Hafta sonu kaçamağı

Katılım
31 May 2007
Mesajlar
3,081
Hafta sonundan bir kac kare ;)

202447_394962707227887_1039770355_o.jpg


202326_394963097227848_13176430_o.jpg


256325_394964133894411_1087041665_o.jpg


616989_394965410560950_1044276124_o.jpg


413188_394965803894244_242195014_o.jpg


Buradan aşağı indik 250 mt yolsuz yamaçtan aşağı iniş.Hayvanlar bile gecmemiş
291424_394967580560733_1748638668_o.jpg


Hasılat 3 Balık bol adrenalin
291410_394967953894029_628402320_o.jpg


4-5 saat dere yatağından yukarı doğru yürüdük. Resimdeki arkadışı bulun bu yollardan tırmana tırmana gittik
616689_394968320560659_270120870_o.jpg


Zirvenden bir görüntü
616468_395106153880209_744006339_o.jpg

291381_395106513880173_366933989_o.jpg
 
Katılım
11 Eki 2010
Mesajlar
47
tam olarak nereye gidip alabalık aldınız ? balık tutmaya meraklı biri olarak istanbula yakında alabalık tutabilicek biryer var mıdır ?
 
Katılım
31 May 2007
Mesajlar
3,081
tam olarak nereye gidip alabalık aldınız ? balık tutmaya meraklı biri olarak istanbula yakında alabalık tutabilicek biryer var mıdır ?

Tutup doyucam dersen yok oyle bir yer en azından bizim gittiğimiz yerde yoktu 10 saat boyunca 3 km dereyi oltalarla taradık 3 balık yakaladık ama ilagal yollar kullanmadık. Sapanca yaylalarının derelerinde var.
 
Katılım
3 May 2012
Mesajlar
1,162
güzel gezi fakat daha fazla foto olsaydı keşke

resimdeki arkadaşa gelince şelalenin hemen sağ üst kısmında taşın arasında :flower: epey aradım ama resimde çok küçük kalmış :)
 
Katılım
12 Haz 2012
Mesajlar
2,938
Güzel gezi olmuş br4et, çadırda mı konakladınız orda, pek gece kalıncak biyere benzemio çadır alanı ama motorsuz gittiğiniz yerler ayak basmamış gibi nerdeyse.

Tuttuk yedik doyduk demek için İstanbuldan biraz daha uzaklaşmak lazım galiba :) Resimdeki arkadaş muhabbetini makara sanmıştım ben, harbiden biri varmış orda :)
 
Katılım
31 May 2007
Mesajlar
3,081
güzel gezi fakat daha fazla foto olsaydı keşke

resimdeki arkadaşa gelince şelalenin hemen sağ üst kısmında taşın arasında :flower: epey aradım ama resimde çok küçük kalmış :)

Bendeki makinede ancak bu kadar oldu birde Yusuf Yusuf olunca ancak bu kadar resim cekebildik o arakadasın oldugu yere dere yatagında gecerek gittik karanlığa kalmamak icin hızlı hareket ettik bir de her seferinde makineyi sok tak cıkar bir sure sonra kapak tadı verdi.

Güzel gezi olmuş br4et, çadırda mı konakladınız orda, pek gece kalıncak biyere benzemio çadır alanı ama motorsuz gittiğiniz yerler ayak basmamış gibi nerdeyse.

Tuttuk yedik doyduk demek için İstanbuldan biraz daha uzaklaşmak lazım galiba :) Resimdeki arkadaş muhabbetini makara sanmıştım ben, harbiden biri varmış orda :)

Valla Br4et gece cakallar uluyordu ateş falan yaktık cadırları kurdugumuz yer resimlerde görüldüğü kadar el değmemiş yerler değil yayla evleri var ama balık tutugumuz yer harbi yabani hayvanlar bile girmemişti.
 
Katılım
12 Haz 2012
Mesajlar
2,938
Çadır olayına ekstra ilgim var, bi gördüm zaten içim gitti o derenin kenarlarında biyerde kurulabilse çadır bu yaz sıcağında pöfür pöfür, bide suya yakın olmak herzaman iidir :)

Bende çadır bakıyodum bu aralar, biraz hızlandırayım şu işide bakarsın bi plan çıkar, siz böyle gezileri paylaştıkça insan kendini tutamıyo dışarı atmak için :)
 
Katılım
31 May 2007
Mesajlar
3,081
Çadır olayına ekstra ilgim var, bi gördüm zaten içim gitti o derenin kenarlarında biyerde kurulabilse çadır bu yaz sıcağında pöfür pöfür, bide suya yakın olmak herzaman iidir :)

Bende çadır bakıyodum bu aralar, biraz hızlandırayım şu işide bakarsın bi plan çıkar, siz böyle gezileri paylaştıkça insan kendini tutamıyo dışarı atmak için :)

İnan cadırı oraya indirmenin imkanı yoktu inse bile kurucak yer yoktu yoksa dedigin dogru serin serin super ama o dere yatagında tırmenırken benim gözlükler benim ısımdan buğu yaptı :D
 
Katılım
12 Haz 2012
Mesajlar
2,938
Valla besbelli zaten, yoksa ortalıkta pet şişeler kola kutuları ... , çerçöpten resimdeki arkadaşı göremezdik o derece :) Böylesi daha güzel olmuş bi taraftan :)
 
Katılım
22 Mar 2012
Mesajlar
248
çok güzel olmuş yahuu :) motor doğa balık gezi süper olmuş valla.
 

F54

Katılım
25 Haz 2010
Mesajlar
14,957
güzel gezi olmuş bildiğimiz yerleri öğrenmiş olduk sayanizde tşk
 
Katılım
3 Ocak 2012
Mesajlar
1,154
O balık ne balığı ya öyle kırmızı kırmızı :) güzel gezi tekerinize sağlık
 
Katılım
6 Mar 2011
Mesajlar
2,592
Az kalsın geziye katılamıyordum ama tüm aksiliklere rağmen katıldım. İyi ki de katılmışım.
Ön fren sıfır tutuyordu havası alınıp hidrolikler değişecekti. 5km boyunca sadece arka frenle gidip akşam 4 buçuktan 6 ya kadar tamircide geçirdim.
Ön fren deki hava alındı, hidrolik değişti.
Arka frenin hidrolik değişti, sızdırma yapılan bi zımbırtı var orası frene basınca kaçırma yapıyordu ona diş tarağı ile düzeltme yapıldı.

Abi gerek yok sonra yaparsın zaten arka frenle çok işim olmuyor, geç kaldım arkadaşlar mehmetçik vakfı opette ben daha bahçelievlerdeyim demiştim.
-Bunu tamir etmeden yollamam seni dedi.

İyiki öyle olmuş. Gittiğimiz yol hiç umduğum gibi değildi. %95 arka fren kullanmak zorunda kaldım.

Yol o kadar bozuktu ki ve gece 9 da başlayan 17km lik yer yer 5 cm kadar ince toz toprak ve yağmur olukları olan, keskin dik virajları olan yolu çıktık.
Motosikleti düşürücem diye çok korktum. Aluminyum olan kollar düştüğü gibi kırılma ihtimali çok yüksek ve anında game over. Gitsen gidemezsin kalsan kalamazsın gece gece perişanlık yaşardık.
Bir kaç defa feci sarsmasına rağmen devam edebildim yola.

Tabi transalpin tuzu kuruydu. Tam dişine göre yollar 21 inç tel jant yumuşak süspansiyon. çok rahat çıktı.
Daha sonra yaylada zirveye çıkarken daha da beter ara ara 30 40 cm yolu kesen derin oluklar olan yerlerden geçtik.
Yayladan inişten de çok tırsıyordum ama umduğumdan kolay indim. Gündüz gözü ile inmiş olmanın avantajı tabi

Gezi yeri süper bir alandı. Tam enduroluk doğa ile başbaşa geçirilen yerler.

Yerel halkta neredeyse herkesde 300 400 500 600 lük atv ler vardı. Cross motosikleti ile çayırlarda yarldır yaldır gezenler de cabası.
Cadde lastiği ile SS oturuş pozisyonu ve gidonlar ile o yola girince ben de yusuf yusuf gezdim :)

Herşeye rağmen çok güzel günler oldu.

Zorlu çıkıştan sonra gece 11 buçukta yaylaya vardık. Çadır kurmak için yer arayacaktık ki ileride bir evden ışık gördük. Ben en gözlüklü ve en şişman olmama rağmen kurban seçildim ve gidip oradaki kişilerle seçilmek üzere yollandım :D

Biraz yaklaştım ki kemneçe sesi duymaya başladım. Kendi kendime -aha yine buldun hemşerini dedim ve gerçekten çok mutlu oldum :)
75 yaşlarında bir dayı kemençe çalıp atma türkü söylüyor. Genç 2 arkadaş ve birisinin eşi de gayet neşeli çaylarını yudumluyordu.
Yanlarına gittim selam verdim. Az bi konuştuk hemşeri olduğumuzu öğrendiklerinde daha bir mutlu oldular. Trabzon Araklı'lıymış arkadaşlar. Biraz sonra baktım bizim 2 uyanık usuldan geliyorlar yanıma.
Bize birer çay verdiler kemençe eşliğinde yorgunluğumuzu attık.
Daha sonradan adını öğrendiğimiz Gürcü Ramiz dayı hayat dolu neşeli bir adam.
Gece bize çadırlar için yer gösterdi. Yakacak odun için de yardımcı oldu.
Gece ateşimizi yaktık ve sucuklarımızı kızartıp sucuk -ekmek yedik. Gece geç saate kadar ateş başı muhabbeti ve kuruyemiş ile geçti

(Burası oruçlular için sakıncalı -yazarken ağzımın suyu aktı)
Ertesi gün kahvaltıyı ramiz dayı ile beraber yaptık. Ateşte yapmak için aldığımız mantarları Ramiz dayının getirdiği domateslerle soteledik. Süzme yoğurt ve bal, tulum peyniri, zeytin çay.
Serin havada yapılan bu kahvaltının keyfi kimsede yok.

Kahvaltımız bittikten sonra balık avlamak için doğma büyüme oralı olan Ramiz dayıya sorduk. Bizi arabası ile bir yere kadar bıraktı.
Devamında yürüyerek gittik.

Derin noktaralara ulaşmak için derenin yanındaki toprak yoldan 20-30dk kadar yürüdük. Artık derenin sesi gelmiyordu. Bir çılgınlık yapıp 250-300 metre sık dallı ağaçlı bir yerden aşağı inmeye başladık. Bazı yerlerde o kadar dikti ki bayırda biten bitkilerin dallarını halat misali kullanarak indik. Umudumuzun bittiği yerde bir dere yarığı ve çakıllı yol başladı orayı da zor bela indik artık geçmeye müsade etmeyen ağaçaların oraya geldik bir şekilde üstümüzü biraz çize çize orayı de geçtik. ve en sonunda dereye ulaştık.
Artık birşeyler yemeyi haketmiştik. Ama yanımızda sadece 1 meyve suyu ve 3 tane a101den alınma katmer vardı onları yedik ve balık tutmaya koyulduk.

Dere boyunca kâh derenin kayalarına tırmandık, kâh yan taraftan ağaçların üzerindne atladık. Bazen ayaklarımızı tamamen suya sokmak zorunda kaldık. Ve ellerimizde oltalarla her gölete geldiğimizde 3-5 defa şansımızı deneyip bir üst gölete geçtik. Bazen çok kaygan bazen çok yüksek kayalara birbirimize omuz vererek tırmandık.
3 tane balık tutabildik. Treking ise devam ediyordu. saat akşam 7 oldu ve biz hala derenin çıkılabilecek bir noktasına varamadık. Bazı geçtiğimiz yerlerde domuz folları gördük. Allahtan bir yabani hayvan ile karşılaşmadık. Özellikle ayı ile karşılaşma ihtimalimiz de vardı. Benim yanımda Remzi dayının bize verdiği kuru sıkı tabanca ve 4 mermi vardı.

Hava kararmaya başlayacağı için ben endişe etmeye başlamıştım. Keyfim kaçtı. Yanımızda fener vardı ama akşam kalacak ne çadır var ne tulum. zaten onları kuracak alan da yok.
Artık yorgunluktan ayakta durmakta zorlanırken ve baldırlarımız kasmaya başlamışken yine de hızlı hızlı kayaları tırmanıyorduk.

Sonunda yanlardan gelen ışık arttı ve çıkışa yaklaştık. Derenin yanından yukarı doğru 15 metre yamaç mesafesinde yolu görebiliyorduk. Ve yamacı tırmandık. Tırmanışta yine domuz folu gördük ve yolumuzu değiştirerek tırmanmaya devam ettik. Bir arkadaşın çıktığı yerde ısırgan otları varmış :)) kolları feci yandı ben hemen yolumu değiştirip daha ileriden tırmanmaya devam ettim.

Yola çıktıktan sonra 20 metre yürüdük ki dereden düz çıkışa denk geldik. O son yamacı boşuna tırmanmış olduk.

Çok yusuflu bir Treking oldu. Döndüğümüzde Ramiz dayı kızdı bize.
-Akşam namazını kıldım. Şimdi dereye sizi aramaya geliyordum dedi.
Korkmuş başımıza birşey geldi diye. Yaklaşık 7 saattir ortalıklarda yoktuk. Üstümüz başımız toprak ve ayaklarımız su içindeydi.
Birşeyler atıştırdıktan sonra. Ben çadırın başına geldiğimde it gibi titriyordum :D Direk yattım tuluma uyudum.
Arkadaşlar ateşin başında gece 2 ye kadar oturup kuruyemiş muhabbete devam etmişler.
Ertesi gün yine kahvaltıda mantar vardı. Busefer peynir ile yaptık ilk defa denedik. Çok da güzel oldu.
Kahvaltıdan sonra Ramiz dayıyı görmeye gelenler ile de oturmak zorunda kaldık. Gelen herkes Ramiz dayıya mutlaka uğruyor. Uğramayanın arkasından bi şarjör atar valla :)

akşam 5 gibi yola çıktık ve lanet olsun yine istanbula döndük. Keşke 1 haftalık bir gezi olsaydı dedik ama hikaye burada bitti
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst