Zamamında kar etmiş olması yeterli görülmüş olmalı
Buyrun İDO kimlere kaç paraya satılmış.
Köprüden kaçak geçmekle , bir şeyleri gasp etmeyi aynı kefede tutuyorsanız bu sizin sorununuz. 2 Dakika durup araba veya motorsiklet almayıp pazarı daraltsanız devlet zaten anlıyacak neler olduğunu gerçi biliyorlar orası da ayrı konu. Aynı şekilde hergün deli gibi istanbul trafiğinde arabayla trafiğe giriceğine otobüse binsenize ? Bak işte bunlar birer adımdır. Köprü konusunda ise ya kaçak geçiş ya da farklı alternatiflere yönelmek zorundasınız tabi ki varsaHala daha köprüden kaçak geçme konusuna takılmışsınız çok garip. Milyonlarca motorcu trafikte filtreleme yaparak gidiyor fakat ülkemizde bu da yasak ? Öyleyse hepimiz normal araç gibi gidelim madem kurallara uyuyoruz.
o zaman yüzbinlerce lira vergi veren birisi de çıkıp size; benim bu yolların yapımında daha çok payım var senin yola çıkmana izin vermiyorum der... uygulamadan memnun değilseniz o uygulamayı getiren kişileri şeçmeyiniz.. kendiniz seçmiyorsanız ama yine de geliyorlar ise çevrenizdekileri ikna etmeye çalışınız o da işe yaramıyor ise daha refah içerisinde yaşayabileceğiniz bir şehire ya da ülkeye gitmeye çalışınız. bireysel olarak yapabilecekleriniz bu kadar.. hırsızlık bunlardan birisi değil..
Zaten çalmaya baştan karar verilmiş.Yaptığın kul hakkına girer bilmem ne gibi şeylerle gelmeyin rica ederim.
Hırsızlık teknikleri beğenilmiş.Geçenlerde izlediğim bir videoda, öndeki aracın arkasına yapışarak bariyer kalkar kalkmaz geçen bir motorcu vardı. Tekniğini çok beğenmiştim.
Bir şeyin bedeli varsa ve siz bunu ödemeden kullanıyor veya alıyorsanız ne olursa olsun sonuç aynıdır, hırsızlık. Nesini savunuyorsunuz anlamak mümkün değil. Ayrıca motosiklet de normal araçtır zaten. Ruhsatı, plakası var ve hiç bir trafik kuralından muaf değildir. Şurada paylaşılan ve savunulan bu şeyler ayıptır. Utanmak gerekir bence en başta. Ne yazık ki memleketimizde tepki göstermekle hırsızlık arasındaki fark bilinmiyor. Tepkini almayarak ya da kullanmayarak gösterirsin, çalarak değil. O köprüden ben de geçmiyorum sadece pahalı olduğu için. Dolaşıyor veya feribota biniyorum. Hırsızlığı nasıl bu kadar rahat anlatıyorsunuz, bravo. Yarın öbür gün bir karışıklık durumunda komşunun bakkalını da yağmalamayı legal görür bu zihniyet.
çok film izliyorsun galiba, azalt biraz, benden sana dost tavsiyesi
IDO'nun yabancı ortağı devleti çoktan uluslararası tahkime şikayet etti ve dava açtı.
https://tr.sputniknews.com/turkiye/201701121026736038-osmangazi-kopru-ido-rekabet-abd-mahkeme/
ayrıca bugün de turyoldan açıklama geldi biz de her an kontak kapatabiliriz diye. Onlara ne verdiler acaba? Avrasya tünelinin 3'ünün 1'i?
https://www.haberturk.com/biz-de-kontak-kapatabiliriz-2227477-ekonomi
hiç bir şekilde kaçamazsınız hocam, sadece kaçtığınızı sanırsınız.. siz ve sizin gibi düşünen insanlar çoğaldıkça bu kaçak geçişler artar ve oluşan kayıp yine sizin bizim hepimizin cebinden çıkar.. farklı bir ödeme sistemi getirilir gerekirse çubuk değil komple kepenk indirilip kaldırlır başına adam konur yine tahsil edilir.. bütün bu materyallerin ve görevlilerin maliyetleri yine sırtınıza sırtımıza yüklenir...
bir şeyi protesto etmenin yolu onu bedel ödemeden kullanmaya çalışmak değil, onu kullanmamaktır.binlerce lira vergi veriyorum o halde bana bedava olmalı düşüncesi yanlış bir düşüncedir.
ne kadar vergi veriyor olmanız hiçbir şeyi değiştirmez, o zaman yüzbinlerce lira vergi veren birisi de çıkıp size; benim bu yolların yapımında daha çok payım var senin yola çıkmana izin vermiyorum der... uygulamadan memnun değilseniz o uygulamayı getiren kişileri şeçmeyiniz.. kendiniz seçmiyorsanız ama yine de geliyorlar ise çevrenizdekileri ikna etmeye çalışınız o da işe yaramıyor ise daha refah içerisinde yaşayabileceğiniz bir şehire ya da ülkeye gitmeye çalışınız. bireysel olarak yapabilecekleriniz bu kadar.. hırsızlık bunlardan birisi değil..
sapla samanı birbirine karıştırıyorsun, verdiğin örneklerin konuyla çok ilgisi yok.
bir şeyin bedeli serbest piyasa şartlarında belirlenir ve bir şekilde (piyasa sağlıklı ise ) değerini bulur,
senin ithamından yola çıkar isek;
marketten bir mal çalmak suçtur,
bir annenin çocuğuna bakım ya da yiyecek malzemesi sağlayamayarak marketten bebek maması çalması suç kapsamına girer mi ?
böyle örnekler veriyorsun,
birbiri ile ilgisi olmayan, denklemin unsurlarının farklı olduğu örnekler.
senin tepki gösterdiğin bir kişi olarak köprüden kaçak geçmedim, geçmem de.
feribota binerim, körfezi dolanırım bir şekilde işimi görürüm.
buradaki mesele ahlak ile ilgili,
gerek osmangazi gerek diğer köprüler ile ilgili "parası olmayan geçmesin" denildi.
buradan anlaşılan bu köprünün (ve diğerlerinin) vatandaşa hizmet etmekten ziyade ticari kaygılar ve ticari unsur oluşturma kaygısı ile yapıldığı.
fikrinde itiraz edilen nokta burası.
biraz komünistçe gelebilir ama durum budur.
uzun yazmıştım ama bilgisayarın azizliğine uğradım,
biraz daha saygılı yazın.
mesajında alıntı yaptığın kişi senden büyük, akranın gibi konuşmaman gerekir.
Söze hemen komünist kısmından gireyim. Ben komünist bir ülkede doğup büyüdüm. Bu tür bir faaliyeti aklından bile geçirmek sana inanamayacağın acı verici sonuçlar doğurur. Şimdi o komünizm bu komünizm değil konusuna hiç değinmiyorum.
Bir annenin bebe maması çalmasından değil, adi hırsızlıktan bahsediyoruz. Ki, bebe maması ihtiyacını çalarak karşılamaya varıncaya dek onun da bir sürü çözüm yolu var legal şekilde.
Serbest piyasa ile komünizmi bir arada örneklemeye çalışmışsın ki zaten hiç örtüşmediği için cevaplamak da mümkün değil.
Hala hırsızlığı başka ilgisiz örneklerle akıl karıştırarak doğru şekilde göstermeye çalışmanın 'Çalıyorlar ama çalışıyorlar da' deyişinden zerrece farkı yok benim nazarımda.
Herkes iradesinde hürdür. Ancak tüm kültürlerin ortak buluştuğu noktalardan birisi olan, hakkın olmayan şeyi izinsiz olarak almak hırsızlıktır, konusunda maalesef aynı şeyi düşünmüyoruz.
Buna monarşide de, diktatörlükte de, komünizmde de, parlamenter rejimde de hırsızlık denir. En temelinde de toplum ahlakı yatar, hem de yasalardan daha önce.
Söze hemen komünist kısmından gireyim. Ben komünist bir ülkede doğup büyüdüm. Bu tür bir faaliyeti aklından bile geçirmek sana inanamayacağın acı verici sonuçlar doğurur. Şimdi o komünizm bu komünizm değil konusuna hiç değinmiyorum.
Bir annenin bebe maması çalmasından değil, adi hırsızlıktan bahsediyoruz. Ki, bebe maması ihtiyacını çalarak karşılamaya varıncaya dek onun da bir sürü çözüm yolu var legal şekilde.
Serbest piyasa ile komünizmi bir arada örneklemeye çalışmışsın ki zaten hiç örtüşmediği için cevaplamak da mümkün değil.
Hala hırsızlığı başka ilgisiz örneklerle akıl karıştırarak doğru şekilde göstermeye çalışmanın 'Çalıyorlar ama çalışıyorlar da' deyişinden zerrece farkı yok benim nazarımda.
Herkes iradesinde hürdür. Ancak tüm kültürlerin ortak buluştuğu noktalardan birisi olan, hakkın olmayan şeyi izinsiz olarak almak hırsızlıktır, konusunda maalesef aynı şeyi düşünmüyoruz.
Buna monarşide de, diktatörlükte de, komünizmde de, parlamenter rejimde de hırsızlık denir. En temelinde de toplum ahlakı yatar, hem de yasalardan daha önce.
Biraz sonra "benim verdiğim vergilerle..." kısmı gelecek. Biraz bekle.
Geçen gün araba bakmaya gittim, baktım dünya vergi var üstünde. Anahtarı kaptığım gibi kaçırdım arabayı.
Geçen gün araba bakmaya gittim, baktım dünya vergi var üstünde. Anahtarı kaptığım gibi kaçırdım arabayı.
şahsi ithamlarını kenara koyarak devam ediyorum,
verdiğim örneğin saçma olduğunu belirttim zaten,
zira senin verdiğin örneklerin konuyla ilgili olmadığını anlatmaya çalıştım.
üzerinde konuştuğumuz konu hırsızlık kısmı zaten,
geçiş ücretini ödediğim bir köprüden neden geçemediğimi anlamaya çalışıyorum.
işte bunun asıl hırsızlık olduğunu düşünüyorum,
birilerinin kendi aralarında yaptıkları bir anlaşmanın içerisinde yoğ iken parasının benden çıkması biraz garip geliyor,
(yazdıklarımdan "çalıyorlar ama çalışıyorlar" söylemine nasıl geldin anlamadım)
bir kişi de "ben bu köprüden kaçak nasıl geçerim" diye soruyor,
nasıl yapıldığını da çözmüş.
bedeli tüm vergi mükelleflerince ödenen buna rağmen fiyat politikası sebebi ile kullanılmaktan imtina edilen köprüden.
soru basit bu durum neden böyle ?
neden ulaşılabilir fiyatlar ile olmadı ?
neden ?
pek anlaşabileceğiz gibi görünmüyor,
halbuki aynı şeyleri yazıyoruz.
---------- Mesajlar birleştirildi - 16:18 ---------- bir önceki mesaj zamanı 16:16 ----------
istiyorsan konuya katılabilirsin.
Çok uzatmak istemiyorum. Eminim bilgi sahibisindir, ancak devletlerin işleyişi konusunda bilgilerini tazelemen gerekiyor sanırım. Konumuzun vergi vermek ya da vermemek, ihaleler gibi konulardan daha uzak ve bence daha önemli bir kısmı var, ahlak.
Yoksa o bakış açısına dönersek kanton meselesine gireriz ki sakıncası çok.
Hiç lafı uzatmak istemiyorum. Konu başlığında açılan tartışma net şekilde hırsızlıktır. Aksini iddia etmek yağmacı zihniyet savunmasıdır. Bu sadece benim nazarımda değil aklı selim herkesin kabul edeceği bir durumdur.
Bu arada şahsınıza yönelik bir alınmam ya da kızgınlığım olması da tanışmadığımız için mümkün değil. Sadece konu özelinde yazıyorum. Bu tür şeylerin savunulmasını ya da özendirilmesini doğru bulmuyorum. Sonradan acısı herkesten çok fena çıkar.