arabayı ilk kullanamaya başladığım zamanlar
serde gençlik de var tabi
çıktık edirne otobanına
istanbul'dan çıktık
basıyorum da basıyorum
gece karanlık yollar boş
derken ilerde bir kırmızılık, bir araba
yanından hızla geçtik
bir de ne göreyim, polis arabasıymış
dikiz aynasından aracın kırmızı mavi ışıklarını yaktığını gördüm
- eyvah, dedim, napacaz şimdi.
bir yandan da hala söyleniyorum
- allah kahretsin ya, yedik cezayı iyi mi, görmüş müdür, kesin görmüştür, napsak gidip özür mi dilesek...
söyleniyorum yani
yanımdaki arkadaşım bu kadar içlenmeme dayanamadı, espriyi patlattı
- istersen geri dönelim, bu sefer yanından yavaşça geçelim, belki affeder, dedi!
o an koptuk arabada
olur öyle vakalar... rahat ol. tedirginlik, en fazla bünyeye ek zarar verir.
not: ceza gelmedi. ya plakayı göremedi ya da bi görevi vardı, ya da başka bir şey, zira sonrasında gerçekten de yavaş gittik ama bize yetişmedi araba, belki de ilk sapaktan çıkmıştı, belki de evine yetişmeye çalışan bir polisti.