şu forumdaki fakirler çok ilginç.
ara ara belediye otobüsüne biniyorum, ağzına kadar dolmuş otobüs, kapıdakiler içeridekilere sinirleniyor ve "ilerlesenize" diye bağırıyorlar. o an bir gülme geliyor, orada otobüse binmek için "insanlığını" unutan adamlar gibi neye sitem edeceklerini şaşıranları görünce. yani "belediye daha fazla otobüs koysun biz de insan gibi binelim" demek yerine "sıkışsanıza" diye sitem ediyorlar. burada dadevlete, hükümete giydirmek yerine yamahaya sitem edenler aynı kafada.
her ne kadar markalar ve buradaki dağıtıcıları euro ile iş yapsa da diğer bütün parametreler dolara bağlıdır. örneğin lojistik vb. bu başka bir konu ama dolar yükselirken yani ithalatçı firmaların yaptığı masraf artarken fiyatların aynı kalması beklenemez. buna şikayet edilecekse yamaha'ya kawasaki'ye değil, ekonomisini, özelleştirme ve inşaat sektörüne bağlayıp balon bir ekonomi geliştiren hükümete edilmeli. ya da bu da yapılmıyorsa en azından ötv'ye karşı çıkılmalıdır. şimdi "devlet vergi almasın mı" diyecekler olabilir. alsın elbette, ama soygun yapmasın. 14.500 bin tlik motorun 3bin lira veya belki daha fazlası vergi. hani harika yollarımız ne bileyim, harika hizmetler yapılıyor olsa eyvallah.
belki biri çıkıp da der ki firmaların hiç mi suçu yok? yok. neden mi? piyasa belli, satışları kısıtlayan herhangi bir regülasyon yok. yani yamaha çıkıp r25i 25binliradan satıyoruz derse, kimse çıkıp napıyorsunuz birader diyemez. çünkü ülkemiz -maalesef şirketleri koruyup- vatandaşı öpen bir ülke.
tepki önemli ama doğru yere yapılırsa.