baklawah;
Hikayeleri gelistirmek, gelisme ve sonuç bolumlerini farklilastirmak tabii ki mumkun.
Ama ben o hikayeleri, senin algiladigin seyi anlatmak için yazmadim.
Benim israrla uzerinde durdugum nokta sudur.
Adaleti kendi kendinize saglamaya çalisirsaniz, yuzde yuz bir adalet saglayabileceginizden eminmisiniz?
Yani sizin disinizda olaylar gelisemezmi?
Bu olaylara o sinir ve agresiflikle sogukkanli yaklasip,adil bir cezalandirma yontemi uygulayabileceginizden eminmisiniz?
Konu birebir siddete maruz kalmakla ilgili olsa davranisim tabii ki farkli olurdu.
Ornek verecek olursak.
Diyelim ki bir adam aniden onumu kesti ve biçak ya da silahla beni tehdit etti.
Ben daha once demisim ki;
bu ulkenin polisi yok mu?
Var olmasina var ama o anda nerde?
Yani soyledigim oneri otomatikman geçersiz.
Demisim ki bulasma, oradan uzaklas.
Iyi de adam benden hizli kosuyor!!!!

Biraz sonra beni yakalayip, biçagi saplayacak.
Kisacasi, tabii ki mumkun olan azami gayreti sarf edip kendimi korurum.
Gucumun yetmedigi yerde,elimde varsa, buji,

sopa, biçak ne varsa kullanirim.
Soz konusu olan benim hayatimdir.
Evde beni bekleyen bir esim ve onlara bir gelecek hazirlamak için gecemi gunduzume kattigim iki yavrum var.
Fakat israrla soyledigim gibi konu bire birdir.
Sana satasan adam sonucunu da goze almistir.
Fakat burada bahsedilen konu oyle bisey degil.
Arabada kaç kisi oldugunu bilmiyorsun.
Araçtaki diger kisilerin, o hareketi yapani tasvip edip etmedikleri hakkinda en ufak bir fikrin yok.
Burada yapacagin bir hareket o insanlarin da olumune sebep olabilir.
Bunu goze alabilecekmiyiz?
Yoksa, ben kimseye basinizi one egin, ordan sivisin demiyorum.
Ama kimseyi oldurmeyin diyorum.
Bu turden saçmaliklar yapan hiyar cezasiz kalmamali.
Ama bunun yolu, onu oldurmek degil.
****************************************
sysroot;
Sorunlari çozmek devletin isidir bu dogru.
Ama sorunsuz bir toplum yetistirmek de egitimcilerin gorevidir.
Egitimci, illa bir ogretmen degildir.
Aile, arkadaslar, toplum, hepsi bir egitmendir.
Gerçi bu o kadar karmasik halde olan bir konudur ki, bu satirlari yazdigim halde, yazdigima ben de inanmiyorum.

r:
Fakat er ya da geç, Turkiye bu derdi asacaktir.
Asmak zorundadir.
Yoksa yok olmaya mahkumdur.
Hukuk bugun para ile isliyor olabilir.
Ya da gucun sahibi olan kesim lehine isliyor da olabilir.
Fakat unutulmamalidir ki hukuk herkese lazimdir.
Ulkemizde en çok kufuru yiyen meslek sahipleri, avukatlar ve doktorlardir.
Ama bes dakika once kufreden adam kosa kosa yine onlara gider.
Toplum kendini duzeltmeyi basardigi zaman, zaten onlarin içinden çikan meslek sahiplerini de duzeltecektir.
Fakat unutulmamalidir ki, bu meslegi adam gibi yapan, adam gibi adamlar da vardir ve onlar da yine bu toplumun içinden çikmislardir.
**********************
Bu topikte en çok firçayi yiyen ben oldugum için bir açiklama yapmak geregi duydum.
Bir çogunuzun iddia ettigi gibi ben Turkiye gerçeklerinden habersiz, avrupada el bebek gul bebek buyumus sazanin biri degilim.
Ben Turkiye'de dogdum ve orada buyudum.
Motosiklet kullanmayi da orada ogrendim.
Ilk-orta-lise ve universite hayatim da yine Turkiye'de geçti.
Bahsettiginiz butun problemleri birebir olmasa da benzerlerini yasamis,biriyim.
Babamin memuriyeti dolayisiyla Turkiye'nin çesitli bolgelerinde yasamis, bir çok yerin yasam tarzini ve goreneklerini bilen biriyim.
Goruslerimi okurken, içinizden sazana bak! diye geçirdiginizi de biliyorum.
Yani zannettiginiz kadar, Turkiye'den bihaber, dunyayi yasadigi yerin çemberinde algilayan, bu algisini ulkesiyle ortusturmeye çalisan bir adam degilim.
Ama, Atatürk'ün "muhasir medeniyetler seviyesi " derken ne demek istedigini, muhasir medeniyetleri gorunce anlayabilen, ve benim ulkem de buna layik diye dusunen biriyim.
Tabii ki buraya agresif yazi yazan adamlari degistirebilecegini zannedecek kadar ahmak degilim.
Butun çabam,
bu agresifligi normal kabul edebilecek, ama kafasi çalisan bireylere baska pencereler oldugunu da gosterebilmektir.
Yazdiklarim bu çerçevede algilanirsa sevinirim.