- Katılım
- 20 Şub 2013
- Mesajlar
- 230
- Konu Yazar
- #1
Öncellikle herkese Selamlar,
Motosiklet aşkı bende biraz geç başladı. Yaşım 28 ve sadece 1 yıl oldu başlayalı. Evliyim ve Allah nasip ederse Haziran ayında bir kız babası olacağım.
18 yaşlarındayken ara sıra arkadaşlarımın scooterlerini yada mopetlerini kullanarak kendimi teselli ederdim. Motosiklet almak istediğimde ailem karşı çıkardı bende onları kırmamak adına hiçbir zaman karşı çıkmadım ve otomobille hayatımı devam ettirdim.
Aradan uzun yıllar geçti evlendim kendime iş kurdum v.s
Bir gün sevdiğim bir abimin dükkanına ziyarete gittim. Aylarından Nisandı ve hava çok güzeldi. Kapının önünde bir tane Mondial Zat 150 vardı kırmızı. Baktım baktım abi şu anahtarı bir versene dedim ve pıtır pıtır ara sokaklarda gezdim. İnanılmaz bir keyif aldım. 5 dakika sonra gelirim demiştim 45 dakika gezmişim haberim yok:cherry:
Sonra kendi kendime ''bir tane scooter al nolcak'' dedim ve gittim SYM GTS 250 aldım :bounce:
Çok mutluydum! Evim Libadiye de işyerim Küçükyalı da. Her gün SYM ile gidip geliyordum püfür püfür.
Şimdi gelelim kuru fasulyenin faydalarına ::gazete::
-Ehliyet almayı ihmal etmiştim nasıl olsa bir gün alırım diye. (2 Kere ehliyetsiz yakalandım ve gözümün yaşına bakmadılar 750 TL + 750 TL ceza ödedim. Adliyede süründüğünüz de cabası! A2 Ehliyeti 500TL Arkadaşlar....)
-Bütçem olduğu halde gidip uygun olsun diye LS2 çeneden açılır kask aldım. Ölçü bilmeden cahilce kendimce kafama uyan birtane aldım (Kask çok büyüktü ve kafamda oynuyordu.Nasıl almam gerektiğini bilmeden aldım bu büyük bir hata! Mutlaka işi bilen birinden almak önemli. Mümkünse önce paranızı kaska harcayın sonra motor alın! İyi bir kaskın ortalama fiyatı 700 TL-1500 TL arası. Kafanızın değeri paha biçilemez, 100TL ye alacağınız kask sizi korumaz sadece takke niyetine takarsınız.)
-Mont,eldiven,böbrek koruyucu,dizlikten bi haber geziyordum ortalıkta (Şu anda her iki dizimde sancılar başladı.Yediğim rüzgarların acısı şimdi yeni yeni çıkıyor)
Bunları yazdıktan sonra gelelim şimdi işin ''en güzel'' kısmına --->
Bir gün taktım kaskımı eve gideceğim.Çok keyifliydim o gün.Taktım kulaklıklarımı açtım hareketli bir şarkı ve çevirdim kontağı. Küçükyalı da Atatürk caddesi vardır. Her gün o yolu kullanırdım E-5 e çıkmak için. O gün de aynısını yapıp müziğin etkisyle şımarık bir şekilde (bknz. ikarus sendromu) gidiyordum. Bu ara Atatürk caddesi şu şekilde

Uploaded with ImageShack.us
Önümde bir tane miy miy giden Ford Focus vardı. Ben ise slalom çize çize ilerliyordum (müziğin etkisi işte) . Baktım ilerlemiyor sağından geçeyim dedim. Dedim dedim patladı gitti :sunny: Ben sağından geçmeye çalışırken abimiz aniden sağa kıvırdı ve ben arka kapıya girdim. O aldığım LS2 kask nerdeyse kafamdan çıkıyordu. Çok hızlı çarpmadım.Hızım 30km/h civarındaydı çarptığımda. Sağ ayağım (ayağımda converse) sıkışmıştı motorun altında ve ben kukla gibi gidonun üstünde asılı kaldım. Kulaklarımda hala ''danza kuduro'' çalıyordu. Etrafıma birden bi sürü insan doluştu. Kolumdan çekip kaldırmaya çalıştılar. Hiç birşeyim yoktu dim dik ayaktaydım. Ordan Esnaf bir abi ''Hiç birşeyin yok maşallah Osmanlı Torunu gibisin'' dedi. (120kg bir adamım bu ara).
Ben hala kazanın şokunundaydım. Herkes merakla ve acıyan gözlerle bana bakıyordu. Sağımı solumu kontrol ettim kanayan bir yerim var mı gerçekten iyimiyim ben diye. O an içime nefret doldu ve bana çarpan adama baktım. Amacım belli, zamanında kickboxun vermiş olduğu tecrübelerimi konuşturmak ama bi baktım adam 65 yaşında ahı gitmiş vahı kalmış bir adam. ''evladim iyimisin hemen hastaneye gidelim'' dedikten sonra ben sakinleştim ve kaldırımın kenarına oturup ortağımı aradım. Bu ara hala ehliyet yok ve kaza tutanağı tutulacak. Neyse uzatmıyım fazla başka birinin üzerine yaptık kazayı hal ettik bir şekilde.
Kazanın üzerinden tam 1 yıl geçti ve hala sağ başparmağım sızlıyor arkadaşlar. Şans eseri başımdan kask fırlamadı. Şans eseri ayağım kırılmadı. Eğer adam gibi bir motor botu olmuş olsaydı ayağım o şekilde ezilmezdi. 30km/h gibi bir hızda bunlar yaşandı. Gerisini siz düşünün....
***Bunları yaşadıktan sonra arkadaşlarım ''tamam yeter artık binme şu merete evli barklı adamsın birdahaki sefere bu kadar şanslı olmayabilirsin'' dedi. Ailem bu sorumsuz hareketime çok kızdı.Eşim perişan oldu. Ben hiç vazgeçmedim motosikletten. Hatalı kimin olduğunu çok iyi biliyordum çünkü. Hatalı bendim. Ne motorun bir suçu vardı nede o yaşlı amcanın. Suç cahilce o hareketleri yapıp riskleri hesaplamadan bodozlama giden bendeydi.
Bu bana çok BÜYÜK bir ders oldu ve başladım iyice araştırmaya :
cgum::
Ehliyete yazıldım ve bir tane HONDA CBF 150 aldım.Hayatımda yaptığım en mantıklı hareket oldu bu motoru almakla.
Bu motosiklet hiç kimseye çekici gelmez.Hatta arkadaşlarınız sizinle dalga geçebilir.Üzerinde beni bir düşünün. 120 kiloyum demiştim ve altımda gözükmüyordu desem yeridir.Ama siz gerçek anlamda hayatta kalıp motosiklet kullanmayı istiyorsanız bu motoru almanız farzdır.
Bakın arkadaşlar ben bu motoru almadan evvel 1 günlüğüne Honda 600rr kiralamıştım nasıl birşeydir diye. Bakın fotoğrafa ve vücut dilim ne söylüyor ---->
Motordan çok korktum! Bir o kadar da heyecanlı geldi. Ama 100km/h yi geçemedim korkumdan. Virajlarda bildiğim bütün duaları okuyup öyle giriyordum. Bileklerime ağrılar giriyordu. Bildiğin işkence çekiyordum. Motordan inince attan inmiş gibi oluyordum. Yani YANLIŞ bir hareket
r:
***Her gece forum forum dolaşıp bu işin nasıl olması gerektiğini nelerin yapılıp yapılmaması gerektiğini öğrenmeye başladım. Yabancı dillerim olduğu için hem almanca hem ingilizce olan bütün forumların altını üstünü getirdim. Donald Duck amcanın Motosiklet teorisini okudum. Keith Code'nun bütün videolarını izledim ve makalelerini okudum. Bu yazımı okuyanların %80 i low ve high siding nedir bilmiyordur. Bakın alın işte bir eksilik!! bende öyleydim. Araştırmak ve eğitim almak bu işin en önemli kısmı...
Yaklaşık bir 5000 km sonra CBF imi satıp BMW F 650 aldım (bu da başlangıç için çok ideal bir motosiklettir CBF den sonra tabi)
Bu motorla 2000 km yaptıktan sonra da satıp hayalim olan VFR 800 aldım
Arkadaşlar siz siz olun önce paranızı kaska ve üst başa harcayın.Kalan paranızla gidin motor alın. Yetmiyorsa almayın seneyi bekleyin. Benim yaptığım hataları yapmayın.Eğer siz bu sitede bu yazdıklarımı okuyorsanız ana sayfada yer alan teknik bilgileri ve sürüş hakkında yazılan yazıları okuyun.Eğitim alın ve sakın super sport bir motosikletle bu işe başlamayın! Onca insan aynı şeyi söyluyor burda. Hepsi bu işin üstadı ve sayılı kişiler. Ben hala çok acemiyim! Sizden sadece bir adım öndeyım ve hala öğrenmem gereken bir sürü şey var!
Sizlere yardımcı olabildiysem ne mutlu bana
Tekeriniz hep düz bassın
Motosiklet aşkı bende biraz geç başladı. Yaşım 28 ve sadece 1 yıl oldu başlayalı. Evliyim ve Allah nasip ederse Haziran ayında bir kız babası olacağım.
18 yaşlarındayken ara sıra arkadaşlarımın scooterlerini yada mopetlerini kullanarak kendimi teselli ederdim. Motosiklet almak istediğimde ailem karşı çıkardı bende onları kırmamak adına hiçbir zaman karşı çıkmadım ve otomobille hayatımı devam ettirdim.
Aradan uzun yıllar geçti evlendim kendime iş kurdum v.s
Bir gün sevdiğim bir abimin dükkanına ziyarete gittim. Aylarından Nisandı ve hava çok güzeldi. Kapının önünde bir tane Mondial Zat 150 vardı kırmızı. Baktım baktım abi şu anahtarı bir versene dedim ve pıtır pıtır ara sokaklarda gezdim. İnanılmaz bir keyif aldım. 5 dakika sonra gelirim demiştim 45 dakika gezmişim haberim yok:cherry:
Sonra kendi kendime ''bir tane scooter al nolcak'' dedim ve gittim SYM GTS 250 aldım :bounce:
Çok mutluydum! Evim Libadiye de işyerim Küçükyalı da. Her gün SYM ile gidip geliyordum püfür püfür.
Şimdi gelelim kuru fasulyenin faydalarına ::gazete::
-Ehliyet almayı ihmal etmiştim nasıl olsa bir gün alırım diye. (2 Kere ehliyetsiz yakalandım ve gözümün yaşına bakmadılar 750 TL + 750 TL ceza ödedim. Adliyede süründüğünüz de cabası! A2 Ehliyeti 500TL Arkadaşlar....)
-Bütçem olduğu halde gidip uygun olsun diye LS2 çeneden açılır kask aldım. Ölçü bilmeden cahilce kendimce kafama uyan birtane aldım (Kask çok büyüktü ve kafamda oynuyordu.Nasıl almam gerektiğini bilmeden aldım bu büyük bir hata! Mutlaka işi bilen birinden almak önemli. Mümkünse önce paranızı kaska harcayın sonra motor alın! İyi bir kaskın ortalama fiyatı 700 TL-1500 TL arası. Kafanızın değeri paha biçilemez, 100TL ye alacağınız kask sizi korumaz sadece takke niyetine takarsınız.)
-Mont,eldiven,böbrek koruyucu,dizlikten bi haber geziyordum ortalıkta (Şu anda her iki dizimde sancılar başladı.Yediğim rüzgarların acısı şimdi yeni yeni çıkıyor)
Bunları yazdıktan sonra gelelim şimdi işin ''en güzel'' kısmına --->
Bir gün taktım kaskımı eve gideceğim.Çok keyifliydim o gün.Taktım kulaklıklarımı açtım hareketli bir şarkı ve çevirdim kontağı. Küçükyalı da Atatürk caddesi vardır. Her gün o yolu kullanırdım E-5 e çıkmak için. O gün de aynısını yapıp müziğin etkisyle şımarık bir şekilde (bknz. ikarus sendromu) gidiyordum. Bu ara Atatürk caddesi şu şekilde

Uploaded with ImageShack.us
Önümde bir tane miy miy giden Ford Focus vardı. Ben ise slalom çize çize ilerliyordum (müziğin etkisi işte) . Baktım ilerlemiyor sağından geçeyim dedim. Dedim dedim patladı gitti :sunny: Ben sağından geçmeye çalışırken abimiz aniden sağa kıvırdı ve ben arka kapıya girdim. O aldığım LS2 kask nerdeyse kafamdan çıkıyordu. Çok hızlı çarpmadım.Hızım 30km/h civarındaydı çarptığımda. Sağ ayağım (ayağımda converse) sıkışmıştı motorun altında ve ben kukla gibi gidonun üstünde asılı kaldım. Kulaklarımda hala ''danza kuduro'' çalıyordu. Etrafıma birden bi sürü insan doluştu. Kolumdan çekip kaldırmaya çalıştılar. Hiç birşeyim yoktu dim dik ayaktaydım. Ordan Esnaf bir abi ''Hiç birşeyin yok maşallah Osmanlı Torunu gibisin'' dedi. (120kg bir adamım bu ara).
