Kawasaki Heavy Ind. firmasının o şaheser motosikletlerine teknik hizmet veren servislerini ziyaret etmenizi ve konuyla alakalı fikrinizin daimi olduğunu görmek beni mutlu eder.
Servis, elektronik, mekanik ya da motorlu taşıt fark etmez; her sektörde göreceli durumdur. Markanın yetki verdiği ya da yetki isteyen servis icra ettiği branşta 30 yıllık tecrübe sahibi de olabilir, yeni açılan bir işletme de olabilir. Yeni açılan işletmede sektörde 20 yıl deneyim kazanmış bir personel olabilir, 30 yıllık tecrübeye sahip işletmede sizin ürününüze işlem yapacak personel okuldan bir hafta önce mezun da olmuş olabilir.
Her sektörde bu işi paradoksa sokan yazık ki biz tüketicileriz. Şu an elinizden düşmeyen cep telefonu markası Samsung, belki 6-7 yıldır Türkiye'de, ondan önce Anadolu Grubu, Telpa vs. dağıtıcılık yetkileri ile varlığını aşıladı , peyder pey yayıldı, iş kalitesini artırdı ve şu anki bulunduğu noktaya geldi. He, 5 para etmez kaliteye sahip ürünleri çok iyi lanse eden bir markadır ayrı, ancak alınan teknik hizmetin kalitesini belirleyen kullanıcılar tarafından zamanla kabul görmesi. Kazanç sağlayarak yatırım şartlarını geliştirdi.
Her yeni giren markanın muhakkak ki her ilde her kullanıcıya 2 km yakınlıkta servis ağı olamayacak, zaten mümkün kılsa servislerin idamesi için sağlayacağı masrafları motosiklet fiyatlarına yansıtsa "aaa şuna bak çin markası ne kadar da pahalı?" ya da optimal düzeyde servis ağı sağlayıp maliyeti düşük etiket yapıştırsa "aaa ne kadar da az servisi olan bir marka, fiyatına aldanmamak lazım" yorumları ile herkes piyasa duayeni kesilecek.
Yazık ki omurgasız bir talep döngüsü olan bir ülkenin bireyleriyiz, bir ürünü tercih ederken bireysel araştırmamız ya da beklentimize yanıt düzeyiyle değil, reklam ya da bulunulan mahalledeki popülerlik seviyesi ile karar veriyoruz. 7-8 yıl önce "yok abi nokia'dan başka marka kullanamam, menüsü falan zor geliyor zaten diğerlerinin hem de gereksiz pahalı" diyenler şimdi 5000 liraya yeni Samsung modeli sırasındalar.
Her yedek parçayı stoğunda hazır tutmak elbette mümkündür. 5 katlı bir plazan olursa her parçadan 1 ya da 2'şer bulundurursun, ama tabii bu plaza ve giderlerin maliyetine oranlı olarak servis faturası çıkarttığında müşteri "aaa hiç yakıştıramadım sizin gibi markaya" diyip hem kınar hem markayı kötüler. Fakat biri de demez "madem fiyatlara olumlu yansıyacak, bir merkez depoda kalsın parçalar oradan siparişe göre gelsin" diye. Nitekim markaların çoğunluğu gibi Benelli de aynısını yapıyor, ancak geliniz görünüz ki herkes iktisat anlamında çok yüksek mecralarda, ama 5 kuruşa nasıl 5 kilo köfte alırımın kurnazlığından vazgeçmeden kritik peşinde.