ne çok korkacaksın nede kendine çok öz güvenin olucak , Kazaların çoğunluğu öz güven ile yapılan kazalardır iki arada bi derede kalmak lazım yani sürekli tetikte olacağız uyanık olacağız defansif süreceğiz
Her bir sürüş ardından (-ki çalıştığım için motora max iki saat binebildim, geriye kalan 10-15 dakikalık sürüşler oldu), kendimi daha kontrollu ve daha az korkusuz hissediyorum. Korkumun en temel sebebinin tecrübesizlik olduğunu algılıyorum artık. Fakat, aniden bir araba çıktı diyelim, ya da adam park halindeyken geri geri gelirken (yol tek şerit) beni göremedi (hemen de yaşadım bunları) o an napacağımı şaşırıyorum (araba geri geri gelirken, içimdeki korku dur dedi, fakat korkuyu dinleseydim, araca o kadar yakındım ki asla zamanında duramazdım- ben ise gaza abanıp aracı, araç üstüme gelemeden geçtim, -ki bu oto kararı nasıl verdim bilmiyorum, geçtiğim alan dar idi, oradan geçebileceğimi beynim nasıl hesaplamış ki! Belki de korkudan dondum ve kaldım, durmak varken gaza abanmışta olabilirim bak bunu ben bile bilmiyorum

- fakat o anda durmayı tercih etseydim arabanın poposuna vuracağımı, ya da durmaya çalışırken tekeri kaydırıp yana düşeceğimi algılamıştım ) Umarım bu tür tedirginliklerim de sadece acemiliktendir

---------- Mesajlar birleştirildi - 09:23 ---------- bir önceki mesaj zamanı 09:15 ----------
Öncelikle şunu söylemem gerekir ki, korkunun cinsiyeti olmaz, insani bir duygudur.
Motosiklet sürüşünde bir noktaya kadar tedirginlik faydalıdır da, ama bunu takıntı haline getirmek hem sürüş kalitesini hem de sürüşten keyif almayı etkiler.
Kullandığınız motor yapısı ve gücü gereği çevre yollarında ve hızlı trafikte defansif sürüş yapmayı gerektirir.
İki önerim var ;
1- OMM yayını olan Motosiklet Yol Sanatı kitabını okuyup, gözlemleme ile ilgili bilgi edinin,
2-Kendi motorunuzla bir eğitim alın. Böylece hem motorun hem de kendinizin limitlerini, tehlike anında yapabileceklerinizi keşfedin, bu size güven kazandırır.
Keyifli sürüşler...
Her bir sürüş ardından bu korku büyük nebzelerle azalıp, yerini keyfe bırakmaya başlıyor

Lâkin keşke gökten şimşek inse de hemen öğrensem, bu öğrenme süreci beni o kadar sıkıyor ki
1- Kitabi araştırdım, bir iletişim mail adresi verilmiş, bu kitabı elde etmek için oraya mail attım. Cevap bekliyorum, başka yöntemi var mıdır? google da, bu kitaba nasıl ulaşabileceğimi araştırdım, pek pratik bir bilgi göremedim.
2- Şu an paralı bir eğitime katılmam söz konusu değil. Sağolsun motor beni fazlasıyla eksiye düşürdü , motorun kendisi, koruma ekipmanları, devir giderleri falan filan... Kendi kendime sıkıcı bir eğitim almaya çalışıyorum, ya da bir arkadaşla arada bir ikili sürüşe çıkıyoruz. Başka ne yapabilirim bilmiyorum :/
---------- Mesajlar birleştirildi - 09:35 ---------- bir önceki mesaj zamanı 09:23 ----------
Yahu iyi de bu durumda sen de trafiğe çıkmamalısın. Trafiğe çıkmadan nasıl tecrübe edinecek? Dağda bayırda boş yolda trafik tecrübesi edinilebilir mi? Erkek olunca binsin bi halt olmaz, bayan olunca hemen toplu taşıma.
Ceyda hanım, korku iyidir. Bizim kültürümüzde bazen cesaret ile aptallık, korku ile tedbir karıştırılıyor. Zamanla alışacaksınız, atlatacaksınız. Bütün mesele, bu süreçte daha dikkatli olmaya özen gösterin, kurallara uyun. Haklı ama yaralı olmaktansa çekilin kenara gitsinler. Bir de, bizim kültürümüzde bayanlar araba bile sürmemeli mantığı varken, motorunuz, ekipmanlarınız falan bayan sürücü olduğunuzu özellikle belli edecek renklerde olmasın mümkünse.
Kazasız sürüşler.
İzmir'de yaşıyorum,o tür bir mantalite NEYSEKİ bu şehirde pek nadir bulunan bir olgu. Özellikle benim yaşadığım semtte neredeyse hiç yok. Bayan olduğum için ilk etaplarda çok tedirgindim, ama bir kaç sürüşten sonra gördüm ki, bayan olduğumu gizlemek yerine, cinsiyetimi gururla taşımak daha mantıklı imiş. Zira bayan sürücüler gördüğümde o kadar hoşuma gidiyor ki

Onların varlığı beni bu motora daha çok teşvik ediyor, benim acemi de olsa varlığımda başkalarını teşvik edebilir... Hem, tamam kabul ufacık bir scooter benim ki ama yine de motoru kullandığım sırada, tanımasam da insanların taktirine maruz kalabiliyorum ve açıkçası bu hoşuma gidiyor. Birde yol veriyorlar (belki bayan olduğum için, belki de acemi olduğumu anladıklarından o kadarını bilemiyorum

)
---------- Mesajlar birleştirildi - 09:41 ---------- bir önceki mesaj zamanı 09:35 ----------
korku ve tedirginlik iyidir dikkatli olmanı sağlar ama bir yerden sonra panik atağa çevirir ölçüyü iyi bilmen gerekir. bacım şunu bil motosiklet kesinlikle güvenli değil ve eğer düşmektense korkun kesinlikle düşeceksin bunu kabullen. profesyonel değilim belki ama çocukluğumdan beri motosiklet kullanırım. birçok kez ölümden döndüm korkuyor muyum? korkuyorum ama bunu kendime artı olarak kullanıyorum. kazaya mahal verecek herhangi bir durumda ilk geri adım atan oluyorum sol şeride pek yanaşmıyorum yol ayrımlarında araç olsun olmasın 3 4 kez kornaya basıyorum ve yavaşlıyorum. bütün bunları bana korku yaptırıyor ki birde hanımla berabersek x2 oluyor çünkü trafikte motosiklete saygı yok. o engelli kalan abimizin yazısını bende okudum yorum yazamadım.
tüm bunlara rağmen 3 saat sonra motosikletle kısa bir işim olacak içim heyecanlanıyor. eğer tüm bu korkularına saygısızlıklara başka insanların başına gelmiş olaylara rağmen korkarak bile olsa binerken heyecanlanmıyorsan bence kesinlikle bırak çünkü korkun seni felakete sürükler.
Amaçsızca motora binince çok sıkılıyorum, o yüzden binmiyorum. Ama mesela arkadaşım çağırıyor, gel hadi oturalım diyor, işten gelmişim yorgunum filan, normalde "hayır, dinlenmek istiyorum" diyecekken, aklıma bahçede duran motor geliyor, hemen atlıyorum motorun üstüne gidiyorum, otururken de hadi şu sohbet bitsin de eve motorumla gideyim diye heyecanlanıyorum. Motora binmek için kendime hep iş çıkarıyorum, hiç markete bu kadar çok gitmemiştim mesela, poşetleri alıp motora yüklemek ve gazlayıp gitmek hoşuma gidiyor. Yani amaçsızca sürdüğümde ne kadar çok sıkılıyorsam, amacım olduğu zamanda o derece keyif alıyorum, içim kıpır kıpır... Ay şimdi keşke evde olsam valla amaç niyet dinlemeden bineceğim üzerine... :queen:
---------- Mesajlar birleştirildi - 09:59 ---------- bir önceki mesaj zamanı 09:41 ----------
Bi şekilde trafikle yüzleşilecek, ancak today işleri daha zor hale getirebilir, güç gereken durumlar illaki olucak, bunun en taban gereksinimi 125 cc.
her gün yolda olmak motosikleti sürüşten çok etrafı çözümleme kabiliyeti katıyor, ilk etapta gereken bu zaten, mevcut kazalara bakınca zaten görülen bişey, araçların sağından, tam ortasından, kör noktasından gitmek risk, motoru çok iyi kullanabilsen bile kurtaramayacağın durumda bulabilirsin kendini,
eğitimlerde ilk gösterilen şeyde bu zaten, yolu okumak, takip mesafesi, güvenli sürüşe dair diğer detaylar vs.
çok fazla kaza haberi okuyoruz bu bir korkudan ziyade ders çıkarma niteliğinde değerlenmeli, ben mesela hemen merak ettiğim şey genelde kaza sebebini araştırmak, aşırı güvenli sürüşten yana olmadım hiç, özellikle kurallı ve nizami gittiğim yollarda tehlike yaşadım, bi zmn sonra kendi sürüş tekniğini geliştirip o şekilde yol alacaksın zaten, ama today ile değil
yapman gereken şehir içinde seni sıkıştırmalarına fırsat vermeden akıcı bi şekilde ilerlemek, aynalar, omuz üstü bakışı, kararlılık gibi özellikleri geliştirmek. tedirgin görünmemelisin, olumsuz düşündüğün her saniye felakete yaklaşırsın, şunu okumanı hatta izlemeni öneririm.
Keith Code'un Bileği Bükmek adlı kitabı pdf hali de vardır internette, videosu da var.
http://motosiklettv.web.tv/video/twist-of-the-wrist-ii-turkce-alt-yazili-bilegin-dansi__e3qvzufhevq
hepimiz için gerekli bu kaynak.
Ayy1 izleyemedim çok uzun, evde izlim ben bunu
