malum partiden önce, sanki devletin masrafı 0'ın karesiydi, makam arabaları murat 131 di, doğu güllük gülüstanlıktı, dövlöt boze bahmiyir diyenler yoktu, daha 2x2 yi bilmez ama lölölöllö ayrılık isteriz biz özgürlük isteriz bizz diyenler yoktu dimi. hepsi malum parti zamanında oldu sanki. tey allam ya.
Bana giren vergiler neden çarçur ediliyor diyeceğine
bu kadar lükse şatafata lüzum var mı diyeceğine
hırsızlığın hesabı neden sorulmuyor diyeceğine
dünyada gıda fiyatları dip yapmışken bizde neden bu kadar pahalı diyeceğine
cumhuriyetin o yokluk zamanında var ettiği Tüpraş. TürkTelekom, Erdemir, Petkim, şeker fabrikaları, limanlar vb satıldı, toki ve yoldan başka ne yapıldı diyeceğine
Petrol 140 dolardan 33 dolara düşmüş neden bizde hala bu fiyat vb. vb. vb. diyeceğine
makam arabasında, sarayda itibar arayan insanlar. Biz işte bu insanlar yüzünden, sorgulamayan, yukarıda hamuduyla götürürken şükür öğretilen, hakkı yenirken yiyeni savunan insanlar yüzünden bu haldeyiz. Sonra aynı insanlar burada motor fiyatları niye böyle diye yada trafik sigortası başlığında, köprü ücreti zammı başlıkında vb.. ağlıyorlar.
Neden çok pahalı makam arabalarımız yoktu çünkü o zamanlar bu arabalar alınamadığı için değil şimdi olduğu gibi dünyanın güldüğü bir görmemişlik ve görgüsüzlük yerine bir devlet kültürü olmasından dolayıydı.
Bu mantıkla,
Brunei sultanı dünyanın en itibarlı adamı demek sana göre. Çünkü garajında bir servet yatıyor.
Ayrıca "gavurun" yaptığı arabayla kime itibar satıyorsunuz. El ipiyle! gerdeğe mi giriyorsunuz?
İtibar halkının alım gücüyle, mutluluğuyla, özgürlüğüyle, pasaportunun gücüyle olur.
Buna göre itibarımızın büyüklüğünü değerlendirebilirsiniz sanıyorum.
Dış siyasette her tükürdüğünü yalayan ülkeye kimse itibar etmez.
Anca içerideki dar görüşlü beyinlere bu masalları anlatırsınız.
Doğu demişken;
O doğuya iyi bak bu kafalar başta olursa muhtemelen birkaç yıl sonra oraya vizeyle gireceksin.