İyi diklerde bulunan herkese teker teker teşekkür ediyorum. Acemi bir motorcuyum, bende motosikletim de yeni, bir birimize alışıp bir birimizi tanıdıktan sonra gerek fotoğraf gerek video olarak ayrıntılı bir inceleme yapacağım arkadaşlar.
Gelelim bu 10 yılda neler olduğuna? Kendime bir sıcak çikolata hazırlayıp hemen geliyorum

---------- Mesajlar birleştirildi - 20:38 ---------- bir önceki mesaj zamanı 19:11 ----------
Sene 2004
Lise yıllarını yaşıyan standart silik bir öğrenciyim. Adana da gazipaşa caddesinde arkadaşlarla gezerken bir tanane ferrari ile hız motorunu aynı anda gördük. Arkadaşların ferrariye ağzını ayırarak bakarken, benim motorcuya ağzımı ayırarak baktığımı farketmem ile başladı bu iki tekerlekli aletlere olan ilgim. Daha internet yeni yeni yaygınlaşıyor o zamanlar, internette ara ara araştırmaya başladım bu aletleri. Hatta motordelisi.com adresine 2005 te üye olmuştum. Baya bir yakından takip etmiştim o siteyi. Ama bu motosiklet.net nasıl gözümden kaçmış orasını bilmiyorum açıkçası.
Her neyse bu motosiklet özellikle 600 cc lik racingler gerek sesi gerek görüntüsü ile beni benden almaya başladı. Kız erkek farketmeden yer yerde konuyu motosikletlere getirip milletin kafasını şişiriyorum artık. Okul bitti bir kaç sene dershane falan derken sonra memuriyetliği kazanıp 2009 da iş hayatıma başladım. Motosiklet yine aklımda, fıstık yeşili Kawasaki Ninja ZX6r ile yatıp onla kalkıyorum. Artık maddi yönden de özgürlüğümü kazanınca bu hayalim daha bir gerçekleşmeye yaklaştı.
Cahillik ya, forumlarda bas bas bağırıyorlar ufak cc makine ile başlayın diye. ama bende diyorum ben kendime hakim olurum. Direk alırım 600cc lik ninjayı yürürüm ordan. Neyse ben krediyi falan da ayarladım alacam motoru ama o da ney. Evimin çok yakını olan İstanbul Bahçelievler mevkisinde bir motosikletli kaza yapıp kafası koptuğu haberi tv de çıktı. Artçısı olan sevgiliside olay yerinde ölmüş. Zaten o motor delisine yazın girdiğimde her hafta 1 kişinin öldüğüne dair konu açıyorlardı. Yakın çevremden de ölenlerin haberini alınca. Ve yine motordelisinden tanıdığım bir arkadaş kaza yapıp ta bacağı kesilme tehlikesi ile karşı karşıya kalıp son anda kurtulunca ben korktum...
Gittim daha sonra pert kayıtlı olduğunu öğrendiğim, beni mahkemelerde süründüren, halende kurtulamadığım bir arabayı aldım ikinci el olarak.
Motoru alamadım, aldığım arabanın da zevkini çıkaramadım. Böyle bir karamsarlık mutsuzluk. Motosiklet arada bir aklıma geliyor, yolda falan görüyorum duyuyorum seslerini içim gidiyor yine. Ama alma fikri aklımda yok artık.
İnternette gezdiğim bir sırada yine Honda nın güvenli sürüş eğitimini gördüm. 2 gün sürüyor her şey onlardan. Gidim bari ne olur ne olmaz motor sürmesini öğreneyim dedim. En azından bom boş geçen hafta sonunu farklı bir şekilde değerlendirmiş olurum dedim. Ekşiden falan forumlardan araştırdım şikayetçi olanda yok. İş yerinden samimi olduğum bir arkadaşımında kanına girip Honda güvenli sürüş eğitimine gittik.
Honda CBF 150 ile 2 gün içinde tapa gaz açıp, panik fren yapıp kukaların arasına dalıp bir sağ bir sol yatmaya başlayınca bu alet ne kadar da zevkliymiş dedim. Bu eğitimden önceki tek motosiklet tecrübem, çocukken amcamın 50 cc lik peugeot 103 mobileti ile dayımın 250cc lik çinli cruiser motoru ile boş arizede tur atmaktı. Ama eğitimde ciddi ciddi motosiklet kullanmayı öğrenince çok keyif aldık. Ama kursun sonunda CBF 1000 binip, tur atınca olay daha farklı bir boyuta taşındı.
27 yaşındaydım, ve bugüne kadar yapmış olduğum hiç bir şey ama hiç bir şey CBF 1000 kadar heyecanlandırmadı. Motordan inen herkeste hemen hemen aynı şaşkın ve heyecanlı ifade vardı. O zaman kaza yapıp, aylarca yattıktan sonra insanlar nasıl motora tekrardan binebildiğini anladım.
Kurs bitti ben ve arakdaşım menmun bir şekilde monoton haytımıza geri döndük. Sonra ben ara ara honda bayisinde uğramaya başladım. CBR 250 yi gözüme kestirmiştim. Yeni kasası oldukça şıktı ( bu arada özellikle altın elbiseli adamın videolarını izleyince büyük cc ile başlamayı tamamen kafamdan çıkarmıştım) Her nesye ben böyle sınırdayım, aldım alacağım. Bir sabah tamam lan alıyorum dedim gittim Şirinevler Honda ya. O da ne kırmızı CBR 250 yi satmışlar. Ben döndüm eve bunda da bir hayır vardır dedim. Ve bu forumda Türkiyeye gelmez denilen Kawasaki Ninja 250 SL nin bayilerde satıldığını öğrendim. Hemen Kawasaki web sitesine girip iş yerime en yakın olan bayiyi arayıp sordum. Motor yarın gelecek bizde ilk defa göreceğiz dedi. Tamam dedim bende gelip bakacağım. Ertesi gün gittim bayiye gördüm ve ilk görüşte aşık oldum...
Ben bunu alıyorum dedim. Ve aldım. Daha sonra gidip kask mont falan ekipmanları aldım. 10 yıllık bir hayalim de böyle gerçekleşmiş oldu. Halen içimde bir korku var, otomobil kullanan bir insanda olduğum için trafikteki beyinsizleri biliyorum. Elimden geldiği kadar dikkatli olmaya çalışacağım.
Buyrun aşağıya Kawasakime aldığım ilk benzin fotoğrafı. Biraz alalacele oldu heyecandan.
Zaman ayırıp okuduğunuz için Teşekkür ederim.
Saygılarımla Selçuk.