İşte o dipleme sıklığı falan her şeyi etkiliyor. Mesela şimdilerde Ducati'nin yeni çıkartacağı azman tek silindirli motor 15'te bir yağ değişimi 30'da bir desmo bakımı isteyecekmiş. Honda'n olsa o süre zarfında 5 kere servise gireceksin. Honda'nın 5 servisi ile Ducati'nin 2,5'tan 3 (iki yağ değişimi, ikinci değişimde desmo bakımı) esasen aynı paraya gelecek. Yani kapitalist düzen bizden almak istediği paraya öyle ya da böyle, allem ederek kallem ederek, bir şekilde alacaktır. O yüzden kalbimizi dinleyelim.
kalbi dinlemek herhalde şu anlamda, ben bbu motoru sürerken yüzümde salakça bir gülümseme oluşuyorsa, kaskın içinde olmanın verdiği çevreden izole olma rahatlığı ile de "ehe mehe" diye o gülümsemenin tadına varıyorsam ve "iyi ki almışım" diyorsam biter mevzu.
Şimdi ben yamah servislerini az çok tanıdım, 3-4 farklı servisle muhattap oldum 2 tanesi kafama yattı hep onlara gidiyorum. Ama mesela Bajaj gibi markaların servislerine bakıp yok bana uymaz, ben kafa rahatlığım için iki katı para vermeye razıyım, şimdi alamıyorsam da iki sene para biriktiririm, biramdan sigaramdan kısar yine kafamı rahat ettirecek ürün alırım diyorum. Japon motor ve Japon araba kullanıp farkını görmüşken Japon dışında motora da ikna olmam zor. Haa, şu olur, BMW denk gelir alırım ki 60 yaşına yaklaşınca umarım olur GS de sürmüş olurum 60ından sonr atekrar scootera dönüş yapmadan önce diyorum, onların servislerinde de yamaha gibi düzgün iş görürüm haa iyiymiş derim. BMW'yi ayrı bir yere koyuyorum çünkü Türkiyeye onu getiren Borusan için BMW motosikletler "business" anlamında çerez denilebilecek kadar küçük, asıl para kazandıkları bir alan değil, demek ki başında düzgün iş yapmak isteyen birileri var ve bir kesime kabul edilebilir bir hizmet sunuyorlar. Ama korlas olsun diğer avrupalıları ithal edenler olsun o çapta firmalar yok arkalarında, yani motosiklerin satısından sonrası için ne kadar güvenebilirim? Amaçları premium algı üzerinden zenginlerin paralarısı almak olmadığına henüz ikna olmadım, yani gidip triumph alsam tamam iyi motor kalite motor, havalı da ama sonra? Ya da ducati? tamam parası olana servislerin hepsi iyi olur, kafa rahatlığı için vereceğim paralar benim gözümde büyümüyor bu fakir halimle bile önceliğim kafam rahat olsun parası neyse vereyim düzgün iş yapılsın ama işte denemedim. Belki bir ducati alsam deneyip göreceğim aaa iyiymiş diyeceğim ama benim şu an kaldıramayacağım bir risk.
Benim xmax'ı aldığım dönemlerde kardeşimin ortağı BMW S1000R motorunu pert ettikten sonra ducati diavel aldı. tamam havalı motor ama aldıktan 3 ay sonra krank kırdı, masrafı benim sıfır xmax'a verdiğim paradan bile çok fazlaydı. işte bu avrupalı motorlardaki algı da bu. O arkadaşa hep olm aklı başında honda/yamaha gibi barmakardan şaşma, nerde tuhaf değişik şeyler var alıyorsun sonra masrafa giriyorsun diyorduk. Bu algı fena. Kolay kolay da ikna olmam.
---------- Mesajlar birleştirildi - 00:39 ---------- bir önceki mesaj zamanı 00:30 ----------
Haa, bu arada bu "selçuk kim" şeklinde klasik lafı etmiş olayım.
Selcuk kim oluyor ki, korlas kim? Hadi selçuk random bi yutube fenomeni, korlas kim?
Hone ve yamaha koskoca türkiye ofisleri var, BMW desen koskoca borusan var, korlas ne? çinlileri ithal eden anadolu kaplanımsı firmalardan ne farkı var, sırf bajaj ya da çin malı getirmedikleri için çok mu premiumlar? altı üstü kobi irisi işte.