- Katılım
- 3 Eyl 2008
- Mesajlar
- 932
- Konu Yazar
- #1
Arkadaşlar tekrar merhaba,
Geçen sene genelde İstanbul'a yakın yerlere olan gezilerimi "kaçış rotaları" başlığı altında burada paylaşmıştım. Yazılarımda mümkün olduğunca diğer motorculara da rota bilgisi vermeyi amaçladığımdan harita ve yol fotoğraflarıma ağırlık veriyordum.
Havalar biraz düzelmeye başladı ve bu senenin ilk "kaçış rotası" karşınızda! Umarım beğenirsiniz.
Emrello Yoldan Çıkıyor! (ama fazla da çıkmıyor)
Bu kaçış rotası bir süredir haritada gözüme batıp duran Şile Kurna Köyü'nü Riva'ya bağlayan sahil yolu.
Bu rotanın haritası kabaca şöyle:
Ama önce yeni yol arkadaşımı tanıtayım
Ayrıca bir yenilik daha:
Artık kaçış rotalarına mümkün olduğunca video görüntüleri de koymaya çalışacağım. Video kameramı plastik su borusu, iki kelepçe ve tripodumun kafasını kullanarak yaptığım aparat ile motorun koruma demirine bağladım. Fena da görüntü vermiyor.
GPS için de aparat buldum, süper oldu.
Yola dönecek olursak; Şile otobanına girdikten sonra Ömerli sapağından Beykoz yönüne dönüyoruz. Sakin bir yoldan 4-5 km gittikten sonra önümüze bir kavşak çıkıyor.
Benzininiz azsa buradaki benzinciden deponuzu doldurun, çünkü yolda başka benzinci yok.
Buradan sonra çok zevkli, virajlı köy yollarına vuruyoruz kendimizi...
Yola devam ediyorum; ilk hedefim Karakiraz köyü. Uydu fotoğraflarına göre buradan sahile çıkan bir yol olmalı. GPS de böyle bir yol gösteriyor.
İlla ki aynadan fotoğraf çekmek lazım... Olmazsa işlerimiz ters gider.
Karakiraz Köyü'nü arkamda bırakıp sol taraftaki belli belirsiz toprak yola giriyorum.
Ama yol bir çiftliğin kapısında son buluyor. Geri dönüyorum ama şimdi de bir üç yolun ortasındayım. Gitmem gereken yol tam karşımda ama içimden bir ses bana girmememi söylüyor (yolun görüntüsü de söylüyor olabilir tabii. Bkz. yukarıdaki fotoğraf.)
Geldiğim yönden geri dönüyorum. Sahil yoluna bir sonraki köy olan Kurna'dan girmeye çalışacağım.
Bu sefer şansım yaver gidiyor. Kurna Köyü'ndeki bir abinin tarifi ile doğru yola giriyorum. Ama şunu söyleyeyim eğer GPS'iniz yoksa veya birinden yardım almadıysanız bu girişi kaçırmanız işten değil.
Kurna sahiline giden yolun girişi.
Kurna sahil yolu.
Yaklaşık 1 km sonra yol bir kumsal manzarasıyla sona eriyor.
Bir Türkiye klasiği: Güzel bir yer varsa sitemizi yaparız!
Anladığım kadarıyla yazın burası bayağı popüler bir yer oluyor. Hafiften tesis gibi bir şeyler bile var.
Orada piknik yapan bir aileye yolun durumunu soruyorum. "İyi" diyorlar, hatta bir süre sonra asfalta döndüğünü söylüyorlar. Açıkçası o kadar iyi bir yol beklemiyordum ama bu cevap daha da cesaret veriyor ve aşağıdaki yola dalıyorum. Bayağı güzel stabilize yol...
Ama... Birkaç km gittikten sonra GPS bana kuzey yerine güneye gittiğimi söylüyor. Yanlış yoldayım! İstikamet geriye.
Girmem gereken yol orası değilmiş, maalesef burasıymış (macera başlıyor):
Şimdi bazı krosçu arkadaşlar diyecek ki "O da bir şey mi? Biz doğrudan dağa bayıra vuruyoruz kendimizi". Doğru da, benim altındaki kros motor değil, daha motoru alalı 1000 km olmamış artı ben de dünyanın en tecrübeli sürücüsü değilim. Ayrıca yalnızım, telefon çekmiyor, Yusuf'un sesini uzaklardan duyar gibiyim.
Yolun başlangıç kısmını videoya çektim. Daha sonra o kadar kötüleşti (anlatmak zor), o kadar kötüleşti ki "nasıl olsa devirecem motoru" diye kamerayı söktüm.
Video aşağıda. Youtube'da orijinal sesi yok, isteyen izle.net bağlantısını kullanarak orijinal ses ve benim yüklediğim şarkılarla izleyebilir. Öyle atlama zıplama, aksiyon yok. Şimdiden söyleyeyim.
http://www.youtube.com/watch?v=xXZITenP5GY
[YT]<object width="480" height="385"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/xXZITenP5GY&hl=en_US&fs=1&"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/xXZITenP5GY&hl=en_US&fs=1&" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="385"></embed></object>[/YT]
Bu da izle.net'teki kayıt:
http://www.izle.net/videoizle/20241/transalp-ile-sile-riva-sahil-yolu.html
Videoda da göreceğiniz gibi yol bataklık üstündeki dar bir geçitle başlıyor ve hafif bir yokuşla devam ediyor. Belirli bir noktada iki yol işçisiyle karşılaştım. Yaklaşırken bana "herhalde deli" şeklinde bakıyorlardı. Biraz muhabbet ettik. İleride de yapım olduğunu ve bazı yerlerden silindir geçmediğini söylediler. Geriye dönmek aklıma bile gelmedi; övünmek için söylemiyorum. Bazen geri dönmeyi bilmek de övünülesi bir erdemdir.
Bu noktadan sonra yol kırılmış kaya kaplıydı, bazı yerlerde ise mıcır, yer yer kil, yer yer stabilize ama çoğunlukla kısaca kabus gibiydi! Şunu iddia edebilirim: Bu yol çoğu kros parkurundan daha kırıcıydı.
Ama... Yolun etrafı müthiş. Korkutucu bir sakinlik. İstanbul'a bu kadar yakın, bu kadar ıssız... Bir süre sonra ne bir araç kaldı etrafımda ne de insan. Yusuf faktörü yine kendini hatırlatmaya başlıyordu. GPS'in pilinin bitmesi de ayrı bir güzellik oldu bu arada.
Fotoğraf çekmek için durmak istiyorum ama bir ses bana "durma" diyor. Çoğunlukla da o sesi dinliyorum (Yusuf abi). O sesi dinlemediğim zamanlarda güzel manzaranın tadını çıkarıyorum. Hava mis gibi çam kokuyor. Kaskın içinde kendi kendime sırıtıyorum.
Bir süre sonra İncir Boğazı denen mevkiye geliyorum. Burada ufak bir dere var ve bildiğim kadarıyla köprü yok. Bir dere geçişi yapmayı bekliyorum.
İncir Boğazı mevkii
Ama dere geçişine gerek kalmıyor, çünkü yol yapımı sırasında doldurmuşlar dereyi. Yine kayaların üzerinden atlaya zıplaya geçiyorum dereyi.
Bu arada şunu paylaşmak istiyorum: Bu yola girmeden önce motorum hakkımda aklımda çok soru vardı. Acaba toprakta, taşta dengesi nasıldır? Bu kadar ağır bir makineye hakim olabilir miyim? Acaba kıçını falan kaydırır mıyım? Bu yolun bana öğrettiği bir şey de şu oldu: Transalp kendini resmen toprak yolda buluyor. Alet asfalttakinden daha rahat gidiyor! Ben asfaltta bu kadar güven duymadım. Ne bir kaydırma, ne bir dengesizlik! Motoruma bir kez daha hayran oldum. Utanmasam öpecektim, o kadar yani!
İncir Boğazı'ndan hafif hafif tırmanmaya başlıyorum ve ilk dönemeçte hiç beklemediğim bir şeyle karşılaşıyorum: Başka bir motorcu! Yanına çekiyorum ve biraz muhabbet ediyoruz. Kendisinin ismi Mete imiş, buraları aynı zamanda WRC Ralli parkuru olduğundan güzel bir izleme noktası arıyormuş. Altında bir kros makine var. Benim gittiğim yönün tam tersine gidiyor. Kendisi bana yolun geri kalanı hakkında bilgi veriyor, ben de harita üzerinden ona konumumuzu gösteriyorum. Bastırdığım haritaları da Mete'de bırakıyorum, ona daha çok lazım. İkimiz de yolumuza devam ediyoruz.
Yolun ileride daha da kötü olacağını söylemişti Mete ama ben pek ihtimal vermemiştim. Aynen öyleymiş! Portakal büyüklüğünde kırılmış kayaların üzerinde gidiyorum, stabilize yol görünüyor ancak tam yola inerken "Klonk" diye bir ses geliyor. Transalp'in altını çarptım! Neyse ki orta sehpaya denk gelmiş, sorun yok! (Seviyorum bu aleti.)
Artık Riva görünüyor, ben de bir moral bir moral! (Bu pozu bir yerlerden hatırlayan var mı?
Riva görünüyor ama yollar düzelmiyor. Böbrek taşınız varsa burada motor kullanın.
Bol hoplamalı zıplamalı bir yoldan sonra Riva'ya ulaşıyorum. Denize karşı karnımı doyurup çayımı içiyorum. Üstüm başım toz içinde.
Keyfimi yaparım aga...
Sonuç olarak...
Bu, Kaçış Rotaları'nda yayınladığım en kısa gezim oldu. Sadece 120 km yol yapmışım. Ama yaklaşık 5,5 saat sürdü. Ne kadar zorlu olduğunu siz hesap edin. Yine de şimdiye kadar en eğlendiğim gezimdi diyebilirim.
Bu rotaya girmek isteyenlere birkaç tavsiyem olacak:
- Tek başına girmek çok akıllıca olmayabilir (tamam, ben de dünyanın en akıllı insanı değilim zaten).
- Altınızdaki makine buna uygun olmalı. Açıkçası ben Transalp'in sınırlarını zorladım mı bilemiyorum, ama kendi sınırlarımı biraz zorlamış olabilirim.
- Yola çıkacaksanız deponuz dolu olmalı ve yanınızda her türlü alet edevat bulunmalı. Ben yedek bujiden lastik levyesine kadar mümkün olduğunca her şeyi yanıda bulundurmaya çalışıyorum.
Şimdilik benden bu kadar. Bir dahaki kaçış rotasında görüşmek üzere...
Eski rotaları merak edenler için:
http://www.motosiklet.net/forum/etk...mrellonun-istanbuldan-kacis-rotalari-1-a.html
http://www.motosiklet.net/forum/etk...mrellonun-istanbuldan-kacis-rotalari-2-a.html
http://www.motosiklet.net/forum/etk...rotalari-3-mudanya-trilye-golyazi-gezisi.html
http://www.motosiklet.net/forum/etk...lonun-kacis-rotalari-4-trakya-yollarinda.html
http://www.motosiklet.net/forum/etk...i-5-bati-izmit-kandira-koyleri-kefken-vs.html