beyler merhaba,
uzun süreden sonra tekrar mt forumlarına göz attım. 2008'de sıfır km bir ybr sahibi olduktan sonra mt'ye takılmaya başlamıştım. motosiklet kullanmmaya faal olarak devam etsem de yıllar geçtikçe foruma olan ilgimi de kaybetmiştim. bu arada 23 yaşında hukuk son sınıf öğrencisiyim. motosikletimin ağır-hafif tüm bakım ve tamirini kendim yaparım. ustaya güvenmem. biraz da bu haseb ile çok silindirlilere nispetle daha basit yapılı olan tek silindirli cbr 250r ı tercih ettim. tanışma faslını şimdilik burada bırakalım.
3 gün önce anes'den 2012 model cbr 250r (siyah) satın aldım. allah kimseyi vizelerinden bir hafta önce motosiklet sahibi olmakla imtihan etmesin.

kafayı toplamak ve çalışmak sağlam irade istiyor mamafih yapacak birşey yok. birkaç tanışma sürüşü ( ~ 100 km) ertesinde motosikleti garaja kaldırdım. şimdilik salt okula gidip gelmek suretiyle nefsimi dizginlemek zorundayım. 1 nisan'dan sonra ise klasik istanbul - çanakkale - izmir rotama
http://www.motosiklet.net/forum/etkinlik-gezi-fotograflari/61969-ybr-ile-1700-km-lik-tatil-istanbul-tekirdag-canakkale-ayvalik-usak-istanbul.html koyulurum muhtemelen. o zamana kadar şu rodaj işini şehir içinde tamamlarsam daha iyi olacak. eski motorumdan 90 - 100 aralığında uzun yola alışığım ama, devirli kullanamayınca pek tat vermiyor. bu arada ybr'yi satma planımı da rafa kaldırdım. insan çocuğunu satar gibi oluyor vallahi. muhtemelen kız arkadaşım kullanacak onu bir süre.
motosikleti teslim alırken givi markalı koruma demiri ve yine givi b33 modeli (monolock versiyon. monokey olanı da var ama uygun demir mevcut değil) çanta taktırdım. daha önce internette yaptığım aramalarda işbu çantanın görüntüyü bozduğunı düşünmüş ve almaktan vazgeçmiştim ama anes'de motor üstünde görünce çantanın sakil durmadığı, aksine göz alıştıktan sonra motosikletin görüntüsünü tamamlar hale geldiği kanaatine vardım. jantları kumlama + statik boya usulüyle siyaha çevirmek, otomobillerde kullanılan folyo marifetiyle sele yanı ve far çevresi grenajlarını aynı yurt dışında satılan siyah ve kısmen gri renkli cbr'lar gibi metalik gri'ye kaplamak, ve koltuğa yönelik birtakım projelerim var. yaza kadar muhtemelen tamamlamış olurum.
teslim aldığımda 10 - 15 dakka fevkalade acemilik çektiğimi itiraf etmeliyim. öncelikle şanzıman ybr'ye kıyasla daha farklı tepkiler veriyor. ama rodaj dolayısıyla devri aşşağıda tutma zorunluluğum ve zaten henüz motorun devir aralıklarını tam özümseyememiş olmam nazar alındığında henüz bir kanıya varmak için erken. motor bana debriyaj maneti ayarı aşırı yukarıda kavrayacak şekilde teslim edildi. ben alışamadığımdan biraz geriye aldım. sanırım darbeli vites geçişi şikayetleri yüzünden böyle teslim ediyorlar. devirli kullanımda düzeleceğini düşünüyorum.
motor sesinin oldukça hoşuma gittiğini söylemeliyim. motosiklette az ve homojen sen seven biri olarak egzozu stock olarak muhafaza edeceğim. şekil olarak da çoğunluk beğenmese de bence gayet şık. ayrıca ecu'nun beynini bulandırmanın da alemi yok. belki ileride çok sıkılırsam, katalitik konvertörden kurtulmak adına dyno testlerinden geçmiş bir bolt on düşünebilirim. elalem bilmemkaç litrelik otomobiller kullanırken euro normları zerre umrumda olmaz açık açık söyleyeyim.
renk olarak siyahı seçtim fakat çoğunuz gibi zorunluluktan dolayı. füme - gri arası renkte olanları türkiye'ye geldiğinden tüm grenajları 1000 tl seviyesi altında değiştirme olanağı olursa bir dönüşüm planlıyorum. fakat o zamana kadar siyah takılacağım. tricolor zaten hiç bana bana göre değildi.
birbaşka değinmek istediğim husus da far. stepfunk'ın mercekli xenon dönüşümünü çok beğenmiştim ve uygulamayı planlıyordum ama görüyorum ki orjinal farın performansı oldukça yüksek. şu an için o planı da uzağa attım.
performans hakkında da konuşmak istememe rağmen rodaj nedeniyle henüz deneyimleyemiyorum.
son olarak görüntü itibariyle umduğumdan ve resimlerde görülenlerden daha büyük bir motosikletle karşılaştım. o yönden mutluyum. ön teker gri renginin de etkisiyle biraz cılız duruyor. siyaha çevirdiğimde optik ilüzyonla daha az göze batar hale gelir diye umuyorum. arka teker ve jant şu haliyle bile oldukça güzel ve motorun geneliyle uyumlu. garajımda bir tane de ninja 250r var. onunla karşılaştırdığımda görüntü olarak cbr'ın daha heybetli ve ahenkli durduğu kanaatini edindim. ayrıca kalite olarak da ibrenin cbr'dan yana olduğunu söylemek isterim. 150 km/s sonrası hızlardaki ufak farklılıkları çok umursamadığımdan her iki motosikleti de sıfır alabilme şansım varken bilinçli olarak cbr'ı seçtim ve seçimimle şimdilik mutluyum.
fakat direksiyon turunun az olması hariç. bu durum "filtering" muhabbetini seven biri olarak beni özellikle rahatsız etti. mecbur alışacağım.
şimdilik bu kadar. enerjimi nisan'a saklamak üzere yine ara ara topiği takip edeceğim.hepinize kazasız sürüşler.