Sert çıkmak istemiyorum ama sinirleniyorum. Daha gerçekçi, daha akla mantığa yakın, daha günümüzü ve geleceğimizi ilgilendiren şeylerle ilgili bilgilendirici konular açsak en azından bilmeyenlerde öğrenmiş olur ve ona göre yaşamına dikkat eder. Bu Dünya'da sadece tek başımıza yaşamıyoruz. İnsanoğlu dışında da yaşayan canlılar var. Düşünki evren üzerindeki tüm bitkiler ve hayvanlar yok oldu gitti. Sen yada ben yada diğerleri, sağ kalabileceğinizi mi düşünüyorsunuz. Şuan hayatımızdaki kullandığımız herşey, ama A'dan Z'ye herşey doğadan sağlanıyor. İlaçlar, yiyecekler, içecekler, temizlik ve bakım malzemeleri, mobilyalar vs aklına ne geliyorsa hepsi bitkiler ve hayvanlar sayesinde oluşuyor. Şuan amansız bir hastalığa yakalan, aşısı, iğnesi, panzehri bitki özlerinden yapılıyor. Kanserin bile çözümü bulundu. Nasıl bulundu, gökten zembille mi indi. Bunlara lütfen biraz kulak verin. Böyle çocuksu şeylerle, yok zombiymiş yok kurt adammış yok avatarmış geçin bu işleri. Amerikalı bilim adamları diyip diyip duruyorlar ama böyle sözde bilimsel araştırmaların gerçek dışı olduğu her aklı başında insanın bilmesi gerekiyor. Dünya üzerindeki döngüyü, liderliği, hakimiyeti bozmamak adına her geçen gün böyle aptal saptal şeyler çıkarıyorlar. Bu Amerika'nın çırpınışıdır ve yıllarca bu çırpınış hep olmuştur, ben kendimi bildim bileli. Daha dün çikolatanın gelişim açısından faydalı olduğunu söylemişlerdi, geçen gün haberlerde gördüm bu seferde çikolata kanser yapıyor diyorlar. Bunlar tamamiyle kendi güçlerini sınamak, kendilerini ön plana çıkarmak için yapılan şeyler.
Evet sen deldin ozonu, ben deldim, başkası deldi, çevremizdekiler deldi, herkes deldi. Evet ben de kullandım deodorant ve parfüm zamanında. Ancak dikkat edilmesi yerde dikkat ettim, destek verilmesi yerde de destek verdim, gerektiğinde protesto da ettim. Uzun bir süre hiç kullanmadığımı bilirim. Şuanda nadiren kullanıyorum. Zararından değil, artık eskisi kadar çekici gelmiyor bana, bir defa soğudum, tiksindim, o yetti. Kusra bakma da evet bu kadar üzmeliyiz kendimizi. Üzmekle kalmamalı harekete de geçmeliyiz. 'Aman 1 kişiden ne olacak ki' denilmemeli. Öyle dendiği için zaten Dünya bu hale geldi. 1 kişinin başlattığı hareketi bugün 1 milyarı aşkın kişi yürütüyor. Bu dağılarak büyüyen birşey, adı da sevgi. Biz konuşurken laf arasında sohbet ortasında konuşurken, aslında içlerinde o saygıya ve sevgiye sahip olmalarına rağmen bunu dışa vuramayan kişiler gördük. Konuşuyorsun konuşuyorsun adam bir süre sonra 'Aslında doğru ya' diyip fikrini değiştiriyor ve o da harekete geçmeye başlıyor. Yani bu sevgiyi ve saygıyı başka insanlara bulaştırmak lazım. Bulaştığında zaten onlar da dünyanın, doğanın hal ve vaziyetini anlamış oluyorlar.
Geyik değil bunlar, hayatın gerçekleri. Bunları anlayabilmek ve kavrayabilmek için illa senin başına birşey mi gelmesi lazım. Yaşamadan inanmaz mısın bu gerçeklere. Yani lütfen biraz okuyun, araştırın. İnternette zibilyon tane örneği mevcut bunun. Geyik dediğiniz şeyler her salise, her saniye olan olaylar. Sizin ve çevrenizde olmaması bu gerçeği değiştirmez. Siz belki etkilenmiyorsunuz şuan ama dünyanın başka yerleri etkileniyor. Gün gelecek siz de etkileneceksiniz. Ki zaten etkileniyoruz yani en basit haliyle. Mevsimler bile şaşırdı. Kar yağacağı yerde bahar havası var. Ankara'da eskiden kasımda kar yağmaya başlardı, hava öyle bir soğuk olurdu ki çift çorap giyerdik. Şimdi t-shirt ile sabah çıkabiliyorum dışarı, aylardan ocak. Neyse ne kadar anlatsakta boş, yaygara diyorsun halen. Tipik Türkiye mantığı işte. Nasılki şuan 5-10 sene öncesini mumla arıyorsak, 5-10 sene sonra da şuanki halimizi mumla arayacaz ama bulamayacaz. Çünkü iş işten geçmiş olacak. Bazen diyorum büyük bir felaket kopsada insanlar anlasın bunun bir oyun olmadığını. Allah göstermesin ancak bilimsel araştırmalar söylüyor, İstanbul depremi geliyor diye. İşte o doğal felaket geldiğinde eğer halen bu gerçeklere yaygara diyorsanız, bir de o zamanki yaygarayı görün siz. Deprem ile o dalga geçtiğiniz küresel ısınmanın ne alakası var demeyin. Hepsi birbiriyle alakalı, hepsi birbiriyle zincirleme. Daha da birşey demek gelmiyor içimden, ne diyeyim, ne yazayım.