- Katılım
- 10 Mar 2008
- Mesajlar
- 1,499
- Konu Yazar
- #1


Fındıkpınarı yaylasına geldik.Yol gayet iyi fakjat hava cok soguktu.


Yol kenarında bir ceşmeden akan su aktıgı yerde donuyor. Biz vardıgımız da hava biraz daha ısındıgı için yavaş yavaş erimeye başlamıştı.


Fındıkpınarında bir kasaptan el yapımı sucuklarımızı alırken


Fındıkpınarının güzelliği görülmeye degerdi.






Demi ışık köyünün cocukları yol kenarına kardan adam yapmışlar. Bizde durup fotografını cektik.


Mangal yakabilecegimiz bir yer bulduk. Motoru yol kenarından biraz uzaklaştırmak istedim ama bu Kar ve benim Duro marka asfalt lastigi ile pek kolay olmadı. Yinede zafer benim di.




Hemen mangalı yakmaya başladık. Bunun iki sebebi vardı.
1: Cok üşümüştük
2: Çok acıkmıştık.


Biraz acemilikten biraz aceleden olak ki mangalı yelleyecek bir sey almamışım. Ama cözümü bulduk dizligi cıkartıp mangalı yellemeye başladım ve doyacagımızı ilk belirtileri baş gösterdi. Kömür tutuşmaya başladı.


Funda işbaşında.


Tam sucuklar pişti ve yemeye başlamıştık ki. Hepimizin cok iyi tanıdığı Sedat Beyler geldi.


Sedat abi hemen magalın başına geçti.


Sucuklardan biraz tetdıktan sonra yollarına devam ettiler. Sagolsunlar bizi de Ayvağediği’ ne davet ettiler. Soguk havaya aldırmadan düştük yollara. Santarias a varmadan yolun bazı yerlerinde hafif buzlanmalar olmasına rağmen Hangedigi, Güzelyayla, Sogucak, Darısekisi, Gözne üzerinden Ayvagedigine geçtik. Yollardan birkaç görüntü. Sonrasında artık ellerimi hissedemedigim için foto cekemedim…










Yılbaşı tatilini fırsat bilenler soluğu karda almışlardı. Hepsini cekemeye kalksam ne zaman yeterdi nede pil.








Güzel memleketim 4 mevsim bir başka güzel.