Bergama'dan ayrılıp, İzmir istikametine devam ediyoruz. İki traifk kontrolü ve cezasız atlatmadan sonra İzmir'de motorcu arkadaşlar ile buluşup hasret giderip, eski Aydın yolunu takip edip Seferihisar üzeri Selçuk Dereli Kamping'e varış. Yol üzeri hemen İzmir çıkışı Güzelbahçe'de hep uğradığım lokantaya uğradık ve işkembe-kelle eti ve beyin karışımı o muhteşem soslu çorbayı Haakon'a tattırıp Selçuk'a yola koyulduk.
---------- Mesajlar birleştirildi - 21:40 ---------- bir önceki mesaj zamanı 21:32 ----------
Geçen sene de aynı kamp alanında kalmıştım ve memnun ayrılmıştım. Karavancıların uğrak yeri. Fakat biraz pahalı ve suratsız bir bekçi koymuşlar sürekli gestapo gibi milleti izliyor. Seneye o güzergahtan geçerken başka bir yerde kalırım diye düşünüyorum. Deniz de güzel değildi bu sene. Biz yine de çadırları kurup denize girip elektrik ihtiyaçlarımızı giderdik. İki tane daha F650 GS-biri Dakar- Romen karı koca bir de kızları ile Gürcistan-Ermenistan ve biraz da Türkiye yapmışlar fakat ülkemize ve insanlarımıza hayran kalmışlar. İnanır mısınız, bir saatten fazla ayaküstü çene çaldık ve Doru'nun (Romen adamın ismi) anlatıklarını duyunca o kadar mutlu oldumki...Tekirdağ'da pansiyon ayarladım ve iki gün de Tekirdağ civarını gezdiler, hala görüşüyoruz. Tekrar sadece Türkiye için geleceklerini her defasında söylüyor. Resimlerini çekmek hiç aklıma gelmedi ama suçlusu da biraz geveze olan Doru açıkçası. Sonra yemek restaurantta faslı ve akşam muhabbeti. Daha sonra da uyku tulumu ve mat ı alıp doğru sahile şezlonga... Ay deniz ve kum...Muhteşem bir gece daha.
---------- Mesajlar birleştirildi - 21:51 ---------- bir önceki mesaj zamanı 21:40 ----------
Ertesi gün ben çok erken kalktım saat altı gibi, ve deniz kenarında yürüdükten sonra toparlanıp İlk olarak Efes, sonra da Meryem ana'yı ziyaret ettik. Haakon hacı oldu. Yine bir sürü turist, hele Meryem Ana evi önünde kuyruk almış başını gidiyor. GEzmek görmek isteyenler muhakkak sabah erken gelsinler. Ören yerlerini çoğunlukla erkenden ziyaret edip, ya da akşamüstüne bırakıp yola öyle devam ettik. Hem bunaltıcı sıcak ve elbiseler hem de kalabalığın gözü bizi rahatsız etti hep. Herkes neredeyse yarı çıplak, biz malum elbiseler içinde...Kim daha mutlu?Tabiki biz...Bunu onların ağzında hep duyduk...
---------- Mesajlar birleştirildi - 21:55 ---------- bir önceki mesaj zamanı 21:51 ----------
Resimler gelsin...
Yine en güzelleri peşinde koşarken...
Uzaktan bir tane...
Haakon da boş durmuyor...
Bu nasıl?
Ortam müsaitti ve yabani meyvelerin tadına baktık. Kaplumbağayı yabani armut ile besliyorum ve ben de tadına bakıyorum. Mayhoşşşşşş
Efes'ten son bir tane daha
---------- Mesajlar birleştirildi - 22:00 ---------- bir önceki mesaj zamanı 21:55 ----------
Sırada bol virajlı ve harika bir tırmanış var Meryem ana'ya çıkarken...Ama istediğim sürüşü pek bulamadım çünkü otobüs konvoyları müsaade etmiyordu.
Burada yarı hacı oluyor yavaştan...
Hristiyanlık ile Müslümanlık'ı hep karşılaştırdık. Eskiden dünyanın değişik dini yerlerini yürüyerek hacı oluyordu insanlar diyor. Canterbury Tales'da yazılanlar doğruymuş demekki. Kudüs, Türkiye, İspanya....
Hala öyle gidenler de çok olmasa da mevcutmuş.
---------- Mesajlar birleştirildi - 22:08 ---------- bir önceki mesaj zamanı 22:00 ----------
Ben otoparktan ayrılmıyorum. Yerim güzel. Nispeten serin ve gölgelik. Haaokn'u da zor ikna ediyorum. Yaw gir kuyruğa da evi bir gör. Hacı ol, bak o kadar yolu geldik senin için. Suyunu doldur ve iç. Bana da getir... Binbir dil dökmeden sonra gidiyor yanımdan ama sonra söylüyor Eve şöyle kaynak yapıp bir göz atmış

)))Bol bol su içtim ama dedi.