roast kavurmak diye biliyordum, haşlama da nereden çıktı?
Geçen hafta ehliyet kursunda ilk defa motora bindim. YBR üzerinde bir süre devriyaj gaz fren çalışıp düz yolu azar azar gittikten sonra yeterince öğrendiğime kanaat getirdiler, sınav parkuru gibi bir parkurda kukaların arasında turlamay başladım.
Gençken bisiklet sürerdim, bu da motor diye kazıklıyorlar ama bisiklet gibi bir şeymiş, tek farkı pedal çevirip yorulmak yok, gazı verince kendi gidiyor. Bisiklet gibi kıvrak, dönüşleri falan çok kolay aleti motor diye satan yamaha bizi mi kazıklıyor? Benim bundan 22 yıl önce o zamanlar euro yok iken 1500 alaman parası verdiğim bisikletten daha hafifti sanki.
YBR ile bir saate yakın parkurda turladıktan sonra artık daha büyüğüne geçmeme karar verildi, pulsar 200cc sanırım bir motora geçtim. Aaa motor böyle birşeymiş dedim. İlk birkaç turdan sonra onda da parkuru fıldır fıldır dönmeye başlayınca sen artık büyük motora geç dediler. Gösterdikleri motorda Yamaha MT7 yazıyordu sanırım, küheylan gibi bir şey, bu beni atar üzerinden falan diye tırsarken yağmur başladı. Neyse, sonraki haftaya kaldı mt7.
Yarın eğitimde MT7 ile turlayacağım. Akşama onun da haşlamasını yazarım buraya. Sınava da onunla girecekmişim.
Haa, ehliyeti A sınıfı alıyorum ama satın aldığım motor scooter. 125cc nmax alacaktım, onun bagajına laptop çantası sığmaz, hem 45km gidiş 45km dönüş yolunda arabalardan kaçamazsın almışken 250cc al dediler diye xmax 250 aldım, kırmızısı yoktu mecburen gri almış oldum. Henüz sürmeye başlamadım ama ehliyeti alıp eğitimleri tamamlayınca onun da haşlamasını yazarım bu başlığa.
Eyyy Yamaha, sen niye kırmızı xmax yapmıyorsun? Kırmızı olsun 10 kuruş fazla olsun beyaa diyen trakyalılar rahatsız.