Merhaba.
Daha önce bir arkadaşımızın bahsettiği ve 5000km'den sonra bende de baş gösteren 7000 devir altında 4. ve 5. viteslerde çekiş problemi için nihayet bugün servise gidebildim, bilinen olay benim motor için de baş göstermiş anladığım ve garanti kapsamında "hava emme borusu burcu" denilen bir parça takılıp sorunu çözecekler. Bu daha önce başka arkadaşlarca konuşulmuştu, benim motor 5000 km bunu yapmadı, ama demek ki ne zaman yapacağı belli olmuyormuş, servisin kendi motorunda da 1700km sonra olmuş ve burcu takınca düzelmiş. Ben de garanti kağıdını ilettim ve parça gelince arayacaklar ve takılacak. Esasında benim motor için çokça sorun edilecek kadar bir durum yoktu, hatta işin garibi bugün servise giderken motor hiç çekiş sorunu yaşatmadı, dönüşte de öyle, hani dişi ağrıyan hastanın dişçiye gittiği anda ağrının kesilmesi gibi

Ama zaman zaman yapabiliyor olduğunu öğrendim servisten de. Bir diğer küçük sorunumsa son bir kaç seferdir, motor ilk kontak açıldığında göstergedeki saatin ayarının bozulmuş olmasıydı, yani normal saati değil de hep saat 1'i göstermesi gibi bir durum oluyordu ara sıra ve ben baştan ayarlıyordum, bi gün sonra yine başa dönebiliyordu. Onun da akü ile alakalı olduğunu ve parça değişirken bir 5 saat kadar aküyü yeniden şarj edeceklerini bundan sonra yine olursa garantiden aküyü de değişeceklerini söylediler. Ama başka arkadaşların bahsettiği gibi hata filan vermiyor gösterge sadece saat ayarı bozuluyor ara sıra.
Bir de servise gitmişken jikleyi sordum, hani hava soğuk benim motor yine de tek marşta çalışıyor jiklesiz, ki rölantiyi düşürmüştüm orjinal ayarına ona rağmen. Yanımda soğuk olan kendi motorunu da gösterdi usta ve o da jikleyi istemedi ve normal tek marş çalıştı. Jikle ile ısıtmak istersen bir süre gazı açık tut jikle hemen devreye girmez dedi usta. Gerçi onun da dediği gibi henüz jikle istemiyor alet demek ki epeyce soğuması gerekiyor havanın, yani jikle çalışmıyor gibi bir durum yok, sadece jikleyi açınca bir süre gaz vermeniz gerekiyor jikle devreye girene dek, bu durumu biraz cbf150'ye benzettim, ama onda hatırladığım elinizi gazdan hiç çekemiyordunuz, pulsar da jikle devreye girince gazı bırakabiliyorsunuz sadece bu hemen olmuyor, hemen bırakınca stop ediyor. Zaten hava 10 derece de olsa tek marşta jiklesiz çalışıyor alet daha ne isteyelim.
Bugün nihayet motora takmayı düşündüğüm son aparat olan ön rüzgar camını da taktırdım servise gidince, kışında işe gidip geleceğim için bir süredir fena dayak yiyordum rüzgardan, boyun fıtığı olmadan camı taktırayım dedim. Dönüş yolunda sürüşte epeyce konfor farkı yarattı açıkçası.
Aşağıya rüzgar camlı halinin iki fotosunu koyuyorum.
Diyeceğim şu ki, sorun ettiğimiz bazı şeyler garanti kapsamında hemen halledilebiliyor, bu sebeple kafanıza takılanları kısa sürede servisinize gidip çözüme kavuşturun derim, boşu boşuna strese gerek yok. Ben halen motorumdan çok memnunum, ön camla daha da konforlu oldu. Burç takıldıktan sonra vakit bulursam yine yazarım.
[/URL][/IMG]
[/URL][/IMG]
Kışın da yağışsız havalarda motosiklet kullanan biri olarak, konfor anlamında gidon yükseltme aparatı ve ön rüzgar camı benim işime yaradı doğrusu.
---------- Mesajlar birleştirildi - 13:44 ---------- bir önceki mesaj zamanı 13:19 ----------
Açıkçası bu hava emme borusu plastik burcu takılması gerekliliği ve akü kaynaklı göstergede oluşan hata v.s. gibi şeylerin ikisini Pulsar NS 150 için 2 önemsiz ve garantiden halledilebilen sorunlar olarak belirtebiliriz sanırım. Bana göre bunlar çokça abartılacak ve kişisel olarak beni motorumdan soğutacak türden şeyler değiller. Daha önceki motorlarımda da benzeri ya da farklı küçük tefek karın ağrıları olmuştu zira.
YAKIT VERİSİ:
Bu arada şunu da ekleyeyim, benim motorum son depomla sürekli TEM'de yüksek süratleri de görererek (rüzgarı, soğuk havayı da düşünürsek) kullandığım halde son deposuyla yine yedeğe düşene dek 320 km yol yaptı. Daha önce de yazmıştım 5900km'dir daha 300km altında hiç yedeğe düşmedim ki bu son yazdığım 320 km benim en az giden depomdur. Hızlı kullanılmadığında 340 - 350km den aşağı gitmedi hiç.
---------- Mesajlar birleştirildi - 14:36 ---------- bir önceki mesaj zamanı 13:44 ----------
Bu arada motorun orjinal lastiklerini de 15 gün kadar önce değiştim, hemen herkes gibi ben de Michelin Pilot Street taktırdım. Ve yol tutuş gerçekten iyileşti, her zaman girdiğim virajlara daha yüksek süratlerde girebiliyorum. Ön lastik ebatları sorunu vardı biliyorusunuz, arka ölçüsü orjinal, ön ise yine daha önce takan arkadaşların yaptığı gibi sadece yanak olarak 1 ölçü küçüldü, lastiğin tabanı yine aynı.
Yani orjinal ölçüler
ön:80/100/17 iken şimdi 80/90/17 oldu.
arka ise orjinal ölçü: 110/80/17 takıldı yine.
Ön lastiğin sadece 0.5 cm'den kadar bir alçalması söz konusu hepsi bu, sürüşte ise bu ölçü gidonu daha da hafifletip rahatlattığı için sürüş dinamiklerinizi kötü etkilemesi gibi bir şey söz konusu değil. Hani ön lastiğe orjinal ölçü bulamıyoruz diyenler için, hayıflanmayın derim, bu ölçü de uyuyor.
Motorun rüzgardaki havada gidiyormuş hissi neredeyse tamamen yok oldu diyebilirim. Bugün servis dönüşü -af buyrun- hıyarın biri aniden ana yola çıktı doblosuyla ve ani fren yapmak durumunda kaldım ve motor gayet stabil şekilde durdu, ayağımı bile yere koymadan hıyara saydırıp, gazı tekrar açtım. Haa bu asla İkarus sendromuna sebep olmamalı, lastik taktık diye motorumuz uçağa ya da F1 aracına dönüşmüyor, üstünde yine bin türlü hata yapabilen etten kemikten biz varız neticede. İşin özeti, lastikleri kaliteli hamurlu lastiklerle değişmek sürüşte de kalite getiriyor ama bu bizi ekstradan süpermen yapmıyor gaza gelmemek lazım lastik takıldı diye.
Hazır bugün buraya yazmışken aklıma gelince bunu da yazayım dedim.