Yanlış anlaşılmak istemem, ama R25 şehir içinde rahatsız edecek bir ss falan değil.
600RR kullandım arkadaşımın. Motorda oturuş pozisyonunuz gereği, keskin manevraları, mesela makas atma işini yapmak için belli bir sürati gerektiriyor. Yani motor hızlı giderken daha rahat, haliyle mesela trafiğin kuyruk olduğu bir kırmızı ışığın altında aradan geçerken, gittiğiniz doğrultu dar ise, bir aracın önündeki boşlukta manevra yapmak, solunda kaldığınız aracın sağına geçmek zor, çünkü araç o manevrayı yapmaya çok uygun değil yürüme hızında. Bunu herkes kabul edecektir. Gidonu çevirerek yapacağınız manevralarda zorlanıyorsunuz, kontra ile dönüş yapmak daha güvenli hissettiriyor sslerde.
Ancak bakın ss'lerde diyorum. Çünkü CBR250R yahut R25 ss değil. Buna bir örnek vereyim. Önceki motorum 200NS'ti, gidon yükseltme falan takılmadan, orjinal oturuş pozisyonu ile, CBR250'nin otutuş pozisyonlarının karakteri çok farklı değil. R25'de hakeza aynı. Motora yatmak için selenin en arkasına oturuyoruz. Önüne oturduğumuzda dik bir oturuş sergiliyor. Çok yoğun trafiklere de girdim CBR250 ile, Pulsarı aratmadı, çünkü dik oturuş icabında ayak koymayı kolaylaştırıyor, yine dik oturuş, gidonu daha rahat çevirme, dolayısı ile, duruyorken, veya yürüme hızında daha rahat manevra şansı tanıyor.
Dolayısı ile, R25'de rahatsız hissediyorsanız, oturuş pozisyonunuz ne kadar doğru, bir gözden geçirin derim. Duke gibi çok kıvrak, yahut inazuma gibi çok rahat bir naked ile kıyaslarsak, tabiki bariz karakter farklılıkları ortaya çıkacaktır. Ancak R25 ile MT25 arasında öyle astronomik bir fark yok.
Nakedin güzel yanı, biraz daha kıvrak olması. Oturuş pozisyonunun birkaç derece daha dik olması, topcase olanağı.
Ancak R25 ss değil. Grenaj giydirilmiş naked, CBR250'de hakeza öyle.