Ben hala kazanın şokunundaydım. Herkes merakla ve acıyan gözlerle bana bakıyordu. Sağımı solumu kontrol ettim kanayan bir yerim var mı gerçekten iyimiyim ben diye. O an içime nefret doldu ve bana çarpan adama baktım. Amacım belli, zamanında kickboxun vermiş olduğu tecrübelerimi konuşturmak ama bi baktım adam 65 yaşında ahı gitmiş vahı kalmış bir adam. ''evladim iyimisin hemen hastaneye gidelim'' dedikten sonra ben sakinleştim ve kaldırımın kenarına oturup ortağımı aradım. Bu ara hala ehliyet yok ve kaza tutanağı tutulacak. Neyse uzatmıyım fazla başka birinin üzerine yaptık kazayı hal ettik bir şekilde.
Kazanın üzerinden tam 1 yıl geçti ve hala sağ başparmağım sızlıyor arkadaşlar. Şans eseri başımdan kask fırlamadı. Şans eseri ayağım kırılmadı. Eğer adam gibi bir motor botu olmuş olsaydı ayağım o şekilde ezilmezdi. 30km/h gibi bir hızda bunlar yaşandı. Gerisini siz düşünün....
***Bunları yaşadıktan sonra arkadaşlarım ''tamam yeter artık binme şu merete evli barklı adamsın birdahaki sefere bu kadar şanslı olmayabilirsin'' dedi. Ailem bu sorumsuz hareketime çok kızdı.Eşim perişan oldu. Ben hiç vazgeçmedim motosikletten. Hatalı kimin olduğunu çok iyi biliyordum çünkü. Hatalı bendim. Ne motorun bir suçu vardı nede o yaşlı amcanın. Suç cahilce o hareketleri yapıp riskleri hesaplamadan bodozlama giden bendeydi.
Bu bana çok BÜYÜK bir ders oldu ve başladım iyice araştırmaya :
Ehliyete yazıldım ve bir tane HONDA CBF 150 aldım.Hayatımda yaptığım en mantıklı hareket oldu bu motoru almakla.
Bu motosiklet hiç kimseye çekici gelmez.Hatta arkadaşlarınız sizinle dalga geçebilir.Üzerinde beni bir düşünün. 120 kiloyum demiştim ve altımda gözükmüyordu desem yeridir.Ama siz gerçek anlamda hayatta kalıp motosiklet kullanmayı istiyorsanız bu motoru almanız farzdır.
Bakın arkadaşlar ben bu motoru almadan evvel 1 günlüğüne Honda 600rr kiralamıştım nasıl birşeydir diye. Bakın fotoğrafa ve vücut dilim ne söylüyor ---->
Motordan çok korktum! Bir o kadar da heyecanlı geldi. Ama 100km/h yi geçemedim korkumdan. Virajlarda bildiğim bütün duaları okuyup öyle giriyordum. Bileklerime ağrılar giriyordu. Bildiğin işkence çekiyordum. Motordan inince attan inmiş gibi oluyordum. Yani YANLIŞ bir hareket
***Her gece forum forum dolaşıp bu işin nasıl olması gerektiğini nelerin yapılıp yapılmaması gerektiğini öğrenmeye başladım. Yabancı dillerim olduğu için hem almanca hem ingilizce olan bütün forumların altını üstünü getirdim. Donald Duck amcanın Motosiklet teorisini okudum. Keith Code'nun bütün videolarını izledim ve makalelerini okudum. Bu yazımı okuyanların %80 i low ve high siding nedir bilmiyordur. Bakın alın işte bir eksilik!! bende öyleydim. Araştırmak ve eğitim almak bu işin en önemli kısmı...
Yaklaşık bir 5000 km sonra CBF imi satıp BMW F 650 aldım (bu da başlangıç için çok ideal bir motosiklettir CBF den sonra tabi)
Bu motorla 2000 km yaptıktan sonra da satıp hayalim olan VFR 800 aldım
Arkadaşlar siz siz olun önce paranızı kaska ve üst başa harcayın.Kalan paranızla gidin motor alın. Yetmiyorsa almayın seneyi bekleyin. Benim yaptığım hataları yapmayın.Eğer siz bu sitede bu yazdıklarımı okuyorsanız ana sayfada yer alan teknik bilgileri ve sürüş hakkında yazılan yazıları okuyun.Eğitim alın ve sakın super sport bir motosikletle bu işe başlamayın! Onca insan aynı şeyi söyluyor burda. Hepsi bu işin üstadı ve sayılı kişiler. Ben hala çok acemiyim! Sizden sadece bir adım öndeyım ve hala öğrenmem gereken bir sürü şey var!
Sizlere yardımcı olabildiysem ne mutlu bana
Tekeriniz hep düz bassın