Yamaha Yamaha Ybr 125 / Ybr 125 Esd Kullanıcıları / Bilgi Paylaşım Başlığı

Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
23 Eki 2010
Mesajlar
119
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
abi şu bir gerçek ama cbf şehir kızı incitmeye gelmiyor ybr de köy kızı eski zamanı örnek alarak diyorum dayanıklı :D bak benimkisi ybr değil ben ybr yi övüyorum malımı değil :p

birde abi yağ olayını dedim bir arkadaş 5 binde değiştiriyor yağını ybr nin diye bir şikayetide yok yağla ilgili eksiltme flan var demedi hiç duymadım
abicim bendeki ybr 3000 diyor yağda tık yok ama ondan sonra başlardı bende saglıklı olsun diye2000_2500 dedğiştirirdim kanuni desen tam bir muamma 1500 derdi zaten yağ yok :) ama cbf de ben castrol kullanıyom kabı sarı renkte onu kullanırsan 4000 kabı mavimsi castrol var oda 2000 km değiştiriyor yani yagdanyagada çok fark var ben cbf yagını kaba boşaltıyom servisinde kesinlikle esme yok birdaki bakıma fotosunu çekerim ama bu yeni cbf ler nasıl onu bilmiyom esiyor diyorlar ama sadece kullandım öncekine göre hantal atik degil
 
Katılım
26 May 2010
Mesajlar
3,237
sürekli diyoruz ama anlatamıyoruz herhalde...
ybr cbf apaçi karşılaştırmasına girmeyin yav...
boşu boşuna şu arkadaşlığın olduğu güzel ortamda birbirinizi kırmayın....
 
Katılım
13 Haz 2009
Mesajlar
5,384
abicim bendeki ybr 3000 diyor yağda tık yok ama ondan sonra başlardı bende saglıklı olsun diye2000_2500 dedğiştirirdim kanuni desen tam bir muamma 1500 derdi zaten yağ yok :) ama cbf de ben castrol kullanıyom kabı sarı renkte onu kullanırsan 4000 kabı mavimsi castrol var oda 2000 km değiştiriyor yani yagdanyagada çok fark var ben cbf yagını kaba boşaltıyom servisinde kesinlikle esme yok birdaki bakıma fotosunu çekerim ama bu yeni cbf ler nasıl onu bilmiyom esiyor diyorlar ama sadece kullandım öncekine göre hantal atik degil

anladım abi senmde haklısın bu konuyu kapatalım :D

sürekli diyoruz ama anlatamıyoruz herhalde...
ybr cbf apaçi karşılaştırmasına girmeyin yav...
boşu boşuna şu arkadaşlığın olduğu güzel ortamda birbirinizi kırmayın....

aynen abi güzel güzel gezelim eğlenelim motorlarımızla
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
23 Eki 2010
Mesajlar
119
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
sürekli diyoruz ama anlatamıyoruz herhalde...
ybr cbf apaçi karşılaştırmasına girmeyin yav...
boşu boşuna şu arkadaşlığın olduğu güzel ortamda birbirinizi kırmayın....
slm abicim benim niyetimde birbirimizi kırmamak ama sizin sayfanız tam bir cbf düşmanı nedense :) sadece karamaları biraz tuaf oluyor bende eski ybr kullanıcısıyım ama orda burda ybr kötü vay ybr şöyle demiyom benim anlatmak istediğim bu yanlış yaptıysak afola :)

---------- Post added 22-10-2011 at 00:00 ---------- Previous post was 21-10-2011 at 23:57 ----------

ybr esd kırmızı rengi güzel olmuş :) ya bu formma resim nasıl yükleniyor bir türlü yapamadım da
 
Son düzenleme:
Katılım
26 May 2010
Mesajlar
3,237
est. kardeş...
ortada yanlış filan yok...
geçen akşam ufak bi kaçamak yapmıştık, iki resim koyayımda ortalık şenlensin:)
308247_237267702993872_100001319336816_614402_1768492380_n.jpg
 

F54

Katılım
25 Haz 2010
Mesajlar
14,964
slm abicim benim niyetimde birbirimizi kırmamak ama sizin sayfanız tam bir cbf düşmanı nedense :) sadece karamaları biraz tuaf oluyor bende eski ybr kullanıcısıyım ama orda burda ybr kötü vay ybr şöyle demiyom benim anlatmak istediğim bu yanlış yaptıysak afola :)

---------- Post added 22-10-2011 at 00:00 ---------- Previous post was 21-10-2011 at 23:57 ----------

ybr esd kırmızı rengi güzel olmuş :) ya bu formma resim nasıl yükleniyor bir türlü yapamadım da
ybr de bi kötülük varsa yaz bizde bilelim nasıl motora bindiğimizi zorumuza gitmez merak etme sen:rendeer:
 
Katılım
23 Kas 2008
Mesajlar
4,377
Ybr nin sağlamlığı ile ilgili bir konudur.Herkezin okuması için buraya alıntı yapıyorum.Paylaştıklarım yazılar konuya yazdığı ayrı yazılardır ve 2011 tarihlidir bu yazılar.Konuyu merak edenler msn adresini atsın bende ordan paylaşabilirim.Ayrıca bu siteye üyeliğim yok.

Valla ben de çok şaşırmıştım. Ama alıştım artık. Ne yaparsın, kaderimizde varmış hiç uğraşmadan rahat kafayla motora binmek ..

Bendeki zavallı ybr nin çektiği işkenceyi, eziyeti anlattığım 2-3 farklı başlık vardı, hangisi neydi unuttum ama benim hayvan hala işkence testine tabi. Son gelişmeler şunlar :

100,000 km. yi kesin geçtim ondan eminim, ama 110 oldu mu onu net bilemiyorum. 85 binden beri km. saati yok. Km. saati kırıldı, devir saatiyle falan tümünü birden söktüm attım, gereksiz detaylar sonuçta bunlar..

Bir depoyu ortalama 400 km. kabul edip hesabı kafadan tutuyoruz üç aşağı beş yukarı..

Debriyaj son bir yıldır kaçırmaya başladı. Aslında insanca kullanılsa 120-150 ye kadar giden debriyajlar var. Daha gider o. Sadece bir ve ikinci viteslerde abanınca kaçırıyor hafif hafif.. Dik yokuşlarda çıkmadığı vakit bakarız.. Nasılsa "baskıya zarar vermek" gibi bir kavram yok.. Devam.. Bizde sistem basit, tek kelimeyle özeti şu: Nerde Trak, Orda Brak..

Yüzbini devirdik ama sübap ayarı hala yapmadım. Bu testin bir parçası olduğu için devam edeceğim..

Buji değiştiriyorum, ama ancak motor çok yakmaya başlarsa. Ha , bir de çok yakmaya başlarsa bazen hava filtresini de komple söküp atıyorum arada bi 10-20 bin de öyle gidiyor çünkü Sirkeciye yolum uzun süre düşmüyor bazen.. Bikeresinde zor çalışmaya başlamıştı, merak edip bujiye baktım, erimiş bitmiş namussuz. Arada buji değiştirmek lazım, misal 30.000 de bir değişsem sorun olmayacak da.. Zaten bugüne kadar üçüncü bujisi şu an üzerindeki..

70-80 lere kadar tek bir damla yağ eksiltmedi, şu an çok az da olsa biraz yağ eksiltiyor. Ben de hazır bu fırsattan istifade teste yeni bir madde daha ekledim : eksilen yağı tamamlamadan yola devam etme maddesi.. Zaten 3 yerine, min 6-7 binde yağ değiştiriyordum, bu süreyi önce 10.000 e çıkardım. Hazır yağ eksilmişken , bir de az yağla ne kadar çalışabilir testi yaptım, Yağ çubuğunun ucunda hiç yağ göremediğim güne kadar yağ eklemeden devam ettim. Sonuç şu : ybr içinde 450-500 gram yağ varken 10.000 km. den epey fazla yol yapıyor. Bunun da altına inip eşeği sulamanın alemi yok dedim ve sonra testin ikinci aşamasına geçtim ve konması gereken yağın iki katından fazla yağ koydum içine. 2,2 litre.. Motor lakur lukur yarıya kadar yağ dolu ve şu an o test aşaması sürüyor, henüz bitmedi, ama sağından solundan atar dedim ben o yağı.. Yok abi atmıyor. Sıkıntı yok devam..

Hep tam sentetik kalite yağlar kullandım , ama ince kalın ne yağ bulursam onu çaktım, bir tek gres yağını denemedim, yağ konusunda da sorun yok. Sanırım -denemeyeceğim ama- kırlangıç zeytinyağı da koysak epey çalışır bu motor.

Ön takımda hiç yağ kalmadı. Koymuyoruz artık.

Devir saati luzumsuz. Hep kırmızıda 12 saat aralıksız kullandığım bile oldu, bu acımasız bağırtma seanslarında nihayet ekzos dibinden eriyip koptu bir gece yolda giderken. Egzosu eritmeyi başaran benden başka yok bildiğim kadarıyla, bu konuda gururluyum, çok çalıştım çünkü. Egzos boğazının eriyen kısmını paslanmaz elektroduyla doldura doldura kaynattık oldu. Motorda zaten sorun yok. Demek ki devir saati bir işe yaramıyor. Oraya fotograf albümü koyacağım veya ikiteker çıkartması yapıştırılabilir..

Ön konsolu komple söküp attım, şu an kontak kilidi var, ama kontağın elektriksel işlevi tamamen iptal. Onun yerine gizli bi anahtar bağladım bi yere. Sağa sola çaktırmadan elinle açınca kontak açılıyor. Bıktım anahtar sok çıkart, o cepte mi bu cepte mi olayından artık. O da lüzumsuz. Pratiklik iyi bişeymiş. Küçük motoru zaten kurcalayan eden yok, çocuklar üstüne çıkmıyor, kazık kadar adamları motorun üstünde atçılık oynarken falan bulmuyorum geldiğim zaman. Benimki kadar döküğünü de çalacak bi ahmak zaten olamaz.. Devam..

Buraya kadar mizah vardı, ama tüm anlatılanlar ve rakamsal değerler gerçektir. Gerçekten 500 gram yağla 10.000km. den fazla gidiyor bu alet. Çok daha fazlasını da gider, ama denemedim, deliliğin bile bi sınırı var tabi. Aslında hiç yağ değiştirmesen ne zaman yatak yorgan rulman dağıtır maddesini de bunlara eklemek ve denemek lazım, fakat bunu görürsek rutin işkence testinde ne kadar gideceğini göremeyeceğiz.. Öteyandan yağ hiç değişmese nereye kadar gideceğini sahiden merak ederim. 1 lt. yağ ile 40.000 ?

10 ve 15 i bizzat yaptığım için 40 da çok garip gelmiyor artık

---

Benimkinden daha bakımsız ybr inan yoktur sanıyordum. Gözümle görmesem inanmazdım. Bu başlığı gördüğüm iyi oldu. Arka jantı kırmak zordur, emek ister. Ben arkada 120 kg. kütleli adamla dan dun kullanırken bile kıramamıştım. O arkadaş ne yaparken jant kırılmış bunu sahiden merak ettim.

Jant kollarını telle bağlama olayına ise kesinlikle hasta oldum. Karadenizli olabilir mi ?

---

Peki iyi bakınca ve insani kullanınca ne olur?

Geçen bi kurye geldi paket getirdi. Lafladık biraz. Motoru 216 binde. Alıp turladım biraz. Benimkinden biraz daha iyi durumu. Bir kez debriyaj plakaları değişmiş, başka değişeni yok motor kısmında. Benim 100-110 bindeki motorun yıpranmışlık anlamında 200.000den biraz daha yukarılarda olduğu konusunda hemfikir olduk. Aslında ben de çok hor kullandım, "daha vicdanlı davranabilirdim" falan da dedi.. 216 bini "the end" gibi canlandırmamak lazım çünkü benim bile 200 leri görme ümidim varken, e o biraz daha giderse çok garip olmaz.

Neyse.. Benim hedefim hiç ellemeden, bir saniye bile uğraşmadan ve para harcamadan, bakım da yapmadan 100.000 yapmaktı, onu yaptım. Şimdi de daha ne kadar gidecek? sorusuna bakacağız, nerde trak orda brak metoduyla.. Bir sonraki ybr yi de insaflı teste tabi tutacağım , ama sonuçları buraya yazmak çok uzun sürecek ondan eminim..

---

Ybr nin sağlamlığı konusu anlatmakla falan bitmediği için onu uzun uzun anlatmayacağım bir daha. Zaten bizler sevdikçe, motor da tutuldukça satıldıkça fiyatına zam yapıyor bizim tüccar beyinli ithalatçılar

Son bir not olarak aklıma gelen şey ise Ybr nin sosyal bir fenomene doğru dönüşmesiyle ve genel olarak motor-motosiklet kültürüyle etkileşimleriyle ilgili. Bu bendeki aşırı rahatlığı birçok ybrli elemanda da gözlemliyorum. Salgın hastalık gibi yayılıyor. Usta motorda yağ var , zincir de biraz leş olmuş diyorsun, olsun noolcak ki .. diyor.. Deli mi ne..

Motora ilk binmeye başladığım günden beri 300 bini geçtim, en büyük keyfi aldığım kısım ise bu küçük motorla yaptığım 100 bin km. oldu. 80'li yıllarda ufak iki zamanlı ve çok sorunlu doğu avrupa motorlarıyla başlamıştık, sonra para kazandıkça büyük hacimli fiyakalı makinalarla devam etmiştim uzun zaman. 2005'te bu ybr yi de öyle uzun uzadıya binmek niyetiyle de almamıştım aslında. Büyük motorun yanına "anahtarlık" olsun, bakkala çakkala gideriz, çamurda büyük motoru kirletmeyiz, öğlen yemeğine gideriz falan diye almıştım. İşin doğrusu, ben bu motorla gezmeye de utanırdım az biraz. Öyle tatile, uzun yolculuklara falan çıkılmazdı böyle şeylerle, diğerlerine imkan varsa ..

Ancak, ybr -ve emsali niteliklere haiz diğer motorlar- önce kafamdaki "teknoloji" kavramının değişmesine sebep oldu. Bu motor aslında ilkel falan değil, tam tersine daha üstündü, çünkü alayından daha sorunsuzdu. Hiçbirinin başaramadığını başarıyordu ; sıfır sorun. Saatler haftalar boyu 10.000 devir nefes almadan nasıl çalıştığını falan hala anlamış değilim zaten. Yağ pompası yok. Yatak yok. Yağ filtresi bile yok. Şanzımanında falan oyuncak kadar dişliler.. Neyse.. Acaip .. Ulan motor dediğin bozulur be.. Hele kitabına kuralına uymazsan üç günde alırsın eline.. Kafamızdaki bütün kavramların kalıpların içine zçtı bu ybr ve emsali birkaç motor..

Sonra da şunu farketmeye başladım zaman içinde; biz aslında motosikleti bir araç olmaktan çıkartıp bir amaç haline getirmişiz, hemde çoktan Hem amaca dönüşmüş, hem de bunu kendi kendimize inkar etmişiz.. Yersek..

Büyük motorun yeri de başka tabi, bunun inkar edilecek yanı olamaz. Öteyandan, örneğin hep bir asya gezisi canlandırmışımdır kafamda, şimdi o gezi için bile ybr düşünmeye başladım uzun zamandır. Sebep basit : aslında çok daha uygun abi.. Neden?

Sıfır sorun. Bozulur mu kaygısını falan zaten geç bi kalem, yağ değiştirmeye bakım yapmaya falan bile gerek yok. Bu motora çak 1 litre yerine 2 litre yağı, git asyayı mı dolaşacan, afrikayı mı .. Yağ bile değişmeden hiçbişeye dokunmadan git dolaş gel.. Öyle acaip cins bi makina bu.

Bişey mi lazım? Düştün bişeyi mi kırdın? Burada yakında muhtarlıklar bile parçasını satmaya başlayacak.. Yaygın lazım olacak parçalar bedavadan hallice.. Kimse ellemez, kurcalamaz, biraz pis, bir iki kapağı çizik, motoru kirli olsun çalan eden de olmaz. Canın nerede istiyorsa korkmadan orada bırak. Var mı böyle bir rahatlık yahu? Dikkat çekmez, göze batmaz.

Ama hepsinden önemlisi kafan rahat. Yok servise gittim mi, yok lastikler yaşlanıyor, yok akü bilmemne.. Gir internete parça bak, aksesuar bak, tüh yağmur yağdı, güneş kavuruyor branda tak, şarz cihazını al, lastiklerin altını besle, modeli düşüyor sat, gir internete sabah akşam ilan bak, koş servise, koş lastikçiye, koş sigortacıya.. İşin gırgır yanı, bunu parayla almak da mümkün değil.. Aman çizmesinler, yok kedi oturmasın.. Lan otursun lan.. kedi de otursun bırak da.. Bırak iki tırmalasın keyif yapsın hayvan hayatında be.. Kedi hayvanına kızıp öfkelenecek kadar komik hallere girdiğimizi bile göremiyoruz arkadaş..

Ybr yi genelde bütçesi kısıtlı, motoru olmayan, veya yeni başlayanlara tavsiye ederiz ya.. Ben affınıza sığınarak motoru olan, büyük motoru olan, ve işi bilenlere özellikle birer tane tavsiye ediyorum, hatta bizim gibilerin daha çok ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. İddiam ise şu ; önce motosikleti bir araç olmaktan çıkartıp amaç haline getirdiğimizi kabullenip , sonra kafayı boşaltmayı lafta değil, gerçekten başarınca ve hiç bir detayla zırnık kadar uğraşmadan kullanınca , yani bunu yaşayıp görünce, hele birkaç da uzun yola falan bu rahat kafayla çıkınca .. eskiye oranla kat kat daha fazla keyif alınıyor. Ama kötü yanı şu: denemeden asla anlaşılamıyor. Şöyle bir sene falan stressiz sıkıntısız o rahat şekli deneyince, sonra eskiye dönüş acaip saçma ve anlamsız gelmeye başlıyor..

Haksızsın diyenin motoru çizilsin, aksesuarları gümrüğe takılsın, kromajları kararsın, jantları pas içinde kalsın elinde parlatıcıyla uğraşsın dursun emi.

Sevgiler...CeM...

Çok fazla sayıda motorcu arkadaşla tamamen hemfikir olduğumuz bir konu da şu : aynı bu niteliklere haiz bir 250 cc. motor lazım. 18 hp. civarı birşey. 2,2 litre yerine 3 yakan.. Ama aynı böyle birşey ha .. Şu an piyasada olanların hiçbiri değil. Aynı böyle baş ağrısı yapmayan, rahatlatıcı, hayatı sakinleştirici hap gibi, kafayı rahat ettiren bir makina..

Ybr nin tek eksiği uzun otoban/düz asfalt yolculuklarında süreyi uzatıyor olması. Misal 3-3,5 saatte gittiğim Çanakkaleye 5,5 saatte gidiyorum. İzmir deyince, hadi bi Antalya falan deyince fark açılıyor. Uzun ve vakti bol gezilerde tam tersine daha keyifli, ama hafta sonlarına bir şeyler sığdırma konusunda bazı sorunlar var. Her seferinde istanbuldan çıkıp daha önce defalarca gördüğüm yolları geçmiyor olsam, misal egede akdenizde yaşıyor olsam ve o köy kasaba yolları çeşitliliği , o rota çeşitliliği önümde olsa aslında bu sorun da ortadan kalkacak ama ..

Bir de, yine aynı konuyla ilgili, iki motor birlikte bir yere gidelim desek sorun oluyor, eleman sıkılıyor. Gerçi haklı, ben de sıkılıyordum. 110-120 ortalamayla gidiyordum, 90 sabitle giden adama uyum sağlamak zor oluyordu. Aslında 90 sabit bir sıkıntı sebebi değil, gayet güzel keyif alınıyor, ama öndeki adamı mütemadiyen az da olsa yavaşlattığın zaman o adam daralır, daralmakta da haklı.

İşte bu süre ve ortalama hız konusunu eşitlemek ve sorunu sıfıra indirmek için 18 hp. civarı bir makina gerekiyor, o vakit arada çok çok ciddiye alınabilecek hiçbir fark kalmıyor -bence-. Ancak bu makina yok ortada, ve kimsenin yapmaya da niyeti yok. Bu makina aslında herkese lazım olacak, her kategorinin satış sahasına girecek, yapılmama sebebinin de sadece ve sadece bu olduğunu düşünüyorum. Kastettiğim ybr250 değil mesela. O yine "değerli" bir makina. Benim dediğimin tıpkı ybr125 gibi bir fenomene dönüşebilecek kadar "değersiz" olması gerekiyor ki .. Mümkün olsun.. Birinin balatası 5, diğerininki 55 lirayken olmaz. Oysa bugünün üretim teknolojisinde +500 ila +1000 dolar maliyetle gayet kolay yapılabilir, üretilebilir böyle bir motosiklet. Hatta, sanıyorum bu motorun fabrikadan çıkış üretim maliyeti ybr125 in türkiye satış fiyatının da altında olur, ybr125 parasına satılsa yine de para kazandırır muhtemelen..

Ama, böyle "fenomene dönüşme riski" olan birşey .. Yapılamıyor değil ne yazık ki. Yapılmıyor.. Çünkü bu yapılırsa üst kategorideki tüm makinaların satış adetlerinden bir parça çalacağı kesin. Türkiyede ise satış patlaması yaşar böyle bir motor diye düşünüyorum. Şu vaziyette bile, büyük motorun yarattığı toplam baş ağrılarından kaçıp, 125 cc. kullanan bir sürü adam var iken, sen bir de yolculuk sürelerini falan tam eşitlersen, ve ybr avantajlarının alayını da yine yanında sunarsan ne olacak ?

Benim çocukluğumda javalar böyle bir "fenomendi" Türkiyede. Sorunluydu, sıkıntılıydı, ama dönemine göre evet sıkı bir fenomendi. Bizden bi 10 yıl öncesinde Vespalar tıpkı bu anlattığım fenomenin karşılığıymış fakat sonra Vespa da çıktı o bölgeden, değişti, başka alakasız birşeye dönüştü. O fenomeni yüksek kara dönüştürmeye başladı ve bu manada tüm anlamını tüm değerini yitirdi vs. Ve bir de böyle bir fenomen motosikletin tam karşılığının olmadığı bir dönem vardı, aslında motosiklet olmayan mobiletler yüksek oranda tercih edilir olmuştu, o yokluk, o koyunun ortada olmadığı abdurrahman çelebi günlerinde.. Şu anki trajikomik fark ise bence şu: java sorunlu diye bmw almak hayal ederdik, ama şu günün java karşılığı olan makina alayından daha sağlam ve sorunsuz.. Komik değil mi ..

Eğer şu an kullandığım ybr eskiyene bitene kadar, bu beklentideki gibi "değersiz ama yüksek nitelikleri sayesinde rahatlatan, baş ağrısını kesen" birşey çıkarsa -pek sanmıyorum- bir sonraki motorum kesinlikle ve kesinlikle o olacak. Ve sanırım büyük motoru da bir daha almamak üzere satacağım, ve muhtemelen büyükler kategorisindeki satışlar da dediğim gibi azalacak. Adam üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri alacağı böyle bir alternatifi karşısında görürse ister istemez oturup düşünecek. Geziyse gezi, asfaltsa asfalt, niçin on kat fazla çalışayım ki diyecek otomatik olarak.. Ybr çin üretimi.. Bakalım işte.. Çinli çan çin çon amcalardan umutluyuz biraz.. Ama yaparlar mı? , dünya çapında yaygın ağları olan bir marka böyle bir ürüne destek olur mu?, (çünkü o devasa ağ ve marka olmadan gerçekleşmesi çok zor) yapılması "makul" olur mu, yoksa hazır dönen tekere çomak sokmamayı mı tercih ederler bilinmez..

Çıkmazsa ?.. sağlık olsun ybr ye, (veya günün karşılığı kafayı rahatlatan 125 her ne ise) ona devam..

Sevgiler...CeM...

Ybr nin hep iyi yanlarını anlattık, kötü yanlarını da diyelim; motorcuyu çok tembelleştiriyor abi. En titiz motorcuyu bile sallamoz cevdet yapar. Bak lastikte bi senedir çivi var. Ellemiyorum. 3-4 günde bir indiği için sorun olarak görmüyorum. Çiviyle artık arkadaş olduk, hatta birbirimize karşı belli ölçüde saygımız sevgimiz bile oluştu. Şimdi ben onu kargaburunla çekip çıkartsam, yerine bi fitil atsam hiç aynı yeri tutar mı ? Tutmaz tabi..

İşte bu ybr rahalığı böyle de kötü bişey arkadaş ..

Sevgiler...CeM...

2teker.org dan alıntıdır...

Daha fazlasıda var çok uzun bir konu ama fazlasına gerek görmüyorum.
 
Katılım
20 Haz 2011
Mesajlar
138
arkadaşlar bence abartıyorsunuz motorunuzu bülbül ettınız tamam kötü demiyom ama bukadarda abartılmaz ben cbf kullanıcısıyım bu benim 4.motorum kanunı seyhan'ybr vede şuanki 2.cbf im birşeyin farkına vardım sizin motorlar yağ yakınca yağ yakmıyor buharlaşma oluyor cbfler ise yağ yakmış oluyor sizler ybr sahibi olarak yağ 2000 km değiştiriyorsunuz 4000 km de değiştirseniz ne olur diye soruyom ben denemem merak eden kendi motorunda denesin diye cvp alıyom bülbülünüze güvenmiyorsunuz sanırım bizler cbf olarak 4000 degişiyor vede biraz eksilme olunca(gerçi buduruma ben rastlamdım ama) kendi sayfanızda cbf karalayıp ybr övüyorsunuz cbf sayfasına bakın bakim ybr karaliyan varmı burda kimse marka sponsorlugu yapmıyor ybr de bilirim cbf de onun için saygı ve sevgi çerçevesinde birbirimizi sayalım tşk (ayrıca sizlerin yag buharlaşma bizde yağ yakma durumunu cbf sayfasınada taşicam sadece bunu karalama yine yapmicam motorunuz hakkında)

Gülüyorum. Hangi kısmına mı bülbülünüze güvenmiyorsunuz kısmına :D
Ben mersindeyim. Gelin Yağı beraber değiştirrelim. Sonra beraber yak kapağının oraya kör tapa vuralım. Km yı sız belırleyın 3000,5000,7000 km sonra gelın kör tapayı sökün. Çıkan yğın mıktarını beraber ölçelim. Böylece herkes neyın ne oldunu öğrenmiş olur. Bizim cbf düşmanı olmadıgımızıda oğrenmıs olursunuz...
 
Katılım
23 Kas 2008
Mesajlar
4,377
Ben bulsamda satmam gibi.Şehir içi gidip gelmeye falan birebir.Büyük alırsam ybr de yanında durur.Zaten sıfır almıştım ben dursun :)
 

F54

Katılım
25 Haz 2010
Mesajlar
14,964
tabiki ihtiyaçları karşılıyorsa neden satacaksın ki? benimde işimi görüyor hem fazla yakmıyor bakımı kolay sorunda çıkarmıyor bundan sonra parayı bulmasam bile alacak olursam sıfır ybr alırım ustalar değişik tür denemeyi sevmez bildiklerinden şaşmaz yani bende memnun olduğum şeyi değiştirirsem bile gene aynısının sıfırını alırım :cat:
 
Katılım
12 Eyl 2011
Mesajlar
35
abilerim be olur çözümü var diyin ne olur .. dün çocuklar motor ayaklıktayken motorumu düşürmüşler ve benzin deposunun üstüne çizikler oluşmuş daha sıfır yeni aldım acaba bi çözümü var mı ? sanayiye götürdüm boyasını karıp yaparız eskisinden güzel olur dediler götürdüğüm yyer sağlm bir yer 2011 model füme renginde lütfen yardım edin bnce orasını boyattırsam sorun olur mu ?
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst