- Katılım
- 16 Ara 2014
- Mesajlar
- 287
Geçmiş olsun önemli bir sorununuzun olmaması sevindirici
çizik sıyrık çabuk geçer
çizik sıyrık çabuk geçer
Geçmiş olsun.
Nasıl kaza yapmayacağını zannediyordun orasını anlamadım ben?Her motorcu illa düşer falan demeyeceğim de, ben yapmam zannediyordum demek, 1700km'de, değişikmiş.
Kask dudağın oraya buraya çarpmasın diye üretilen bir şey değil, beynin akmasın diye yapılan bir şey. Kafan içinde fazla oynadıysa yanlış beden/yapıda bir kask almışsındır, kasktan şikayet edecek bir durum yok.
Bir dünya para dediğin ceket, Alpinestars'ın giriş seviyelerinde tekstil bir ceket ve adım gibi eminim ki kolunu da sıkmıyordu. O koruma yerinde duracak sanıyorsan senin hatan =) Lap diye yapışan deri kıyafeler dışında her şey oynar yerinden, kazadan çıkardığın ders bu olsun alpine'ın bir suçu yok. Not olsun meraklısına, alpinestars montum yok, markayı savunma derdinde değilim.
Eldivenlerin iç kısmında çok fazla sert malzeme kullanılmaz, en sağlamlarında bile. Gidonu hissedebilmen için ince olması gerekir ve asıl problem darbe değil sürtünmedir, bundan koruyacak şekilde tasarlanırlar.
1700 kmde ilk kaza icin cok ic acici goruntuler degil bunlar. 2001de ben yerlerde surunurken yanima gelirlerdi. Yeni misin derlerdi. Evet derdim. Iyi iyi, bu ara boyle dus ilerde cc buyuttugunde dusme sakin ha dedilerdi.
Son iki yilda hayatimda hic kirigim yokken 35 yasima kadar kirmadigim kemikleri kirdim.
Ders aldiysan ne ala baba.
Çok geçmiş olsun. Bu da bir tecrübedir, şevkinizi kırmayınız. Eldiven tercihinde ben de five kullanıyorum ama özellikle avuç içi korumalı modelini seçtim ve ilk kazamda beni çok iyi korumuştu. Siz de öyle yapabilirsiniz. Eğitim alıp, ekipmanlarınızı yenileyip devam etmelisiniz. Tekeriniz düz bassın.![]()
Her yazılana böyle atarlanabliyorsan, evet hiç kaza yapmayacağını da zannedebilirmişsin şimdi anladım, benim hatam kusura bakma.
Sevgili kardeşim,
Oturup uzun uzun kaza analizi yapıp ,eksiklerini ve hatalarını yazmayı düşündüm. Ancak cevaplama tarzına baktığımda öncelikle değişmesi gerekenin sürüşün değil bakış açının olması gerektiğini farkettim. Sosyal medyadaki "motorcular hep haklıdır , araç sürücüleri bizi avlamaya çalışan katillerdir" gazı ile motor kullanmaya devam edersen bu kazalardan bolca yaşayacaksın. Öncelikle bu psikolojiden kurtulup kendi eksiklerini gidermeni öneririm.
Sevgilerimle
Her yazılana atarlanmıyorum, iyi niyetle yaptığım bir paylaşımda beni marka karalayıcısı olarak lanse etmene sinirlendim ki rox dışında her ekipmandan memnun kaldığımı ama kendimce yaşadığım problemleri belirttim. Burada atarlanan sensin açıkçası. Kaskın, montun vs bedeninin küçük mü büyük mü olduğu hakkında bilgin yokken gereksiz bir laf sokma çabası içine giren de sendin hocam... Yoksa senden önce hatalarımı madde madde yazan, şu şu kuralları ihlal etmişsin diyene eyvallah deyip geçtim, memnun kaldım hatalarımı öğrendiğime... Ama senin amacını o yönde değerlendiremedim kusura bakma. Hala kaza yapmayacağını düşünmen normal falan diyebiliyorsun mesela.Neyse...
Öndeki motorcuyla aramıza girmeye çalışmaları engel olmamızı veya diğer sürücülere kızmamızı gerektirecek bir şey değil. Detaylıca bir anlatım ve örnek için (bkz: https://zafercemotosiklet.wordpress.com/2017/05/22/ondeki-motorcuyu-korumak/). Forumda da şöyle bir başlıkta benzeri bir kaza ele alınmıştı.
Arkamızdaki sürücüler neden bizi geçmek ister? Çünkü biz o yolda gidilebileceğinden yavaş gidiyoruzdur. Yani ya hızlanacağız, ya da yol vereceğiz. (bkz: https://zafercemotosiklet.wordpress.com/2017/05/22/88-89/).
Bakış açısı olarak kazalarımızı sürekli başka sürücülerin davranışına bağlamak aynı kazayı tekrar yapmamıza yol açacaktır çünkü diğer sürücülerin davranışları değişmeyecek, bizim kontrolümüzde değil. Ama bizim sürüş biçimimiz bizim elimizde. Onda bir şeyleri değiştirebilmek ve benzer bir durumda tekrar düşmemek için "Neden bu kaza oldu?" sorusunun bizim sürüşümüze ilişkin ve doğru cevabını bulmak lazım. (bkz: https://zafercemotosiklet.wordpress.com/2017/05/20/bakis-acisi/).
Dostum büyük geçmiş olsun. Ekipmanlar bence görevlerini yapmış. Zira belli bir süratin üzerinde motosiklet kazasından "sıfır zararla" çıkmak pek olası bir durum değil. Kemikler sağlam, iç organlar sağlam, hayati tehlike yok, uzuv kaybı yok. Bundan iyisi can sağlığı ki zaten öyle olmuş. Birkaç küçük sıyrık muhakkak başımıza gelir. Tam koruma da olsa bu böyle.