-Ankaraya çıkartma olmalı dediğiniz vakit ilk siz yürümelisiniz, bu imkan ve mesafeyle değil samimiyetle, yürekle ilgili bir konu...
-Hırsıza, ehliyetsize, kemer takmayana ceza zulümdür demek hangi akılla açıklanabilir?
-Kazalarda en büyük pay maalesef hala alkol kullanımıdır. Bu insanların, daha geniş bakılırsa kazalara sebep olan insanların eğitimsiz olmaları değildir mesele. İstatistiklere bir bakın göreceksiniz...
-Sorunların sadece eğitimle çözüldüğü, cezaların zulüm kabul edilerek ortadan kaldırıldığı bir ülke gösterebilir misiniz? Elbette ceza caydırıcı olmalıdır, beraberinde eğitim de olmalıdır. Ama asıl mesele ahlaklı insan yetiştirmektir. Yoksa kurallar ne kadar güzel uygulanıyor diye örnek gösterdiğimiz avrupa ülkelerinden ülkemize gelenlerin burada kurallara uymamaları, esnafa borç takmaları vs. onları orada eğitimli burada eğitimsiz yapmaz, ahlaken eksik yapar. Avrupada cezalar daha caydırıcıdır, bunun bilindiğini varsayıyorum. Elbette eğitimi aksatmayan, ahlakı temel alan bir anlayışa sahip olmalı toplum ve yöneticiler.
Ehliyet sahibi olma sürecindeki aksaklıklar bizi hiçbir zaman ehliyetsizliğe yazılan cezaya zulüm deme noktasına götürmemeli. Ben kırmızı ışıkta duruyorsam durmayan da kazaya sebebiyet veriyorsa ona en ağır cezalar verilmeli, buna karşı çıkmak asıl kaos düzenini istemektir. Doğru kelimeler, milletin selameti değil, kamu yararıdır. Ahlaklı kural koyucular, ve hakkaniyetle hareket eden uygulayıcılara ne zaman öyle bir toplum olursak o zaman kavuşacağımızı ümit ediyorum. Hatta bu, trafikte bizi neden sıkıştırdığını anlayamadığımız canavarları bile ortadan kaldıracaktır.
Tekeriniz düz bassın, kalın sağlıcakla...
değerli bikr,
ankaraya yürümeli diyen bir arkadaştı, ben de buna cevaben söyledim,
ikincisi, hırsıza ceza zulümdür demedim, lütfen sözlerimi doğru algılayınız..
bir araç sürmek kullanmak için bir sürü cezalar getirilmesi zulümdür dedim..
hem insanların yaptıkları kanunlar ilahi kanunlar değiller herhalde..
sonra eğitim dedim.. eğitim öğrenmek değildir, öğretim de değildir,, eğitim başka öğretim başkadır..
insanlar eğitilmeli ama maalesef eğitmenler şimdilik yoktur memlekette de dünyada da.. kendini eğitimci sananları onları eğitimci kabul etmiyorum ne yazık ki..
eğitim, öğrenilmesi gereken şeylerin yaşam biçimine sokulması demektir ya da bilince dönüştürülmesi demektir.. bilgilenmek de ayrı bilinçlenmek de ayrı..
geri sayılan ülkelerin çoğunda ışıklama sistemi yoktur, buna rağmen herkes rahatlıkla trafiğe çıkabiliyor.. demek ki ışıklama olmazsa olmaz değildir..
sonra bu dönen işler çarpık dünya sisteminin genel olarak dayatmalarıdır..
bu konulara girmek istemem ama kısaca bir iki cümle ile vurgulamak gerekirse, dünyadaki tüm teknolojik ürünlerin yüzde sekseni dünyada egemen bozuk güçlerin ürünleridir,, geride kalan yüzde yirmilik ürünler firmalar falan da onların ortaklarıdırlar.. alman marka, amerikan marka, ya da ingiliz şu bu marka dediğimiz markalar aynı güçlerin egemenliğinde maalesef.. akla sığmasa da öyledir.. bunlar kendi ürünlerini satarak, milletleri kendilerine bağımlı yaparak kontrol etmeye çalışırlar,,dünya yüzyıldan fazladır böyle yönlendiriliyor..
mesela bir türk markalı araç olmadı bugüne kadar,, bi aralar bir proje oluştu onu da zamanın siyasileri hemen askıya aldılar.. çünkü herşey egemen güçlerin kontrolündeydi.. tabi bugün biraz yavaş yavaş yapı değişiyor gibi..
demek istediğim, bizim bugün eğitim zannettiğimiz egemen güçlerin verdiği kırıntılardır sadece.. mesela tıp üzerinde müthiş bir komplo var, kesip doğramaya dayalı bir eğitim.. doktorlar bunu bilmez, bir diploma alarak kendini doktor zanneder ama öyle değildir.. mesela ürünler üzerinde egemen güçlerin kontrolü vardır.. en temel gıdaların hepsi bozuk ya da genetiği değiştirilmiş durumda..
bunlar konu ile alakası yok gibi görülse de maalesef öyledir..
daha temas etme gereğini duymadığım bir sürü şey..
şimdi şahsım olarak mevcut tüm dünyadaki yapılanmayı sömürü olarak görüyorum,,
türkiyede uygulanan trafik yasaları araç sigortalama da dahil saçmalık ve sömürü olarak görüyorumm..
ticari araçlardan vergi alınabilir, ama ticari olmayandan da alınıyor..
ve sigorta şirketleri..
kim bu sigorta şirketleri?
güvenliğimi neden düşünüyorlar ki?
çok iyilik severlerse afrika tamamıyla aç.. yıkılan bir sürü memleketler var.. gitsinler biraz sadaka versinler aldığım araca sigorta zorunluluğunu getirmesinler.. neden sigorta yapmama seçeneğim yok.. kendi güvenliğimi başkası kadar düşünecek aklım yok mu?
demek ki meseleler insan güvenliği değil.. güvenlik adı altında insanların sömürülmesidir..
biz artık bunları yemiyoruz,, yani bilinçlendik,, sorguluyoruz.. ve en güzel projeler de yaparız..
ama öğretildiği gibi yol alanlar öğrettikleri gibi yapar...
selam ile..