Güven merhaba. Seni tekrardan görmek ne güzel!!! O gün İzmir'de arkadaşlarla bir foto çektirmek hiç aklımıza gelmedi. Herkese sönsuz selam ve teşekkürler herşey için:thumleft:
---------- Mesajlar birleştirildi - 18:18 ---------- bir önceki mesaj zamanı 18:10 ----------
Tekirova'daki kamp alanına geceye doğru vardık. Yol nispeten şehiriçi olduğu için acele etmeden, geze geze vardık. Ancak,yanlış hatırlamıyorsam Finike taraflarında birbirimizi o virajlarda yine kaybettik. Haakon'un kısa-uzun lambaları devredışı kalmıştı ve durup bir bakayım derken ben farkedememiştim. Limanönünde bir müddet bekledim fakat yoktu. Tam geri manevra yapıp birkaç yüz mt gidince karşılaştık. Farlar yanmıyordu. Takılmıştı bir araba peşine sol yanındaki tek sisi de yakmamıştı. Onu yakmasını söyledim. Oldukça güçlü olan bu lambayı durup ayarladım ve yola devam ettik. Kumluca, Olimpos derken benim en favori yerime, inzivahaneye vardık. Saat 23 gibiydi.
---------- Mesajlar birleştirildi - 18:23 ---------- bir önceki mesaj zamanı 18:18 ----------
Herhangi bir motorlu araç ile kamp alanına girmek kesinlikle yasak. Çok güzel bir uygulama. Fakat tanıdık olduğumuz için eşyaları indirmek için deniz dibine kadar girdik motorlar ile. Eşyaları indirip motorları park alanına çektik. Ne kadar özlemişim çam kokusunu, börtü böcek seslerini. Denizdeki dalga sesini. Etraf zifiri karanlık. Herkes bir köşede. Tamamen el yordamıya kafa lambalarımız ile çadırları kurduk. Ve soğuk su ile duş yemek ve uyku.
Bunu sabah çektim. Geçen seneki kamp noktasında değildim. Tavuklar oralarda yatıyorlardı.
---------- Mesajlar birleştirildi - 18:26 ---------- bir önceki mesaj zamanı 18:23 ----------
Sabah erkenden kalkış ve deniz. Haakon gece pek birşey göremediği ama çok şey duyduğu yeri görünce şaşırdı ve burada birkaç gün kalalım dedi. Ben zaten burası için 2-3 gün ayırmıştım. Fakat bir gün rötarlı, tam 4 gün kaldık.
Gel keyfim gellll
---------- Mesajlar birleştirildi - 18:28 ---------- bir önceki mesaj zamanı 18:26 ----------
Yattığımız yerden yukarısı hep böyle...
Canım ne çekti şimdi!!!
Haakon bir tatlı bir tuzlu suda
Ve mutlu bir gülümseme daha
---------- Mesajlar birleştirildi - 18:31 ---------- bir önceki mesaj zamanı 18:28 ----------
Hadi bunu anladık da
Ama suda bile telfon mu olur!!!
---------- Mesajlar birleştirildi - 18:40 ---------- bir önceki mesaj zamanı 18:31 ----------
4 gün boyunca tembellik yapıp yattık. Motorları filan unuttuk. Elimizde fotoğraf makinaları, ye-iç-denize dereye gir-çık. Bol bol muhabbetler motor üstüne. Teori dersleri çalışıyoruz soru cevap şeklinde.
Etraftaki değişik kareleri yakalamaya devam...
Bu nasıl?
---------- Mesajlar birleştirildi - 18:44 ---------- bir önceki mesaj zamanı 18:40 ----------
Yatışa devam diğer günlerde.
İlk akşam hariç, diğer tüm akşamlarda dışarda sahilde uyudum.
Bunun üstünde...
Gün böyle batıyor. Ne kadar güzel değil mi!!! Şu soğuk kış günlerinde içimiz ısınsın biraz...
---------- Mesajlar birleştirildi - 18:49 ---------- bir önceki mesaj zamanı 18:44 ----------
Her taraf yemyeşil. Çadırlar adeta gözükmüyor.
Bu salıncağın dili olsa da konuşsa...
Ne manzara ama
---------- Mesajlar birleştirildi - 18:53 ---------- bir önceki mesaj zamanı 18:49 ----------
Duşta bana katılanlar
Sahilde benimle takılanlar...
Benimle uyuyanlar...
Benimle yüzenler...
Yürüyüşlerde eşlik edenler...
Bu da ben...
---------- Mesajlar birleştirildi - 18:57 ---------- bir önceki mesaj zamanı 18:53 ----------
4. gün etrafa motorlar ile birkaç saatliğine bakalım dedik.
Önce Olympos oradan da ben Yanartaş'ı görmeyi çok istediğim için oraya doğru sürdük atlarımızı.
Yalnız hava çok sıcaktı gerçekten. Çıkacağımıza bin pişman birşekilde kendimizi gölgelere ata ata gezdik birkaç saat.
---------- Mesajlar birleştirildi - 19:01 ---------- bir önceki mesaj zamanı 18:57 ----------
Gişedeki Deli Dumrul'a sordum yukarıya ne kadar yürüyeceğimi. O da yaklaşık 1km demesin mi!!!
Haakon'a sen kal resimleri benden alırsın dedim. Bayram etti ve hemen gölgeye geçti.
Bana da tırmanmak kaldı...
Buyrun beraber çıkalım...
Ne dilesemki acaba??Seyahattttttt, daha çok seyahatttt
---------- Mesajlar birleştirildi - 19:05 ---------- bir önceki mesaj zamanı 19:01 ----------
Yanan taşları çekmek için ben de yandım çıkana kadar
Manzara ve ortam gerçektem çok ilginç. Daha da ilginci hiç kimsecikler yok.
Kiliseyi de unutmamışlar burada
Duvarlarda yan taşların tasvirleri
---------- Mesajlar birleştirildi - 19:11 ---------- bir önceki mesaj zamanı 19:05 ----------
Sonra aşağı iniş başladı. Çok daha keyifli ve kolay. Ayaklar otomatik gidiyor valla.
Gişedeki Dumrul'a neden yukarda kimse yok diye sordum??O da ne?? Adam enayiye bakar gibi buraya herkes gece geliyor dedi. Şimdimi söylüyorsun bunu dedim.
---------- Mesajlar birleştirildi - 19:19 ---------- bir önceki mesaj zamanı 19:11 ----------
Yanartaş'tan ayrılıp, yolu bu sefer Phaselis'e çevirdik. Şunu ekleyeyim. O kadar çok görülecek yer varki ülkemizde, bence en iyisi karavan alıp her yıl birkaç ay gezip görmek. Bu bizimki çok yüzeysel maalesef. İnsan her gördüğü tabelaya girmek istiyor. Ya da ben çok meraklıyım. Bilmiyorum artık.
Karşınızda Phaselis...
---------- Mesajlar birleştirildi - 19:28 ---------- bir önceki mesaj zamanı 19:19 ----------
Burası da çok muhteşem bir yer. Deniz kenarında orman içinde, sakin sessiz bir yer.
Haakon her taşın altında birşey arıyor.
Ne manzara, ne hava!!!!
Phaselis'ten karşısı böyle gözüküyor...