- Katılım
- 21 Ara 2016
- Mesajlar
- 645
Reno türkiyede orta 'maddi olarak' sınıfın lideri bence. Hem parça olarak hem kalite olarak hemde yakıt tasarufu olarak birinci sırada.
Reno türkiyede orta 'maddi olarak' sınıfın lideri bence. Hem parça olarak hem kalite olarak hemde yakıt tasarufu olarak birinci sırada.
Fransızların bir lafı var.
Türkçeye çevirince anlamsız olduğundan tam çevirmeyecegim ama az bişey kafiyeli şöyle olabilir.
Alırsan reno
Binersin velo
Velo bisiklet demek.
Aslı eğer reno alırsan eve bisikletle dönersin şeklinde ama ben ha reno ha bisiklet diye çeviriyorum.
Sözün kısası fransızlar bile pek arkasında değil bu markanın.
Doğrusu scenic ve clio dışındaki modellerine de yollarda pek rastlamıyoruz.
Fakat clio aynı zamanda en çok satan model.
Yukarıda ki sözlerden bağımsız olarak Türkiye yollarının çilekeş markasıdır reno.
Hele o 12 TS vesair modelleri az tarla sürmedi.
Bu nedenle Türkiye'de kendini ispatlamış bir markadır reno.
Bu yaz hala ayakta gezen reno9 toros gibi bir çok araba gördüm. Hatta reno 11 bile gördüm.
Burda bu modelleri ancak nostalji fuarlarında falan görüyoruz.
Kendi düşüncemi söylemek zorundaysam (ki bunca laftan sonra öyle) clio dışında herhangi bir modeline para vermem.
O da diğer rakiplerinden ucuz olduğu için.
Gönül rahatlığıyla da binerim. Çünkü o modeli yapılış amacına uygun kullanacağım için alırım. Fakat o da ayırdığım bütçe 2000€ civarındaysa geçerli. Daha fazla bütçe ayırırsam bakacağım araba reno olmaz.
Tabi bunlar markanın kötü olduğu anlamına değil, markaya bakışın kötü olduğu anlamına gelir.
Fransızların bir lafı var.
Türkçeye çevirince anlamsız olduğundan tam çevirmeyecegim ama az bişey kafiyeli şöyle olabilir.
Alırsan reno
Binersin velo
Velo bisiklet demek.
Aslı eğer reno alırsan eve bisikletle dönersin şeklinde ama ben ha reno ha bisiklet diye çeviriyorum.
Sözün kısası fransızlar bile pek arkasında değil bu markanın.
Doğrusu scenic ve clio dışındaki modellerine de yollarda pek rastlamıyoruz.
Fakat clio aynı zamanda en çok satan model.
Yukarıda ki sözlerden bağımsız olarak Türkiye yollarının çilekeş markasıdır reno.
Hele o 12 TS vesair modelleri az tarla sürmedi.
Bu nedenle Türkiye'de kendini ispatlamış bir markadır reno.
Bu yaz hala ayakta gezen reno9 toros gibi bir çok araba gördüm. Hatta reno 11 bile gördüm.
Burda bu modelleri ancak nostalji fuarlarında falan görüyoruz.
Kendi düşüncemi söylemek zorundaysam (ki bunca laftan sonra öyle) clio dışında herhangi bir modeline para vermem.
O da diğer rakiplerinden ucuz olduğu için.
Gönül rahatlığıyla da binerim. Çünkü o modeli yapılış amacına uygun kullanacağım için alırım. Fakat o da ayırdığım bütçe 2000€ civarındaysa geçerli. Daha fazla bütçe ayırırsam bakacağım araba reno olmaz.
Tabi bunlar markanın kötü olduğu anlamına değil, markaya bakışın kötü olduğu anlamına gelir.
Lan 2000£'ya araba bütçesi ayırmak ne abi lan noluyo lan şimdi sen 10.000 TL'ye clio mu alıyorsun anlamıyorum
Honda bu konuda cok daha aktif. Mesela taa 2003'teki Accord'ta 4 tekerde de "double wishbone" tip suspansiyon vardi. 1999'da piyasaya surulen S2000'in 9000 devir ceviren F tipi motorunun maximum piston hizi, gelmis gecmis satisa surulen tum araclardan yuksekti, taa ki 2010'de Ferrari F458 Italia gelene kadar. Ayni zamanda turbosuz litre basina 120 beygir uretmesi de inanilmaz bir basari. Bu siniri gecen Ferrari ve Porsche'tan baska firma yok. Ve bu araba, bu ozelliklerine ragmen cok pahali degildi, ve Civic kadar sorunsuzdu...
Aynisi Amerika'da Honda ve Toyota icin gecerli. Fransiz uretimi araba yok. Hem Renault, hem Citroen, hem de Peugeot farkli zamanlarda Amerikan piyasasina girmeye calismislar ama basarili olamayip cikmislar. Gerci Japonlar geldikten sonra Amerikan firmalarini da iflas ettiriyorlardi az kalsin...
Cok da kisa degil. S2000 1999'dan 2009'a kadar uretildi. 5 sene sonra, 2004'te, ve sadece Amerika'da hacmi 2000cc'den 2200cc'ye cikarildi. Malum torka alisik millet burasi, ve F20'de hic tork yok. Dunyanin her yerinde hacim 2000cc kaldi. Amerika'dan 2 sene sonra, 2006'da da Japonya'da arttirildi. Avrupa'da uretim sonuna kadar 2000cc kaldi, muhtemelen vergi dilimlerinden dolayi.Yaa tamam Honda en iyi ya Japondan iyisi yok ya
piston hızı tamam da, litre başına güç hiç bir işe yaramayan bir gösterge, bunu bilen Honda da S2000 motorunu kısa sürede revize etti zaten, litre başına gücü de düşürdü bu revizyonda =)
Cok da kisa degil. S2000 1999'dan 2009'a kadar uretildi. 5 sene sonra, 2004'te, ve sadece Amerika'da hacmi 2000cc'den 2200cc'ye cikarildi. Malum torka alisik millet burasi, ve F20'de hic tork yok. Dunyanin her yerinde hacim 2000cc kaldi. Amerika'dan 2 sene sonra, 2006'da da Japonya'da arttirildi. Avrupa'da uretim sonuna kadar 2000cc kaldi, muhtemelen vergi dilimlerinden dolayi.
Dusuk hacimden yuksek guc demek devir demek, kullanilabilir karakterde bir motorda devir demek piston hizi demek...
E araba forumu olmuş burası ?
Reno falan bilmem, bizim memlekette en iyi araba markası, kapının önündeki arabanın markasıdır her zaman.
Teknoloji zamanla gelişiyor. S2000 1999'da üretildi. NSX 1990'de üretildi. Bahsettiğiniz BMW ne zaman üretildi?Piston hızının en yüksek olması, o hacimden en yüksek gücü çıkardığın anlamına gelmiyor ama.
Ayrıca daha yüksek hacimden benzer hp/L'yi çıkarmak daha da güç. Honda'da yüksek hacimli NSX makinasında göremiyoruz bunu ama BMW'de 112,5 hp/L var 3,2L I6 motorda? =)
Tamam ya şakaya bile gelmiyor tamam en büyük Honda başka büyük yok![]()
Teknoloji zamanla gelişiyor. S2000 1999'da üretildi. NSX 1990'de üretildi. Bahsettiğiniz BMW ne zaman üretildi?
Bu arada arada Honda fan boyu değilim. Çok gömmüşümdür Honda'yı. Ama yiğidi öldür hakkını yeme![]()