Motosiklet Üzerinde Geçen 50 bin km, başıma gelenler, hatıralar...

Katılım
11 Haz 2012
Mesajlar
3,535
Motosikleti
Kawasaki Vulcan S
Geçenlerde bursa'daydım. İlk defa gittim. İki gün kaldım. Motosikletle değil araba kullanıyordum ama. Bana mükemmel geldi trafik akışı. Herkes ortalama bi hızla gidiyor, gereksiz korna çalmıyor, sanki kimsenin acelesi yok gibiydi. Sadece bi iki tane yanlış sürücü gördüm ki o da olsun bi zahmet. Dönüşte 41 plakalar başladığı andan itibaren trafik iğrençlesti. Önüme kırmalar, abart egzoslu arabalar, gazlayanlar, en önemlisi düzensizlik biri hızlı biri yavaş vs. Tabi siz oralısınız daha iyi bilirsiniz ama bence bursa gayet iyiydi

Her yerde hız kamerası olduğundan genelde şehir içindeki ana yolda herkes sabit gidiyor.Çevre yolu da fena sayılmaz.Ama ara sokaklara girince,şehir dışına çıkınca,çevre ilçelere doğru gidince işin rengi değişiyor.Özellikle Karacabey trafik konusunda tam bir sirk.Bandırma,Biga tarafları da aynı şekilde.Ne zaman Lapseki yada Çardak'tan feribot ile Trakya'ya geçiyorum o zaman resmen ülke değişiyor sanki.Herkes,sakin ve dikkatli kullanıyor,tırlar kamyonlar sol şeridi işgal etmiyor,kimse sıkıştırmıyor korna çalmıyor.Şimdi arkadaşın açtığı konuyu daha fazla saptırmamak adına ayrıntıya girmiyorum.
 
Katılım
30 May 2016
Mesajlar
117
Benim hanım sağolsun motorla ilgili tek sıkıntısı motorun tek kişilik olması, sürekli soruyor ne zaman çift kişilik olanından alıyoruz diye :)
 
Katılım
21 Mar 2016
Mesajlar
875
Emeğinize sağlık. Bikaç ilave yapmak istiyorum nacizane tecrübelerimden.

Motor üzerinde sayısız şehir gezdim, en tehlikelisi hangisi derseniz sıralama şu şekilde ;

+ 41 Plakalı tüm araçlar.
+ Transporter minibüsler ( özellikle siyahsa )
+ Yaşlı erkek şöförler ( arabalarıda 90 lı modeller )
+ Şehir icinde minibüsler.
+ Şehir dışında uzun yol otobüsleri ( özellikle minibüs gibi çalısan Metro gibi firmalar )

+ Uzun yolda en bilincli ve saygılı olanlarda ' Kamyoncu' ve ' Tırcı' lardır.
+ Otobanda sağ şeritten 50 ile bile gitsen sana korna çalmaz, sıkıştırmaz ve güvenle gecebilmek icin mesafeyi oldukca geniş tutarlar.

Aynen katılıyorum. Özellikle 41 plakalı araç sürücülerinin amacını bende merak ediyorum. Daha 1 tanesinin pürüzsüz araç sürdüğünü göremedim.
 
Katılım
6 Nis 2009
Mesajlar
339
Bence her kaybedilecek motosikletçi için tartışmaya değer bir durum vardır. Ve tartıştığım da adamın evliliği falan değil zaten kimin haddine böyle birşey tartışmak?

Bu işe kafa yormuş emek harcamış böyle binicilerin esasta evlenip aile kurup çoğalması gerekiyor ki motosiklet işi istenilen noktaya gelebilsin.Bu motosiklet işi yine bu durumdaysa bizlerin bu işe bakış açısı işin gelişmesine izin vermiyor. Evlenince bırakılan bir hovardalık olarak görüldüğü sürece biz daha çok bu kısır döngü içinde debeleniriz.

Başlığı açan kişi özelinde değil durum motosikletçiler arasında yaygın bir konu bu...

Ne yani bekar iken 3 kat tehlikeliydi de evlenince mi 38 kat tehlikeli olduğu aklımıza geliyor? Dürüst olmak lazım aslında Neden motosiklete biniyoruz? sorusuna dönüyoruz her seferinde... Bi yerlerde yanlış yapmasak hep o ilk soruya dönmeyiz.

Binerken acaba çevreye bazı iyi mesajlar veren bir amaç hedefliyor muyuz? Sürüşümüzle, kıyafetimizle,trafikteki tutumumuzla...

Yoksa sadece bencil bir kişisel zevk olarak mı kalıyor motosiklet binmek ?...
 
Katılım
21 Mar 2016
Mesajlar
875
Motor severler olarak "motorun diğer taşıtlara göre çok daha tehlikeli'olduğu gerçeğini kabul etmiyoruz.

Hep savunma ve riski arabalarla,jeeplerle aynı seviyeye indirgemeye ve normalleştirmeye çalışıyoruz. Neden bu yaklaşımı bir kenara bırakıp gerçekleri kabul etmiyoruz ?

Güvenli sürüş, güvenlik ekipmanı vs ,tüm bunlar mevcut riski aşağı çekecek faktörler fakat esas kısım olan "çok daha yüksek riskli bir taşıt" olduğu gerçeğini değiştirmez.

Mesele bu riskleri anlayıp, kabul ederek binmek. Riski diğer taşıtlarla aynı seviye çekmeye çalışmak gerçeklikten uzaklasmak demektir.

Peki yüksek risk ama ne kadar ? Kim ölçmüş, model doğru mu ?

En son Amerika'da yapılan çalışmalarda,yol kazalarında kayda geçen ölüm ve yaralanma kayıtlarından elde edilen verilen derlenmesiyle ulaşılan hesaplamaya göre mil bazında kazada ölümcül yara alma ile sonuclanma riskiniz arabaya göre 27 kat daha yukarda. Ve bu istatistike bir itiraz var, diyorlarki arabalar motorlara göre daha fazla insan taşıyor, 1.5 kat ortalama, yeni veriyle hesaplayınca risk 38 kata çıkıyor.

Bu biglileri aldığım internet sitesinin adresini ekliyorum,ingilizce.

http://www.motorcycleinstitute.org/

Çok detaylı ve güzel hazırlanmış bir sitell ,güzel bir organizasyon.

Yıllar bazında değerlendirmeler ve farklı yaklaşımları var.

Sonuç; motosiklete binmek ne olursa olsun arabaya,kamyona,otobuse,jeep'e göre trafikte kullanımda inanilmaz riskli bir aktivite. Doğal olarak insanlar buna tepki gösteriyor. Kabul edelim şunu artık.

Sizi sevenler buna itiraz edip araba almanıza itiraz etmemesi çok normal. Eşiniz size deseki , ben artik wing suitle atlayıp uçmak istiyorum, bunu yapıcam, sizin tepkiniz ne olur ? Gönül rahatlığıyla kabul eder misiniz ? Ama size bisiklete binicem,paten kayıcam dese aynı tepkiyi verir misiniz ? Hepsi taşıdıgi risk ölçüsü kadar tepkiye sebep oluyor, insanlar haklı.

Sadece trafiğe kayıtlı 3 milyon motosiklet dışında eğer trafikte hiç araç olmasaydı ve motosiklet sürücülerinin tamamı çok iyi eğitimli farkında ve adam gibi full ekipmanla motosiklet kullanıyor olsaydı, motosiklette kaza ve ölüm oranı ne olurdu?

Peki diğer taraftan konuya bakalım;

Sadece trafiğe kayıtlı 3 milyon otomobil dışında eğer trafikte hiç araç olmasaydı trafikte otomobillerle kaza ve ölüm oranı ne olurdu?

Tahminimce kaza sayısı birbirine çok yakın olurdu. Kaza sebepleride benzer olurdu.

Yağışlı havalarda kaygan zemin, virajı alamama vb...

Günümüzde meydana gelen motosiklet kazalarında en çok kaza nedeni bir motosikletin diğer bir cisimle çarpışması değil mi? Evet.

Görünürde motosiklet evet daha tehlikeli. Ama gerçekten bu psikolojik mi yoksa gerçek mi? Realist bir bakış mı?

Motosiklet kazalarında genellikle çok feci ve acı bir görüntü oluşuyor. Yerde başı kopmuş bir beden, her yer kan. Bunu bir kez gören biri hayatı boyunca motosiklete karşı olacaktır.

Kaç araba kazasında böyle kanlı sahneler görünüyor?

Bakın benzer bir psikolojik korku baskısı UÇAK tada vardır. Aslında dünyanın en güvenli ulaşım aracı UÇAK olmasına rağmen insanlardaki UÇAK korkusunun nedeni psikolojiktir. Ardındaki trajedidir.

Benzer bir örnekte köpekbalığı korkusudur. Bu korkunun en büyük nedeni JAWS serisi ve diğer köpek balığı filmleridir. Yani MEDYA baskısı. halbuki köpekbalığı saldırısı özellikle ülkemizde plajda denize giren normal insanlar için neredeyse olanaksızdır. Ama öyle bir köpekbalığı korkusu varki.

Plajda sohbet ediyoruz herkes korkuyor denizden. Havuzlara koşuyorlar.

Tabi burada GİZEM ve BELİRSİZLİK te güçlü rol oynuyor. Kontrol edemediğimiz, göremediğimizden korkuyoruz.

Motosikletin üzerindeyken dikkat ettim ilk öğrendiğim zamanlar hariç motosikletten korkmadım. Ama diğer araçlardan, yollardan ve başıma gelebileceklerden hala çok korkarım.

3. köprü yoluna girin bakın. Yolun pek çok yerinde görüş çok iyi şerit sayısı çok ve şeritler geniş. Şimdi o yolda hiç başka araç olmadan yol aldığınızı hayal edin. Motosikletin bu durumda hiç bir tehlikesi olmadığını görebilirsiniz. Ama yinede tehlikeli geliyor değil mi?

Neden? Çünkü hep ya düşerken korkusu taşıyoruz?

Arabada giderken düşme korkusu yaşanmıyor ama motosiklette her an bu korrkuyu yaşıyoruz.

Otomobil kaza haberleride MEDYA aynı şekilde çok feci ve acıklı kanlı, dağılmış aileler üzerinden haberler yapsın bakın otomobil kullanımı tüm dünyada nerelere geliyor.

Özetle motosiklet korkusu, tutkusu, telikesi GİZEMLİ, BELİRSİZ tam olarak nedeni açıklanamayan bir durum.
 
Katılım
30 May 2015
Mesajlar
183
Her yerde hız kamerası olduğundan genelde şehir içindeki ana yolda herkes sabit gidiyor.Çevre yolu da fena sayılmaz.Ama ara sokaklara girince,şehir dışına çıkınca,çevre ilçelere doğru gidince işin rengi değişiyor.Özellikle Karacabey trafik konusunda tam bir sirk.Bandırma,Biga tarafları da aynı şekilde.Ne zaman Lapseki yada Çardak'tan feribot ile Trakya'ya geçiyorum o zaman resmen ülke değişiyor sanki.Herkes,sakin ve dikkatli kullanıyor,tırlar kamyonlar sol şeridi işgal etmiyor,kimse sıkıştırmıyor korna çalmıyor.Şimdi arkadaşın açtığı konuyu daha fazla saptırmamak adına ayrıntıya girmiyorum.

Evet konuyu saptirir gibi olduk :) konuyla ilgili bişey diyeyim madem. Benim kız arkadaşım bişey demiyor motora hatta seviyor lakin tatlı su motorcusu olmamı istiyor :D yağmur mu var yassak, hava kapalı mı yassah, 100 km/h üstü mu yassah. Şimdilik onurlu mücadelemizi veriyorum ama yenilebilirim emin değilim :D
 
Katılım
21 Mar 2016
Mesajlar
875
Benim durumum çok daha ilginç.

Ben motosiklete başladım. 4 adet eğitim almadan kendi motosikletimi almadım.

4 eğitim bitince ardından mahalle aralarında, boş alanlarda kendi kendime saatlerce çalıştım.

Sonrasında trafiğe yavaş yavaş çıktım.

3000 km karma sürüşten sonra yaklaşık 7-8000 km eşimle sürdüm.

Allah'a şükür eşimle Eskişehir ve Afyon yaptık. Şehir içinde yüzlerce km artçılı motosiklet sürdüm. 1 kez bile tehlike yaşamadık.

Barkın Allah rahmet eylesin vefat etti.

Benim eşim motosiklet düşmanı oldu :)

Ama ben hala sürüyorum.
 
Katılım
29 Nis 2015
Mesajlar
86
Kardeşim evliyim 2 çocuğum var daha evlenmeden yuları kaptırma bu birincisi

Yok eşim bana motormu benmi dese motoru tercih ederim çünkü takdir Allahındr kendisini tek stres attığım şeyle kıyaslamaya kalkarsa boşarım o kadar da netim eşimidr seviyorum ayrıca sorunumda yok
Ne demek motormu benmi yahu?
 
Katılım
14 Tem 2017
Mesajlar
221
17 yıldır evli biri olarak, evlilik hakkında şunu söyleyebilirim;
İnsanlar kendilerini değiştiriyormuş gibi yapar, sözler verilir, alışkanlıklar terkediliyormuş gibi yapılır, fakat yıllar geçtikçe, canım cicim yılları geride kaldıkça herkes özüne dönmeye başlar. Bu kaçınılmaz bir durumdur.
Motosiklet sizi siz yapan kimliğinizin bir parçasıysa, sizin olmayan bir hayatı en fazla 2-3 yıl yaşamaya tahammül edebilirsiniz. Zaten büyük ihtimalle eşiniz de 2 teker yasağı konusundaki inadıyla size verdiği zararı farkeder ve geri adım atar.
 
Katılım
8 Eyl 2016
Mesajlar
2,484
Ben yeni başladım.Benim eşimde onaylamıyor binmemi.Tamam riskli bir olay motosiklet kullanmak hele hele İstanbul da daha da fazladır.Haftada 3 yada 5 saat binmenin riskini hesaplamak lazım.Aynı trafikte her gün iki buçuk saat servisle yolculuk yapıyoruz onunda riski var.Her gün işe gidip gelmiyorum yada motokuryelik yapmıyorum.Birde bu açıdan hesabetmek lazım riski.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
21 Ağu 2016
Mesajlar
1,151
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Bana göre de 09 plakalı araçlar...
 
Katılım
10 Nis 2013
Mesajlar
100
Ben Kocaeli'de (41 plaka) yaşıyorum motosiklet kullanmayı da burada öğrendim haliyle ama dediğiniz gibi bir şeyle karşılaşmadım belki de diğer illerin sürücülerini bilmediğimdendir. Bana gayet düzgün sürücüler gibi geliyorlar.
 
Katılım
20 Eyl 2013
Mesajlar
2,767
Sadece trafiğe kayıtlı 3 milyon motosiklet dışında eğer trafikte hiç araç olmasaydı ve motosiklet sürücülerinin tamamı çok iyi eğitimli farkında ve adam gibi full ekipmanla motosiklet kullanıyor olsaydı, motosiklette kaza ve ölüm oranı ne olurdu?

Peki diğer taraftan konuya bakalım;

Sadece trafiğe kayıtlı 3 milyon otomobil dışında eğer trafikte hiç araç olmasaydı trafikte otomobillerle kaza ve ölüm oranı ne olurdu?

Tahminimce kaza sayısı birbirine çok yakın olurdu. Kaza sebepleride benzer olurdu.

Yağışlı havalarda kaygan zemin, virajı alamama vb...

Günümüzde meydana gelen motosiklet kazalarında en çok kaza nedeni bir motosikletin diğer bir cisimle çarpışması değil mi? Evet.

Görünürde motosiklet evet daha tehlikeli. Ama gerçekten bu psikolojik mi yoksa gerçek mi? Realist bir bakış mı?

Motosiklet kazalarında genellikle çok feci ve acı bir görüntü oluşuyor. Yerde başı kopmuş bir beden, her yer kan. Bunu bir kez gören biri hayatı boyunca motosiklete karşı olacaktır.

Kaç araba kazasında böyle kanlı sahneler görünüyor?

Bakın benzer bir psikolojik korku baskısı UÇAK tada vardır. Aslında dünyanın en güvenli ulaşım aracı UÇAK olmasına rağmen insanlardaki UÇAK korkusunun nedeni psikolojiktir. Ardındaki trajedidir.

Benzer bir örnekte köpekbalığı korkusudur. Bu korkunun en büyük nedeni JAWS serisi ve diğer köpek balığı filmleridir. Yani MEDYA baskısı. halbuki köpekbalığı saldırısı özellikle ülkemizde plajda denize giren normal insanlar için neredeyse olanaksızdır. Ama öyle bir köpekbalığı korkusu varki.

Plajda sohbet ediyoruz herkes korkuyor denizden. Havuzlara koşuyorlar.

Tabi burada GİZEM ve BELİRSİZLİK te güçlü rol oynuyor. Kontrol edemediğimiz, göremediğimizden korkuyoruz.

Motosikletin üzerindeyken dikkat ettim ilk öğrendiğim zamanlar hariç motosikletten korkmadım. Ama diğer araçlardan, yollardan ve başıma gelebileceklerden hala çok korkarım.

3. köprü yoluna girin bakın. Yolun pek çok yerinde görüş çok iyi şerit sayısı çok ve şeritler geniş. Şimdi o yolda hiç başka araç olmadan yol aldığınızı hayal edin. Motosikletin bu durumda hiç bir tehlikesi olmadığını görebilirsiniz. Ama yinede tehlikeli geliyor değil mi?

Neden? Çünkü hep ya düşerken korkusu taşıyoruz?

Arabada giderken düşme korkusu yaşanmıyor ama motosiklette her an bu korrkuyu yaşıyoruz.

Otomobil kaza haberleride MEDYA aynı şekilde çok feci ve acıklı kanlı, dağılmış aileler üzerinden haberler yapsın bakın otomobil kullanımı tüm dünyada nerelere geliyor.

Özetle motosiklet korkusu, tutkusu, telikesi GİZEMLİ, BELİRSİZ tam olarak nedeni açıklanamayan bir durum.

Hocam üzerime vazife olmayarak; bakış açınız bence yanlış. Evet motosiklet keyifli bir tutku. Ancak bir o kadar da riskli bir tutku. Bunu inkar edemeyiz. Basit birkaç örnek vereyim;

Dün esnaf arkadaşın dükkanının önüne attık tabureyi, çay-sigara sohbet. O ara laf açıldı, önüne kedi çıkmış, kaçamamış ve çarpmış. Hızım 120 falandı diyor. Bilenler için, "Çubuk yolu". Kedi için üzüldüm. Araca gelecek olursak, ön tarafta alttaki panjur çatlamış. Aynı şekilde biz motorla kediye çarparsak sonuç çok daha ölümcül olur. Bizim çarpma ihtimalimiz daha az demeyin. Oldumu oluyor.

