fren her zaman ve her daim şart dik yokuşlarda. istediğin kadar motor freni yap yine yetmeyecek yokuşlar var. artı fren kaydırmaz. bunu da anlamıyorum.
yokuşa girmeden yokuşta ne kadar fren gerekeceğini anlayabilirsiniz ve daha yokuşa başlamadan frene başlayabilirsiniz veya anlamıyorsanız frene biraz daha fazla basarak girip gittikçe hızınızı fren düşürerek istediğiniz hıza getirebilirsiniz.
çok dik yokuşlardan bahsediyorum.
ayriyetten bu çok fren kullanımında frenlerin tutmama olayı motosiklette ve bizim kişisel arabalarımızda oluyor mu yav?
arabada ben trafikli yokuşta boşta inerim misal. yol zaten zar zor ilerlediği için fren bas bırak bas bırak metodu. duran trafik bildiğin boşta inip sadece fren kullanırım. zamanında sorup soruşturmuştum bizim şahsi arabalarda vs böyle bir şey olmaz kanısına varmıştım.
Tabi ki olur. Ama düşük hızda olmaz. Zaten viteste inmenin mantığı budur.
Nevşehir Aksaray arasında dik bi rampa var mesela. Kamyonla ordan inerken yüküm 4-5 ton ise 8. viteste frene basa basa inerim. Yüküm 10 tondan fazlaysa 6. Vites civarında öyle inerim. 20 ton filan varsa 4. viteste inerim. Hepsine frene basarak tabi ki. Ara ara basarak yani. Yoksa sadece motorun gücü o arabayı yavaşlatmaya yetmez. Şoförlükte kanundur kaçıncı vites ile çıktıysan o vitesle inmen gerekir. Otomobillerde bu çokda geçerli değil. Çünkü yeni nesil güçlü arabalar var rampada tıkanmadan çıkıyor.
Yani bu işler şehiriçinde filan çok önemli değil. Mesela bi Erzurum yolunda sakaltutan geçidinde arabayı boşa atıp frene basa basa inemezsin. Bi süre sonra fren ısınır ve tutmaz.
Ben dayımın yanında öğrendim şoförlüğü. Bu fren işini iki elini sürterek anlatmıştı. İki elini birbirine yavaşça sürttü. Ne kadar sürtersen sürt yavaşken ısınmaz. Ama hızlı şekilde sürttüğünde el ısınıyor. Balata ve kampana/diskde bu şekilde. Düşük hızda frene basmanın sakıncası yok. Zaten gerekli olan odur. Ama misal uzun bi rampa inişinde boşa sallayıp sadece frene basarak yavaşlatırsan hangi vasıta olursa olsun fren ısınır. Disk frenli araçlar daha geç ısınır. Yani aslında ısınır ama karşıdan gelen rüzgarla soğur. Kampanalı olanlar daha yavaş soğur.
Freni ısınmış arabayı durdurmanın yolu bilinçli şekilde kaza yapmaktır. Şoförlüğe ilk başladığımda dayım öğretmişti bunuda. Usta şoförler bilir zaten bu meseleyi. Hiç unutmam "Bir gün fren ısınır tutmazsa kemerini tak kamyonu hafifçe yoldan çıkarıp devir, fren olmadan arabayı durduramazsın. Gidip birine vurup başkasının canını ve kendi canını yakma" demişti. Bunun ne derece önemli olduğunuda bikaç ay önceki katliam gibi kazada gördük. Freni ısınmış tır bi yere daldı bi sürü insan öldü. Bi yere vurup dursaydı sadece tır zarar görürdü. Bundan 4 sene kadar önce benim yanımda çalışan şoför Erciyesden inerken freni ısıtmış. Orda gördüğü bikaç şeye (duvar, dibek taşı vs) vura vura durdurmuştu kamyonu. Eğer öyle yapmasa iyice hızlanacak ve uçurumdan kamyonla uçacaktı. Haberlere çıkan freni patlayan tır kamyon vs dedikleri bu işte. Fren patlamaz ısınır. Zaten ağır vasıtalarda fren sistemi hava ile çalışır. Hava tesisatında bi kaçak patlama vb durumlarda araç frenlerini kilitler. Ama ısınmanın çözümü yok. Ön düzlük ise kendi soğur zaten ama rampa devam ediyorsa tek çözüm yatırmak. Ha bi diğer çözümde bazı yerlerde kaçış rampası olur. Oraya girmekte bi çözüm. Ama o her yerde yok.
Elim boş gevezeliğim tuttu. Yani fren işi sıkıntılı.