neden başlangıc motoru düşük cc ler?

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Katılım
7 Haz 2008
Mesajlar
13
ben aranızda yenıyım arkadaslar motosıkletlere karsı buyuk ılgım var kısmetse once ehlıyet sonra motorumu almayı dusunuyorum bu yaz.bende yamaha r6 hastalıgı başladı o motoru gorupte etkılenmemek elde degil.başlangıc ıcın 125 lıkler falan soylenıyo biledın 250 likler.herkes bu sekıldemı basladı acaba onu merak edıyorum hıc 600 le ogrenen yokmu?daha once kullanmadıgım ıcın aklımda bırcok soru işaretı var.buda araba olayı gıbı ılk basta ogrenmek ıcın eskı model bır arabayla ogren sonra daha ıyısını guclusunu alırsın.. buda bunun gıbı bıseymı oluyo? benım abımde motosıklet tutkunu kendısı yurt dısında yasıyor kawasaki 750le baslangıc yaptı onla ogrendı ve sımdı az gelıyo 1000cclık bır makına almayı dusunuyomus..yanı ben 600luk bır makınada basladıgımda ne gıbı dezavantajı olur bana?gaza basınca fırlarmı? durdurulmazmı?donuslerde zorlarmı?
dıkkatlı kullandıktan sonra 600ccde baslanmazmı bunu ogrenmek ıstıyorum.bu arada basınızı agrıttım kusura bakmayın bayagıda yazmısım:D:rendeer:
 
Katılım
13 Ağu 2006
Mesajlar
248
estafurullah başımızı ağrıtmassın merak etme. düşük cc le başlaman senin için en iyisi olur. çünkü motosiklet sürmek hele ki yüksek cc li motor sürmek çok ciddi dikkatler ister. küçük bir hatanın nelere mal olucağını tahmin edemezsin. bu yüzden küçük cc li bir motor alıp onun üzerinde bütün acemeliğini atman en iyisi olur senin için. tabiki seçim senin ama iyi bir moorcu olmak istiyorsan küçük cc le bir motor alıp onda kendini tanıyıp, büyük cc le motorda kendini geliştirmen en doğrusu olur. her şey gönlünce olsun...
 
Katılım
14 Haz 2006
Mesajlar
8,146
"neden başlangıc motoru düşük cc ler?"

Cevap:


Bu yazıyı okumadan önce kafanızda motosikletle ilgili tüm bilgileri ve yaşadıklarınızı unutun. Hatta hayatınızda motora bile binmemiş farzedin kendinizi... Yazının sonunda yazılanlarla aynı düşünceye sahip değilseniz, sizden ricam “polemik olsun diye veya tartışmak için” karşıt görüş yazmayın. Farklı görüşünüz ve paylaşacak deneyiminiz varsa paylaşın ama sağlıklı bir beyinin burada yazılanların tersine birşeyi düşünmeyeceğini bekliyorum...


İlk motorum 600cc bir supersport ve hala hayattayım düşüncesi

Bu tip bir düşünce çok tehlikelidir. Kim ne derse desin, 600cc ve üzeri bir motosiklet başlangıç motoru olarak uygun değildir. Bunu dünya üzerindeki bütün deneyimli insanlar, eğitmenler ve bu işin içinde olan insanlar söylüyor. Haa, “ben yaptım oldu” deyip kafanızın dikine giderseniz birgün, biryerlerde patlarsınız. Neden mi? Çünkü 600cc ve 1000cc kategorisindeki yarış motorları hatayı affetmez. Zaten motor en ufak hatanızı kollayan, ilk fırsatta sizi üzerinden atmaya çalışan bir alettir. Yarış motorları diğer motorlardan çok farklı davranışa sahiptir. Ortalama olarak 160-180 kg olup, 120-200 hp arası güce sahip bu motorlar, 2-3 saniye gibi çok kısa sürelerde çok yüksek süratlere çıkabilirler. Bu motorlara yüksek süratlerde hakim olmak ciddi derecede zordur. Motora hakimiyet belli teknikler gerektirir. Yüksek süratlerde motoru yavaşlatmak ve durdurmak zordur. Bu tip motorları kullanmak için “İleri Sürüş Teknikleri” eğitimi almak faydalı olacaktır. Bugün MotoGP gibi bir yarışta bile profesyonel kullanıcıların motorlarla ne tip kazalar geçirdiğini görüyorsunuz. Pist ve trafik çok farklı ortamlardır. Pistte yapılan hatada en kötü ihtimalle biryerleriniz kırılabilir ancak aynı şekilde trafikte kaza geçirdiğinizde bunun ölümle sonuçlanması olasıdır. 600cc motora binip, hala hayattayım diyenler birgün öyle bir durum içerisinde kalabilirler ki, bu hayatlarına malolabilir. Aynı durumda deneyimli ve eğitimli bir kullanıcı zor da olsa bazı teknikleri uygulaması sayesinde içinde bulunan durumdan sıyrılabilecektir. Düz yolda motor kullanmak ve başına birşey gelmemesi motoru çok iyi kullanıyor anlamına gelmiyor. Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar, üçüncüde ne olduğunu biliyoruz... :)

Kimseye motor hayatına 100cc scooter ile başlanmalı demiyorum ama herkes cüssesine, kapasitesine uygun bir motorla başlaması, o motora iyice alıştıktan ve çok iyi şekilde hakim olduktan sonra değiştirmeyi düşünmeli diyorum. Yurtdışında birçok ülkede ehliyeti yeni alan kişiler kanuni olarak 2 sene boyunca 100-150cc den büyük motor kullanamıyorlar. 2 senenin sonunda da yapılan bir sınavdan geçtikten sonra motor hacmini büyütebiliyorlar, o da direk olarak 1000cc olamıyor. Kısacası dünyada büyük hacimli motorla başlanmaması için kanuni yollara da başvuruluyor. Umarım bu uygulama Türkiye’ye de gelir çünkü forumda okuduğum yazılardan anladığım kadarıyla bilinçsiz kullanıcı sayısı çok fazla.

Deneyim ve eğitimi hiçe sayan zihniyet

Motosiklette olmazsa olmaz iki şeyden biri deneyim, diğeri eğitimdir. Çok uzun süreler motosiklet kullanan biri zaman içerisinde yaşadığı olaylardan deneyim kazanır ve yapmış olduğu hataları tekrar etmemeye çalışır. Motosiklette deneyim çok önemlidir, ölmemenizi sağlar. Bunun yanında eğitim, deneyimi destekleyen bir kavramdır. Ciddi bir kuruluştan alınan eğitimin faydası çok büyüktür. Uzun süreler motor kullanan biri bile eğitim aldıktan sonra bir konu hakkında “meğer bunca senedir bunu yanlış biliyormuşum” diyebilir. Sonuçta eğitimde alınan bilgiler motor konusunda uzman ve profesyonel kişilerin ortaya koyduğu bilgilerdir. Bunları hiçe sayan sadece kendini kandırır ve hiçbir zaman kendini geliştiremez, olduğu yerde sayar. Çok şey bildiğini sanar ama aslında hiçbir şey bilmiyordur.

Beceri ve kabiliyet

Tabi ki her konuda olduğu gibi motosiklet kullanma konusunda da her insanın becerisi birbirinden farklıdır. Biri 2-3 ayda motora çok iyi hakim olabiliyorken, diğeri aynı sürede trafiğe bile çıkamayabilir. Ancak motora çok kısa sürede hakim olabilmeniz, motoru çok iyi kullandığınız anlamına gelmez. Motoru çok iyi kullanıyor olmak için deneyim sahibi olmak gerekir ki bu da zamanla olacak birşeydir. Bazı arkadaşların ben 2 aydır motor kullanıyorum, 40 yıldır sürenlere taş çıkartırım demesi sizce ne kadar anlamlıdır?


Herkese iyi sürüşler, kazasız günler diliyorum...


Duyarlı Olmak,
Tarih: 14.12.2003 Saat: 19:20
Konu: Her Turlu Duyurular


Sevgili Arkadaşlar,

Daha önceden de bu konu ile ilgili bir yazım olmuştu. Rahmetli Raif Ağabeyin vefaatinde içinde bulunduğum duyguların etkisiyle oldukça saldırgan bir yazı yazmıştım. O günden bugüne fikirlerim halen değişti mi, hayır.

Motosiklet, hepimizin hayatında oldukça önemli bir yere sahip ve hatta birçoğumuzun hayatının çoğunluğunu kapsayan bir hobby. Kimimiz için artık hobby den çok bir ulaşım aracı. Ancak gördüğüm o ki, genç yaşlı demeden bir çoğumuzu da aramızdan alıp götüren ve bizlere büyük acılar bırakan bir hobby olmaya başladı. Bunda suçlu, acaba motosiklet denilen araç mı, yoksa bizler mi? Evet motosiklet tehlikeli bir araç. Ancak içinde bulunduğumuz şu ortamda yürümek de, alışveriş mağazasından alışveriş yapmakta, bankaya gitmek de tehlikeli. Diğer seçenekler de alternatifler yaratabiliyoruz. Suçu, kana susamış canilere atabiliyoruz. Ölenlere rahmet ediyor, kalanlara başsağlığı diliyoruz. Aynı motosiklette olduğu gibi. Ama motosiklet kazalarında ne hikmetse hiç motosikletlere suç bulmuyoruz. Bu aletlerin suçu yok mu? Bence var. Ama onların suç teşkil ettiği konuyu aslında bizler yaratıyoruz. Nasıl mı?

Yeni bir motosiklet modeli çıkıyor. Çok hoş, çok güzel.

"İşte hayatımın motosikleti, bundan mutlaka edinmem lazım. Bu sayede hem kendi egomu tatmin eder, hemde çevreme bol bol hava atarım.."

Yada,

"İşte benim almam gereken, bana yakışan motor bu. Bundan başkasını alırsam, çevremdekiler ne der sonra? Klasıma yakışmaz diğerleri!"

Yada,

"Hayat tehlikelerle dolu zaten. Olacağı varsa olacak. O yüzden alayım anasını sattığımın motorunu. Hem bana birşey olmaz. Koca camiada beni mi bulacak kaza?"

Gibi birçok sebepler üretiyoruz kendi kendimize. Henüz yeni motorcular (lütfen kimse alınmasın yeni motorcu dediğim için ama biraz çuvaldızı kendimize batırmanın zamanı geldi.) ki bunlardan kastım sene itibarıyla değil, km itibarıyla söylüyorum, motosikletini hemen büyütmenin yollarını arar oldular. Soruyorsun,

- 10000 km yol yaptım. Artık motorumu büyütmenin zamanı geldi, hem diğerlerinde büyük motosikletler varken benim ki onların yanında oyuncak kaldı, diyerek savunmalarını baştan hazırlıyorlar.

Yada,

- 16000 km oldu, biliyorum daha erken motorumu büyütmek için ama aklım o motorda işte. Aklımda kalacağına altımda yol alsın. Hem ben hız yapmam.

Arkadaşlar, kabullenmesek de motosikletini büyütmenin en büyük sebeplerinden biri, çevremize atacağımız "HAVA" dır. Altımızdaki motosikleti de aynı otomobilimiz gibi gösterişlisinden, en pahalı olanından, en güçlü olanından seçiyoruz. Hadi otomobilde bir şansımız var. Peki motosiklette var mı?

Henüz yeni motosiklet sahibi olan arkadaşlarla tanışma fırsatım oluyorlar. İlk motosikletleri büyük hacime sahip motorlar oluyor.

- 600 cc lik aldım ama gidip 1000 cc lik almadım. Biraz tecrübelenince onlardan alacağım.

Savunmaya bak!!!! Size kısaca bir teknik açıklama yapayım.

600 cc lik bir Racing, Motor Gücü 100-125 hp arasında. Bu gücü 11500 rpm ile 13000 rpm (Rpm = Devir/dk.) da sağlıyor. Yani, krank dakikada 11500 rpm dönüyor. Saniyede 191 defa dönüyor. Biraz düşündürücü dimi? Ve bu motorların 0-100 km/h hızlanma değerleri ise 2,4 - 2,9 saniye gibi oluyor. Şimdi bu gücü kontrol etmek sizce kolay mı?

Peki Racing değil de Enduro'dan bahsedelim. Aşağı kalır yanı mı var? Hayır.

650 cc lik bir Enduro, Motor gücü 45-55 hp arasında. Bu gücü 7500 rpm - 8500 rpm de sağlıyor. Yani krank dakikada 7500 devir dönüyor. Saniyede 125 kez dönüyor. Ağırlıkları ise 180 kg civarında oynuyor. Bunlarında 0-100 km hızlanma değerleri 4,5 - 6 saniyeler arasında değişiyor. Yani yukarıdakilerden çok da aşağı kalır değil. Evet bu gücü kontrol etmek, yukarıdaki bir racing ten daha kolay. Ama yeni başlayan biri için mi? Değil... Yada henüz birkaç bin km yapmış insan için mi? Yine hayır. 1000 cc likleri söylemeye gerek görmüyorum bile.

Avrupa'da yeni başlayan bir motosiklet sürücüsü, ilk olarak 50 - 200 cc arasındaki motosikletleri en az 2 sene kullanmak zorunda. Ondan sonra yeniden sınava girip, yeterlilik sağladığı takdirde 2 sene de 200 - 400 cc arasındaki hacimli motosikletleri kullanıyorlar. Ondan sonra seneye göre motosikletlerini büyütüyorlar. Ancak her seferinde yeterlilik sınavına tabi tutuluyorlar. Eğer bu sınavlardan başarısız olurlarsa, küçük cc li motosikletleri kullanmaya devam ediyorlar. Taa ki eğitmenlerini ikna edene kadar. Ancak maalesef ki ülkemizde bizler kendi kendimize yeterlilik veriyor ve en kısa zamanda daha büyük motosikletleri almaya çalışıyoruz. Sonuç "GERİDE ACILI BİR AİLE, ARKADAŞLAR, TEHLİKELİ İMAJ"

Sevgili arkadaşlar, 10000 -15000 - 20000 km ler tecrübe kazandırmaz. Bu km'lerle sadece kullanmış olduğunuz motosiklete adapte olursunuz. Onunla bütünleşirsiniz. Ancak yeni bir motosiklete geçtiğinizde ki bu büyük bir motosikletse, siz çok acemisinizdir. Ne motorun özelliklerini, ne karakterini bilmiyorsunuzdur. O motosiklet, sizin için POTANSİYEL BİR TEHLİKE 'dir. Şunu sakın aklınızdan çıkarmayın, ister 4 teker, ister 2 teker olsun her aracın bir karakteristik sürüş tarzı vardır. Bu aynı marka, model olsun farketmez. Şöyle deneyin, aynı model, aynı km.lerde, aynı marka bir başka arkadaşınızın motosikletini kullanın, farklı gelecektir size. Yabancılık çekeceksiniz. Hareket ederken, viraja girerken, fren yaparken çok büyük farklılıklar hissedeceksiniz. İşte o size yabancı bir motosiklet. Ve siz ona alışıncaya kadar sizin katiliniz olmaya aday. O ana kadar yapmış olduğunuz km'ler, o an için tamamen resetlenmiş olacaktır. Siz artık acemi durumunda olacaksınız. Ne zaman ki yeni motosikletinizle birkaç bin km yaparsınız, o zaman alışacaksınız. Ha burda eğer sizin yapmış olduğunuz km, eğer 10 -15000 km değil de 25-30000 km olsaydı, alışma süreciniz daha kısa olurdu. Daha fazlası olsa çok daha kısa süreler olurdu. Dikkat edin, tehlikede olduğunuz süreden bahsediyorum.

Geçtiğimiz sene Yunanistan'dan gelen motosikletli dostlarımızla yapmış olduğumuz konuşmalarda, aynı motosikletle 100000 km ler yapanlar, bunu aşanlar vardı. Onlar bu işi gerçekten hobby amaçlı yaptıklarından altlarındaki motosikletlerin büyük yada küçük olması, onlar için birşey ifade etmiyordu. Sonuçta yine iki teker üstünde hareket ediyorlar ve hobby lerini gerçekleştiriyorlardı. Onlar bizden daha mı az tecrübelilerdi peki? Tabii ki hayır. Ama onlar bilinçli kullanıcılardı ve motosikletin onlar için tehlikelerini bertaraf etmenin yolunu biliyorlardı.

Şimdi büyük bir motosikletin tehlikesinden biraz bahsedelim.

Her insanın içinde adrenalin duygusunu yaşamak vardır. Bunun çeşitli yollarını arar. Elimin altında güç olsun ama ben bunu kullanmam diyen yalan söyler. Mutlaka o gücü kullanır.

- Ya, uzun yolda araç sollarken, düşük gücü olan bir motor beni tehlikeye sokuyor. Bastım mı geçmem lazım ki tehlikeden kaçayım.

Geçme o zaman kardeşim. Yol boşalınca geç sende. Niye riske atıyorsun ki kendini? Güç olduğu sürece risklerini de artırıyorsun. Nasıl olsa geçerim düşüncesi ile ona göre yol almaya başlıyorsun. Bunu bilinç altından yapıyorsun. Oysa gücünü bildiğin bir motosiklet olsa altında, risklerini en aza indirmeye çalışıyorsun. Yol boşsa geçiyorsun, daha düşük limitlerde gidiyorsun, daha yavaş virajlara giriyorsun. Yani tehlikeleri otomatikman minimuma indirgiyorsun. Gideceğin yere daha rahat gidiyorsun, yorulmuyorsun, etrafını görme fırsatlarını kaçırmıyorsun. Süre olarakta hızlı gidenden çok az bir farkla ulaşıyorsun gideceğin yere.

Bir diğer nokta ise tehlike anında, tehlikeden mi kaçayım, motorun gücünü mü kontrol edeyim derken kaza zaten oluşuyor. Sadece büyük hacimli motosiklet değil sorun, ebatsal olarak daha büyük, ağırlığı daha fazla motosikletler de tecrübesiz insanlar için büyük tehlike oluşturuyor. Altınızdaki kütle ne kadar büyük olursa, kontrol etmeniz de o kadar zorlaşıyor. Bunu en kolay kaygan bir yolda hissediyorsunuz. Kendi cüsseniz ile altınızdaki kütleyi kontrol etmenin ne denli zor olduğunu daha iyi anlıyorsunuz. Yarış amaçlı üretilen motosikletlere dikkat edelim. Genelde çok hafif olurlar. Bunun sebebi sadece daha az ağırlık, birim kütleye düşen daha yüksek beygir gücü değil, kontrolü daha kolay bir kütle, daha az harcanan enerji, daha az yorgunluk vs. vs... Görüyorum ki 50 kg. olan bir bayan, 180 kg lık kütleyi kontrol etmeye çalışıyor. Sizce ne derece başarılı olabilir? Yada 70 kg olan bir adam, 240 kg lık bir kütleyi kontrol etmeye çalışıyor. Şöyle bir hesap vardı yanlış hatırlamıyorsam, bir insan, ancak kendi ağırlığı kadar olan bir kütleyi zorlanmadan kaldırabilir. Bunun üstündeki ağırlıkları, insan üstü bir çaba ile yapar. Ancak limitlerdir ve çok çabuk yorulur. (Halterciler hariç)

Bir de diğer bir konu sele yükseklikleri. Bacak boyu 75 cm olan bir kişi, 85 cm sele yüksekliği olan motosiklet kullanıyor. Tecrübesi ise zayıf. Ayaklarını yere koyma isteği sürekli var. Yavaşlamalarda hemen ayaklar yere iniyor. Yere değecek mi? Belki parmak uçlarında. Peki o kütleyi parmak uçlarında nasıl taşıyacak? Hasbelkader taşıyor. Ama en ufacık zorlanmada motosiklet yerde. Şanslı ise ayakları altında kalmaktan kurtuluyor. Diyeceksiniz ki Cross motosikletlerinde adamların ayakları bile yere değmiyor ama bu adamlar yarışıyor. Sizde de o tecrübe olsa, sizde binin. Adamların işleri. Yada uzun yıllardır artık motosikletin üstünde olduklarından, ayaklarını yere indirme gereğini pek duymuyorlar.

İşte arkadaşlar, yukarıda saymış olduğum bir çok sebep, motosikletleri kana susamış katillerden farklı kılmıyor. Ama bu cansız kütleler mi suçlu? Hayır. Buna sebep veren insanlar, yani yine bizler suçluyuz. Bu masum hobby amaçlı araçlarımızı, kana susamış cani yapan bizleriz, onlar değil. 1992 yılından beri bu motosiklet kullanıyorum. Toplam yapmış olduğum km, 300.000'e merdiven dayadı. Ama halen 650 cc bir motosiklet kullanıyorum. Bundan sonra alacağım da 650 cc olacak. Lütfen bu duyarlılığı sizlerde gösterin. Gösterin ki, artık bu mail guruplarında kaza haberleri, kaza sonucu ölüm haberleri olmasın.

Biliyorum yazı çok uzun oldu. Belki çok ukalaca bir yazı oldu. Ama eminim ki bir çoğunuz okuduğunda bana hak verecektir.

KONTROL EDEBİLDİĞİN GÜÇ HER ZAMAN GÜLDÜRÜR, KONTROL EDEMEDİĞİN GÜÇ İSE BİRGÜN ÖLDÜRÜR.

ÖLMEK İÇİN DEĞİL, ÖLENE KADAR MOTOSİKLETE BİNMEYİ DENEYİN.

Vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederim.

Sevgiler

Zafer Yangın
Suzuki XF650 Freewind
İstanbul
 
Katılım
17 Eki 2006
Mesajlar
554
Race motor kullanacaksan ve 600 cc ile başlarsan gider bir yerde patlarsın.Patlamayan örnekler varmıdır?Yoktur...En azından benim bildiğim yoktur.Patlayıpta kurtulan varmıdır evet vardır.Araştır.Gezilere katıl bulursun.125 çok düşük.Güçlü kuvvetli isen 250 likle başla.Ama işte onda dikkatli ol.
 
Katılım
3 Nis 2008
Mesajlar
320
Büyük cc alıpta motor tecrübesi olmayanlar takla atıp geberiyor o yüzden düşük cc !
 
Katılım
27 Ara 2005
Mesajlar
1,789
eğer yani başlayacaksan mutlaka düşük cc bi motosikletle başlamalısın. R6 hastalığı başladı demişsin, eğer R6 ile başlayacak olursan o hastalığın seni öldürme ihtimali çok yüksek.Bu macerayı başlamadan bitirmeyi istemezsin herhalde. Dikkatli kullanmakla pek alakası yok bu işin eğer hayatında hiç motor kullanmadıysan acemiliğini düşük cc bi motosiklette atmalısın,büyük cc de yapacağın bi hata sana pahalıya patlayabiliğr...
 
Son düzenleme:
Katılım
27 Ara 2005
Mesajlar
5,149
Önemli olan düşük cc değil, kullanımı kolay bir motor olması. Tabii piyasada 20 HP gücünde ama 1000cc'lik, 120 kiloluk bir motor olmadığı için ister istemez ufak bir motor almak duumunda kalınıyor. Hafif, çevik, kullanımı kolay ve dengeli motorlarla başlamak en iyisi. 100HP'lik bir motorun kullanımı motora yeni başlayan bir kişi için kolay değil.

İstersen otomobillerle kıyasla. Motorları sürücü dahil standart 250kg, otomobilleri 1250 kg kabul edersek (1'e 5):
15hp'lik bir motor 75hp'lik bir arabaya (mesela Fiat Albea, Renault Clio),
30 HP'lik bir motor 150HP'lik bir arabaya (mesela Clio RS, Peugeot 206 GTi),
60 HP'lik bir motor 300 HP'lik bir arabaya (mesela Subaru Impreza WRX),
90 HP'lik bir motor 450 HP'lik bir arabaya (mesela Porsche 911 Turbo),
120 HP'lik bi motor 600 HP'lik bir arabaya (mesela Lamborghini Murchielago),
200 HP'lik bir motor 1000 HP'lik bir arabaya (mesela Bugatti Veyron) denk gelecek.

Otomobillerde olan sürüş yardımcısı sistemlerin neredeyse hiç biri motorlarda olmadığı için motor kullanmak otomobil kullanmaktan 2 kat daha zor dersek (ki bence öyle), her motor gücü için bir sıra aşağıya bak. Bir insan otomobil kullanmaya Subaru Impreza WRX ile başlarsa sence ne kadar öğrenebilir, kaza yapma riski ne akdar olur? Hele bir de ilk otomobilin Lamborghini ise?
 
Katılım
29 Eki 2007
Mesajlar
2,233
Motosiklete yeni başlayan birinin hata yapması bayağı bir fazla.Bana göre düşük cc ile başlamanın faydası kesinlikle büyük motorlarla yapılan hatalara göre daha az zarar ile kurtulmaktır...
 
