Kaza ve Sonrası Süreç

Katılım
25 Şub 2015
Mesajlar
199
Merhaba, olayı şöyle anlatayım. bir tanıdığımın sorması üzerine olayı buraya danışmaya karar verdim.

Kasım 2015 tarihinde TEM Bağcılar yolunda akşam vakti, emniyet şeridinde durmuş bir arabaya motorla arka köşeden çarpmış. Motordaki iki kişi hastaneye kaldırılıyor. Bir kaç kırık ile kurtuldular. Kaza tutanağında %50 karşıya %50 motora kusur veriliyor. Emniyette duran araç gerekli önlemleri vs almadığından. Hastanede verilen tutanakta karşı taraftan şikayetçi olunuyor. Alınan kan numunesinde motor sürücüsü 0,38 alkollü çıkıyor. Yanılmıyorsam motorda limit 0,20. Olay bundan ibaret şimdilik. Tabi motor kazadan sonra kazalı şekilde satılıyor.

Aradan 6 ay geçmesine rağmen, arabada plakadan sorgulandığında kaza hakkında sigorta hakkında birşey çıkmıyor. Bu ne demek acaba? karşı taraf sigortayı karıştırmadan mı tamir ettirmiş olabilir? Hiç bir şekilde bir sorgu çıkmıyor. Ayrıca motor sürücüsüne ne trafik cezası ne ehliyete el konma gibi birşey de uygulanmadı.

Karşı tarafta şikayetçi olmuş, 5 ay sonra mahkeme varmış. Motor sürücüsü olan arkadaş kırık yüzünden ayağı kafeste. Bu süreçte işe gidemediğinden maddi kaybıda var.

Bilen arkadaşlar varsa yardımcı olabilir mi?
 
Katılım
16 Eki 2015
Mesajlar
3,240
Motosikleti
Çükü Olanın Dükü Olur.
... Yanılmıyorsam motorda limit 0,20.

Ülkemizde ticari araç sürücüleri ve kamu hizmetinde çalışan sürücülerin alkollü olarak trafiğe çıkmaları tümüyle yasaklanmış,

diğer sürücüler içinse yasal sınır olarak bir litre kanda yarım gram alkole eşit olan, 0.50 Promil belirlenmiştir.

Bu halk arasında yanlış bir biçimde "yüzde elli alkollü olmak" diye ifade edilmekte, hatta bunun mümkün olduğu sanılmaktadır. Bu tümüyle yanlış bir bilgidir. Bu yanlışlık genellikle promil değerinin nasıl hesaplandığının iyi bilinmemesinden kaynaklanmaktadır.
Promil hesabında alkolün ağırlığı, kanın ise hacmi dikkate alınarak bir orantı kurulur. Örneğin 0.50 promil 100 mililitre kanda 50 miligram alkol bulunduğunu gösterir ve buradan gidilerek, 50:100=0.50 promil kabul edilir. Ağırlığı hacme oranlamak matematiksel olarak çok mantıklı değilse de, karmaşık ve çok küçük sayılarla uğraşmak zorunda bırakmadığı için tercih edilen bir ifade biçimidir. Eğer hacim oranları dikkate alınacak olursa, 0.50 promilin gerçekte kanda %0.025 oranında alkole eşit olduğu (on binde 2.5 !) görülür. İnsan vücudu yüzde elli alkol oranı bir yana, %0.5 oranında alkole bile (binde 5 ya da bir litre kanda 4 gram alkol bulunması) tolerans göstermekte çok zorlanır, hatta bu düzeydeki kan-alkol oranı pek çok kişide ölüme yol açar.

Kaynak : www.trafik.gov.tr
 
Katılım
26 Ağu 2015
Mesajlar
507
öncelikle arkadaş ayakta tedavi olmadığından sigorta kurumu işe gidemediği her gün için ücretinin ödemesini yapacak.araç sorgusuna gelecek olursak üç ihtimal var.

1-aradan geçen süre içinde araç sorgusunda herhangi bir kaydın çıkması bazen uzun sürebiliyor bu mümkün.malum resmi illerin işleyiş mantığı

2-eğer expertte ya da sigorta kurumunda tanıdığı biri varsa hasar kaydını plaka üzerine yazmamış olabilir.araç şase numarası yanınızda var ise ya da temin edebilirseniz,en sağlıklı sonuç araç şase no'su üzerinden yapmanızdır.

3-(en mantıklı seçenek)araca hasar kaydı işlemesin diye(bizim türk milleti aracta hasar kaydı yoksa çok güzel kekleniyor malum)kendi cebinden yaptırmıştır.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Üst