- Katılım
- 28 Ara 2008
- Mesajlar
- 1,283
- Konu Yazar
- #1
Merhaba iki teker tutkunu Dostlar , ben Celal. Sitemiz üyelerinden kircil nickli Hakan hocam ile uzun zamandır yapmak isteyipte çeşitli nedenlerden dolayı gerçekleştiremediğimiz Milas-Alanya-Milas gezisini en sonunda şartların olgunlaşması ile yapmış bulunmaktayız.
Bu gezimizi 26.03.2011 tarihinde , yani geçtiğimiz hafta Cumartesi, Pazar ve pazartesiyi kapsayan 3 günde gerçekleştirdik . Siz Değerli iki teker tutkunu Dostlarımız için bol bol fotoğraf çekmeye çalıştık…
Geziden önce Demir Atlarımızın bakımını kendimiz yaptık. Bu bakımda motor yağlarını ,hava filtresini değiştirdik Ve daha sonra zincirleri gazyağı ile güzelce temizleyip sonra zincir spreyi ile güzelce yağladık. Daha sonra depolarını doldurdurup lastiklerin havasınıda ayarladıktan sonra sabaha hazır bir şekilde bırakıyoruz. Sabah bunlarla uğraşıp zaman kaybetmek istemiyoruz.
Güzergahımız;
Gidiş:
MİLAS-Muğla-Kale-Tavas-Acıpayam-Korkuteli-Antalya-Manavgat-ALANYA
Dönüş:
ALANYA-Manavgat-Antalya-kemer-Kumluca-Finike-Kaş-Kalkan-Fethiye-Göcek-Ortaca-Köyceğiz-Ula-Muğla-MİLAS

Sabah 6.10’da kontağı çeviriyorum buluşma yerine Hakan (kircil) hocamın evine.Oraya vardığımda saat 6.15 olmuştu. Hakan hocamı alıp bilinmezlere doğru gazı açıyoruz…
Biraz geç kaldığımız için buralarda fotoğraf çekemiyorum ama Milas’ı tepeden gören enfes bir manzarası olan boğa yokuşundan ilk kareleri alıyorum.
İşte bu benim. Üzerimize daha iyi görünebilmek için reflektörlü yelekler giyiyoruz. İşimizi şansa bırakmak istemiyoruz…

Buda benim Demir Atım İsmi Gölge…

Hakan hocam ile Motosiklet nette tanıştık. Kendisi iyi bir eğitimci. Hakan hocamdaki bu motosüklet sürme ruhu benide etkiliyo. Hocam her daim yola çıkmaya ve gaz açmaya hazır.
Hakan hocam ile tanıştıktan sonra sık sık buluşup geziler yaptık. Hava şartları gezilere izin vermediği zamanlarda oturduk tavşan kanı çaylar eşliğinde motosiklet üzerine uzun uzun tatlı sohbetler ettik. Bu sohbetlerde zamanın nasıl geçtiğini bile anlayamaz olurduk…
Hakan hocam motosiklet konusunda kendisini geliştiren , edindiği bilgi ve tecrübelerini benimle paylaşan güzel bir insan

Hakan hocamın Demir Atı , biz ona yavru enduro diyoruz…

Demir Atlar artık beklemek istemiyorlar gözleri hep yollarda , özgürce gaz açmak, rüzgarı Demir bedenlerinde hissetmek istiyorlar…

Yatağan’da Hakan hocamı bekliyorum, neden bu kadar geride kaldıki?? Aksine hep o beni beklerdi.Açıkcası biraz tedirgin oluyorum!..
Bi bakıyorum geliyo ne olduğunu sorduğumda , En son fotoğraf çekildiğimiz Boğa yokuşunda kaskını çamura düşürdüğünü ve onu temizlemekle uğraştığı için biraz geç kaldığını söylüyor.Aman kötü bişey olmasında …


Durmuşken bir iki karede biz çekinelim

Biraz yol aldıktan sonra Hakan hocam sinyal veriyor ve kenara çekip duruyor. Dedim neden durduk , oda bana Celal 10 bin km oldu dedi. Bizde o anı ölümsüzleştiriyoruz…


Bende fotoğraf makinasını çıkarmakla uğraşıyorum. Bu arada bir hatırlatma yapayım tarihi sarı rakamla yazılan fotoğraflarda saat yanlış bilgilerinize…

Heyt bee…

Muğladayız , rakım 625 . Sola dönersek merkeze gidiyoruz biz buradan sağa dönüp yolumuza Antalya istikametinde devam edeceğiz




Hakan hocamın objektifine yansıyanlar


Küçük bir mola veriyoruz. Saat 7.45 olmuş. Muğla’yı arkalarda bıraktık artık






Aynı anda birbirimizi çekmişiz

Full korumayız botlar,montlar,pantollar… Doğrusuda bu çünkü biz motora uzunca yıllar binmek istiyoruz , canımız değerli….

Balaklavada yakışmış haa…

Biz motosiklet tutkunları için yolda olmak neşelenmemiz için yetiyorda artıyor bile haksızmıyım değerli Dostlar…

İçim içime sığmıyor, bomba gibiyim

Fotoğraf çekilirken, bizi böyle reflektörlü filan görenler polis sanıp yavaşlıyor , korna çalıyorlar… Seviyorum yurdumun insanını…

Fotoğraf makinamızda otamatik çekim modunun olması ne güzel , yoksa o anı ölümsüzleştiremeyecektik

Hakan hocam her daim uçmaya hazır

Demir Atlarımızıda çekelim yoksa alınıyorlar


Gideceğimiz istikamet

Hakan hocamda yakın çekim denemeleri


Gölge , benden iyi poz veriyor ne dersiniz

Hakan hocam hadi gidek artık , yollar bizi bekler diyor



Vatanımın her yeri başka bir Cennet . Çam kokuları arasında , şehrin gürültüsünü arkamızda bırakmak ne güzel


Burası Boynuzcuk Geçidi. Rakım 1010 olması sizi şaşırtmasın , donduk soğuktan . Yok böyle bir soğuk

Bizim Küheylanlar bekler bizi


Hakan hocamın motorunda yok yok. Elcik ısıtmadan çakmaklığa kadar her şey tamam , o yüzden yavru enduro diyoruz. Yalnız geldiğimiz güzergahın çok soğuk olması nedeniyle elcik ısıtmaları son kademesinde çalıştırması aynı zamanda güvenliğimiz için lambalarında yanması akünün bitmesine sebep oldu. Ayak marşı ile çalıştırdık , lambaları kapatmak zorunda kaldık ve elcik ısıtmayıda 1. Kademeye aldık ki akü eski haline dönsün

Saat 8.48 oldu. Hakan hocam güzel bir manzara görüp motoru kenara çekiyor , tabi arkasından bende

Bu ne güzellik böyle , Yarabbim burası neresi…




Bu güzel yeri keşfettiği için Hakan hocamda şampiyonluk coşkusu objektiflere böyle yansıyor

Burası harika bir yer. Bu arada hocamda karizma çıkmış haa..


Benim neşem yolda olmaktan ötürü hep yerinde , buda fotoğraflara yansıyor tabi

Çayın önüne mini bir set yapıldığından dolayı çam ağaçları sular altında kalmış

Tavşan gibi çıkmışım. Hakan hocam poz verme konusunda harika

Hazırız , her şey yolunda işareti






Vee kale’deyiz. Nüfüsu 7.700 . Biz aslında Muğla’yı geçtikten sonra Köyceğiz , Ortaca,Fethiye güzergahını kullanarak Korkuteli’ne sapacaktık. Yalnız o yolu geçmiş bulunduk. Artık dönmekte istemedik ve Kale, Tavas’tan devam ettik Korkuteli’ne.
Pek poz verme konusunda iyi değilim sanki. Sonradan bakınca kendi fotoğrafıma güldüm Vallaha ne yalan söyleyim…


Kale civarından birkaç kare alarak objektiflerimizi sevindiriyoruz







Gölge sanki bize bişeyler anlatmaya çalışıyor

Kale’yi arkada bıraktıktan sonra güzel bir manzara görüyor Hakan hocam ve sinyal verip yolun karşısına geçiveriyoz

Dağlarda kar var. Hava zaten buz gibiydi. Bu arada sat 10 olmuş

Manzarayı görürüzde resim çekilmezmiyiz hiç

O ne bakış öyle hocam. Bu bakışlardan ileride de göreceğiz

Vay vay rahata bak


Arkamızı yasladık Garlı dağlara

Baktım bi ara Hakan hocam kayboldu, nerede nerede derken bi baktım ki çıkmış tepeye bir yeri işaret ediyo. İşaret ettiği yerdede Garlı dumanlı dağlar var. Korkutuyor beni proğramımı değiştirdi diye??



Baktım Gölge huysuzlanıyor , dedim ne meraklıymışsın resim çekinmeye . Tabi bunları içimden söyledim. Nede olsa istese bu geziyi cehenneme çevirir. Hemen birkaç kare alıveriyorum ve ekliyorum lafımı olur aramızda diyerek!...


Ooo baktım bizimki poz üzerine poz veriyor , çattık dedim


Ben bıktım çekmekten , o bıkmadı poz vermekten

Hakan hocam iniyor artık


Araya girmeyede başladı artık . İşimiz zor görünüyor

Kendisi yetmezmiş gibi arkadaşınıda aynı karede olmasını istiyor. Yapacak bişey yok. Hay Hay dedik



Neşemiz yerinde çok güzel bir gezi oluyor. Sadece hava biraz sert, birde bizimki tutturdu beraber çekilelim… Hay Hay…

Nereye bakıyorum böyle , acaba isteyipte başaramadığım hayallerimemi???

Fotoğraf makinamın deklanşörü ile hayatı ölümsüzleştirmeye devam




Karşılıklı fotoğraf çekilmeler


Ne güzel bir yer değimli

Dedim ne var şu tepede , bende bi çıkayımda geleyim



Ve yollar bizi bekler diyip devam ediyoruz. Yollar yılan misali kıvrıla kıvrıla uzayıp gidiyor

Uzaktan Acıpayam görünmeye başladı yavaş yavaş


Okadar gördüğümüz güzel manzara karnımızı acıktırıyor ve yolda gördüğümüz ilk marketin önüne yanaşıyoruz.
Bu marketten tahmin ettiğiniz üzere bisküvi veya tost almayacağız. Biz bunun yerine mangal yapacağız. Olurmu demeyin ,Hakan hocamda hazır mangal vardı. Bende yola çıkmadan bir gün önce sucuk almıştım . Bi ekmekle birde içecek kalmıştı onuda bu marketten hallettik. Güzel bir yer bulup orda yaparız diyoruz


Ooo Hakan hocamın elleri dolu , yardım edeyim hemen


Tabi bizim karnımız acıkırda Demir Atların acıkmazmı?? Huysuzlanmaya başladılar . Tamam dedik hadi sizinde Garınlarınızı doyurak.
Yola çıkalı 220 km olmuş , saat 11.15 yolumuz çok daha

Hakan hocamın motoru ise 223 km gösteriyor. Bende motosikletlerimize dönüp hanginiz yalan söylüyor diye sordum. 3 km fark etmişti yani küçük bir yalandı ama önünü şimdiden almamız lağzımdı. Gölge gözlerini kaçırıyordu benden , yoksa dedim …

Hakan hocam ile hız göstergeleri doğru gösteriyormu diye yaptığımız karşılaştırmada , benim motor 7-8 km fazla gösterdiği ortaya çıktı. Hakan hoca arabayla ölçmüş daha önce göstergem doğru diyor. Gölgeye bakıyorum gene gözler başka yerlerde , egzosdan ıslığa benzer sesler . Yani anlamak zor olmadı. Benim gölge meğersem kendini fazla yormayım diye fazla gösteriyormuş.
İki motoru yakıt olarak karşılaştırdığımızda ybr 125 ve kanuni windy s 125, 220 km de benim motor 2-3 TL kadar fazla acıkmış. Ben 25 TL koydum , Hakan hocam 22 TL.

Bizi görenler 2 defa değil 3 defa dönüp bakıyolar ne düşünüyolar bilmiyorum artık.
Hakan hocam bomba gibi her daim

Vee 248 km sonra güzel bir piknik alanı görüp hemen sapıyoruz.
Bu arada yolda giderken saate bakmak mont ve eldiven ikilisi yüzünden imkansız olduğundan bende böyle bir çare buldum, nasıl ??

Artık biraz dinlensinler

Dağlar hep karlı

Eee hazırlıklara başlayalım artık mangal için



Bıçak biraz körmüş, sucukları parçalasada görevini yerine getirdi


Bahsettiğim hazır mangalımız bu


Güzel ve şirin bir piknik alanı , masalar filan…
Hakan hocam en karizmatiğinden bir poz daha veriyor

Bizimkiler gene huysuzlanıyor , tamam tamam poz verin. Gölge poz vermeyi nasılda beceriyor değimli?? Hemen boynu bükmeler, en iyi pozlarından birini vermeye çalışmalar… Hiç bana çekmemiş

Piknik alanında kareler

Hakan hocamın yavru endurosu çok sakin fazla huysuzluk yapmıyor , poz vermeyide pek sevmiyor utangaç


Hakan hocam bu işi biliyor


Hocam burada sucuğun daha iyi nasıl pişirileceğini anlatıyor

Neşemiz yerinde , çok güzel bir anı daha ölümsüzleştiriyorum makinamın objektifiyle

Hocam çevirmeye başladı

Hocam sucuklar yanıyor, bi sucuklara baksak


Ooo ne güzel Vallaha suda var daha ne olsun. Yalnız suyun rengi bembeyaz olduğu için içmek istemedim


Of of of … yemede yanında yat dedikleri bu olsa gerek

Hakan hocam bayağı bir acıkmış

Beni sormayın zaten

Burada 1,5 saat oyalanıyoruz. Hakan hocam proğramın gerisinde olduğumuzu, böyle giderse geç saatlerde Alanya’ya varacağımızı söylüyor. Hocam bu konularda tecrübeli olduğu için hemen hazırlıklara başlıyoruz gitmek için. Kaptan o

Bu gezimizi 26.03.2011 tarihinde , yani geçtiğimiz hafta Cumartesi, Pazar ve pazartesiyi kapsayan 3 günde gerçekleştirdik . Siz Değerli iki teker tutkunu Dostlarımız için bol bol fotoğraf çekmeye çalıştık…
Geziden önce Demir Atlarımızın bakımını kendimiz yaptık. Bu bakımda motor yağlarını ,hava filtresini değiştirdik Ve daha sonra zincirleri gazyağı ile güzelce temizleyip sonra zincir spreyi ile güzelce yağladık. Daha sonra depolarını doldurdurup lastiklerin havasınıda ayarladıktan sonra sabaha hazır bir şekilde bırakıyoruz. Sabah bunlarla uğraşıp zaman kaybetmek istemiyoruz.
Güzergahımız;
Gidiş:
MİLAS-Muğla-Kale-Tavas-Acıpayam-Korkuteli-Antalya-Manavgat-ALANYA
Dönüş:
ALANYA-Manavgat-Antalya-kemer-Kumluca-Finike-Kaş-Kalkan-Fethiye-Göcek-Ortaca-Köyceğiz-Ula-Muğla-MİLAS

Sabah 6.10’da kontağı çeviriyorum buluşma yerine Hakan (kircil) hocamın evine.Oraya vardığımda saat 6.15 olmuştu. Hakan hocamı alıp bilinmezlere doğru gazı açıyoruz…
Biraz geç kaldığımız için buralarda fotoğraf çekemiyorum ama Milas’ı tepeden gören enfes bir manzarası olan boğa yokuşundan ilk kareleri alıyorum.
İşte bu benim. Üzerimize daha iyi görünebilmek için reflektörlü yelekler giyiyoruz. İşimizi şansa bırakmak istemiyoruz…

Buda benim Demir Atım İsmi Gölge…

Hakan hocam ile Motosiklet nette tanıştık. Kendisi iyi bir eğitimci. Hakan hocamdaki bu motosüklet sürme ruhu benide etkiliyo. Hocam her daim yola çıkmaya ve gaz açmaya hazır.
Hakan hocam ile tanıştıktan sonra sık sık buluşup geziler yaptık. Hava şartları gezilere izin vermediği zamanlarda oturduk tavşan kanı çaylar eşliğinde motosiklet üzerine uzun uzun tatlı sohbetler ettik. Bu sohbetlerde zamanın nasıl geçtiğini bile anlayamaz olurduk…
Hakan hocam motosiklet konusunda kendisini geliştiren , edindiği bilgi ve tecrübelerini benimle paylaşan güzel bir insan

Hakan hocamın Demir Atı , biz ona yavru enduro diyoruz…

Demir Atlar artık beklemek istemiyorlar gözleri hep yollarda , özgürce gaz açmak, rüzgarı Demir bedenlerinde hissetmek istiyorlar…

Yatağan’da Hakan hocamı bekliyorum, neden bu kadar geride kaldıki?? Aksine hep o beni beklerdi.Açıkcası biraz tedirgin oluyorum!..
Bi bakıyorum geliyo ne olduğunu sorduğumda , En son fotoğraf çekildiğimiz Boğa yokuşunda kaskını çamura düşürdüğünü ve onu temizlemekle uğraştığı için biraz geç kaldığını söylüyor.Aman kötü bişey olmasında …


Durmuşken bir iki karede biz çekinelim

Biraz yol aldıktan sonra Hakan hocam sinyal veriyor ve kenara çekip duruyor. Dedim neden durduk , oda bana Celal 10 bin km oldu dedi. Bizde o anı ölümsüzleştiriyoruz…


Bende fotoğraf makinasını çıkarmakla uğraşıyorum. Bu arada bir hatırlatma yapayım tarihi sarı rakamla yazılan fotoğraflarda saat yanlış bilgilerinize…

Heyt bee…

Muğladayız , rakım 625 . Sola dönersek merkeze gidiyoruz biz buradan sağa dönüp yolumuza Antalya istikametinde devam edeceğiz




Hakan hocamın objektifine yansıyanlar


Küçük bir mola veriyoruz. Saat 7.45 olmuş. Muğla’yı arkalarda bıraktık artık






Aynı anda birbirimizi çekmişiz

Full korumayız botlar,montlar,pantollar… Doğrusuda bu çünkü biz motora uzunca yıllar binmek istiyoruz , canımız değerli….

Balaklavada yakışmış haa…

Biz motosiklet tutkunları için yolda olmak neşelenmemiz için yetiyorda artıyor bile haksızmıyım değerli Dostlar…

İçim içime sığmıyor, bomba gibiyim

Fotoğraf çekilirken, bizi böyle reflektörlü filan görenler polis sanıp yavaşlıyor , korna çalıyorlar… Seviyorum yurdumun insanını…

Fotoğraf makinamızda otamatik çekim modunun olması ne güzel , yoksa o anı ölümsüzleştiremeyecektik

Hakan hocam her daim uçmaya hazır

Demir Atlarımızıda çekelim yoksa alınıyorlar


Gideceğimiz istikamet

Hakan hocamda yakın çekim denemeleri


Gölge , benden iyi poz veriyor ne dersiniz

Hakan hocam hadi gidek artık , yollar bizi bekler diyor



Vatanımın her yeri başka bir Cennet . Çam kokuları arasında , şehrin gürültüsünü arkamızda bırakmak ne güzel


Burası Boynuzcuk Geçidi. Rakım 1010 olması sizi şaşırtmasın , donduk soğuktan . Yok böyle bir soğuk

Bizim Küheylanlar bekler bizi


Hakan hocamın motorunda yok yok. Elcik ısıtmadan çakmaklığa kadar her şey tamam , o yüzden yavru enduro diyoruz. Yalnız geldiğimiz güzergahın çok soğuk olması nedeniyle elcik ısıtmaları son kademesinde çalıştırması aynı zamanda güvenliğimiz için lambalarında yanması akünün bitmesine sebep oldu. Ayak marşı ile çalıştırdık , lambaları kapatmak zorunda kaldık ve elcik ısıtmayıda 1. Kademeye aldık ki akü eski haline dönsün

Saat 8.48 oldu. Hakan hocam güzel bir manzara görüp motoru kenara çekiyor , tabi arkasından bende

Bu ne güzellik böyle , Yarabbim burası neresi…




Bu güzel yeri keşfettiği için Hakan hocamda şampiyonluk coşkusu objektiflere böyle yansıyor

Burası harika bir yer. Bu arada hocamda karizma çıkmış haa..


Benim neşem yolda olmaktan ötürü hep yerinde , buda fotoğraflara yansıyor tabi

Çayın önüne mini bir set yapıldığından dolayı çam ağaçları sular altında kalmış

Tavşan gibi çıkmışım. Hakan hocam poz verme konusunda harika

Hazırız , her şey yolunda işareti






Vee kale’deyiz. Nüfüsu 7.700 . Biz aslında Muğla’yı geçtikten sonra Köyceğiz , Ortaca,Fethiye güzergahını kullanarak Korkuteli’ne sapacaktık. Yalnız o yolu geçmiş bulunduk. Artık dönmekte istemedik ve Kale, Tavas’tan devam ettik Korkuteli’ne.
Pek poz verme konusunda iyi değilim sanki. Sonradan bakınca kendi fotoğrafıma güldüm Vallaha ne yalan söyleyim…


Kale civarından birkaç kare alarak objektiflerimizi sevindiriyoruz







Gölge sanki bize bişeyler anlatmaya çalışıyor

Kale’yi arkada bıraktıktan sonra güzel bir manzara görüyor Hakan hocam ve sinyal verip yolun karşısına geçiveriyoz

Dağlarda kar var. Hava zaten buz gibiydi. Bu arada sat 10 olmuş

Manzarayı görürüzde resim çekilmezmiyiz hiç

O ne bakış öyle hocam. Bu bakışlardan ileride de göreceğiz

Vay vay rahata bak


Arkamızı yasladık Garlı dağlara

Baktım bi ara Hakan hocam kayboldu, nerede nerede derken bi baktım ki çıkmış tepeye bir yeri işaret ediyo. İşaret ettiği yerdede Garlı dumanlı dağlar var. Korkutuyor beni proğramımı değiştirdi diye??



Baktım Gölge huysuzlanıyor , dedim ne meraklıymışsın resim çekinmeye . Tabi bunları içimden söyledim. Nede olsa istese bu geziyi cehenneme çevirir. Hemen birkaç kare alıveriyorum ve ekliyorum lafımı olur aramızda diyerek!...


Ooo baktım bizimki poz üzerine poz veriyor , çattık dedim


Ben bıktım çekmekten , o bıkmadı poz vermekten

Hakan hocam iniyor artık


Araya girmeyede başladı artık . İşimiz zor görünüyor

Kendisi yetmezmiş gibi arkadaşınıda aynı karede olmasını istiyor. Yapacak bişey yok. Hay Hay dedik



Neşemiz yerinde çok güzel bir gezi oluyor. Sadece hava biraz sert, birde bizimki tutturdu beraber çekilelim… Hay Hay…

Nereye bakıyorum böyle , acaba isteyipte başaramadığım hayallerimemi???

Fotoğraf makinamın deklanşörü ile hayatı ölümsüzleştirmeye devam




Karşılıklı fotoğraf çekilmeler


Ne güzel bir yer değimli

Dedim ne var şu tepede , bende bi çıkayımda geleyim



Ve yollar bizi bekler diyip devam ediyoruz. Yollar yılan misali kıvrıla kıvrıla uzayıp gidiyor

Uzaktan Acıpayam görünmeye başladı yavaş yavaş


Okadar gördüğümüz güzel manzara karnımızı acıktırıyor ve yolda gördüğümüz ilk marketin önüne yanaşıyoruz.
Bu marketten tahmin ettiğiniz üzere bisküvi veya tost almayacağız. Biz bunun yerine mangal yapacağız. Olurmu demeyin ,Hakan hocamda hazır mangal vardı. Bende yola çıkmadan bir gün önce sucuk almıştım . Bi ekmekle birde içecek kalmıştı onuda bu marketten hallettik. Güzel bir yer bulup orda yaparız diyoruz


Ooo Hakan hocamın elleri dolu , yardım edeyim hemen


Tabi bizim karnımız acıkırda Demir Atların acıkmazmı?? Huysuzlanmaya başladılar . Tamam dedik hadi sizinde Garınlarınızı doyurak.
Yola çıkalı 220 km olmuş , saat 11.15 yolumuz çok daha

Hakan hocamın motoru ise 223 km gösteriyor. Bende motosikletlerimize dönüp hanginiz yalan söylüyor diye sordum. 3 km fark etmişti yani küçük bir yalandı ama önünü şimdiden almamız lağzımdı. Gölge gözlerini kaçırıyordu benden , yoksa dedim …

Hakan hocam ile hız göstergeleri doğru gösteriyormu diye yaptığımız karşılaştırmada , benim motor 7-8 km fazla gösterdiği ortaya çıktı. Hakan hoca arabayla ölçmüş daha önce göstergem doğru diyor. Gölgeye bakıyorum gene gözler başka yerlerde , egzosdan ıslığa benzer sesler . Yani anlamak zor olmadı. Benim gölge meğersem kendini fazla yormayım diye fazla gösteriyormuş.
İki motoru yakıt olarak karşılaştırdığımızda ybr 125 ve kanuni windy s 125, 220 km de benim motor 2-3 TL kadar fazla acıkmış. Ben 25 TL koydum , Hakan hocam 22 TL.

Bizi görenler 2 defa değil 3 defa dönüp bakıyolar ne düşünüyolar bilmiyorum artık.
Hakan hocam bomba gibi her daim

Vee 248 km sonra güzel bir piknik alanı görüp hemen sapıyoruz.
Bu arada yolda giderken saate bakmak mont ve eldiven ikilisi yüzünden imkansız olduğundan bende böyle bir çare buldum, nasıl ??

Artık biraz dinlensinler

Dağlar hep karlı

Eee hazırlıklara başlayalım artık mangal için



Bıçak biraz körmüş, sucukları parçalasada görevini yerine getirdi


Bahsettiğim hazır mangalımız bu


Güzel ve şirin bir piknik alanı , masalar filan…
Hakan hocam en karizmatiğinden bir poz daha veriyor

Bizimkiler gene huysuzlanıyor , tamam tamam poz verin. Gölge poz vermeyi nasılda beceriyor değimli?? Hemen boynu bükmeler, en iyi pozlarından birini vermeye çalışmalar… Hiç bana çekmemiş

Piknik alanında kareler

Hakan hocamın yavru endurosu çok sakin fazla huysuzluk yapmıyor , poz vermeyide pek sevmiyor utangaç


Hakan hocam bu işi biliyor


Hocam burada sucuğun daha iyi nasıl pişirileceğini anlatıyor

Neşemiz yerinde , çok güzel bir anı daha ölümsüzleştiriyorum makinamın objektifiyle

Hocam çevirmeye başladı

Hocam sucuklar yanıyor, bi sucuklara baksak


Ooo ne güzel Vallaha suda var daha ne olsun. Yalnız suyun rengi bembeyaz olduğu için içmek istemedim


Of of of … yemede yanında yat dedikleri bu olsa gerek

Hakan hocam bayağı bir acıkmış

Beni sormayın zaten

Burada 1,5 saat oyalanıyoruz. Hakan hocam proğramın gerisinde olduğumuzu, böyle giderse geç saatlerde Alanya’ya varacağımızı söylüyor. Hocam bu konularda tecrübeli olduğu için hemen hazırlıklara başlıyoruz gitmek için. Kaptan o



































































































































































































































































































































































































































































