çok güzel:cat:Dün facebook da bir video paylasmistim.
Sanirim buraya cuk oturacak.
[YT]3QUsQ5R2BJM[/YT]
:rendeer:Dün facebook da bir video paylasmistim.
Sanirim buraya cuk oturacak.
Uğur Kaymaz öldürüldüğünde 12 yaşındaydı.üstat konuyu açıversen....
açıkçası fransız kaldım...
:rendeer:
Uğur Kaymaz öldürüldüğünde 12 yaşındaydı.
http://1.bp.blogspot.com/_KQ0qS0tyThY/Slv04BBfeaI/AAAAAAAAA_k/Ydr2IuuLbkM/s400/uğur.jpg
Babası ile evden çıkmış kamyonlarına doğru gidiyorlardı. Ayaklarında terlikleri vardı. Babasının vücuduna 8 kurşun isabet etmişti, Uğur'a ise 13... Dördü ellerinden, dokuzu sırtından. 12 yaşında çocuğa 13 kurşun...
Otopsi raporunda dokuz kurşunun yakın mesafeden (50cm) ateşlendiği yazılmıştı, babasına isabet eden 8 kurşunun ise tamamı yakın mesafedendi (50cm). Olay yeri incelemesinde her ne kadar herhangi bir çatışmaya dair bir bulgu ortaya konulamadıysa da Uğur'u vuranlar nefsi müdafa gerekçesi ile beraat ettiler.
Uğur Kantar ise 21 yaşındaydı. Kıbrıs'ta askerlik görevini yapıyordu.
http://img.internethaber.com/news/224802.jpg
Disko cezası aldı. Söylendiğine göre içtimaya 5 dakika geç kalmıştı. Ayakta beklettiler, eziyet ettiler, 3 gün su vermediler çocuğa... Ve sonra bir gün iyice dövdüler. Yığıldı yere ama numara yapıyor dediler, sandalyeye kelepçeleyip güneşin altında bıraktılar. Temmuzda, Kıbrıs'ta. Su istedi, vermediler. Ve çocuğun böbrekleri ve beyni iflas etti sonunda. 2,5 ay yoğun bakımda kaldı ama başaramadı.
Çocukların işkence görmediği, yargısız infazlara kurban gitmediği, savaşa tapmayan, insan haklarına saygılı bir ülkede yaşamak istiyorum... Ve bunun başarılabilmesi için senin ve senin gibi tüm gençlerin memleketimizde yaşanan bu olaylardan haberdar olmasını istiyorum sevgili dostum. Çok şey mi istiyorum?
Öncelikle özür dilerim çünkü konuya farklı yaklaşacağım.
Bu iki isim için en az sizin kadar üzgünüm.
Ölen insanın arkasından atıp tutmasını da onu kahramanlaştırıp bir siyasi görüşe destek yapılmasını da pek sevmem.
Merak ettiğim konuya gelecek olursak ölümlerden siyasi rant çıkartmaya çalışan insanlar aynı acıyı karşı taraftan birileri öldüğünde de gösteriyor mu?
Buraya yorum yazan herkes için değil de yazdığımı görüp gıcık olan birisi varsa lütfen şu soru mu da cevaplayabilir mi?
Dursun ÖNKUZU, Hasan ŞİMŞEK için de bu şekilde üzülebiliyor musunuz?
Erdal EREN için üzüldüğünüz kadar Mustafa PEHLİVANOĞLU için de üzülebiliyor musunuz?
Benim için tüm ölümler aynı...
Duygusal yaklaşmadıktan sonra...
Öncelikle özür dilerim çünkü konuya farklı yaklaşacağım.
Bu iki isim için en az sizin kadar üzgünüm.
Ölen insanın arkasından atıp tutmasını da onu kahramanlaştırıp bir siyasi görüşe destek yapılmasını da pek sevmem.
Merak ettiğim konuya gelecek olursak ölümlerden siyasi rant çıkartmaya çalışan insanlar aynı acıyı karşı taraftan birileri öldüğünde de gösteriyor mu?
Buraya yorum yazan herkes için değil de yazdığımı görüp gıcık olan birisi varsa lütfen şu soru mu da cevaplayabilir mi?
Dursun ÖNKUZU, Hasan ŞİMŞEK için de bu şekilde üzülebiliyor musunuz?
Erdal EREN için üzüldüğünüz kadar Mustafa PEHLİVANOĞLU için de üzülebiliyor musunuz?
Benim için tüm ölümler aynı...
Duygusal yaklaşmadıktan sonra...
Mujdat Gezenin bir konferansta gayet guzel soyledigi gibi
Isvicrede Deniz yok ama Deniz bakani var
Turkiyede Adelet yok ama Adalet bakani var.
Sağol Seçkin'im. Fırsattan istifade biraz da sitem edeyim, özletiyorsun kendini.Yine çok güzel yazmışsın dostum, söyleyecek söz bulamadım...ale:
Bir insanın ölümünden, hele ki yargısız infazla, işkenceyle, adaletsiz kanunlarla (darbe dönemlerinde olduğu gibi) öldürülen bir insanın ardından, her kim olursa olsun mutluluk duyabilecek kişinin insanlığından şüphe ederim. Tek bir noktada anlaşamıyoruz, ben 12 yaşında bir çocuğun yargısız infazına ya da 21 yaşında bir çocuğun işkence ile öldürülmesine duygusal yaklaşmamayı başaramam.Öncelikle özür dilerim çünkü konuya farklı yaklaşacağım.
Bu iki isim için en az sizin kadar üzgünüm.
Ölen insanın arkasından atıp tutmasını da onu kahramanlaştırıp bir siyasi görüşe destek yapılmasını da pek sevmem.
Merak ettiğim konuya gelecek olursak ölümlerden siyasi rant çıkartmaya çalışan insanlar aynı acıyı karşı taraftan birileri öldüğünde de gösteriyor mu?
Buraya yorum yazan herkes için değil de yazdığımı görüp gıcık olan birisi varsa lütfen şu soru mu da cevaplayabilir mi?
Dursun ÖNKUZU, Hasan ŞİMŞEK için de bu şekilde üzülebiliyor musunuz?
Erdal EREN için üzüldüğünüz kadar Mustafa PEHLİVANOĞLU için de üzülebiliyor musunuz?
Benim için tüm ölümler aynı...
Duygusal yaklaşmadıktan sonra...
Sağol Seçkin'im. Fırsattan istifade biraz da sitem edeyim, özletiyorsun kendini.
Bir insanın ölümünden, hele ki yargısız infazla, işkenceyle, adaletsiz kanunlarla (darbe dönemlerinde olduğu gibi) öldürülen bir insanın ardından, her kim olursa olsun mutluluk duyabilecek kişinin insanlığından şüphe ederim. Tek bir noktada anlaşamıyoruz, ben 12 yaşında bir çocuğun yargısız infazına ya da 21 yaşında bir çocuğun işkence ile öldürülmesine duygusal yaklaşmamayı başaramam.
Peki ya sen, istisnasız herkes için bunu söyleyebileceğine emin misin? Eğer öyle ise, siyasi görüşün her ne olursa olsun kardeşimsin.
Duygusal yaklaşmanın kolaya kaçmak olduğunu düşünüyorum.
Çünkü duygular çözüm aramaz, çözümü mantık arar. Duygular tatmin edilmek ister.
Kimisi için küfürü basmak, başkası için nutuk atmak, öteki için bir şey yapmadan dua etmek duyguları tatmin etmek için yeterlidir.
İstisnasız bundan emin olup olmadığımı söylemek büyük konuşmak olur.
Ama ben bırak insanın kutsallığını, bünyesinde bulundurduğu ufak bir enzimin bile üstün yaratılışta olduğuna inanıyorum.
Bu kusursuz işleyeşe duyduğum saygı ve hayranlıktan ötürü, o düzenin sadece kendi kurduğu üstün yok etme sistemleriyle son bulmasına saygı duyabilirim.
Her insan yatakta ancak tıbbın yetmediği koşullarda ölmeli bence.
Adı, inancı, fikri, motosiklete binip binmemesi, parasının olup olmaması vb... buna etki etmemeli.
Bu açıklamamdan kriterine uyup uymadığıma sen karar ver ama sen kim olursan ol benim kardeşimsin :wiinkk: