hedefi yanlış seçiyorsunuz.
kanunların bu konuda bir eksiği yok.
Zühtü Arslan, 6 yıla kadar hapis cezasına mahkûm edilen hükümlülerin cezaevine girmeden cezalarının infaz edilmesine imkân sağlayan geçici 6. maddenin birinci fıkrası, cezanın kapsamına etki eden, bir anlamda onu daha hafif seçenek yaptırımlara dönüştürerek hafifleten, bu nedenle de özel af niteliğinde olan bir düzenlemedir görüşüne yer verdi. Arslanın şerhinde şu ifadeler de yer aldı: Dava konusu kanunun af niteliğinde bir düzenleme olan geçici 6. maddesi anayasanın 87. maddesi uyarınca TBMM üye tamsayısının beşte üçünün çoğunluğu ile kabul edilmediğinden şekil bakımından anayasaya aykırılık teşkil etmektedir. Bu yolla beşte üç çoğunluğa gerek duyulmaksızın şartla salıvermeye ya da denetimli serbestlik adı altında belli suçlardan mahkûm olanların cezaları değiştirilecek, hafifletilebilecek veya tamamen ortadan kaldırılabilecektir
sen kanunları bu şekilde uygulamaya kalkarsan toplum içerisinde suçun cezasız kaldığı algısı yerleşir,
sen kanunları başkaları için çalıştırıp kendin gibiler için "etrafından dolanırsan" suçun kişiye özgü olduğu algısı yerleşir,
bunların neticesinde avam bu konudaki gibi davranır, yukarıdakileri ise rabia naz vatan, nadire kadirova gibi davalardan hatırlarsınız.
sonra birileri çıkar mafya reklamı çekip yayınlar, sonra o kişilerin de a.k. partisi mensubu olduğu ortaya çıkar.
çok karışık bir konu değil sadece toplumun kemiğine kadar işleyen bu kanserden illet ideoloji ve onun yansımalarıdır.