Sedat Peker'in AKP dönemi ile ilgili iddiaları;
Devlet uyuşturucu ticareti ve dağıtımı ile uğraşıyor.
İsmail Saymaz'ın haberine göre Mersin'e gönderilen uyuşturucu ile ilgili Kolombiyalı yetkililerle temasa geçilmiş ve bilgi istenmiş. Yetkililer uyuşturucunun nihai adresinin Balkan ülkesi olduğu TR ile alakası olmadığı için bilgi vermeyi reddetmişler Peker'in o iddiası ispatlanabilir veya yalanlanabilir birşey değil. Ayrıca ABD'nin doğrudan hedefinde olan bir ülkeden (Venezüela) yine ABD'nin doğrudan hedefe koyduğu bir ülkeye üstelik siyasi irade ile uyuşturucu rotası belirlemek üstelik bunu da uluslar arası sulardan geçirmek, normal yük taşıyan TR gemilerine baskın yapılırken Akdeniz'den geçirip dağıtmak bana hiç mantıklı gelmiyor. Ayrıca uyuşturucu ticareti yapacak olan bunun irtibatını, ilişkilerini bu kadar üst düzeyde tutar mı?
Devlet bizim vergilerimiz ile Türkiye'ye düşman dinci terör örgütlerine yardım gönderiyor.
Devlet 1990'larda bizzat dinci terör örgütü kurdu bu ülkede. Eğitti besledi büyüttü, Diyarbakır'da Batman'da adamlar sokak ortasında infazlar yapıyordu PKK'ya karşı kullandı ve işi bitince de adamların kafasına sıkıp bitirdi işlerini. Bugün de devlet Suriye'de ABD'nin piyonu PYD'ye karşı diğer gruplara destek veriyor olabilir. Bu grupların dinci olması Türker Ertürk'ün "Laik yapılarını biliyoruz" dedikleri Türkiye için PYD'den daha tehlikeli oldukları anlamına gelmiyor.
Eski bir başkanın oğlu bizzat devletin imkanlarını kullanarak uyuşturucu kaçakçığı ile uğraşıyor.
buna yukarıda değindik zaten. Akla mantığa uymuyor. Elde somut bir veri de yok.
Mafya bizzat ordunun panzeri ile otel basıyor milletin malına el koyuyor.
Bu adamın videoları izlemiyorum bunlar sadece duyduklarım.
AKP dönemi ile ilgili gerçekler;
-Feto terör örgütü ordunun, devletin önemli kademelerine getirildi, polis teşkilatının çoğuna fetocu militanlar yerleştirildi.
FETÖ'nün devlet içinde örgütlenmesi Ak Parti iktidarından çok daha eskidir. Ak parti iktidara geldiğinde elinde Kemalist-Ülkücü ve Fetöcü kadrolar vardı ve bunlar içerisinde kendisiyle uyumlu çalışacak sadece FETÖ'cüler vardı onları kullandı. Kendilerini terör örgütü gibi gören Kemalist kadrolarla zaten çalışamazdı. Ergenekon davalarındaki hakim savcıların büyük çoğunluğu Ecevit zamanında alınan isimler. 1999 Ankara emniyet Müdürlüğü'nün FETÖ raporunun nasıl sümenaltı edildiğini. Fethullah Gülen'in ABD'ye nasıl ve kim tarafından gönderildiğini bir araştır.
-Feto ile birlikte ordunun subaylarına iftira atıldı, bir çok masum insan suçsuz yere hapis yattı, intihar etti vb...
-Feto, AKP iş birliği ile defalarca sınav soruları çalındı milyonlarca insanın hakkı yendi..
ilk soru çalınmaları 1984'lere dayanır bunu da dönemin generalleri askerleri anlattılar. 1986'da Fethullah Gülen ile yakalanan Mustafa Sarsılmaz GATA'daüsteğmendi daha ne Erdoğan vardı ortada ne Ak Parti Fethullah Gülen ile beraber yakalanan adam GATA'da çalışmaya devam etti yıllarca.
-Bir çok kişi sırf muhalif olduğu için düşünce suçunda yargılandı.
-Eğitim sistemi alt-üst oldu.
(eğitim sistemin mi vardı?)Yapılan uluslar arası derecelendirme sınavlarından Türkiye her yıl daha da kötü dereceler elde etmeye başladı.
-Adalet sistemi kasti olarak alt-üst edildi.
1992-2002 arası ülkede adalet Atatürkçülere (CHP-SHP-DSP) emanet edildi arada sadece 1-2 sene sağ partiler hakim oldu 1996'da dönemin Alevi Dedesi Adalet Bakanı 3000 hakim savcıyı CHP teşkilatlarından aldık elbette alacaktık. Dinciyi-ülkücüyü mü alacaktık. İmkan elimize geçtiğinde kadrolaşacağız elbette diyor ve ekliyordu. Bu gençler ileride CHP'nin önünü açacaklar. 3000 hakim savcıdan itiraz eden, istifa eden, utanan, sıkılan olmadı. Bilakis utanmıyorlar şimdi muhalif hukuk masalları anlatıyorlar TV'lerde. Basit bir araştırma yapın medyada hukuk goygoyu yapan emekli hakim savcılara bakın hemen hepsinin 1992-1996 arası Seyfi Oktay ve Mehmet Moğultay tarafından atandığını görürsünüz. Ha bugün ana muhalefet partisinin genel başkanını SGK Genel müdürü yapan da Moğultay'ın kendisi. O da teşekkür etmek babında CHP Genel başkanı olur olmaz Moğultay'ın oğlunu İşBankası Yönetim kuruluna atadı
Hırsızlar katiller af bahanesiyle kasti olarak salındı. Hapishaneler düşünce suçları ve muhaliflerle dolduruldu.
Rahşan Affından mı bahsediyorsun yoksa: )
-Yanlış dış politikalar yüzünden dost ülke kalmadı.
Yanlış olan ne hangi konuda hangi ülkeye yanlış yaptık mesela? Somut bilgiler vermek lazım.
-Milyonlarca ne olduğu belli olmayan Suriyeli ülkeye sokuldu. Ülkenin kültürel düzeni bozuldu. Suriyeli itler yüzünden insanlar sokaklarda yürüyemez hale geldi.
Bu dile cevap vermeye bile gerek yok sizin batıda karşılığınız neo-naziler. Uygulamalar yanlış olabilir buna bir şey demiyorum. Suriyelilere karşı işlenen suçlar Suriyelilerin işlediklerinden daha fazla.
-Ekonomi ve alım gücü Cumhuriyet tarihinin ön kötü seviyesine geldi. Gerçek işsizlik 10 milyonlar seviyesinde olduğu söyleniyor.
kime göre neye göre? motorlu taşıt sayısı 20 yılda 3 misli artmış 8,5 milyon tescilli araç varken bugün 25 milyon. Kim alıyor amk bu kadar aracı?
-18 yılda 3 Trilyon dolar vergi toplandı ama ortada yap-işlet-devret ile yapılan gereksiz projeler harici kayda değer bir şey yok.
-İhalede yolsuzluk yasal hale geldi. Başta beşli çete olmak üzere bir çok yandaş firmaya projelerin için ederinden çok daha fazla verildi. Devletin parası ve milletin verdiği vergiler çarçur edildi.
-Sözde ülkeyi yönetenler bu ülkenin kurucularına ve kurtarıcılara defalarca hakaretlerde bulundu. Cumhuriyet düzenine dolayılı yoldan defalarca saldırılarda bulundu. Anayasa defalarca çiğnendi.
Daha sayayım mı?Bunlar ilk aklıma gelenler. Tam listeyi çıkarsak binlerce sayfa dolar.....
Seni aklın ve vicdanın ile baş başa bırakıyorum. Hangilerinin daha kötü olduğuna sen karar ver.
Yukarıda saydığın çoğu şeye tek tek cevap verecektim ama yıldım gerçekten. Hiçbirinde somut bilgi ve veri yok. Hep bilindik ideolojik sloganlar. Sorun şu ki hiç bir konuyu okuyup gerçeği araştırmıyor kendi inancınıza-düşüncenize-ideolojinize uyan haberi, enformasyonu alıp gaza geliyorsunuz. Sağdan sola soldan sağa Dincisi de aynı Solcusu da Atatürkçüsü de kürtçüsü de