Türkiye'de ikinci el sirkülasyonu olan motorlar genelde 50-250 cc bandındaki motorlar. CBF/YBR/CBR Scooter. Bunun asıl sebebi psikolojiktir, maddi değil. Çünkü türk insanı araba söz konusu olduğunda elini cebine atmaktan ve hatta borçlanmaktan asla çekinmez. İnsanımızda fazlaca anlam yüklenmiş abartılmış sıradan araçlar üzerinden yürüyen bir prestij algısı var. Haliyle araç küçüldükçe kafadaki prestij algısı da düşüyor. Motosiklet dendiğinde insanların aklına parası olmadığı için arabaya binememek geliyor. Tıpkı doktorların kendileri dışındaki herkesin doktor olamadığı için başka meslekleri kabul etmek zorunda kaldığını düşünmesi gibi komik ve sakat bir mantık.
Motosiklet kullanımının zevke yönelik bir tutku değil de bisikletin bir üstü olan zorundalık olduğu fikriyatı. Bu da motor piyasasında iş kullanımına yönelik bir genişleme (kurye/dağıtım/paket servis/işe gidip gelme) ama zevke yönelik bir daralma ve fiyat artışını getiriyor.
Sözün özü yukarıdaki nedenlerle iş kullanımına yönelik motosiklet alım/satımı normal seyrinde giderken, daha üst cc ve zevke yönelik motorların ticareti çok zor oluyor. Bu tür motorları satın alanlar çok ince eleyip sık dokuyorlar çünkü kendileri de satacakları zaman zor satacaklarını biliyorlar.
Tıpkı 3 tarafı denizlerle çevrili bir ülkede tekne satışlarındaki anormal piyasa gibi. Derler ki tekneyi bir alırken bir de satarken mutlu olursun.
Biraz dağıttım ama umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir.