Hayatımın ilk kazasıydı, ehliyet yeni, kan kaynıyor, yolda giderken, bölünmüş yolda sol şeride duran araca arkadan çarptık. Aracımız 1995 model 1.8 ford escort. Tabi lpg falan yok o zaman. İndim araçtan, işte emniyet, ambulans ıvır zıvır. Bizi hastaneye götürdüler, ayakta kontrol olacağız, "ben sıkıldım, karakola gitmek istiyorum, alkol kontrolü yapılsa yeter, birşeyim yok" dedim. Arabanın afedersiniz boku çıkmış. Karakolda ifade alırken sordular "hızınız?" diye, "Bilmiyorum ama çoktu." dedim. Hemen sordular birbirlerine, ibre 180'de takılı kalmış. Arkadan çarptığımız araç fiat uno. Vurunca fırlayıp gitmiş. Onlar da sağlam. Gerçi baya hastanede kaldılar ama müşahade altındaydılar, birşeyleri yoktu. Böyle saçma bir kazada bir de motorun üzerinde olduğunuzu düşünüp, hızınızı -100 olarak düşürün. 80 km ile duran araca arkadan çarpmanın sonucu felaket olurdu.

Tamam kazalar insan kaynaklı, ama gerçeği çarpıtmaya gerek yok, her aracın direksiyonunda insan var, ve insanımız cahil, kültürsüz malesef. Adam çukura düşmemek için üstünüze kırabiliyor.

Çelik bir kafes her zaman güvenlidir. Zevkli değildir, ama güvenlidir.

---------- Mesajlar birleştirildi - 22:47 ---------- bir önceki mesaj zamanı 22:45 ----------

Bende bu Er6f yi aldı , sırra kadem bastı dedim. Güya bir tur bindirecekti dedim:queen:

Allah mesut bahtiyar etsin.

Çok şükür ben seçim yapmak zorunda kalmadım.

Düğün davetiyesini burda müsait bir yere asarsın :mrgreen:

Elden birşey gelmiyor :cherry: artık izni alana kadar (muhtemelen asla) öyle arada kiralık kaçamaklar dışında motosiklet yok :cherry:

---------- Mesajlar birleştirildi - 22:50 ---------- bir önceki mesaj zamanı 22:47 ----------

Tartışma konusu haline getirmek istemem,gerçekler var,yaşanan olaylar ve sonuçları. Yoruma açık olmayan kısımlar,rakamlar ve gerçekleşenler. Siz yazınca ekleme gereken önemli bir durumu atlamışım, 38 kat risk Türkiye gibi az gelişmiş bir ülkede 380 kata çıkıyordur heralde :)

Tercihler bizim,kararları bizler alırız.Şunu unutmayın,aldığımız kararlar bir noktadan sonra değer verdigimiz insanların, bazen de hic tanımadığımiz insanların hayatını ciddi şekilde etkiliyor. Göz önüne alınması gereken bir bağlantılar yumağı.

Neyse, efendy dostuma tekrar mutluluklar diliyorum. Motoru bıraksanda foruma yaz arada , kiymetli , düzgün bir motorcu. Özletme kendini

Forumdan uzaklaşmam ya, sıkılırım sonra :cherry: Sen dahil sevdiğim arkadaşlar var burada. Motorlu olmasa da bu tara yolu düşüp geldiğinde yemeği her daim hazır olan, yolum düştüğünde çayını içeceğim onca insan...

---------- Mesajlar birleştirildi - 22:51 ---------- bir önceki mesaj zamanı 22:50 ----------

Ders 5; evlenmeyin.

Yaş kaç? Ben o dediğini 32 yıl dedim, ama biyerde direnç kırılıyor be kardeşim :cherry: :cherry:

Bu arada, evet motoruma, sigarama karışıyor, ama hiç pişman değilim :)
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
30 Nis 2017
Mesajlar
42
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Yararlı bir konu olmuş kendimden bir çok parça yakaladım başlıkta ki yazılardan. Şuan bende ikilemde kalmaya itilsem eşime motoru sevdirmeye çalışırım fakat bekara karı boşamak kolay : ) yengenin gözünden bakarsak o da haklı bi nevi trafikte o kadar çok gavat var ki korkuyor insanlar ister istemez sevdiğine zarar gelmesin istiyor.
 
Katılım
21 Mar 2016
Mesajlar
875
Hocam üzerime vazife olmayarak; bakış açınız bence yanlış. Evet motosiklet keyifli bir tutku. Ancak bir o kadar da riskli bir tutku. Bunu inkar edemeyiz.

Sanırım yanlış anlaşıldı. Ben motosiklet riskleri olmayan bir araç demiyorum. Ancak bu korkunun yansıması gerçeği yansıtmıyor diyorum.

Genellikle her motosiklet sürücüsü önünde sonunda motosiklet kazasında ölecekmiş muamelesi görüyor.

Ben bu durumu aşırı derecede abartılı buluyorum.

Bu yazacağımı lütfen yanlış anlamayın ama sizin durum şu; henüz yeni evli olduğunuz için motosiklet tutkunuzu bastırmak için eşinize hak vermek adına kendinize haklı gerekçeler arıyorsunuz. Ancak evliliğiniz yıllandıkça motosiklet sürme isteğiniz baskın gelecektir.

Ayrıca gerekli eğitimler alınıp adam gibi sürüldüğünde motosiklet sürücüsüne bağlı olarak gayet güvenli bir araçtır.

İspat mı? Buyrun: http://www.trafik.gov.tr/SiteAssets/istatistik/temmuz17.pdf

---------- Mesajlar birleştirildi - 23:46 ---------- bir önceki mesaj zamanı 23:36 ----------

Ayrıca düzenli istatistikleri takip etmek ve genel istatistiklere bakmak isteyenler için;

http://www.trafik.gov.tr/Sayfalar/Istatistikler.aspx

Buradaki rakamları yorumlarken araç sayılarına göre kaza oranlarına bakınız.

Ayrıca motosikletin 2 tekerli olması, trafiğe kayıtlı 3 milyon motosiklet kullanıcısının sadece 350.000 kadarının foruma üye olması (bilinç-farkındalık) gibi önemli kriterleride dikkate alınız.

Motosiklet kazalarında; alkol, madde kullanımı, aşırı süratler, ehliyetsiz araç kullanma, teker yapma, viraja aşırı hızlı girme gibi eğitimsizlikten kaynaklı kazalarıda elimine ettiğinizde ilginç rakamlar karşınıza çıkacaktır.

Her şeye rağmen evet motosiklet 2 tekerlekli bir araçtır ve korunmasızdır. Elbette riskleri vardır. Ancak her ne kadar farklı da olsa diğer araçlarda da aynı risk fazlasıyla vardır. (Bakınız istatistikler).

Ambulans mesela toplam 4.200 küsür ambulans var. Bu ambulanslar ölümlü yaralanmalı 199 kaza yapmışlar. Üstelik bakın herkesin fark ettiği ve gördüğü bir araç olmasına rağmen.

Rakamlar bence çok çarpıcı.

---------- Mesajlar birleştirildi - 23:48 ---------- bir önceki mesaj zamanı 23:46 ----------

Bu arada başlığınıza böyle uzun uzun yazdığım için ayrıca özür dilerim.
 
Katılım
20 Eyl 2013
Mesajlar
2,767
[/COLOR]Bu arada başlığınıza böyle uzun uzun yazdığım için ayrıca özür dilerim.

Estağfurullah hocam, maksat okuyan arkadaşlara fayda sağlamak. Özür dileyecek bir şey yok.

Ancak şuraya katılmıyorum, ne kadar eğitim alıp adam gibi sürsek de Türkiye'nin trafik keşmekeşinde asla güvende değiliz. Ben kendime güveniyorum sürücü olarak. Ancak 14 yıldır aktif trafikte bulunan bir birey olarak, birinin orta refüjü aşıp size çarpabildiği trafikte, eğitim sizi kurtarmaz...

Unutmadan, bahsettiğiniz eğitim alıp düzgün kullanmak kurallara uymak ise, birbirimizi kandırmayalım. Kurallara uyacak olsak, mesela 650f almazdık :cherry: Onun 82km/h için uygun vitesi 2. vites falandır :sunny:
 
Son düzenleme:
Katılım
21 Mar 2016
Mesajlar
875
Estağfurullah hocam, maksat okuyan arkadaşlara fayda sağlamak. Özür dileyecek bir şey yok.

Ancak şuraya katılmıyorum, ne kadar eğitim alıp adam gibi sürsek de Türkiye'nin trafik keşmekeşinde asla güvende değiliz. Ben kendime güveniyorum sürücü olarak. Ancak 14 yıldır aktif trafikte bulunan bir birey olarak, birinin orta refüjü aşıp size çarpabildiği trafikte, eğitim sizi kurtarmaz...

Unutmadan, bahsettiğiniz eğitim alıp düzgün kullanmak kurallara uymak ise, birbirimizi kandırmayalım. Kurallara uyacak olsak, mesela 650f almazdık :cherry: Onun 82km/h için uygun vitesi 2. vites falandır :sunny:

İşte motosikleti tehlikeli yapan en büyük etken diğer araçlar. İstanbul trafiğinde araç sayısı o kadar çoğaldı ki motosiklet sürerken güvenli boş bir alanda sürüş yapmak sadece bir kaç yıl öncesine oranla bile çok ama çok zor bir hale geldi.

Motosikleti tehlikeli yapan motosikletin kendisi veya 2 tekerli oluşu değil, trafikteki diğer araçlar.

Birinin orta refüjü aşıp yaptığı kaza türleri motosikleti tehlikeli yapmaz. Arabalar içinde bu durum ölümcüldür. Daha geçen haftalarda tem gebze de karşı şeride geçen tırın gurbetçi bir aileyi otomobillerinin içinde yok ettiğini unutmamak lazım.(Allah rahmet eylesin)

CB650F hakkında yanılıyorsunuz. 5 viteste bile 80 km hızla rahat gidebiliyorsunuz hocam :)

Motosiklette sizi hayatta tutan eğitimler sonucu artan yeteneğinz değildir. Hatta eğitim daha hızlı bir sürücü olmanıza neden olabilir. Sizi hayatta tutacak olan yerinde gereğince korkudur :cat:
 
Son düzenleme:
Katılım
11 Eki 2012
Mesajlar
490
Yazıyı ve yorumları okudum..
Anlayamadım nokta evleneceğiniz kişiyi motor ararken mi buldunuz?

2017 için; Aklımdan geçen onca motorun arasında ER6F, MT07, CBR650F arasında kararsızdım.
Araştırıyordum hangisi daha makul olur benim için diye, aradığım kişi ile tanıştık, 1 ay sonra yüzük taktık, nişan yaptık" yazmışsın..
Yani kendisi 600cc motor sürüyordu sonra sizle tanışıp nişan olunca motor olmasın mı dedi?

#Ben eşin sigara-alkol konusuna karışmasını olumlu yorumlarım ama motora binme dese bile dinlemezdim (Şuan evliyim motokurye'yim 4 Yıldır)
#keşke sizin hevesini kıracağına 200-250cc geniş kasalı bir scooter ve gerekli ekipmanlar ile (mont+pantolon+kask) hafta sonları şehir içi ve şehir dışı gezilebilir gayet iyi olur
 
Son düzenleme:
Katılım
8 Mar 2013
Mesajlar
3,527
Sen yinede formdan kaybolma, ne olur ne olmaz. Yenge ikna olur belkim:mrgreen:
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst