125-1100 cc arası motorlar kullanmış biri olarak yazıyorum.Büyük hacimli motor hevesi tamamen egolardan kaynaklanıyor bence.Bazı arkadaşlar güvenlik açısından yada rampada gazlamak için lazım gibi bahaneler üretmeye çalışmışlar.Kesinlikle katılmıyorum.
Bir defa hız sınırı 80 iken ve pek çok yolda radar varken bahsi geçen hızları yapmak her trafik polisi çevirmesi gördüğünüzde içinizin cız etmesi demektir.Bu bir yana sağdan efendi gibi gidince kimse uğraşmıyor.Ancak şöyle bir fark var.Sadece uzun yolda büyük hacimli motorla yolda olmak daha keyifli.Gidilecek yere gitmek değil o an motoru sürüyor olmak çok daha çekici.Fakat sırf bu keyif için büyük motoru elde tutmak, onun işletim masraflarını karşılamak ciddi bir külfet oluyor. Yakıtı da daha fazla tabi.
Bugünkü hayat şartlarında, hele ki dünyanın en pahalı benzinini kullanıyorken, düşük gelirli vatandaşın tüketim ürünleri üzerinden aldığı yüksek vergilerle devleti döndüren bir gelir sistemi varken, çok benzin yakan hiçbir araç alınmaması lazım diye düşünüyorum.Yakacağınız fazladan her bir litre benzin için devlet kasasına 2,5 lira giriyor.Ben kıt kanaat geçinen biri olarak buna kızıyorum ve en aza düşürmek için uğraşıyorum.Şu anki vergi sistemi ile devlete fazladan para kazandıracak hiçbir harcamada bulunmamak için de özel çaba sarf ediyorum.Bu kendimce bir çabadır.Fare dağa küsmüş dağın haberi olmamış türünden bir iş.Ama olsun.Ben küstüm hakikaten dağa. Beni bir fare gibi görmekten vaz geçip, kendisini dağ yapanın ta kendisi olduğumu kabul ettiği, ona göre düzenlemeler yaptığı zaman barışabiliriz ancak.
Aynen katılıyorum beni bilenler bilir eskiler .. önceki motorum silverwing600 lükdü ondan önce shadowum vardı 900cc bi ara xt m vardı falan filan yeri geldi jinlunda kullandım yeri geldi regalde kullandım geçdik yani her türlü yoldan..
tecrübelerim bana şunu gösterdiki büyük hacim tamamen aynen katılıyorum bir ego ben bunu buna benzer bir konudada uzun uzun yazdım..
bakın amerikada neden büyük hacimli motora binerler zevklerinden değil çünkü amerikada en yakın a noktasından b noktasına varma süresi yeri geliyor 4 gün - 5 gün sürüyor.. ülkenin bir yanında kışken bir yanı yaz bir yanı gece iken bir yanı gündüz bir yerden biryere gidicek olsanız yeri geliyor kışlık bir yerden üstüne çölden üstüne ormanlık bir yerden geçmeniz gerekebiliyor. yani motor üstünde bir yolculukda 4 mevsimi aynı anda yaşayabilirsiniz.. böyle ağır bir iklim koşullarına ve uzun km lere düşük ve yüksek rakımlarda sorunsuz yolda bırakmadan çalışıcak motor lazım adamlara bu yüzden adamlar yüksek hacimli motorlar kullanıyorlar.. işin özü bu..
ama ne yazık ki bizim büyüklerimiz bir nesil amerikan filmleriyle büyüdükleri için bu özentilik bizede yapışdı..
halbuki bizde ülkenin bir ucuyla diğer ucu toplasan yani edirneden hakkari 10 saatlik mesafedir.. bizde öyle çölde yokdur kutupda yokdur yolda öyle aynı anda 4 iklimide yaşamassın ..
türkiye koşullarında benim fikrim 250cc lik bir motor çok idealdir.. manuel olur maxi olur o kısmı zevk işidir..
Neden idealdir ?
1) Devir eski devir değil bu gün yeni teknolojilerle 250cc lik bir motordan 10 sene öncesinin 400cc lik motorunun gücü elde ediliyor..
2)Türkiyede bütün mesafeler kısadır 250cc lik her türlü motor bu mesafeyi bakımlıysa rahat yapar
3) kaliteli iyi bir 250cc lik motor gayet rahat 140-170 km lik süratlere ulaşır
4) Türkiyedeki asfalt kalitesi ağır trafik cezaları kontroller belli zaten istesende 90-120 nin üstüne çıkamassın altında istersen 1000cc lik motor olsun.. geçen sene izmire gittim sadece istanbul izmir arasında 6 tane çevirmeden geçdim.
5) Benim için bu en önemlilerinden biri türkiye dünyanın en pahalı benzinini kullanan ülke benzin bu ülkede çok değerli.. haliyle büyük hacimle olduğu yerde
egzosunda rolantide bile paraların aktığı gereksiz büyüklükde ve hacimde motorlar tamamen cebe zarar bütçeye zarar milli servete zarar..
250 cc lik motorlar hem seridir hem ekonomikdir..
sadece şunu söyliyim biz ne yazsak boş insanlarda özentilik duygusu olduğu sürece özenicekler bende özendim gittim silverwing aldım gittim shadow aldım banada dediler abilerimiz ne gerek var falan filan bir açlıkla hırsla yapıyorsun sonrada uslanıyorsun doyuyorsun zaten uslandınmıda türkiye gerçeklerine dönüyorsun adam gibi bir şey alıp yoluna bakıyorsun..
bana göre şehir içi dışı genel kullanımda kaliteli avrupa bir 250 cc lik maksi scooter motor sürüş keyfini zevkini insana son safhada hissettiricekdir..