- Katılım
- 21 Mar 2009
- Mesajlar
- 5,554
- Konu Yazar
- #1
Geçen haftasonu görüşmemizde bu cumartesi için Emrello ile sözleşmiş ve onun daha önceden de izldiği bir kaçış rotası olan Gölyazı Köyü'ne gitmeye karar vermiştik.
Gölyazı, Ulubat Gölü kıyısında bir yerleşim.
Eskiden Rum ahalinin oturduğu bir köy olan Gölyazı'nın Rumca ismi Apolonia veya Apolyont.
Köy, mevsimsel göl seviyesindeki değişmelerden ötürü zaman zaman ada, zaman zaman da yarımada konumuna gelebilmekte.
Aşağıdaki fotoğraf neden bahsettiğimi anlatacaktır sanırım..
Köy halkı son derece modern görünüşlü, kadınlı erkekli hayatın içinde olan, çoluk çocuğun sokaklarında koşuşturduğu br nüfusa sahip. Bu oldukça hoşumuza gitti. Çünkü nice harika köyler görmüş ama kahvesinde bir merhabayı bile zoraki almış zamanlarımıza olmuştu.
Neyse, Gölyazı ve yaşayanları hakkında bu kadar bilgiden sonra yol hikayemize başlayalım.
Saat 08:15 feribotuna binmek üzere sözleştiğimizden ve ikimizde uykuyu sevdiğinden ötürü sabah evlerimizden bir miktar geç çıkmıştık. Genede Cumartesi sabahı herkes tosur tosur uyurken yollara koştura koştura feribota varmayı becerdik..
Biliyorum, kötülük etmiş olacağım ama foto altlarını yazmak çok zor geliyor şuanda arkadaşlar. N'olur kusuruma bakmayın. Bir dahaki sefere ayrıntılı yazacağım emin olun..Şimdiden bu konuda özür diler, buyrun seyre derim :rendeer:
Gölyazı, Ulubat Gölü kıyısında bir yerleşim.
Eskiden Rum ahalinin oturduğu bir köy olan Gölyazı'nın Rumca ismi Apolonia veya Apolyont.
Köy, mevsimsel göl seviyesindeki değişmelerden ötürü zaman zaman ada, zaman zaman da yarımada konumuna gelebilmekte.
Aşağıdaki fotoğraf neden bahsettiğimi anlatacaktır sanırım..
Köy halkı son derece modern görünüşlü, kadınlı erkekli hayatın içinde olan, çoluk çocuğun sokaklarında koşuşturduğu br nüfusa sahip. Bu oldukça hoşumuza gitti. Çünkü nice harika köyler görmüş ama kahvesinde bir merhabayı bile zoraki almış zamanlarımıza olmuştu.
Neyse, Gölyazı ve yaşayanları hakkında bu kadar bilgiden sonra yol hikayemize başlayalım.
Saat 08:15 feribotuna binmek üzere sözleştiğimizden ve ikimizde uykuyu sevdiğinden ötürü sabah evlerimizden bir miktar geç çıkmıştık. Genede Cumartesi sabahı herkes tosur tosur uyurken yollara koştura koştura feribota varmayı becerdik..
Biliyorum, kötülük etmiş olacağım ama foto altlarını yazmak çok zor geliyor şuanda arkadaşlar. N'olur kusuruma bakmayın. Bir dahaki sefere ayrıntılı yazacağım emin olun..Şimdiden bu konuda özür diler, buyrun seyre derim :rendeer: