Japonlar iyidir, hoştur, sağlamdır ama ölümsüz de değildir. Yüksek cc yaşlı motor almak hele hele bizim ülkede büyük kumar.
Eski sahipleri düzgün insanlardır, zamanı geldiğinde veya sorun çıktığında paraya acımayıp tüm parçaları orjinaliyle değiştirilmiştir, yağı suyu bakımı hiç aksatılmadan yapılmış bir motor bulabilirsen isterse 200bin km olsun, alınır.
Burada tüm geçmişini bildiğin motor devreye giriyor. Böyle bir motor çok zor denk gelir ama denk getirirsen de korkmadan al.
Ama şimdi sırf yenisine para yetmiyor diye dar gelirli kişilerin alıp sattığı kaç el değiştirdiği belli olmayan, yağ bakımları bile aksatılmış, sorun yaşanan parça ya tamir yada çıkma parçayla toplanmış ve yeni sahibinin elinde patlamaya hazır bomba bir motora denk gelirseniz sizi motor sevdasından bile soğutur.
Şimdi dolar euro fiyatı belli yedek parça bize aşırı pahalı geliyor. Yurtdışında yaşayan biri krankta sorun yaşasa mesela 950 Dolar verip sıfırını taktırır onun için 950 birim para. Bizde 14,81 katıyla çarpınca ediyor 14000 TL para. Kaç kişi ha deyince 14000 tl verebilecek? Haliyle geçici olarak uyduruk çözümler üretiliyor, krank taşlanıp yeni yatak uyduruluyor, geçici olarak halledilip hemen ilana koyularak yeni talihlisi bekleniyor. Sonra motoru alan seviniyor, vay be 250cc parasına 600lük alete biniyorum diye ama 3-5 bin km geçmeden takır tukur sesler gelmeye başlayınca işin tadı kaçıyor.
Gir sıfır krank, debriyaj tası, piston, segman, biyel kolu fiyatlarına bak. Sorun yaşarsam sıfır parçalarla motoru toplamaya gücüm yeter diyebiliyorsan her motor alınır. Ama bu riske girmeye değer mi?
Şahsen ben olsam yüksek cc ucuz süpriz yumurta kıvamında motor alacağıma gider 250 cc abs li bir japon alırdım, maddiyatı toparlayınca da daha düşük km daha yeni model 600lük motorlara bakardım.
Son söz olarak: "eskide keramet olsa bit pazarına nur yağardı".