- Katılım
- 24 Eki 2006
- Mesajlar
- 712
- Konu Yazar
- #1
Merhaba arkadaşlar;
İşin gerçeği aslında bahçeden felan da zerre kadar anlamam. Ama kafama göre rahatça dinlenebileceğim zevkime göre uğraşabileceğim temiz hava ile muhatap olabileceğim tamamaiyle kendime ait bir yerim olsun istedim. Ve gteçtiğimiz yıl 500m2 - 1dönüm bir yer aramaya başladım. 1,5 dönüm imar görmemiş bir yer buldum. Almak için satıcının yanına gittim ama adamın işi varmış biraz da moralim bozuk eve geldim.
Tam dinlenmek için kanepeme sırt üstü uzanmıştım. Telefon geldi. Benim kayın peder. Yasin yarın yanına bi adam gelecek okula, arsası varmış satıyor bi bakın dedi. Neyse ertesi gün adam geldi gittik arsasına baktık. Arsa imar görmüş ve tam da alabileceğim fiyata. Pazarlığı yaptık ve nasipmiş ki aldım. Almaya aldım da, yakınlarda su yok. BAhçe işinden pek anladığımda söylenemez. Cepte para da yok. Geçtiğimiz bahar 5 elma, 3 armut, 3 kayısı,1 erik fidanı dikmiştim Temmuz a kadar hafta da 1 kere taşıma su ile suladım ama sonra pes etmiştim. Parasızlıktan etrafını çevirememiş öylece kalmıştı fidanlar. Sağ olsun çoban efendi keçileri ve davarlarını benim fidanların üzerine salmış. Şarapçılar mekan tutmuş. Velhasılı kelam bahçeden soğumaya başlamış hatta fidanların tamamından da ümidimi kesmiştim.
Taa ki bu bahara kadar. O körpecik fidanların çoğu hayata tutunmuş yeşermişti. O fidanlarla birlikte benimde ümitlerim yeşerdi ve geçtiğimiz cumartesi pazar BİSMİLLAH deyip işe başladık.
Önce etrafını çevirmeli... Tel germeliydim. Sonrası Allah büyük içine de küçük bir şato kondurabilirsem eşimi dostumu ağırlayıp saatlerce güzel zaman geçirebileceğim bir mekanım olacaktı.
İşin en güzel yanı da iş yerimle evimin tam ortasında. Ve 4 km uzaklıkta.

Geçen yıl yeni aldığım sıralar büyük bir istekle hem de yalın ayak uğraşıyoruz.

Geçtiğimiz pazar günü direkleri güzelce hizalayıp betonla sağlamlaştırmaya başladık saat 12.00 civarı.

Bir şansımızda kumun bol olması. Zamanında bir dere varmış. Artık suyu yok ama ihtiyacımız olanı kumu bize sunuyor.

Sevgili bacanağım Gürbüz abim. Öz abim olsa herhalde bu kadar sevebilirim. Direklere lazım olan kumu çekiyor.


Bu da can dostum taa çocukluk arkadaşım. Adaşım... Yasinim... Allah bizi hiç bir zaman birbirimizden uzaklaştırmadı. Aynı sınıfta aynı sıraları paylaştık. Mezun olduk. O polis oldu. İlk görevi Urfaya çıktı. 6 ay sonra ben öğretmen oldum tayinim Urfa ya çıktı. Çıkamasına çıktı da urfa da binlerce kçy varken kardeşimin 20 km yakınındaki köye mi tayinim çıkar.... Askerlik geldi çattı. Vatan borcu ödenecek. Tunceli Ovacık Munzur dağında operasyon. 2 ay sonra Yasin peşimden geldi askerlik görevine Tunceli ye. Düğünlerimiz bile birer hafta arayla oldu. Varın gerisini siz hesap edin artık Allah sizlere de böyle güzel dostluklar yaşamayı nasip etsin.
Neyse biz konumuza dönelim.

Yasin de benim gibi yarım ustadır. İkimiz bir araya gelince bir çok ustayım diyen taş çıkartırız. Direkler bir bir dikiliyor.


Yandım abiler ablalar... çok ta sıcak değil ama... terlediğimden dolayı...


Direkleri yerleştirme işimiz bittiğinde akşam saat 20.30 du. Hepimiz de bitmiştik kendimizi boş bulduğumuz yere attık.
Direklerin bitmiş hali. Ertesi gün okul dönüşü çektim resimleri.

Bunlar da içinde ki tutmuş fidanlar.
Bu armut fidanı üzerinde 40 ın üzerinde meyve çiçeği vardı. Ama nazar değdi galiba. Çünkü 3 gün içerisinde hem çiçekleri hem de yaprakları uçlarından kurumaya başladı.

Kayısı fidanlarımdan biri...

Bu da erik fidanım bir kaç hafta sonra meyvelerini yeriz herhalde.

Bunlarda asma fidanlarımdan... daha 2 haftalık olmasına rağmen yaprakları filizlenmeye başladı. İnşallah tutar.


Yarın sabah telleri germeye başlayacağız. Ve sizlere sulamaya nasıl bir çare bulduğumu göstereceğim. Bu günlük bu kadar.
Sürekli burdan her gelişmeyi sizlere aktaracağım. Ve fikirlerinizi değerlendireceğim. Şimdilik bu kadar.
İşin gerçeği aslında bahçeden felan da zerre kadar anlamam. Ama kafama göre rahatça dinlenebileceğim zevkime göre uğraşabileceğim temiz hava ile muhatap olabileceğim tamamaiyle kendime ait bir yerim olsun istedim. Ve gteçtiğimiz yıl 500m2 - 1dönüm bir yer aramaya başladım. 1,5 dönüm imar görmemiş bir yer buldum. Almak için satıcının yanına gittim ama adamın işi varmış biraz da moralim bozuk eve geldim.
Tam dinlenmek için kanepeme sırt üstü uzanmıştım. Telefon geldi. Benim kayın peder. Yasin yarın yanına bi adam gelecek okula, arsası varmış satıyor bi bakın dedi. Neyse ertesi gün adam geldi gittik arsasına baktık. Arsa imar görmüş ve tam da alabileceğim fiyata. Pazarlığı yaptık ve nasipmiş ki aldım. Almaya aldım da, yakınlarda su yok. BAhçe işinden pek anladığımda söylenemez. Cepte para da yok. Geçtiğimiz bahar 5 elma, 3 armut, 3 kayısı,1 erik fidanı dikmiştim Temmuz a kadar hafta da 1 kere taşıma su ile suladım ama sonra pes etmiştim. Parasızlıktan etrafını çevirememiş öylece kalmıştı fidanlar. Sağ olsun çoban efendi keçileri ve davarlarını benim fidanların üzerine salmış. Şarapçılar mekan tutmuş. Velhasılı kelam bahçeden soğumaya başlamış hatta fidanların tamamından da ümidimi kesmiştim.
Taa ki bu bahara kadar. O körpecik fidanların çoğu hayata tutunmuş yeşermişti. O fidanlarla birlikte benimde ümitlerim yeşerdi ve geçtiğimiz cumartesi pazar BİSMİLLAH deyip işe başladık.
Önce etrafını çevirmeli... Tel germeliydim. Sonrası Allah büyük içine de küçük bir şato kondurabilirsem eşimi dostumu ağırlayıp saatlerce güzel zaman geçirebileceğim bir mekanım olacaktı.
İşin en güzel yanı da iş yerimle evimin tam ortasında. Ve 4 km uzaklıkta.

Geçen yıl yeni aldığım sıralar büyük bir istekle hem de yalın ayak uğraşıyoruz.

Geçtiğimiz pazar günü direkleri güzelce hizalayıp betonla sağlamlaştırmaya başladık saat 12.00 civarı.

Bir şansımızda kumun bol olması. Zamanında bir dere varmış. Artık suyu yok ama ihtiyacımız olanı kumu bize sunuyor.

Sevgili bacanağım Gürbüz abim. Öz abim olsa herhalde bu kadar sevebilirim. Direklere lazım olan kumu çekiyor.


Bu da can dostum taa çocukluk arkadaşım. Adaşım... Yasinim... Allah bizi hiç bir zaman birbirimizden uzaklaştırmadı. Aynı sınıfta aynı sıraları paylaştık. Mezun olduk. O polis oldu. İlk görevi Urfaya çıktı. 6 ay sonra ben öğretmen oldum tayinim Urfa ya çıktı. Çıkamasına çıktı da urfa da binlerce kçy varken kardeşimin 20 km yakınındaki köye mi tayinim çıkar.... Askerlik geldi çattı. Vatan borcu ödenecek. Tunceli Ovacık Munzur dağında operasyon. 2 ay sonra Yasin peşimden geldi askerlik görevine Tunceli ye. Düğünlerimiz bile birer hafta arayla oldu. Varın gerisini siz hesap edin artık Allah sizlere de böyle güzel dostluklar yaşamayı nasip etsin.
Neyse biz konumuza dönelim.

Yasin de benim gibi yarım ustadır. İkimiz bir araya gelince bir çok ustayım diyen taş çıkartırız. Direkler bir bir dikiliyor.


Yandım abiler ablalar... çok ta sıcak değil ama... terlediğimden dolayı...


Direkleri yerleştirme işimiz bittiğinde akşam saat 20.30 du. Hepimiz de bitmiştik kendimizi boş bulduğumuz yere attık.
Direklerin bitmiş hali. Ertesi gün okul dönüşü çektim resimleri.

Bunlar da içinde ki tutmuş fidanlar.
Bu armut fidanı üzerinde 40 ın üzerinde meyve çiçeği vardı. Ama nazar değdi galiba. Çünkü 3 gün içerisinde hem çiçekleri hem de yaprakları uçlarından kurumaya başladı.

Kayısı fidanlarımdan biri...

Bu da erik fidanım bir kaç hafta sonra meyvelerini yeriz herhalde.

Bunlarda asma fidanlarımdan... daha 2 haftalık olmasına rağmen yaprakları filizlenmeye başladı. İnşallah tutar.


Yarın sabah telleri germeye başlayacağız. Ve sizlere sulamaya nasıl bir çare bulduğumu göstereceğim. Bu günlük bu kadar.
Sürekli burdan her gelişmeyi sizlere aktaracağım. Ve fikirlerinizi değerlendireceğim. Şimdilik bu kadar.
Son düzenleme:





