Birçok arkadaş orasından burasından değinmiş ama bilgileri bir toplamakta fayda var
Hava soğutmalı makineler ne kadar iyi dizayn edilirlerse edilsinler değişken hava sıcaklığının motoru soğutması durumuna tabiidirler. Hava sıcakken silindir yanma odası farklı miktarda hava soğukken farklı miktarda soğuyacaktır. Bu da performans da değişiklikleri zorunlu kılacaktır. Bu makineler belli atmosfer sıcaklıkları arasında çalışır ve genelde değişken performanslar gösterirler. Buna rağmen, sıvı pompası, radyatör, günümüzde ki uygulamada kullanılan hava fanı, ve elbette silindir ve motor üst kapağını çevreleyen ikinci bir ceket tabakasından kurtulurlar. Böylelikle basit, hafif ve görece ucuz üretilebilirler.
Su soğutmalı makinelerede, hava şartları çok aşırı olmadıktan sonra, yanma odası sıcaklıları neredeyse sabit kalır. Bu da daha değişmez bir performans sunar. Ancak yapıları daha karmaşıklaşır. Dolaşım sıvısı pompası, boru devreleri, radyatör, hava fanı, termostat devresi vs. gibi parçalar kullanılır, ek olarak ağırlık da artar. Burada karmaşıklıktan daha önemli nokta, bu donanımlar için de bir kısım enerjinin sarfedilmesi gerektiğidir.
Tüm bunları toparlarsak; günümüz malzeme ve motor teknolojisi hemen hemen her iki tip motoru birbirine çok yaklaştırmıştır. Kaliteli mühendisliğin ürünü motorlarda aralardaki farklar, avantaj ve dezavantajlar önemsenemeyecek düzeydedir diyebiliriz.
Her ne kadar bunları yazsam da, göreceli düşük kalitede mühendisliğe sahip ya da orjinaline uygun tamir edilmemiş motorlarda hava soğutma gerçekten problemlidir. Bu demek değilki su soğutmalı aynı kalitedeki motorlar sorun çıkarmazlar. Dolaşım pompasını dağıtıp, motoru durdurana kadar krank şaft dişlilerine ağır hasarlar vermiş su soğutmalılara rastlamakta mümkündür.
Sevgiler