Çok basit dört soru. madde madde cevap vermeni rica ediyorum.
Gökçe f. çulhaoğlu'nu tanımıyorum.
1. Öyle olup olmadığını bilmiyorum, öyleyse veya değilse bu ne ifade eder çok bir fikrim yok, çünkü dediğim gibi tanımıyorum.
2. Aynı.
3. Tehdit suçtur. Bırakın Cumhurbaşkanına, herhangi bir vatandaşa karşı da suçtur. Şahsi eleştiri, hakaret ve küfür dahil, fikir özgürlüğüne girer, ama tehdit girmez.
4. Onu da tanımıyorum, yani yine aynı.
Açıkçası hapiste olan yüzbinlerce insanın hemen hemen hiç birini tanımıyorum. Amerika'da doktora yaparken tanıştığım, ve sonrasında hapse atıldığı haberini aldığım üç-beş insan oldu, hepsi beraat etti ve çıktı. Mesela biri 1.5 sene kaldı. Sebepsiz. İki çocuğu var. Yüksek mimar. Bir sürü eseri köprüsü var meşhur. Yazık. Ayıp. Almanya'daymış şimdi.
Acaip kaybetti ülkemiz. Ters beyin göçü için çalışmamız gerekirken son otuz yılın en büyük beyin göçünün fitilini ateşledik. Kalifiye bir çok insanımızı kaçırdık. Ülkemiz daha iyi yerlere gelecekse böyle insanlar sayesinde gelecekti halbuki. Çok, çok kötü oldu. Kendi kendimizi vurduk.
Bir kişiye odaklanmak yerine genele odaklanırsanız ölçülü değerlendirme yapabilirsiniz. Gökçe bilmemkim hakkında söylediğiniz herşey doğru olabilir, hiç bir fikrim yok. Ama şunu düşünün:
Dünyada hapiste en çok gazeteci Türkiye'de var. Çin'den, Rusya'dan bile fazla. Ki Çin dünyanın en baskıcı rejimlerinden biri, ve dünyadaki beş insandan biri Çinli. Buna rağmen Çin'den daha fazla gazeteci hapsetmemiz ne demek aklınız alıyor mu?
Bu durumu istediğiniz gibi savunabilirsiniz, "hepsi terörist" diyebilirsiniz. Ancak olaylara az çok makul bakabilen biri için ciddi soru işaretleri doğuran bir durum bu.