Demir Atlarımızla Milas-Alanya-Milas gezisi 1220 km

Katılım
28 Ara 2008
Mesajlar
1,283
Merhaba iki teker tutkunu Dostlar , ben Celal. Sitemiz üyelerinden kircil nickli Hakan hocam ile uzun zamandır yapmak isteyipte çeşitli nedenlerden dolayı gerçekleştiremediğimiz Milas-Alanya-Milas gezisini en sonunda şartların olgunlaşması ile yapmış bulunmaktayız.
Bu gezimizi 26.03.2011 tarihinde , yani geçtiğimiz hafta Cumartesi, Pazar ve pazartesiyi kapsayan 3 günde gerçekleştirdik . Siz Değerli iki teker tutkunu Dostlarımız için bol bol fotoğraf çekmeye çalıştık…
Geziden önce Demir Atlarımızın bakımını kendimiz yaptık. Bu bakımda motor yağlarını ,hava filtresini değiştirdik Ve daha sonra zincirleri gazyağı ile güzelce temizleyip sonra zincir spreyi ile güzelce yağladık. Daha sonra depolarını doldurdurup lastiklerin havasınıda ayarladıktan sonra sabaha hazır bir şekilde bırakıyoruz. Sabah bunlarla uğraşıp zaman kaybetmek istemiyoruz.
Güzergahımız;
Gidiş:
MİLAS-Muğla-Kale-Tavas-Acıpayam-Korkuteli-Antalya-Manavgat-ALANYA
Dönüş:
ALANYA-Manavgat-Antalya-kemer-Kumluca-Finike-Kaş-Kalkan-Fethiye-Göcek-Ortaca-Köyceğiz-Ula-Muğla-MİLAS


Sabah 6.10’da kontağı çeviriyorum buluşma yerine Hakan (kircil) hocamın evine.Oraya vardığımda saat 6.15 olmuştu. Hakan hocamı alıp bilinmezlere doğru gazı açıyoruz…
Biraz geç kaldığımız için buralarda fotoğraf çekemiyorum ama Milas’ı tepeden gören enfes bir manzarası olan boğa yokuşundan ilk kareleri alıyorum.
İşte bu benim. Üzerimize daha iyi görünebilmek için reflektörlü yelekler giyiyoruz. İşimizi şansa bırakmak istemiyoruz…


Buda benim Demir Atım İsmi Gölge…


Hakan hocam ile Motosiklet nette tanıştık. Kendisi iyi bir eğitimci. Hakan hocamdaki bu motosüklet sürme ruhu benide etkiliyo. Hocam her daim yola çıkmaya ve gaz açmaya hazır.
Hakan hocam ile tanıştıktan sonra sık sık buluşup geziler yaptık. Hava şartları gezilere izin vermediği zamanlarda oturduk tavşan kanı çaylar eşliğinde motosiklet üzerine uzun uzun tatlı sohbetler ettik. Bu sohbetlerde zamanın nasıl geçtiğini bile anlayamaz olurduk…
Hakan hocam motosiklet konusunda kendisini geliştiren , edindiği bilgi ve tecrübelerini benimle paylaşan güzel bir insan


Hakan hocamın Demir Atı , biz ona yavru enduro diyoruz…


Demir Atlar artık beklemek istemiyorlar gözleri hep yollarda , özgürce gaz açmak, rüzgarı Demir bedenlerinde hissetmek istiyorlar…


Yatağan’da Hakan hocamı bekliyorum, neden bu kadar geride kaldıki?? Aksine hep o beni beklerdi.Açıkcası biraz tedirgin oluyorum!..
Bi bakıyorum geliyo ne olduğunu sorduğumda , En son fotoğraf çekildiğimiz Boğa yokuşunda kaskını çamura düşürdüğünü ve onu temizlemekle uğraştığı için biraz geç kaldığını söylüyor.Aman kötü bişey olmasında …





Durmuşken bir iki karede biz çekinelim


Biraz yol aldıktan sonra Hakan hocam sinyal veriyor ve kenara çekip duruyor. Dedim neden durduk , oda bana Celal 10 bin km oldu dedi. Bizde o anı ölümsüzleştiriyoruz…




Bende fotoğraf makinasını çıkarmakla uğraşıyorum. Bu arada bir hatırlatma yapayım tarihi sarı rakamla yazılan fotoğraflarda saat yanlış bilgilerinize…


Heyt bee…


Muğladayız , rakım 625 . Sola dönersek merkeze gidiyoruz biz buradan sağa dönüp yolumuza Antalya istikametinde devam edeceğiz











Hakan hocamın objektifine yansıyanlar




Küçük bir mola veriyoruz. Saat 7.45 olmuş. Muğla’yı arkalarda bıraktık artık















Aynı anda birbirimizi çekmişiz


Full korumayız botlar,montlar,pantollar… Doğrusuda bu çünkü biz motora uzunca yıllar binmek istiyoruz , canımız değerli….


Balaklavada yakışmış haa…


Biz motosiklet tutkunları için yolda olmak neşelenmemiz için yetiyorda artıyor bile haksızmıyım değerli Dostlar…


İçim içime sığmıyor, bomba gibiyim


Fotoğraf çekilirken, bizi böyle reflektörlü filan görenler polis sanıp yavaşlıyor , korna çalıyorlar… Seviyorum yurdumun insanını…


Fotoğraf makinamızda otamatik çekim modunun olması ne güzel , yoksa o anı ölümsüzleştiremeyecektik


Hakan hocam her daim uçmaya hazır


Demir Atlarımızıda çekelim yoksa alınıyorlar




Gideceğimiz istikamet


Hakan hocamda yakın çekim denemeleri





Gölge , benden iyi poz veriyor ne dersiniz


Hakan hocam hadi gidek artık , yollar bizi bekler diyor







Vatanımın her yeri başka bir Cennet . Çam kokuları arasında , şehrin gürültüsünü arkamızda bırakmak ne güzel





Burası Boynuzcuk Geçidi. Rakım 1010 olması sizi şaşırtmasın , donduk soğuktan . Yok böyle bir soğuk


Bizim Küheylanlar bekler bizi




Hakan hocamın motorunda yok yok. Elcik ısıtmadan çakmaklığa kadar her şey tamam , o yüzden yavru enduro diyoruz. Yalnız geldiğimiz güzergahın çok soğuk olması nedeniyle elcik ısıtmaları son kademesinde çalıştırması aynı zamanda güvenliğimiz için lambalarında yanması akünün bitmesine sebep oldu. Ayak marşı ile çalıştırdık , lambaları kapatmak zorunda kaldık ve elcik ısıtmayıda 1. Kademeye aldık ki akü eski haline dönsün


Saat 8.48 oldu. Hakan hocam güzel bir manzara görüp motoru kenara çekiyor , tabi arkasından bende


Bu ne güzellik böyle , Yarabbim burası neresi…










Bu güzel yeri keşfettiği için Hakan hocamda şampiyonluk coşkusu objektiflere böyle yansıyor


Burası harika bir yer. Bu arada hocamda karizma çıkmış haa..





Benim neşem yolda olmaktan ötürü hep yerinde , buda fotoğraflara yansıyor tabi


Çayın önüne mini bir set yapıldığından dolayı çam ağaçları sular altında kalmış


Tavşan gibi çıkmışım. Hakan hocam poz verme konusunda harika


Hazırız , her şey yolunda işareti














Vee kale’deyiz. Nüfüsu 7.700 . Biz aslında Muğla’yı geçtikten sonra Köyceğiz , Ortaca,Fethiye güzergahını kullanarak Korkuteli’ne sapacaktık. Yalnız o yolu geçmiş bulunduk. Artık dönmekte istemedik ve Kale, Tavas’tan devam ettik Korkuteli’ne.
Pek poz verme konusunda iyi değilim sanki. Sonradan bakınca kendi fotoğrafıma güldüm Vallaha ne yalan söyleyim…






Kale civarından birkaç kare alarak objektiflerimizi sevindiriyoruz


















Gölge sanki bize bişeyler anlatmaya çalışıyor


Kale’yi arkada bıraktıktan sonra güzel bir manzara görüyor Hakan hocam ve sinyal verip yolun karşısına geçiveriyoz


Dağlarda kar var. Hava zaten buz gibiydi. Bu arada sat 10 olmuş


Manzarayı görürüzde resim çekilmezmiyiz hiç


O ne bakış öyle hocam. Bu bakışlardan ileride de göreceğiz



Vay vay rahata bak





Arkamızı yasladık Garlı dağlara


Baktım bi ara Hakan hocam kayboldu, nerede nerede derken bi baktım ki çıkmış tepeye bir yeri işaret ediyo. İşaret ettiği yerdede Garlı dumanlı dağlar var. Korkutuyor beni proğramımı değiştirdi diye??






Baktım Gölge huysuzlanıyor , dedim ne meraklıymışsın resim çekinmeye . Tabi bunları içimden söyledim. Nede olsa istese bu geziyi cehenneme çevirir. Hemen birkaç kare alıveriyorum ve ekliyorum lafımı olur aramızda diyerek!...






Ooo baktım bizimki poz üzerine poz veriyor , çattık dedim






Ben bıktım çekmekten , o bıkmadı poz vermekten


Hakan hocam iniyor artık





Araya girmeyede başladı artık . İşimiz zor görünüyor


Kendisi yetmezmiş gibi arkadaşınıda aynı karede olmasını istiyor. Yapacak bişey yok. Hay Hay dedik






Neşemiz yerinde çok güzel bir gezi oluyor. Sadece hava biraz sert, birde bizimki tutturdu beraber çekilelim… Hay Hay…



Nereye bakıyorum böyle , acaba isteyipte başaramadığım hayallerimemi???


Fotoğraf makinamın deklanşörü ile hayatı ölümsüzleştirmeye devam









Karşılıklı fotoğraf çekilmeler




Ne güzel bir yer değimli



Dedim ne var şu tepede , bende bi çıkayımda geleyim







Ve yollar bizi bekler diyip devam ediyoruz. Yollar yılan misali kıvrıla kıvrıla uzayıp gidiyor


Uzaktan Acıpayam görünmeye başladı yavaş yavaş





Okadar gördüğümüz güzel manzara karnımızı acıktırıyor ve yolda gördüğümüz ilk marketin önüne yanaşıyoruz.
Bu marketten tahmin ettiğiniz üzere bisküvi veya tost almayacağız. Biz bunun yerine mangal yapacağız. Olurmu demeyin ,Hakan hocamda hazır mangal vardı. Bende yola çıkmadan bir gün önce sucuk almıştım . Bi ekmekle birde içecek kalmıştı onuda bu marketten hallettik. Güzel bir yer bulup orda yaparız diyoruz




Ooo Hakan hocamın elleri dolu , yardım edeyim hemen





Tabi bizim karnımız acıkırda Demir Atların acıkmazmı?? Huysuzlanmaya başladılar . Tamam dedik hadi sizinde Garınlarınızı doyurak.
Yola çıkalı 220 km olmuş , saat 11.15 yolumuz çok daha


Hakan hocamın motoru ise 223 km gösteriyor. Bende motosikletlerimize dönüp hanginiz yalan söylüyor diye sordum. 3 km fark etmişti yani küçük bir yalandı ama önünü şimdiden almamız lağzımdı. Gölge gözlerini kaçırıyordu benden , yoksa dedim …



Hakan hocam ile hız göstergeleri doğru gösteriyormu diye yaptığımız karşılaştırmada , benim motor 7-8 km fazla gösterdiği ortaya çıktı. Hakan hoca arabayla ölçmüş daha önce göstergem doğru diyor. Gölgeye bakıyorum gene gözler başka yerlerde , egzosdan ıslığa benzer sesler . Yani anlamak zor olmadı. Benim gölge meğersem kendini fazla yormayım diye fazla gösteriyormuş.
İki motoru yakıt olarak karşılaştırdığımızda ybr 125 ve kanuni windy s 125, 220 km de benim motor 2-3 TL kadar fazla acıkmış. Ben 25 TL koydum , Hakan hocam 22 TL.


Bizi görenler 2 defa değil 3 defa dönüp bakıyolar ne düşünüyolar bilmiyorum artık.
Hakan hocam bomba gibi her daim


Vee 248 km sonra güzel bir piknik alanı görüp hemen sapıyoruz.
Bu arada yolda giderken saate bakmak mont ve eldiven ikilisi yüzünden imkansız olduğundan bende böyle bir çare buldum, nasıl ??


Artık biraz dinlensinler


Dağlar hep karlı


Eee hazırlıklara başlayalım artık mangal için







Bıçak biraz körmüş, sucukları parçalasada görevini yerine getirdi




Bahsettiğim hazır mangalımız bu





Güzel ve şirin bir piknik alanı , masalar filan…
Hakan hocam en karizmatiğinden bir poz daha veriyor


Bizimkiler gene huysuzlanıyor , tamam tamam poz verin. Gölge poz vermeyi nasılda beceriyor değimli?? Hemen boynu bükmeler, en iyi pozlarından birini vermeye çalışmalar… Hiç bana çekmemiş


Piknik alanında kareler


Hakan hocamın yavru endurosu çok sakin fazla huysuzluk yapmıyor , poz vermeyide pek sevmiyor utangaç





Hakan hocam bu işi biliyor





Hocam burada sucuğun daha iyi nasıl pişirileceğini anlatıyor



Neşemiz yerinde , çok güzel bir anı daha ölümsüzleştiriyorum makinamın objektifiyle


Hocam çevirmeye başladı


Hocam sucuklar yanıyor, bi sucuklara baksak





Ooo ne güzel Vallaha suda var daha ne olsun. Yalnız suyun rengi bembeyaz olduğu için içmek istemedim





Of of of … yemede yanında yat dedikleri bu olsa gerek


Hakan hocam bayağı bir acıkmış


Beni sormayın zaten



Burada 1,5 saat oyalanıyoruz. Hakan hocam proğramın gerisinde olduğumuzu, böyle giderse geç saatlerde Alanya’ya varacağımızı söylüyor. Hocam bu konularda tecrübeli olduğu için hemen hazırlıklara başlıyoruz gitmek için. Kaptan o
 
Katılım
28 Ara 2008
Mesajlar
1,283
Çavdıra geliyoruz. Küçük bir yer. Durmadan yola devam…
Garlı dağlar gene önümüze dizilmiş. Bu işte bir yanlışlık mı var?? Biz Alanya’ ya gidiyoruz ama karlı dağlar çoğalıyor???


Saksağanlı Beli’ndeyiz. Yükseklik 1550 m. Saat 2 olmasına rağmen yükseklikten dolayı çok soğuk. Çivi gibi soğuk derler ya işte bunun için söylemiş olsalar gerek


Bomba gibiyiz halen. Hakan hocamın maşallahı var zaten





Aldık arkamıza gene başı garlı dumanlı dağları


Tabi ilk uzun yolculuğum olduğu için zirveye çıkmış edası var bende


Motorum Gölge bile verdiğim bu pozu görünce başını diğer tarafa çeviriyor





Gölgenin keyfi yerinde çünkü fotoğraf çekmek için bol bol mola veriyoruz. Saat 3’ e yaklaştı. Güzel bir manzara görüyoruz ve hemen duruyoruz. Manzara tek kelimeyle harika o yüzden bunu anlatmaya kelimeler yetmeyeceğinden siz değerli Dostları makinamızın objektiflerine yansıyanlarla baş başa bırakıyorum















Biz bu resinleri çekerken iki kişinin bize doğru geldiğini gördük. Biz kim olduklarını merak ederken , keçilerini otaran çobanlar olduğunu gördük ve tatlı bir sohbet başladı. Biz nerden gelip nereye gittiğimizi söyledik oda oğluyla beraber keçilerini otlattığını söyledi.
Yüzlerinde temiz havanın verdiği bir canlılık , yanaklarındada kırmızılık vardı. Şehir gürültüsünden ve teleşından uzakta yaşamalarını , her şeyin doğalını üretip yemelerini , kısacası onların yaşamını kıskanmadım değil


Konu konuyu açtıkça açıyordu ve bize şu karlı dağı gösterip yazları oraya yaylaya gittiklerini ve yazıda orada gerçirdiklerini oraya sürüyü önlerine katıp yürüyerek bir günde vardıklarını ve yaylada evlerinin olduğunu anlattı. Artık çadır kültürününde azaldığından bahsetti. Ben kendi adıma ,gösterdiği yaylaya yürüyerek gitmeyi gözüm kesmezdi heralde


Ve geldikleri gibi gözden bi çırpıda kayboluverdiler , yurdumun o güzel insanları





Biz birkaç kare daha alıyoruz bu güzel yerden


Burda ne için orayı işaret ettiğimi bilmiyorum


Gölge ve ben


Gölge bulmuş böyle güzel bir manzarayı affedermi , en iyisinden bir poz patlatıveriyor makinaya


Hakan hocam harika zaten tek kelimeyle.
Bir daha buraları görmek dileğiyle arkamızda bırakıyoruz


Vee Vatanımın inci gibi yerlerinden Antalya’dayız. Saatimiz 3.30’u gösteriyor


Biraz rahatlayalım yavaş yavaş


Saçlarıda düzeltelim


Tamam poz vermeye hazırım


Evet nereye doğru gülümsüyorum





Hakan hocam galiba burada biraz daha sola doğru gitmemi söylüyor


Demir Atlarımızın keyfine diyecek yok




Gölge biliyor bu işi , öğretmiyorda bana


Motosiklet. Net sayesinde tanıştığımız Fat280 nickli Fatih kardeşimiz Antalya’ya bizi karşılamak için gelmiş ( yaklaşık 130 km ). Nerede olduğumuzu soruyor ve bize yolu direk takip etmemizi , yolun kenarında bizi beklediğini söylüyor ve şehrin kalbine doğru ilerliyoruz





Vee Fatih kardeşimiz ile buluşup yüzyüze de tanışıyoruz. Biraz beklettiğimiz içinde kendisinden özür diliyoruz.
Kendisi çok cana yakın iyi birisi. O anlarda karelerimize böyle yansıyor







Ve o hareket işte , her şeyin yolunda olduğunu gösteriyor


Tabi bizim Demir Atlarda buluşup tanışıyor


Fatih’e burada nereyi gezebileceğimizi soruyoruz ve oda bizi Düden Şelalesine götürüyor. Jeton ile giriliyor . Kişi başı 3 TL







Aşağıya doğru iniyoruz merdivenlerden


Birkaç resimde burada alalım





Aman hocam dikkat et düşeceksin





Şelalenin suyunun bakım nedeniyle kesildiğini öğreniyoruz. Şansa bak , üzüldük ama yapacak bişey yok







Bu anıda ölümsüzleştirdik bu kareyle


Çok güzel bir yer


Fatih bir şeyler anlatıyor Hakan hocaya


Harika bir manzara, yalnız şelalede bir aksaydı demeden edemeyeceğim


Tabi mutluluğumuz yüzümüzden okunuyor ,başarmışlığın vermiş olduğu o neşe…





Şu yeşilliğe bi bakın


Fatih iyiki bizi buraya getirmiş







Oradaki mağaradan bir görüntü


Yorumsuz


Ortalığa ışık saçıyorum bakın , haksızmıyım??





Saçlarımız açılmış sağdan soldan , iyi oldu gördüğümüz



Güzel bir kare


Hocamın sol tarafında akması gereken bir su var ama kesmişler. Olsaydı güzel bir görüntü olurdu





Hakan hocam bana bişeyler söylüyor, nası çekmem gerektiği hakkında olabilir


Ooo çok güzel bir resim , çeken arkadaşı kutlamak lağzım


Hakan hocamdaki, fotoğraf çekerken ki ciddiyete bakın


Fatih yorulmuş sanki , aslında tam tersi olması gerekmiyormuydu??





İşte o hareket , buradayız , hazırız, bomba gibiyiz


Ve buradanda ayrılma zamanı geliyor yolumuz bitmedi daha. Motosiklet.net vasıtasıyla tanıştığımız Acil112 nickli arkadaşımız kısa süre önce talihsiz bir kaza yaşamıştı ve bacağını kırmıştı. Bizde iki teker tutkunu Dostumuza geçmiş olsun demek için 5 dakikalığına Manavgata uğruyoruz. Ama sözde 5 dakika.


Motosiklet üzerine sohbet sohbeti açıyor. Baktık zaman nasıl geçti anlayamadık. Emin kardeşimiz ve ailesi çok sıcak kanlıydı. Tabi bu arada meşrubatlar geliyor , pastalar geliyor artık kalkalım diyoruz. Ama Emin kardeşim çay koyduklarını ve hazır olduğunu söylüyor ve bizde bunun üzerine kırmak istemiyoruz .
Bu fotoğraftaki Emin’in kardeşi Erdoğan ve Emin’in tatlımı tatlı oğlu Emir





Her şey için Emin kardeşimize ve Ailesine çok çok teşekkür ettikten sonra onlarıda Milas’a davet ederek yola düşüyoruz. Hedefimiz Alanya.
Vee Alanya’ya varıyoruz. Metro alışveriş merkezinin otoparkında , Hakan hocamın arkadaşı Rıza abiyi beklemeye başlıyoruz. Rıza abi bizi buradan alıp yer ayırttığı pansiyona götürecek.
Beklerken birkaç resim çekelim diyoruz





Ve büyük insan Rıza abide geliyor. Çok neşeli ve sohbeti tatlı biri. Alanya’da inşaat mühendisliği yapıyor


Bizi pansiyona yerleştirdikten sonra pastaneye götürüyor. Sağolsun Fatih kardeşimizde bizi yalnız bırakmıyor




Dostlarımızla ertesi sabah buluşmak üzere ayrılıyoruz ve biz pansiyona dönüyoruz. Duş alıp günün yorgunluğunu atıyoruz.
Çekildiğimiz fotoğraflar üzerine Hakan hocam yorumlar yapıyor


Vee sabah uyanıyoruz , kendimizi Alanya’nın sahiline atıyoruz. Rıza abi arıyor nerdesiniz diyor. Yerimizi söylüyoruz


Bende görüntü alırken gayet ciddiyim. Baksanıza…


Çok derin bakmışım , o an neler düşünüyorum acaba…


Hep gözlerim uzaklarda bişeyler arıyor


Hakan hocam nereyi çekiyor öyle


Hımm anlaşıldı


Sahilden görüntüler


Hakan hocamdan karşı ki tepeye zoom çalışmaları


Heyt bee


Bu fotoğrafı çeken arkadaşı kutlamak lağzım…




Ve ufukta biri göründü


Ooo büyük insan Rıza abi geliyor


Bu günü motorla değilde arabayla gezelim diye kararlaştırıyoruz.


Biz kardeşiz fotoğrafı


Bir baktım siyah güzel bir köpek ; denizde yüzmeye niyetlenmiş, biraz giriyo sonra yanımıza geliyo sonra tekrar bir deneme daha gene yanımızda . Tanıyı koydum intihara meilli …


Çok şeker ama


O ney Rıza abi ve Hakan hocamında gözleri ufukta…



Sahibi anlamış olacak ki köpeği tutmuş kolundan uzaklaştırıyor sahilden…


Arabaya doğru ilerliyoruz istikamet kahvaltı





Rıza abi kahvaltı için bizi buraya getiriyor


Kahvaltı tabağımız


Sahanda yumurtamızda hazır


Çok acıkmışız her objektif patladığında ağzım dolu …





Rıza abi bir şeyler işaret ediyor ama anlamıyorum


Garsonu çağırıyorum ve kuş sütümüz daha gelmedi diye fırçalıyorum


Her şey çok güzeldi ama servis biraz yavaştı
Rıza abinin arabayla gezeceğiz ya , arabayı inceliyoruz.
Bu arada Fatih arkadaşımız bizi arıyor ve 5 dakika sonra yanımızda olacağını söylüyor


Vee Fatih kardeşimizde geliyor


Gezimizi başlatıyoruz , ilk önce yürüyerek sahile inelim diyoruz


Sahilden güzel bir kare . Nasıl güzel bir karpostal olurmu bu görüntü.


Cafe tarzı , ahşaptan yapılmış bir yer. Dikkatimi çekti







İlerleyen saatlerde yukarıdaki Alanya kalesine çıkacağız. Tabi arabayla


Fatih kardeşim ile bir anı daha ölümsüzleştiriyoruz


Alanyanın sahilinden bir kare





Karpostal çalışmalarına devam , bu nasıl


Burası kızıl kule. Eski zamanlarda kulenin dikey doğrultuda görünen çiziğe benzeyen yarıklardan , düşmanlara ok atılırmış. Yarıkta duran savaşçı bedeni görünmediği için isabet alıp ve yaralanması bu sayede zor olurmuş. Kare tarzı o büyük deliklerdende düşmanların üzerine kızgın yağ dökülürmüş


Gözler ufukta


Vay vay vay güzel kare


Bir anı daha ölümsüzleştirdik


Kızıl kulede eğiklik mi var yoksa , Rıza abi sağa doğru eğildiği içnmi öyle çıkmış





Az sayıda turist vardı , tabi sezon daha açılmadı. Yazın bu kadar rahat gezebilirmiydik buraları acaba



Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü !
Kız kardeşimin gelinliği , şehidimin son örtüsü ,
Işık ışık , dalga dalga bayrağım !
Senin destanını okudum , destanını yazacağım


Sahildeki restaurantlardan bir kare


Ooo kaptanın keyfi yerinde . Oradaki kendini izleyen turistlere aldırmadan , aynı zamanda kareleride süslediğini bilerek yemeğine devam ediyor





Güzel bir kare. Eskiden burada görünen 5 kapılı yerde teknelerin tamir ve bakımı yapılıyormuş. Yanlış duymadıysam eğer





Güzel bir kare daha







Biz kardeşiz fotoğrafı


Yukarıdaki Alanya Kalesinin eteklerindeki , güzel ve büyük evler


Genel bir görünüm. Daha fazla araya girmeyerek siz değerli Dostlarımızı , hayattan ölümsüzleştirebildiklerimizle baş başa bırakıyorum








Rıza abi ile Hakan hocanın Dostluğu taa üniversite yıllarına dayanıyor , Eski Dostlar yani…



Benim ilk kez Alanya’da gördüğüm kiralık bisikletler.Bunların üzerinde bulunan yer belirleme sistemi sayesinde kaçırılamıyor

İşte bahsettiğim cihaz bu



Bu makinadanda , gideceğin güzergahı ve bırakmak istediğin istasyonu seçiyorsun ve kart ile de ödemeyi yapıyoruz



Sahilden bir kare


Karpostal çalışmalarım . Sonradan fark ettim korsan bayrağını



Hakan hocamın karpostal çalışması


Sahilden bir kare daha


Alanya’nın sahilinde ilerlerken ; kenarda bayanların el işi , göz nuru eşyalarını burada sattıklarını gördük . Böylelikle ev ekonomilerine de katkıda bulunuyorlar. Ne güzel . Fiyatlarda uygundu.
Yurdumun yürekli Anaları


Sahilden karelere devam





Sahilde bulunan küçük bir bahçede objektiflerimizden nasibini aldı


Yukarıdaki Alanya Kalesi’ne gitmek için arabaya doğru ilerliyoruz


Hakan hocam ile gezdiğimiz yerler ve ertesi günkü Milas’a dönüş için kullanacağımız güzergah üzerine konuşurken


Alanya Kalesi’ne girelim girmeyelim diye düşünürken , giriş ücretinin 15 TL olduğunu öğrenince vaz geçiyoruz. Dört kişiyiz 60 TL vermeyelim diyoruz . Birde zaman sıkıntımız var tabi
Bizde surlarının orada fotoğraf çekelim diyoruz , yalnız bir motosikletlinin hızlı bir şekilde yanımıza geldiğini görüyoruz . Oranın görevlisiymiş ve bizim hepimizden toplam 2 TL alıp gözden kayboluyor . Ayak bastı parası gibi oldu…




Yılların eskitemediği şu surlar nelere tanıklık etti kim bilir







Bir tanede biz kardeşiz fotoğrafı çekelim dedik







Biraz aşağıya iniyoruz


Buradanda güzel kareler yakalamaya çalışıyoruz







Fatih kardeşimiz burada güzel bir anı daha ölümsüzleştirmiş.
Hakan hoca ; Rıza abi ile sanatsal çalışmalar yaparken , Fatih’te hepimizi birden almış objektife





Bu işaretin ne anlama geldiğini tekrar söylememe gerek yoktur heralde. Hepiniz biliyorsunuzdur artık




Bu resimdeki olay , çalımı ?? Hakan hocam gil kenarda öyle kalmış



Heyt bee




Karpostal çalışmalarına devam. Resim çekmeyi , resim çekilmekten daha çok seviyorum. Çünkü o anı , bi şekilde hayatın acımasız zaman değirmeninden çalarak ölümsüzleştiriyorum



Tekneler ne kadar küçük görünüyor aşağıda değilmi







Biraz daha aşağıya inelim diyoruz arabayla


Karpostal çalışmalarına devam. Kendimi geliştiriyorum değilmi bu konuda


Ehh fena değil


Bak bu güzel işte


Heytt




Hakan hocamın karpostal çalışması


Alanya’ya son kez kuşbakışı bakıyoruz.
Bu arada benim makinanın bataryası , yeter artık canımı okudun diyerek 1 günlük greve başlıyor
Bizde hakan hocanın fotoğraf makinasına sarılıyoruz . Aslansın , kaplansın , objektifin çok güzel diyerek yalakalık yapıyoruz. O da gaza gelip grev yapmasın diye
 
Katılım
28 Ara 2008
Mesajlar
1,283
Arabayla merkeze inerken bir bakıyoruz bir sürü Demir At. Dedik Cennete düştük , şansa bak.Hakan hocam takip edelim dedi arabayla , başladık kovalamacaya. Ordan giriyoruz buradan giriyoruz , Rıza abi şöförlüğünü konuşturdu. En sonunda takip sahilde sona erdi.
Yanlarına gittik , nedir diye sorduk. Onlarda motosiklet camiasının yakından tanıdığı Tekteker Arif’in oğlu Toprak Razgatlıoğlu’nun Avrupa’da yarışacağını ve ona destek vermek için geldiklerini söylediler.
İnşallah Kenan Sofuoğlu gibi Toprak kardeşimizde başarılı olur ve Şanlı Bayrağımızı dalgalandırır oralarda.
Daha fazla lafı uzatmadan sizi , objektifimize yansıyan karelerle baş başa bırakıyorum











Bi bakıyoruz Ünlü Oyuncu Sümer Tilmaç’ta Motosiklet tutkunlarının içinde. Ne güzel böyle karelerle karşılaşmak









Gerçekten çok kalabalıktı


















Ağır Abi Goldwing’lerde oradaydı




Hız canavarlarıda oradaydı ama kenarda huysuzlanıyorlardı biraz. Bu homurdanmalarından anlaşılıyordu


Vee Sümer Abi ile o anı ölümsüzleştiriyoruz. Sağolsun bizi kırmıyor






Bir hız canavarı daha Suzuki

Fazerlerde kenarda ortalığı süzüyordu . 98 beygirin verdiği bir duruşları vardı.




İşte hayalimdeki motor Suzuki V Strom DL 650 . Asil , heybetli bir duruşu ; sanki dizginlenemeyecek kadar güçlü bir görünümü vardı. O da o gün Ağır Abi takılanlardandı


O anıda ölümsüzlerin arasına gönderiyoruz




Tek teker Arif abide çok yoğun olduğu halde , sağolsun bizi kırmayarak o anı ölümsüzleştirenlerdendi


Ağır ağabeyler ilgi odağı tabi







Enduroların kendisine has bir heybeti var. Haksızmıyım sizce…


Alın size bir canavar daha R1 . Homurtusu beni , yanına kadar götürmesine yetti



Her yerden bir canavar çıkmaya başladı


Ve üzülerek Demir Atların yanından ayrılıyoruz.
Şimdi başka bir motosiklet sitesinden tanıştığımız ama yüzyüze tanışamadığımız iki teker tutkunu , Barış ve Salih kardeşimizle buluşmak üzere cafeye gidiyoruz. Benim gözler gene ufukta???



Vee iki teker tutkunu Dostlarımızla bir anı daha ölümsüzleştirmek istedik.
Soldan başlarsak ; ben (Celal) , Salih , Barış , Hakan hocam ve bizi gezi boyunca yalnız bırakmayan Fatih.


Çok iyi insanlar. Motosiklet üzerine sohbet sohbeti açıyor , zamanın nasıl geçtiğini bile anlayamadık.
Barış kardeşimiz motosiklet mekaniği üzerine muazzam bir bilgisi var. Biz hayretler içinde o bilgilerden istifade edebileceğimiz kadar etmeye çalıştık.
Bu da Barış kardeşimin Makinası Suzuki gs 500. Harika bir alet , aynı zamanda sağlam ve ekonomik.
Barış kardeşim ön camını ve daha sayamadığım bir çok şeyi kendisi el emeği göz nuru ile yapmış.


Ben motoru yakından incelerken Hakan hocamın objektifine böyle yakalanmışım


İşte bu da Salih kardeşimin Makinası ybr 125 . Motoruna çok temiz bakmış . Barış ve Salih kardeşimizin tatlı sohbetine doyamadık ama havada kararmıştı. Gitme zamanı yavaş yavaş geldi.
Hep birlikte o anıda ölümsüzleştiriyor ve onlarıda Milas’a beklediğimizi söyleyerek ayrılıyoruz yanlarından




Karnımız zil çalmaya başladı , Rıza abi duymuş olmalıki tanıdığı bir etli ekmekçiye götürüyor bizi . Konyalılar veya yolu konyadan geçenler iyi bilir etli ekmeği çünkü Konya’ya has bir pide. Pideye benziyor ama tadı çok farklı ve güzel. Benimde yolum öğrenciyken konya’ya düştüğü için iyi biliyorum





Alanya’nın sıcağı yaktı yüzümü


Hakan hocamın keyfi yerinde . Bu arada etli ekmeğin fotolarını çekmeyi unutmuşuz. Affınıza sığınıyoruz


Fatih’in babası Fevzi Amca arıyor fatih’i ve bizimle tanışmak için evine misafir ediyor.
Restaurantdan Kalktıktan sonra Rıza abi bizi pansiyona bırakıyor. Ona her şey için teşekkür edip kendisini Milas’ada beklediğimizi söyleyerek ayrılıyoruz.
Pansiyondan Gölge ve yavru enduroyuda alıp Fatih ile beraber evlerine gidiyoruz. Ailesi bizi çok sıcak karşılıyor. Fatih’in babası Fevzi amca ve Fatih’in kardeşi Mehmet ile başlıyor tatlı bir sohbet.


Çaylar , tatlılar , meyveler ardı sıra geliyor. Biraz daha yesek patlayacağız.
Zaman gene bir çırpıda geçivermişti. Müsaade isteyip kalkıyoruz ve hepsine tek tek teşekkür ederek ayrılıyoruz


Ayrıldıktan sonra Fatih bize pansiyonumuza kadar eşlik ediyor. Fatih’i de Milas’a beklediğimizi ve her şey için çok çok teşekkür ettiğimizi söyleyerek ayrılıyoruz.
Sabah Milasa geri dönüyoruz artık. Her güzel şeyin nasıl bir sonu var ise bizimkide öyle oldu.
Geceden çantaları hazırlıyoruz çünkü sabah zaman kaybetmek istemiyoruz yolumuz uzun.
Sabah 4.30 civarı pansiyondan ayrılıp kontak çeviriyoruz Milas’a doğru.
İstikamet Antalya oradanda Kemer güzergahı…





Antalya’yı geride bırakıyoruz. Aşağı yukarı 150 km’dir hiç durmadan yol alıyoruz.
Çorba içmek için bir benzinlikte duruyoruz , saat 7 civarı


Sesi önlemek için taktığım kulaklık kulağımı müthiş ağrıttı. Bende dönerken takamadım artık





Hakan hocamda yüz egzersizi yapıyor




Fiyatlar gayet uygun ne dersiniz


İkisininde plakası KG


Herşey yolunda gidiyor , bi terslik yok Allah’a şükür


Çeşit olarak sadece ezogelin çorbası varmış , mecburen onu almak zorunda kalıyoruz ama aşçının ellerine sağlık nefisti.
Hakan hocam hızını alamadı , bir çorbayı daha mideye indirdi



Çaylarımızda geldi . Tavşan kanı dedikleri bu olsa gerek, Sabah sabah ne güzelde gidiyor




Üzerimizde halen sabahın mahmurluğu var



Kemer’e gelmiş bulunmaktayız. Beklediğimiz hareket


Hakan hocam size el sallıyor


Sahile iniyoruz







Çok keskin bakmışsın hocam







Kemer’in sahilindeyiz


Yavaş yavaş kendimize gelmeye başlıyoruz



Burada denize taş atmıştım , hocam attıktan sonrasını çekince böyle bir görüntü çıkıyor ortaya





Sabahın verdiği o sessizlikte denizin çıkardığı ses , insanı kendine getiriyor


Haydi gidelim




Gölge denizi benden fazla seviyor , baksanıza şuna


Yavru enduroda öyle


Demir Atı kontrol ediyorum herhangibi terslik varmı diye


Kemer’i arkada bıraktıktan yarım saat sonra güzel bir manzara görüp kenara yanaıyoruz.
Gene kaskı çıkarıyorum , balaklavayı çıkarıyorum , eldiveni çıkarıyorumda …


Nereye gülümsüyorum hocam


Gözlerim ufuklara dalıp gidiyor gene…


Hakan hocam biliyor bu işi



Gölge’de benimle aynı karede yar almak istiyor , kıskandı galiba




Heyt bee , duruşun yeter Gölge…



Motosikletimin adını neden Gölge koyduğumu merak edenler olabilir. Açıklayım hemen ; zamanımın çoğunu onunla geçiriyorum ve yeni yerlere keşfetmeye hep , beraber gidiyoruz . Yani gölgem gibi hep beni takip ediyor. O yüzden adını Gölge koydum.
Nasıl…


Yoldan kareler












Kumluca’ya yaklaşırken çok sayıda sera görüyoruz


Kumluca’dayız


Kumluca’nın içinden görüntüler








Görüntülere devam…







Kumluca’yı geçiyoruz. İstikamet Finike







Hakan hocam Süpermen gibi geliyor





Değerli Dostlar Finike’ye varmış bulunmaktayız. Bu yol güzergahı o kadar zevkli geliyorki bize , iyiki seçmişiz diyoruz. Bu güzergahta , iki teker tutkunlarının istediği her şey var. Yolun büyük bölümü denize sıfır gidiyo aynı zamanda çam ağaçlarının arasında bol oksijenli, bol virajlı ve düzgün bir yol . Daha ne isteyebiliriz ki ??
Tabelanın altında fotoğraf çektirmedimi olmaz demi




Kıyıdan bir görüntü


Hakan hocam bizim Demir Atları çekiyor galiba









Hazır olda bekliyorum , Gölge’de arkadan kıs kıs gülüyo bana…







Güzel bir yer görüyorum . Karpostal çalışması yapabilirim diye düşünüp sinyal veriyorum. Hakan hocamda geliyor tabi


Karpostal çalışması. Karede o araba ve makinanın kırmızı tarihi olmasa daha güzel olurdu





Bu da Hakan hocamın karpostal çalışması. Çakıllar olmasaydı daha güzel olurdu bence


Bak bu harika , hocamı tebrik ediyorum


Ben sanatsal çalışmalar yaparken , hocamda beni çekiyormuş
Gölge’de nasıl bakıyor manzaraya









Gölge biliyor bu işi. Kulağıyla nasılda kapatmış o arabayı
 
Katılım
28 Ara 2008
Mesajlar
1,283
Aşağı yukarı 10 dakika daha gittikten sonra bir benzinlik görüyoruz ve giriyoruz. Aslında motorlarda daha benzin var ama olsun , çay may da içeriz diyoruz.
Ayak üstü küçük bir sohbet. İki motorda aynı oranda acıkmış










Harika bir kare yakalamış Hakan hocam. Bu resime bakan birisi , motosikletlerle yolculukta olduğumuzu ve benzinlikte benzin almak için durduğumuzu ve durmuşken de biraz yorgunluk atmak için çay içtiğimizi anlar. Sizce…


Benim Gölge , yavru enduroyuda kışkırtıyor bize karşı . O da huysuzluk yapmaya başladı.




Güzel bir kare yakalamışım. Çaya doymuyoruz…


Hakan hocamda ufuğa doğru, sitemli bir bakış fırlatıyor


Benzin istasyonunuda arkada bıraktık. 20 dakika kadar gittikten sonra şu yapı dikkatimizi çekti. Yalnız zaman sorunumuz olduğu için yanına gidip inceleyemedik


Sizin için biraz yakınlaştıralım istedik


Kaş’a yarım saatlik bir yolumuz kaldı. Yol kenarında çok sayıda sera var





Vee Kaş’tayız . Keyfimiz yerinde…



Hakan hocam fotoğraf için hazırlanıyor


Baktım ki hocam , Kaş’ın nüfusuna kendisinide katmış ve nüfus bir anda 7001 oluyor


Hocam hanii benn


Eee Kaş’a gelmişiz ,Hakan hocamda kaşlarını çatıyor tabii


Hocam halen o moda



Karşı taraf Yunanistan’ın Türkiye’ye en yakın adası olan Meis Adası. Pasaport ve vize olmadan gidilemiyormuş…




Kaş’tan görüntülere devam









Kaş’ı arkamızda bıraktık artık


Yollar yollar yollar…




Yolda küçük bir site dikkatimizi çekti




Yalnız bu sitenin sakinleri denize nereden giriyo merak ettik. Denize inmek için merdiven filanda yok , hep taşlık





Heytt


Hakan hocam bir yerleri gösteriyor bana gene…






Nasılda poz veriyor


Yolumuza devam ederken güzel manzarası olan bir yer görüyoruz ve sizin için kareler alıyoruz.
Bu ne güzellik böyle. Deniz tertemiz , hele plajı kaymak gibi ve incecik kumu var


Burası Kaputaş Plajıymış. Yalnız yakınlarda ne yerleşim yeri nede başka bir şey var , biraz gözden uzak







Bu plaja dik ve uzun bir merdiven yardımıyla inilebiliyor


Geldiğimiz zigzaglı yollar


Hakan hocam çevreyle ilgili inceleme yapıyor




Bu ıssız yerde beni böyle gören soyguncu sanacak…


Gezi tahmin ettiğimizden daha güzel geçiyor , buda tabi yüzümüze yansıyor


Bu yolu açmak için görevliler , 1962 ve 1963 yılında meydana gelen iş kazası sonucu vefat etmişler , ruhları şad olsun. Onlar sayesinde bu güzel yerleri görebiliyoruz


Yavru enduro ne yapıyor tek başına oralarda


Gölgeyide alıpta bari yanına gideyim





Hakan hocam doğaya hayran bir insan . Onun için işin ucunda doğada olmak olsun tamam




Dağların arasındaki yarıktan çıkan küçük bir pınar var


Heytt




Hocamın gözleri dalıp dalıp gidiyor uzaklara


Saat 12.30 ‘ u geçti , gidelim diyoruz . Tekrar düşüyoruz kıvrılan yollara.
Kalkan’a yaklaşıyoruz tabi bu arada bir zil sesi duyuyorum kimo diyorum , midemmiş !!! Bizde burada bir şeyler yemek için duralım diyoruz





Kalkan güzel , şirin , tatlı bir belde .
Şu güzelliğe bakın





Şehrin kalbine doğru ilerliyoruz







Turistik bir yer


Hakan hocam bayağı bir acıkmış , baksanıza


Bu küçük büfede her şey var. Köfte ,kokoreç , tavuk …





Ustaya birkaç resim çekmek için izin istiyorum , telaşlanıyor biraz . Ben diyor bu işi geçici filan yapıyorum vs vs. Beni müfettiş sandı galiba


Köftenin etine pek güvenemediğimiz için , tavuk alalım diyoruz


Hakan hocamı bir tane kesmedi , bu ikinciyi yerken


Gölge pek benimle konuşmuyor , beni görünce başını diğer tarafa çeviriyor. Neden acaba…


Karnımızı doyurduktan sonra o enerjiyle kendimizi hemen atıyoruz yollara. Aşağı yukarı bir saat gidiyoruz ve 5 dakikalık kısa bir mola verelim diyoruz




Ben elimde makine geziyorum


Durduğumuz yerden bir kaç kare





Onlarda yoruldu , sağolsunlar daha hiçbir sıkıntı yaşatmadılar


Dinlenin Koçlarım…


Hakan hocam nereyi çekiyor fikir yürütemiyorum


Daha fazla zaman kaybetmek istemiyoruz ve yoladüşüyoruz.
Aşağı yukarı yarım saat sonra Fethiye’ye varıyoruz ; yalnız oyalanmıyoruz , hemen birkaç kare alıp yola devam ediyoruz


Vee o hareketimiz , harikayız , bir sorun yok ve neşemiz yerinde…


Yoldan kareler almaya devam


Yollar çok güzel , kıvrımlı kıvrımlı


Göcek’e sapıyoruz







Göcek güzel bir yer


Çok sayıda yat var





Güzel , bakımlı ve düzenli bir sahili var




Keşif turu atıyorum







Yatlar bu açıdan daha iyi görünüyor





Göcek’in ortasından geçip , denize ulaşan bir çay. Küçük bir köprü yardımıyla karşıya geçiyoruz


Kareler almaya devam


Güzel çekmişim bu resmi



Gölge yoruldu tabi ,onca yoldan sonra. Ama ilk uzun soluklu gezisi olmasına rağmen yolda hiç mızmızlık yapmıyor, gitmem artık kendi başının çaresine bak demiyor. Sadece biraz tozlandığına canı sıkılıyordu . Gölge sevmez öyle kiri , pası , tozu…


Dalamana geliyoruz ve fazla durmadan direk yolumuza devam ediyoruz





Vee Köyceğiz’deyiz . Saatimiz 5 ‘e geliyor



O anı ölümsüzleştiren makinamı çıkarmaya çalışıyorum


Gülümseyin…Çekiyorum…


Köyceğiz’e giriyoruz.
Burası Köyceğiz Gölü. Çok büyük bir göl. Ben uzun yıllardır Muğla’da yaşamama rağmen , buraya hiç gelmemiştim



Hakan hocam çektiği görüntüleri inceliyor


Görüntülere devam…










Bizimkiler baş başa vermiş , fısır fısır neyi konuşuyorlar acaba??


Sahilden bir kare


Bazı anları ölümsüzleştirmek için bu hale geliyormuşum , yeni gördüm


Merkezden görüntü almaya devam




Bu resimleri çekerken yanımdan birkaç kez cbr 250 r geçti. Çok hoş makinaydı fakat resmini çekemedim, bunuda sizle paylaşmak istedim
Görüntülere devam…


Buradada rahat ile hazır ol arası bir duruş şekline girmişim


Gölge ; bana çaktırmadan yavru enduroya bir şeyler söylüyor , yavru enduroda bana bakıyor . Sizce kimle ilgili konuşuyorlar…


Birkaç karede sahilden alıyoruz







Hakan hocam burada güzel bir anı daha ölümsüzlerin arasına gönderiyor.
Gölge mutlu , baksanıza farları bile yakmış…


Burada çok oyalanıyoruz , daha fazla zaman kaybetmeden yolumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Şehrin içinden birkaç kare…









Vee Muğla yoluna çıkıyoruz. İlerideki dağa tırmanacağız


İşte buraya


10 dakika sonra dağa tırmanıyoruz ve Gökova körfezini kuş bakışı gören bir yerde duruyoruz





Heytt bee…


Hayda bire…



Burada heralde denizi göstermeye çalışıyorum


Geldiğimiz yol


Vee uzaklaşıyoruz bu güzelim manzaradan


Bu son kare , Muğla’ya yaklaştık artık…


Muğla’ya vardığımızda hava kararmış ve yukarda kara kara bulutların bizi gözetlediğini fark ettik ama şansımıza insaflı çıkıp bizi ıslatmadılar…
Muğla – Milas arası 65 kilometre civarı ve saat 9 civarı Milas’a sağ salim varıyoruz…
Hakan hocam ile kazasız belasız bu yolculuğu tamamladığımız için mutluyduk.
Çok şükür yolda en ufak bir sıkıntı dahi yaşamadık , Tabi bunun için Demir Atlarımıza teşekkür ediyoruz.
Toplamda 1220 km yol katettik . Motorlarımız aşağı yukarı 130 TL yaktılar , yani 100km /2.6 LT ’ye tekabül ediyor . Açıkcası ekonomiktiler , özellikle benzine gelen son zamlardan sonra…
Yolculuğumuz aşağı yukarı giderken 15 saat , gelirken de 15 saat sürdü. Bu kadar uzun sürmesinin nedeni , fotoğraf çekmek için bol bol durmamız , v bu durmaların birinde mangal dahi yapmamız ve ortalama 80 km ile yol almamız denebilir…
Bu gezimizde Hakan hocam ile benim çektiğimiz fotoğraf sayısı 1000 ‘ in üzerinde , yalnız ben bunların 630 civarını seçerek buraya koydum. Bu kadar çok fotoğraf çekmemiz ve buraya yüklememizdeki amacımız ; sizinde bizim gibi oraları gezip görmenizdi… Umarım beğenmişsinizdir…
Bu benim uzun soluklu ilk gezimdi. Eğer sürç-ü lisan ettiysem affola. Siz değerli iki teker tutkunu Dostlarımızın yüzünde , ufak bir tebessüm uyandırabildiysek ne mutlu bize…
Kendinize çok iyi bakın , Demir Atlarınız ile bol km’li yıllar diliyorum…
Saygı ve Sevgilerimle…
 
Adana İl Temsilcisi
Katılım
25 Eki 2006
Mesajlar
8,636
sizinde söylediğiniz gibi,motorcu yolda oldu mu,heyecanlanır,içi coşkuyla dolar ve mutlu olur.fevkalade güzel bir gezi,gittiğiniz yerlerde dost ziyaretleri,uyumlu yol arkadaşlığı,güzel manzaralar ve bol resim.bizlerle paylaştığınız için çok teşekkürler.:cat::rendeer: ADANA'dan selamlar.
 
Katılım
2 Mar 2011
Mesajlar
80
Elinize, emeğinize, demir atlarınıza sağlık. Çok güzel bir gezi olmuş ve çok da iyi bize anlatmışsın. Tesekkur ederim.
 
Katılım
28 Ağu 2009
Mesajlar
886
bende adıyaman'da görev yapıyorum ama ailem muğla'da...benim için de güzel oldu...bizim horalardan höle bir geçmişler dedim... :)
 
Katılım
28 Ara 2008
Mesajlar
1,283
Hepinize çok teşekkür ederim ayrı ayrı.. Ge3zi bitip eve döndüğümde tekrar okadar daha yol gidebilirdim ,yorgunluk filan olmadı gelirken :rendeer:
 
Katılım
19 Ağu 2008
Mesajlar
160
çok güzel bir gezi olmuş kısmetse yakında bende Akdeniz'de olacağım saygılar...
 
Katılım
27 Haz 2010
Mesajlar
1,558
valla çok güzel bir gezi olmuş. anlatım süper,arkadaşlık süper, fotoğraflar süper, misafirlikler süper, karşılaşılan durumlar süper. tebrik ederim
 
Katılım
13 Haz 2009
Mesajlar
5,384
eline sağlık celal ab, ancak resimler birazı görünmediğinden deli oldum kaçırdığım kareler için :D
 
Katılım
10 Nis 2010
Mesajlar
1,714
Celal kardeşim geziniz mükemmel olmuş. Dönüşte Kaş-kalkan... güzergahından gitmeniz sizin için yorucu olur diye düşünmüştüm ama bu şekilde farklı mekan ve manzaralarla tam bir gezi olmuş:cat:
İnşallah tekrarında sizleri yine misafir etme şansımız olur. Motosiklet kullanmaya tekrar başladığımda ilk gezilerimden biri sizin o tarafa olacak:wiinkk:
 
Katılım
23 Ağu 2009
Mesajlar
1,821
resımlere bakmam 1 saat surdu senın bu resımlerı buraya montajlaman ne kadar vaktını aldı bılmıyorum ama sızı uzmeyen demı atlara tşk edıyor daha nıce hezıler duzenlemenızı ıstıyorum saygılar efendım .....
 
Katılım
28 Ara 2008
Mesajlar
1,283
sizinde söylediğiniz gibi,motorcu yolda oldu mu,heyecanlanır,içi coşkuyla dolar ve mutlu olur.fevkalade güzel bir gezi,gittiğiniz yerlerde dost ziyaretleri,uyumlu yol arkadaşlığı,güzel manzaralar ve bol resim.bizlerle paylaştığınız için çok teşekkürler.:cat::rendeer: ADANA'dan selamlar.

Gezimizi beğendiğinize çok sevindim ve mutlu oldum , teşekkür ederim... Sizleride gittiğimiz yerlere götürebildiysek ne mutlu bize. Biz , Sizin gibi Abilerimizin gezi yazılarını okuyarak ve tecrübelerinden yararlanarak bu geziyi yaptık... Peşinizden geliyoruz. Adanaya selamlar...:rendeer:
 
Katılım
1 Ağu 2005
Mesajlar
21,819
aga fotolar nedense tam yüklenmiyor...bakamadım...bazılarında da x işareti var çıkmadı...
 
Katılım
28 Ara 2008
Mesajlar
1,283
badircik Elinize, emeğinize, demir atlarınıza sağlık. Çok güzel bir gezi olmuş ve çok da iyi bize anlatmışsın. Tesekkur ederim.

Kaynak: http://www.motosiklet.net/forum/newreply.php?do=newreply&p=2315019#ixzz1J0gnGpqm

Çok teşekkür ederim güzel dilekleriniz için... Gezimizi beğenmenize çok sevindim:rendeer:

hocaseko bende adıyaman'da görev yapıyorum ama ailem muğla'da...benim için de güzel oldu...bizim horalardan höle bir geçmişler dedim...

Kaynak: http://www.motosiklet.net/forum/newreply.php?do=newreply&p=2315019#ixzz1J0h69sVl

Bizim huraları höyle bi geziverdik , napcan garii:rendeer: Beğenmenize çok sevindim:cherry:

gitarist444 çok güzel bir gezi olmuş kısmetse yakında bende Akdeniz'de olacağım saygılar...

Kaynak: http://www.motosiklet.net/forum/newreply.php?do=newreply&p=2315019#ixzz1J0hqluCj

Akdenizde Vatanımın her yeri gibi Cennetten bir köşe:) Beğenmenize sevindim gezimizi:rendeer:

valla çok güzel bir gezi olmuş. anlatım süper,arkadaşlık süper, fotoğraflar süper, misafirlikler süper, karşılaşılan durumlar süper. tebrik ederim Dün 23:10

Kaynak: http://www.motosiklet.net/forum/newreply.php?do=newreply&p=2315019#ixzz1J0i1N7IM

Çok teşekkür ederim beni utandırıyorsunuz:p Sizin gezi yazılarınızıda yakından takip ediyor ve çok beğeniyorum...

fat280 eline sağlık celal ab, ancak resimler birazı görünmediğinden deli oldum kaçırdığım kareler için :D

Kaynak: http://www.motosiklet.net/forum/newreply.php?do=newreply&p=2315019#ixzz1J0iSpHep

Teşekkür ederim Fatih kardeşim , Senin ve Ailenin bize karşı gösterdiği sıcak tavırlarından dolayı çok çok teşekkür ediyorum... Fevzi Amcama ve Mehmet'e çok çok selamlarımı ilet... İnşallah resimlerin hepsini görürsün , senin resimlerin hepsini sana göndereceğim saygılar :rendeer:

Acil112 Celal kardeşim geziniz mükemmel olmuş. Dönüşte Kaş-kalkan... güzergahından gitmeniz sizin için yorucu olur diye düşünmüştüm ama bu şekilde farklı mekan ve manzaralarla tam bir gezi olmuş
İnşallah tekrarında sizleri yine misafir etme şansımız olur. Motosiklet kullanmaya tekrar başladığımda ilk gezilerimden biri sizin o tarafa olacak

Kaynak: http://www.motosiklet.net/forum/newreply.php?do=newreply&p=2315019#ixzz1J0jLA88I

Gezimizi beğenmene çok sevindim ve mutlu oldum. Aksine Kardeşim gidiş bizi daha fazla yordu , dönüş çok güzel geçti . Geliş güzergahı okadar güzeldiki , kıvrımlı yollar , denize 0 gitmek ve çam ağaçlarının o mis gibi kokularının içinde yol almak çok zevkliydi . Tabi buda bizde yorgunluk filan hiç birşey bırakmadı İnş. yolumuz düşerse oralara mutlaka uğrarız. İnş. kısa süre içinde Dmir Atının üzerine çıkar ve bu tarafa doğru gaz açarsın Kardeşin Erdoğana ve oğlun Emir'e selamlarımı iletirsen sevinirm Görüşmek dileğiyle...


ramizan83 resımlere bakmam 1 saat surdu senın bu resımlerı buraya montajlaman ne kadar vaktını aldı bılmıyorum ama sızı uzmeyen demı atlara tşk edıyor daha nıce hezıler duzenlemenızı ıstıyorum saygılar efendım .....

Kaynak: http://www.motosiklet.net/forum/newreply.php?do=newreply&p=2315019#ixzz1J0jzv6fD


Çok teşekkür ederim iyi dilekleriniz için :rendeer: Bu gezi 3 gün sürdü ama dediğiniz gibi raporunu hazırlamak 1 haftamı aldı abartısız:) Sizede bol km'li yıllar diliyorum :cat:




abolgi bir gezi, paylaşım için teşekkür ederim.


Çok teşekkür ederim güzel dileklerin için , sevgi ve saygılarımla...:rendeer:
 
Katılım
5 Mar 2010
Mesajlar
2,035
hocam ''''umarım beğenirsiniz'' ne demek ya..tek kelimeyle mükemmel olmuş..ellerinize ayağınıza sağlık bize oraları gösterdiğiniz için 630 foto değil isterse 100 foto olsun ben yine anlatımınızdaki içteniliğinizle gezdim gördüm gibi hissettim kendimi çok sıcakkanlı olduğunuz heryerden belli tekrardan teşşekkür ediyorum..mersine de ben bekliyorum :))))
 
Son düzenleme:
Katılım
28 Ara 2008
Mesajlar
1,283
aga fotolar nedense tam yüklenmiyor...bakamadım...bazılarında da x işareti var çıkmadı...

Abi 600 'ün üzerinde resim olduğu için yapıyor:pale:

---------- Mesaj ekleme zamanı: 14:16 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 14:09 ----------

hocam ''''umarım beğenirsiniz'' ne demek ya..tek kelimeyle mükemmel olmuş..ellerinize ayağınıza sağlık bize oraları gösterdiğiniz için 630 foto değil isterse 100 foto olsun ben yine anlatımınızdaki içteniliğinizle gezdim gördüm gibi hissettim kendimi çok sıcakkanlı olduğunuz heryerden belli tekrardan teşşekkür ediyorum..mersine de ben bekliyorum :))))

Çok teşekkür ederim Sercan kardeşim o senin içtenliğin. Ne mutlu senide oralara götürüp gezdirdiysem bana. Anlatımımı beğenmen beni dahada sevindirdi. Yolumuz düşerse Mersine mutlaka tavşan kanı bir çayını içmeye uğrarım yanına . Tekerin düz bassın:silent:
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst