- Katılım
- 14 Eyl 2010
- Mesajlar
- 2,463
benzincinin patronunu aradım, dün byle böyle oldu dedim. adamlarınız benzinliğinizi havaya uçuracak dedim. bi özür bile dilemeden kapattı yüzüme. içimden 10a kadar sayarak kendimi sakinleştirdim. son zamanlarda kendimi böyle rahatlatıyorum artık. daha 10 dakika önce hatalı sollama yapıp benim şeridime son gaz gelen bir tane doğanlı apaçiye uzun bi korna çaldım o da aynı şekilde cevap verdi. yav yok vallaha katil olacağım bunların elinden...
benim üstteki egzozu sabitleyen kelepçe 2 haftadır yok. malatyanın yolları sağolsun köstebekten beter. en son yolları bobcatlarla taramaya başlamışlar. ray gibi gidiyorsun özellikle de motorla. bir de düz de taramamışlar. bazı yerlerde ön başka bi raydan arka başka bi raydan gitmeye çalışıyor. çukurlardan asla ama asla kaçışınız yok. her hafta egzozun vidalalarını sıktırıyorum. başka bi derdim yok.
motoru çalıştırır çalıştırmaz lambaları açarsam lamba sönükleşiyor. 8 tlye aldığım bizim duya göre olan civalı beyaz lamba taktıktan sonra böyle oldu. anfi de var biliyorsunuz. 2bin devir civarındayken güzelce şarj oluyor. aslında motorun alternatörü küçük. sorun bu.
yolda o kadar sertleşmeye araçtan inmeye gerek yok bence. nerde ve kimde silah olup olamayacağını bilemezsin. geçen bayramdan sonraki pazar elazığdan malatyaya gelmeme yarım saat kala arabayla çarşıdaki işimi bitirip eve dönerken kavşak içindeki adama yol verdim diye (ki trafik kurallarına göre bunun yapılması gerekiyor) arkamdaki uyuşturucudan parayı vurmuş bi tip 3-4 aylık hyundai sonatasının penceresinden bağırmaya küfretmeye başladı. ben de ehliyeti aldığım yere git sor neden yol verdiğimi dedim. bana küfretti ben de babandır dedim bastım gittim. ileri ışıklarda arabadan inip darp etmeye çalıştı. şansıma motordan inip arabayla elazığ merkeze valiz taşımaya gitmiştim. üstümde 1 yelek ve 1 deri mont vardı. allah kahretsin ki kemer alışkanlığım var ve kapı kilidini açtıktan sonra emniyet kemerinin kilidini açamadım. kendi elimle tongaya düştüm anlayacağınız. adam kapıyı açıp yumruk atmaya çalıştı ben de sol kolumla engelledim, hatta 2 yumruk atabildim. adamın da 1 tokatını iyi yedim ama. baktı adam bişey yapamıyor, arabasının yan kapısından bir şeyler aramaya gittim. ben de orada silah varsa şu an bittim dedim. kapıyı kilitledim ve hemen polisi aradım. adam karşımda bana bıçak sallıyor mobeseden bakın istasyon kavşağındayım derken adam kaçtı. polis gene her zamanki gibi "karakola gelin şikayetçi olun bakarız" dedi. zaten hangi polisten bir fayda gördüm ki kaç seneden beri... adamın plakası 23 he 001 beyaz hyundai sonata. bu ülkede yolda haklıyken bağırıp çağırmak iyidir ama bazen kimde ne silah olacağını bilemeyeceğimizden sırf bir hayvanı adam edeceğiz diye ailemizi ve sevdiklerimizi üzmeye hakkımız yok. 4 senedir malatya polis okulunda çalışıyorum, 4 senedir polislerin içindeyim. az çok insanları tanıyabiliyorum. o adam eğer dediğim gibi o tipte olmasaydı, apaçi olsaydı mesela ben onun önünü kesip ağzını yüzünü dağıtabilirdim ama işte şans yok bende.
benim üstteki egzozu sabitleyen kelepçe 2 haftadır yok. malatyanın yolları sağolsun köstebekten beter. en son yolları bobcatlarla taramaya başlamışlar. ray gibi gidiyorsun özellikle de motorla. bir de düz de taramamışlar. bazı yerlerde ön başka bi raydan arka başka bi raydan gitmeye çalışıyor. çukurlardan asla ama asla kaçışınız yok. her hafta egzozun vidalalarını sıktırıyorum. başka bi derdim yok.
motoru çalıştırır çalıştırmaz lambaları açarsam lamba sönükleşiyor. 8 tlye aldığım bizim duya göre olan civalı beyaz lamba taktıktan sonra böyle oldu. anfi de var biliyorsunuz. 2bin devir civarındayken güzelce şarj oluyor. aslında motorun alternatörü küçük. sorun bu.
yolda o kadar sertleşmeye araçtan inmeye gerek yok bence. nerde ve kimde silah olup olamayacağını bilemezsin. geçen bayramdan sonraki pazar elazığdan malatyaya gelmeme yarım saat kala arabayla çarşıdaki işimi bitirip eve dönerken kavşak içindeki adama yol verdim diye (ki trafik kurallarına göre bunun yapılması gerekiyor) arkamdaki uyuşturucudan parayı vurmuş bi tip 3-4 aylık hyundai sonatasının penceresinden bağırmaya küfretmeye başladı. ben de ehliyeti aldığım yere git sor neden yol verdiğimi dedim. bana küfretti ben de babandır dedim bastım gittim. ileri ışıklarda arabadan inip darp etmeye çalıştı. şansıma motordan inip arabayla elazığ merkeze valiz taşımaya gitmiştim. üstümde 1 yelek ve 1 deri mont vardı. allah kahretsin ki kemer alışkanlığım var ve kapı kilidini açtıktan sonra emniyet kemerinin kilidini açamadım. kendi elimle tongaya düştüm anlayacağınız. adam kapıyı açıp yumruk atmaya çalıştı ben de sol kolumla engelledim, hatta 2 yumruk atabildim. adamın da 1 tokatını iyi yedim ama. baktı adam bişey yapamıyor, arabasının yan kapısından bir şeyler aramaya gittim. ben de orada silah varsa şu an bittim dedim. kapıyı kilitledim ve hemen polisi aradım. adam karşımda bana bıçak sallıyor mobeseden bakın istasyon kavşağındayım derken adam kaçtı. polis gene her zamanki gibi "karakola gelin şikayetçi olun bakarız" dedi. zaten hangi polisten bir fayda gördüm ki kaç seneden beri... adamın plakası 23 he 001 beyaz hyundai sonata. bu ülkede yolda haklıyken bağırıp çağırmak iyidir ama bazen kimde ne silah olacağını bilemeyeceğimizden sırf bir hayvanı adam edeceğiz diye ailemizi ve sevdiklerimizi üzmeye hakkımız yok. 4 senedir malatya polis okulunda çalışıyorum, 4 senedir polislerin içindeyim. az çok insanları tanıyabiliyorum. o adam eğer dediğim gibi o tipte olmasaydı, apaçi olsaydı mesela ben onun önünü kesip ağzını yüzünü dağıtabilirdim ama işte şans yok bende.