Katılım
7 Haz 2008
Mesajlar
13
yazılarıı okudum cok guzel bilgiler gercekten.BBRR nın yazıalrınıda okudum oda haklı bence herseyden once egıtım geliyor ama maalesefki bu egıtımı turkıyede yada benım bulundugum sehırde alma fırsatım yok boyle egıtım veren yer yok.en uygunu benım ıcın heralde 250cc olur dıye dusunuyorum..bu yazıları dah aonce gormemıstım yenı uye oldugum ıcın genelde teknık bılgılerı surus teknıklerını okdugum ıcın görmemısım.ama şuda var dedıgım gıbı abım 750cc le basladı ve 1000lık dusunuyo sımdıde..ve motosiklet oyle bır anlatılıyokı forumlarda artık ben başlamadan korkar oldum motordan.aynı tehlıke arabadada oluyo araba kullananlar dahamı az tehlıkede? ondada motora gore bırcok dezavanjı var.burda okudum sofuoğlu kardeşlerden en buyugu yaya karsıdan gecerken vefat etmıs dıger bır yarıscımız emreydı ısmı galıba bısıklete bınerken kaza gecırıp vefat etmıs mekanalrı cennet olsun.
BBRR cok haklı bu saatde motosiklet egıtımı almıs olmanlada yetmıyo ıstersen 30 yıl kullan karsıdakı egıtımsız kısı gelir vurur belkı bıranlık dalgınlıgına gelır ınsanız sonucta.yınede buda demek olmuyo 600 la baslayım:)
Zafer Yangın arkadasımız gercekten guzel yazmıs teşekkur edıyorum bu eşsiz bilgiler icinde ona.
 
Katılım
10 Haz 2008
Mesajlar
193
Babam ehliyetini aldıktan sonra CBF 600 ile başladı.Çabuk alıştı.Az kullandı ve şükür başına bir şey gelmedi.Yani olay tamamen kullanan kişide bitiyor.Kendini alştırabilirsen ,taşıyabilirsen motoru sana kalmış.
Beni soruyorsan ben 125cc ile başlamayı tercih ederim ama.
 
Katılım
7 Haz 2008
Mesajlar
13
sanırım ben 125lıkle başlayamacak kadar iriyim kucuk gelir heralde bana:D:D boy 1.87 kilo 94 :)
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
17 Mar 2008
Mesajlar
1,647
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
başlangıç motoru olarak 125 cclik cross motorları öneriyorlar . yani commuter değil .commuter de olurmuş ama crosslarda ağırlık dağılımı daha iyi olduğu için motosiklete alışma aşamasında daha iyiymiş .bir de ilk motosiklet olarak düşük cclerin önerilmesinin altında başka bir faktör de varmış . olaya yeni başlayan eleman ilk önce hafif motosikletle öğrenmeliymiş .düşük ccler de genelde en hafif motosikletler olduğundan düşük ccler öneriliyomuş. biraz anaokulu çocuğu gibi anlattım ama bunları söyleyen de eski istanbul motorize ekipler motosiklet sürüş eğitimi hocası . ayrıca kendisine düşük cc bir motosikletle başladıktan sonra ikinci motosikletin ne gibi birşey olabileceğini sordum ve o da en az 600 cclik bir enduroya geçilebileceğini söyledi. 600 cc racing olmaz mı dedim. kesinlikle olmaz dedi .
 
Son düzenleme:
Katılım
12 Nis 2003
Mesajlar
824
 Bu Konu MT Site Yönetimi Tarafından Kapatılmıştır.
Sebep:  Forum kuruldu kurulalı yıllardır aynı konu kaçıncı seferdir açıldı bilmem, tartış tartış bitmedi ne bereketli konu ise, çok görüşler beyan edildi, yazıldı, çizildi, emeklere saygısızlık olmasın yukarıda hepsi var, bağlantılarda verilmiş gerekirse o başlıklardan devam edilebilir. Hangi başlıklar dediğiniz duyar gibiyim :) bu ve bu.
 Forum admin ve yöneticileri kurallara uymayan mesajlari degistirme ve silme hakkina sahiplerdir.
 Foruma üye olan herkes forum kurallarını kabul etmiş sayılır.
 Forum Kurallarını okumak için tıklayın..
 Şikayetleriniz için tıklayın
 
Son düzenleme:
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst