Ulan ne kadar cahil varsa toplanmış. Sen ne başardın da ne istiyosun? Dünya çapında "şunda markayız" diyebileceğiniz dandik plastikten bir motor çantası üretmek kadar dahi olsa bir başarın var mı sanayici olarak? Üretmez tüketirsin, utanmadan bi de bu vergiler niye çok diye şikayet edersin. Kendini bilmemkaç birim paraya motosiklet alabilen ülkelerle kıyaslarsın. Adama demezler mi, mal herif, o ülkelerin her alanda 50 tane markası var. Onların devletleri mi yaptı bunları? MErcedes, BMW, Honda, Suzuki, Rollys Royce, Givi, SHOEI, Bosch, Siemens, Philips, Samsung, Apple, Youtube, Facebook, Yandex aklınıza gelebilecek tüm markalar, hangi biri devletin? Adamlar dürüst. Para kazanma odaklı değil, insanların güveni odaklı çalışıyor. Üniversitede okurken de bugün hangi arkadaşa söylesem de yerime sahte imza atsa da dersi kırsam, kopyayla mopyayla, hocaya yavarmayla bi şekilde geçeyim yeter diye değil, en iyi nasıl öğrenirim diye oturuyorlar o üniversite sıralarda. Bizde bırak üreticiliği, mal pazarlayan esnaflıkta bile dürüstlük yok. Doğru söyleyene düşmanlık eden, 9 köyden kovan bi milletiz. Dükkana hangi enayiyi çeksem de çinden getirdiğim 1 dolarlık ürünü 5 dolara kakalasam hesabından başka bi bok bildiğimiz yok millet olarak ama kendimizi dev aynasında görüp bilmemkaç birim parayla motosiklet alan ülkelerle kıyaslamaya gelince mangalda kül de bırakmıyoruz. Devlet sana üniversite veriyor sen derse girmeyip kantinde batak oynuyosun. Bırak cahilleri sınav kazanıp gelen üniversiteli gencin bile bu kadar ahlaksız ve üçkağıtçı. Hayatı idame ettirmeyi üretmek yerine üçkağıda bağlar, bi yandan da sürekli tüketirsen dolar 5 lira da olur, 10 lira da. Hem ahlaksız, hem cahil, hem de bunların farkında olmayacak kadar salak bi milletiz. Hiç birimiz el arabasından fazlasını hak etmiyoruz.