cruiser farkı nedir

Katılım
1 Haz 2011
Mesajlar
50
Cruiser kullanan arkadaslar nedir bunu tarzı cok sevdiren? :) motosikletm olmadı ailem ikna olsa bende motosiklet kullanıcısı olcam. İlk baslarda klasik hergenc gibi racing hastalıgı vardı ama 1 senedır motosikletleri takip ediyorum kazaların cogunlugu trafikte agresif kullanan racingler ve yetersiz güvenlik ekipmanı nedenyle oluyor. Motosikleti agresif kullanma hevesim yok ve bana son bikac aydır hyosung gv250 cok guzel gorunuyor arkada deri çanta falan :D Ayrıca cruiserlerin racinglere nazaran sakin görünüsü, motosiklet dusmanı ailemi motosiklet alma konusunda iknamı kolaylastırır diye dusundum.. Cruiser kullananlar neden cok severler bu tarzı? İlk motosiklet tecrubesi icin gv250 cokmu guclu?(1.79boy 78 kg). Ankara gibi bi kentte motosiklet cruiserle ögrenilirmi trafiksiz yolda?
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
28 Nis 2011
Mesajlar
426
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
gv 250 bana göre başlangıç motoru olarak yanlış tercih olur, hacimli olması, ağır olması, vitesli olması gibi dezavantajları var yeni başlayanlar için. cruiser ile sport modeller arasındaki fark hayat görüşü... biri sükunet diğeri çığlık gibi bişi ;oD
 
Katılım
24 Nis 2009
Mesajlar
580
vitesli motosikletin temel mantığını biliyosanız ve uygulayabilcekseniz sorun olacağını sanmıyorum. tabi ki korumaları tamamladıktan sonra. :)
 
Katılım
1 Haz 2011
Mesajlar
50
Batuizm; tereddütüm yanlıs hatırlamıyosam 29hp olması :D motosiklet alabilirsem 4 sene boyunca degistirme sansım olmayacak :D
drumstar; hic motosiklette oturup gidondan tutmadım internetten arastırıp gordugum kadarıyla vitesli mantıgını biliyorum, 1kere artcı olarak binmistim :) korumalarda deri olması lazım degilmi cruisere tekstil abes kaçar :D
 
Katılım
1 Mar 2010
Mesajlar
1,251
merhaba önce;

- diğer motorlara göre daha konforlu olması,
- uzun yol için diğerlerine nazaran yorucu olmaması,
- cruiser kullanıcılarının hız merakı olmayıp etrafa baka baka düşük hızlarda gezerek zevk alması,
- artçı içinde ideal olması
- bol çanta ve aksesuarlı olmasından diğer motorlara göre daha fazla eşya alması,
- boy ve kilon hemen hemen aynı benimle motor altında ufak durmaz
- başlangıç motoru olabilir fakat trafiğe alışman ve dikkatini iyi ayarlaman adına önce sakin bir motorla başlaman daha iyi tercih olabilir..
- trafiksiz yolda öğrenilir mi sorusu ise tecrübeli bir kullanıcıdan öğrenilebilir tabikide..ama önemli olan trafiğin akışını çözebilmek ve heran tetikte olmak..her ne kadar sen düzgün ve kurallı kullansan da illaki senin dışında bu kurallara uymayanlar çıkacaktır trafikte..o yüzden akışı iyi takip etmek gerekir, bu da bir anda olmaz..imkanın varsa bir sürüş eğitimine gitmen güzel olur..

ayrıca motor alacaksanda olmazsa olmazlarını da hesap etmelisin. nedir bunlar dersen bilinçli kullanıcıların söylediği ve kullandığı şeyler tabikide:

- kaliteli bir kask
- korumalı mont
- korumalı pantalon
- korumalı bot

ve tabikide en önemli şeylerden birisi de '' a2 sınıfı ehliyet ''

umarım yardımcı olabilmişimdir,eksiklerim var ise diğer arkadaşlar sana tekrardan yardımcı olacaklardır..umarım gönlündeki motosikleti alırsın..şimdiden sana bol şanslar :cat:
 
Katılım
1 Haz 2011
Mesajlar
50
StyLeOscaR; çok tesekkür ederim emegine saglik sorularıma cevap verdigin icin, ins. alırm istegim motosikleti :)
 
Katılım
25 May 2011
Mesajlar
504
Dostum bence bir scooter al 1000 lira trafik akışına alış frene alış sonra vitesli motora geç hem biraz arıza yapsın neyin nerde olduğunu çöz aynı zamanda ailene ufak bu zaten hız yapmıyorum gibi bir savunmada yaparsın :) ben Suzuki 125an(20.000km) ile başladım sonra gv250 gectim hiç vitesli motor kullanmamıştım bindim üstüne direk kullandım denge sorunum olmadı direk vitese alışana kadar sıkıntım oldu önceden scooter kullanmanın faydası da tefik akılşını ve dengeye alışmış olmaktı. Gv250ikinci vitesde 80 yapabilen son hızıda 140-150 bulabilen ilk edap içn biraz seri bir motor.
 
Katılım
29 Haz 2010
Mesajlar
663
Aslında gv250 başlangıç için kötü sayılmaz, Ankarada bir arkadaşım aldı başlangıç için, Çayyolunda geziyor öğreniyor boş zamanlarda. Ben regal raptorla başlamıştım 250cc, 1 sene dayandım sonra sattım. Gv de bunu yaşamazsın aldığın zaman 2 sene kullanırsın en az ama sıfır gv alma başlıyorsan, 2. el almanda fayda var 2005-2006 temiz bir tane bulursan alabilirsin, 4.44 de bora abi var zaten hyosung yetkili servisi her türlü yardımcıda olurlar sana.
 
Katılım
21 May 2010
Mesajlar
2,954
Cruiser bir yaşam tarzıdır. Üstüne oturup ayaklarını ileriye doğru uzzattığında aldığın hazzı alamazsın başka makinede. Ağır ağır ilerlerken yolda egzozdan gelen o gümbürtü içinde başka şeyleri depreştirir. Uzaklara gitmek istersin ve altında sadece motorunun olması yeterlidir. Ama takvimi hatırlarsın gün cumartesidir. Pazartesi günü işe gitmelisin. Kapitalizme hizmet vermeliyim dersin...Yinede önünde koskoca 36 saat vardır. İyisimi gider alırsın çadırını. Artçın varsa eğer, artçı selesiyle plakalık arasına yerleştirirsin çadırını ve matlarını. Deri heybelerin patlarcasına dolmuştur kamp malzemeleriyle. Vurursun kendini yola. Tatlı virajları olan, hafif kumlu hafif tozlu, bir tarafında dağlar diğer tarafında masmavi denizi olan bir yolda bulursun kendin. Arkanda güzel bir artçın olur sarılır sana belinden. Virajlara geldikçe irkilir, sen frene bastıkça arkadan kafana çarpar kaskıyla :) Issız bi deniz kenarı bulursun. Her nedense insanoğlu orayı daha bozmamış hatta hiç uğramamıştır. Motorunla girmeye çalışırsın oraya. Ama cruiser bu gitmez öyle yerlere. İnat eder cebelleşirsin, artçın küçücük bünyesiyle toprağa saplanan motorunu kurtarmaya çalışır ve sonunda cruiser galip çıkar giremezsin oraya. Ama onun sana verdiği özgürlük duygusu başkadır. O yüzden girmen gerekir o ıssız deniz kenarına. Emniyet şeridine çekersin artçının yardımıyla kurtardığın motorunu. Bariyerlere bağlarsın. Çadırını ve diğer malzemelerini indirip dalarsın insan boyu olmuş çalıların arasına. Güzel bir şarapla geçirirsin geceni. (Gecenin ilerleyen saatleri hakkında konuşmaya gerek yok :cherry: )Sabah denizde yıkarsın yüzünü. Çadırını toplayıp atlarsın motoruna. Kocaman selesinde popona yer bulmaya çalışırsın ve basarsın gaza. Çam kokularının arasında gümbür gümbür ilerlersin dünyanın en güzel kahvaltısına doğru. Bir yanında kromları gözünü alan cruiserın bir yanında balıkçı tekneleri karşındada artçın vardır. Ama o gün biter elbet ve eve dönersin. Kapının önündeki demir parmaklıklara bağlarsın motorunu. Son bi kez sis farına yapışan sineği alırsın ve "hoh" yaparak parlatırsın sis farını. Brandanı örter evine çıkar ve ertesi gün çalışacak olmana lanet ederek uykuya dalarsın.

Böyledir cruiser.
Neden yazdım bunları bende anlam veremiyorum şu anda ama cevapla butonuna basıp göndermek üzereyim... :)
 
Katılım
1 Haz 2011
Mesajlar
50
cancalskan-RamuthRa; kimi arkadaslar gv250 uygun kimisi degil diyor 29 beygırlık atak bir motor basedermiyim bilmiyorum gaz kolu elimin altında sonucta.. 2. el konusunuda motosikletten anlamadıgım icin güvenmiyorum
scooter icin ne önerirdiniz?
MotorKafa; yazdıklarını hayal edince insan kendinden geciyor :)
 
Katılım
21 May 2010
Mesajlar
2,954
kimi arkadaslar gv250 uygun kimisi degil diyor 29 beygırlık atak bir motor basedermiyim bilmiyorum gaz kolu elimin altında sonucta.. 2. el konusunuda motosikletten anlamadıgım icin güvenmiyorum
scooter icin ne önerirdiniz?

Hocam eğer alıp üzün süre kullanacaksan, yani satıp yeni makine alma gibi bir imkanın yoksa GV250 bir numaradır. Kendini bilerek hareket edersen sözünü dinler o da. Bende GV250 ile başladım ve ben motorun gidonunu tutmak değil selesine bile oturmamıştım. Tek avantajım araba kullanmayı bilmekti. O sayede trafiğe hakimdim... Ayrıca GV250 kolay kolay sıkılacağın bir makine değil. Hem kaslı gözüküyor hemde performans olarak kendi sınıfında kimse kafa tutamaz. Daha dün gece başıma gelen birşeyi anlatayım. İzmir Alsancak'ta cafeden çıktım tam motora biniyorum iki kişi geldi arkamdan bişey soracağız dediler. Buyrun dedim. Bu makine 650 lik değil mi? dediler. Yoo değil 250 lik diye cevaplayınca. Hadi yaa nasıl olur gibi tepkiler vermeye başladılar. :) Ve bu olayı GV250 kullanan diğer arkadaşlarda sıkça yaşıyordur diye tahmin ediyorum :)
 
Katılım
20 Ocak 2010
Mesajlar
888
Bir kaç noktaya karşıyım. onu belirtmek isterim...

merhaba önce;

- diğer motorlara göre daha konforlu olması,
- uzun yol için diğerlerine nazaran yorucu olmaması,
- cruiser kullanıcılarının hız merakı olmayıp etrafa baka baka düşük hızlarda gezerek zevk alması,
- artçı içinde ideal olması
- bol çanta ve aksesuarlı olmasından diğer motorlara göre daha fazla eşya alması,

*Enduro ve touring motorlar çok daha konforludur cruiser'lara göre.

*Özellikle iri bir tur camın yok ise, oturma pozisyonu rahat olmasına rağmen, doğrudan göğüsten alacağın rüzgar
uzun yolculuklarda kollarına inanılmaz bir yük bindirebilir.

* ve yine aynı şekilde, bir cruiser'ı asla bir enduro veya touring kadar yükleyemezsin.


Buna ek olarak model yükselttikçe zaten manevre kabiliyeti ve kıvraklığı diğer motorlara nazaran düşük kalan
cruiser sınıfı yüksek modellerde iyice ağırlaşacak ve özellikle şehir içinde adamın canına ot tıkayacaktır...

İlk iki motoru virago 250 ve 535 olan bir adam olarak söylüyorum bunları..

ama hepsini bir tarafa geç,
o nikelaj, o ses, o sürüşün akıcılığı, o..o... yok cruiser ayrı bit tutkudur... anlatılmaz yaşanır...
zaten o nikelajlardan yansıyan güneş senin gözünü almaya başladıysa tutamazsın kendini artık...
 
Katılım
29 Haz 2010
Mesajlar
663
Hocam eğer alıp üzün süre kullanacaksan, yani satıp yeni makine alma gibi bir imkanın yoksa GV250 bir numaradır. Kendini bilerek hareket edersen sözünü dinler o da. Bende GV250 ile başladım ve ben motorun gidonunu tutmak değil selesine bile oturmamıştım. Tek avantajım araba kullanmayı bilmekti. O sayede trafiğe hakimdim... Ayrıca GV250 kolay kolay sıkılacağın bir makine değil. Hem kaslı gözüküyor hemde performans olarak kendi sınıfında kimse kafa tutamaz. Daha dün gece başıma gelen birşeyi anlatayım. İzmir Alsancak'ta cafeden çıktım tam motora biniyorum iki kişi geldi arkamdan bişey soracağız dediler. Buyrun dedim. Bu makine 650 lik değil mi? dediler. Yoo değil 250 lik diye cevaplayınca. Hadi yaa nasıl olur gibi tepkiler vermeye başladılar. :) Ve bu olayı GV250 kullanan diğer arkadaşlarda sıkça yaşıyordur diye tahmin ediyorum :)

Baran motorkafa doğru söyler, ilk 2 gün sadece sıkıntı çekersin alışana kadar. Eğer trafiğe aşinaysan araba kullanıyorsan öyle çok fazla sıkıntı yaşayacağını sanmıyorum. Tamam makine sınıfının en güçlüsü en atağı ama daha düşük bi motor alırsan 1 sene sonda değiştirmek isteyeceksin, eğer gv ye alışırsan uzun süre değiştirmeyeceğini düşünüyorum. Zira ertan diye bir arkadaşım var 2010 gv250 ile balkan turuna çıktı, 15 günde 7 ülke gezdi motor tık demedi.

2. el konusunda dediğim gibi 4.44 motorda yiğit var, bora abi var on numara insanlar ve cidden her konuda yardım ediyorlar. Benim vn800e de onlar bakıyor ertanın gv250yede ve başarılı adamlar =) Hatta oraya gidip ben bi gv250 almak istiyorum bildiğiniz falan varmı diye sorarsan o zamanda yardımcı olurlar.

---------- Post added at 11:17 ---------- Previous post was at 11:13 ----------

Bir kaç noktaya karşıyım. onu belirtmek isterim...



*Enduro ve touring motorlar çok daha konforludur cruiser'lara göre.

*Özellikle iri bir tur camın yok ise, oturma pozisyonu rahat olmasına rağmen, doğrudan göğüsten alacağın rüzgar
uzun yolculuklarda kollarına inanılmaz bir yük bindirebilir.

* ve yine aynı şekilde, bir cruiser'ı asla bir enduro veya touring kadar yükleyemezsin.


Buna ek olarak model yükselttikçe zaten manevre kabiliyeti ve kıvraklığı diğer motorlara nazaran düşük kalan
cruiser sınıfı yüksek modellerde iyice ağırlaşacak ve özellikle şehir içinde adamın canına ot tıkayacaktır...

İlk iki motoru virago 250 ve 535 olan bir adam olarak söylüyorum bunları..

ama hepsini bir tarafa geç,
o nikelaj, o ses, o sürüşün akıcılığı, o..o... yok cruiser ayrı bit tutkudur... anlatılmaz yaşanır...
zaten o nikelajlardan yansıyan güneş senin gözünü almaya başladıysa tutamazsın kendini artık...

Konfor konusu eyvallah asla bir enduro kadar rahat olamaz cruiser, eğer tur camın yoksa ve şoför sisi yoksa uzun yolda her saat başı durmak zorundasın bel ağrısından duramazsın
Ama yükleme konusunda bilemem gayet inşaat mühendisi gibi çalışıp motoru inanılmaz yükleyen arkadaşlarım var =)
 

jr.

Katılım
19 Kas 2006
Mesajlar
2,724
cruiser'da ilk dikkat çeken oturuş pozisyonunun keyif vermesi bence.

konfor aranıyorsa çok daha konforlu makineler var.

cruiser'da cc büyüdükçe alınan haz da artar. çünkü cruiser ile seyahat etmek gücü, sesi ve koca makinenin titreşimini bir arada hissetmektir.

yola yakın seyretmek keyif verir. torku düşük devirlerde verdiği için gerektiği anda kolaylıkla ve bariton tonlarda homurdayarak ve altınızda titreyerek hızlanır. bu, titreşimsiz ve ince sesiyle hızlanan cadde motorlarına göre bana daha çok keyif verir. çünkü sen mahmuzlayınca o homurdanıp silkinerek sana gücünü ve cüssesibni hatırlatıyor.

250 kiloluk makinenin ağırlığının verdiği his, görüntü, ses, hepsi bir araya gelince insanı tatmin eder.

bence özgürlüğü ve asiliği en fazla ifade eden makinedir.

doğa adamına göre dağa çıkmadan özgürlük olmaz, hızlı yaşayanlara göre alışık olduğumuz limitlerin üzerinde yol almadan özgürlük olmaz. hangisinin insanı daha çok cezbettiğine bağlı.

benim zevkimce, özellikle cam takmadan, olabildiğince çıplak halde çok daha genç işi ve şık görünür.

ha bir de 800 cc makineler ile 4,5 lt / 100 km ile yol almak da bu tarzın önemli artılarındandır. güç için devire falan ihtiyacınız yok.
 
Katılım
25 May 2011
Mesajlar
504
cancalskan-RamuthRa; kimi arkadaslar gv250 uygun kimisi degil diyor 29 beygırlık atak bir motor basedermiyim bilmiyorum gaz kolu elimin altında sonucta.. 2. el konusunuda motosikletten anlamadıgım icin güvenmiyorum
scooter icin ne önerirdiniz?
MotorKafa; yazdıklarını hayal edince insan kendinden geciyor :)

Arkdaşlarında dediği gibi biraz sana bağlı gazlarım hissi varsa içinde güçlü motor ama ufaktan başlarım gazlamam hakim olurum kendime diyorsa tabiki başlanacak motordur bu senin kendine guvenin ve sakin kullanıp kullanmayacağın kabiliyetin yani sana bağlı ben istanbulda motor kullandığımdan motor kullana bileceiğin en guzel ortam olduğundan:mrgreen: daha temkinli yazdım
 
Katılım
24 May 2011
Mesajlar
2,010
Cruiser bir yaşam tarzıdır. Üstüne oturup ayaklarını ileriye doğru uzzattığında aldığın hazzı alamazsın başka makinede. Ağır ağır ilerlerken yolda egzozdan gelen o gümbürtü içinde başka şeyleri depreştirir. Uzaklara gitmek istersin ve altında sadece motorunun olması yeterlidir. Ama takvimi hatırlarsın gün cumartesidir. Pazartesi günü işe gitmelisin. Kapitalizme hizmet vermeliyim dersin...Yinede önünde koskoca 36 saat vardır. İyisimi gider alırsın çadırını. Artçın varsa eğer, artçı selesiyle plakalık arasına yerleştirirsin çadırını ve matlarını. Deri heybelerin patlarcasına dolmuştur kamp malzemeleriyle. Vurursun kendini yola. Tatlı virajları olan, hafif kumlu hafif tozlu, bir tarafında dağlar diğer tarafında masmavi denizi olan bir yolda bulursun kendin. Arkanda güzel bir artçın olur sarılır sana belinden. Virajlara geldikçe irkilir, sen frene bastıkça arkadan kafana çarpar kaskıyla :) Issız bi deniz kenarı bulursun. Her nedense insanoğlu orayı daha bozmamış hatta hiç uğramamıştır. Motorunla girmeye çalışırsın oraya. Ama cruiser bu gitmez öyle yerlere. İnat eder cebelleşirsin, artçın küçücük bünyesiyle toprağa saplanan motorunu kurtarmaya çalışır ve sonunda cruiser galip çıkar giremezsin oraya. Ama onun sana verdiği özgürlük duygusu başkadır. O yüzden girmen gerekir o ıssız deniz kenarına. Emniyet şeridine çekersin artçının yardımıyla kurtardığın motorunu. Bariyerlere bağlarsın. Çadırını ve diğer malzemelerini indirip dalarsın insan boyu olmuş çalıların arasına. Güzel bir şarapla geçirirsin geceni. (Gecenin ilerleyen saatleri hakkında konuşmaya gerek yok :cherry: )Sabah denizde yıkarsın yüzünü. Çadırını toplayıp atlarsın motoruna. Kocaman selesinde popona yer bulmaya çalışırsın ve basarsın gaza. Çam kokularının arasında gümbür gümbür ilerlersin dünyanın en güzel kahvaltısına doğru. Bir yanında kromları gözünü alan cruiserın bir yanında balıkçı tekneleri karşındada artçın vardır. Ama o gün biter elbet ve eve dönersin. Kapının önündeki demir parmaklıklara bağlarsın motorunu. Son bi kez sis farına yapışan sineği alırsın ve "hoh" yaparak parlatırsın sis farını. Brandanı örter evine çıkar ve ertesi gün çalışacak olmana lanet ederek uykuya dalarsın.

Böyledir cruiser.
Neden yazdım bunları bende anlam veremiyorum şu anda ama cevapla butonuna basıp göndermek üzereyim... :)

Aslında motosiklet tutkusunu oluşturanda bir yerde bu duygudur ama cruiser da başka yaşanır bu duygular :) çok güzel ifade etmişsiniz şimdi atlayıp deniz kenarına gidesim geldi :p

Arkadaşın sorusuna gelince bahsettiğin motosiklet gerçekden güzel ve iyi bakarsan uzun yıllar kullanabileceğin türden ama şu da bi gerçek ki merdivenin alt basamağına basmadan üstüne çıkmak hem zor hem risklidir bu nedenle 125cclik bir motosikletle işe başlayıp iyice öğrendikden sonra geçmeniz sizin açınızdan daha iyi olur
 
Katılım
20 Ocak 2010
Mesajlar
888
Konfor konusu eyvallah asla bir enduro kadar rahat olamaz cruiser, eğer tur camın yoksa ve şoför sisi yoksa uzun yolda her saat başı durmak zorundasın bel ağrısından duramazsın
Ama yükleme konusunda bilemem gayet inşaat mühendisi gibi çalışıp motoru inanılmaz yükleyen arkadaşlarım var =)

Sen hiç tam yüklenmiş bir varadero veya 1200 GS ADV gördünmü hajı.. :D
 
Katılım
29 Haz 2010
Mesajlar
663
Sen hiç tam yüklenmiş bir varadero veya 1200 GS ADV gördünmü hajı.. :D

Ya gördüm bi video izlemiştim ama şimdi bulamadım, elemanın biri r1200gs öyle güzel istiflemişti ki 7-8 mt. uzunluğunda bi çizgi düşün her çantadan çıkan çıkanı yanyana yanyana dizince çizgi sonunu görüyordu, abiyi hayretler içine izlemiştim ama cruiser candır yaa =)=)
 
Katılım
1 Haz 2011
Mesajlar
50
kendimi kontrol ederim diye dusunuyorum gaza gelmem oyle :D gv250 en iyi tercih ozaman cunku 4-5 sene degıstırme sansım yok bu yuzden 0 almak mantıklı geldi sizce?
Ayrıca gt250r ların lastikleri shinko adında dandik bi lastikmis peki gv250lerin lastiklerdemi shinko? Bide sisi bar nedir? :D
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
Benim bu konuda bazı gözlemlerim var. Bir özet geçeyim:

Cross: Bu zaten bir spor aracı. Başlı başına ayrı bir tutku.
Commuter: Şehir içinde ulaşım problemini çözmek isteyen aynı zamanda motosiklet sevenler bu motorları kullanıyor.
Race: Tutkusu hız yapmak olup aynı zamanda motosiklet sevenler bu motorları kullanıyor.
Touring: Tutkusu gezmek - dolaşmak olup aynı zamanda motosiklet sevenler bu motorları kullanıyor.
Enduro: Tutkusu çayır, çimen, dağ, bayır, orman, doğada gezmek - dolaşmak olup aynı zamanda motosiklet sevenler bu motorları kullanıyor.
Cruiser: Tutkusu motosiklet olanlar bu motorları kullanıyor.

Bazı arkadaşlar kızacak şimdi, biliyorum ama durum budur :)
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst