra tekrar asfaltta gazlamaya başladık.

Bunların hepsini de çok güzel yapıyor. Şimdi tabii ki Hacıllı'ya gittiğim zaman RS660 ile yaptıklarımı yapamıyor, aynı lezzeti alamıyorum - ama yine de Tuareg ile o kadar güzel gazlanabiliyor ki. Özellikle tek parça gidonun avantajını daha da iyi ortaya çıkartacak geniş bir gidon olunca motor nefis keyifli hale geliyor. Bunu yaptıktan iki dakika sonra yol açık hale geliyor, postürü rahatlatıp dinleniyorum. Rüzgardan soğuktan korunarak yoluma bakıyorum. 15dk sonra yol kenarında bir patika görüyorum oraya dalıyorum falan filan. Bu potboriyi bu kadar güzel sunabilecek başka bir yapı yok.

Gel gelelim Pol Tarres videosu izleyip o hareketleri yapacağı bir motor aldığını sanan heyecanlı vatandaşlar veya zamanında gözlemeci diye dalga geçtiğimiz GS'li dayılar gibi Tenere alıp Dünyayı fethederim storyleri atıp satarken ilana toz görmemiştir yazanlar var tabii ki. İnanılmaz bir pazarlama furyası gidiyor şu anda Adventure motosikletler üzerinden ve yukarıdaki paragrafta söylediğim üzere aslında özellikle orta sınf adventure motorlar gerçekten her şeyi becerebilen acayip aletler. Üstüne üstlük bu defa pazarlama furyasının hedefinde yer alan kabaca orta yaş erkekler de büyük oranda belli bir seviyede maddi birikim yapmış, "kandıkları" an parayı basabilecek insanlar. Hal böyle olunca bu kartopu da büyüyüp gidiyor.

Spor motosikletler başka başka sebeplerden zaten sürekli kan kaybediyorlar, posterde sevdiğimiz şeyi yolda sevmediğimiz gerçeğini kabul etmediğimiz için de hayıflanıyoruz. CBR650R - RS660 furyasıyla R7 gelmese, onun üstüne (bazen gelmeseler daha iyiydi ya neyse diyebileceğimiz) "yeni" ZX6R ve CBR600RR gelmese, yoktu ki zaten spor motor diye bir şey artık?
Abi naptın bu nasıl Tuareg övmek,bekle bi biz alalım sonra öv sayende motor 150k birden fırlayacak 🤣
 
Katılım
13 Ara 2024
Mesajlar
254
Merhaba,

Ülkemizde motor denince varsa yoksa Japon. Japon aşağı Japon yukarı. Niye Amerikalı veya Avrupalı markalara bu denli bir fan olma veya bağımlılık yaygınlık yok. Ülkemizde motosiklet niye bu denli Japonlar ile özdeşleşmiş durumda ? Yaşça büyük olanlardan bu işin arka plan hikâyesini anlatabilecek olan var mı ? Bu Avrupalı, Amerikalı veya Hintli markaların ülkemiz pazarına geç girmesi gibi bir durum ile mi alakalı ?
Ve neden Türk motosiklet sürücülerinde motorda aşırı kalite ve uzun ömürlü yani evladiyelik gibi olmalı mantığı var ? Sonuç olarak motosiklet zaten ilk kazada dahi ölüm veya ciddi derecede hastanelik olma ihtimalini göze alarak bindiğin yani bir araba alır alırım 10 yıl rahat binerim diye kesin konuşmayacağın bir taşıt. Hele ki Türk trafiğinde.
Hızlı al sat yapılır Japon basit basit elde kalmaz
 
Katılım
21 Kas 2016
Mesajlar
5,660
Abi naptın bu nasıl Tuareg övmek,bekle bi biz alalım sonra öv sayende motor 150k birden fırlayacak 🤣

Bu saydıklarım Tuareg bağlamında değildi ama.
KTM 890 da bunlara sahip. Tenere ile Tuareg için zaten ben kız kardeşler diyorum, çok yakınlar. Ha detayda saymaya kalksak bir sürü şey çıkar ama hep ufak farklar. Bir iki spesifik noktada ayrıştırıcı olabilecek şeyler çıksa da V-Strom 800DE ve Transalp 750 için de geçerli genel olarak.

Yılbaşında gelseydiniz Korlas Desert'i ucuza veriyordu, güzel fiyata verirdim Tuareg'i. :D
Şimdi Desert'e milyon çekiyorlar o iş yattı..
Ama RS'i satabilirim bu ara isterseniz :D
 
Son düzenleme:
Katılım
22 May 2021
Mesajlar
1,009
Motosikleti
Forza 250
Bu saydıklarım Tuareg bağlamında değildi ama.
KTM 890 da bunlara sahip. Tenere ile Tuareg için zaten ben kız kardeşler diyorum, çok yakınlar. Ha detayda saymaya kalksak bir sürü şey çıkar ama hep ufak farklar. Bir iki spesifik noktada ayrıştırıcı olabilecek şeyler çıksa da V-Strom 800DE ve Transalp 750 için de geçerli genel olarak.

Yılbaşında gelseydiniz Korlas Desert'i ucuza veriyordu, güzel fiyata verirdim Tuareg'i. :D
Şimdi Desert'e milyon çekiyorlar o iş yattı..
Ama RS'i satabilirim bu ara isterseniz :D
Abi bizde hanım var tek kişilik naked,racing bizi bozar bu saatten sonra 🤣 benim hem içimin rahat edip apaçilik yapabileceğim ya tenere ya tuareg fazlası apaçiliğe de izin vermiyor
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst