Nerelerdesin yoksun ortalıklarda.
hayat, bir o tarafa bir bu tarafa götürüyor.
nasılsın okan?
konuya dair;
bir süre gezindikten sonra kendimi "kuşkucu" olarak nitelemenin daha yakın bir tabir olacağı kanaatine vardım.
tigercan,
ben felsefeci değilim, burada kimsenin de bu işler ile "ben biliyorum" diyecek kadar felsefeden anladığını sanmıyorum, zaten diyorsa kesin anlamıyordur, demiyorsa da bilemeyiz. (bkz. paradoks)
şöyle bir problem var,
birbirine karşıt görüşleri okuduğumda esasında kendi içlerinde hepsinin haklı tarafları olduğunu görmekle beraber anlaşamadıkları konunun ne olduğunu halen anlamış değilim.
iş bana kalırsa daldan dala gider.
bundan dolayı edinilmiş bir bilginin üzerinden edinme yöntemine bakma yöntemini ortaya koyuyorum.
edinilmiş bir bilgi olarak, kendi bakış açımda herhangi bir olguya salt yanlış demekten kaçınıyorum.
zira her olgunun, fikrin, insanın, eşyanın .... benim dünyamdaki tasarımımdan farklı bir anlam ihtiva etme olasılığının olma ihtimali dahi bu yaklaşıma yönlendiriyor beni.
bu bir bilgi ise buna ulaşma yöntemim deneyim oldu, yani senin dediğin gibi empirizm ile,
ve fakat empirizm'in tabula rasa konusunda yanıldığını düşünüyorum, boş levha - steven pinker.
---------- Mesajlar birleştirildi - 21:06 ---------- bir önceki mesaj zamanı 21:04 ----------
yalağuz,
çok kaba ve saygısız bir yaklaşım ile şunu demekten kendimi alıkoyamıyorum;
"ben kendimi çirkin zannederdim, sartre'ı görene kadar, ve şu motorcu dayılardan insana benzeyen bir tek camus var"
kendimden utandım şimdi.