Zenci olmayıp zenci olmaya özenen keko rapçilerin olmadığı geçmiş zamanları çok özlüyor ve bana 90'lar ve 2000'ler başını hatırlatan yerli rock şarkılarından Grup 84 (Sex and dirt) - Ölürüm hasretinle, Ünlü - Son defa , Fatih Erdemci - Ben ölmeden önce , Tüzmen - Son rüya, Vega - İz bırakanlar unutulmaz gibi şarkıları attım oynatma listesine, komşularımın kulaklarını taciz edecek desibelde dinliyorum.
grup 84 severim... Manga grubunun da efsane şarkıları var... arabalardan örnek vereyim, "Volvo", benim için bir çok modelinin gideri var ama "Toyota" öyle değil benim için, "Supra" dışında diğer eserlerine pek bakmam, benim için biraz standart bir markadır ama "Supra" modellinde resmen mühendislik dökülmüş, mühendislik ayrı konuşmuş tasarım ayrı konuşmuş orada, fena bir sanat eseri çıkarmışlar... o mühendisler o arabayı yaptıktan sonra kör olmuşlar.
Supra modelinin videolarını açarım öyle şarkı gibi dinlerim kitap gibi okurum o arabayı. Aynı örneği Suzuki için verebilirim, Gsr 600 modeline bayılıyorum, diğer modellerine pek ilgim yok diyebilirim.
Aynı durum şarkılar için de geçerli, hiç alakamız olmayan bir sanatçının tek bir şarkısı çok hoşumuza gidebilir ve o şarkısı belki bir başka şarkıdan özenti olarak yapılmıştır ama sanatçının kendi yorumlamasıyla da bize daha güzel gelmiş olabilir.
buna takılmak yerine bence eserin tadını çıkarmak lazım, hayatın tek anlamı bu saçma arzularımızı doyurmak. hislerimize anlam veremiyoruz, sadece var olduklarının farkındayız ve onları beslemeye çalışıyoruz.