- Katılım
- 14 Nis 2008
- Mesajlar
- 758
- Konu Yazar
- #1
Merhaba MT.
Askerden döndükten sonra hava muhalefeti nedeniyle bir türlü motorumla dilediğimce gezemiyordum. Oysa şafak sıkıştırırken motorumla özgürlüğe gaz açma hayaliyle yaşamıştım.
Bu sabah Rize'de güneşli bir güne uyandım. Ki bu mevsimde bizim memlekette pek sık rastlayabileceğimiz bir şey değildir.
Kahvaltıyı alelacele yaptıktan sonra tam dışarı çıkmaya hazırlanıyordum ki ne göreyim dışarıda sağanak yağmur var. Neyse biraz bekledikten sonra havanın durulduğunu gören ben kendimi dışarı attım.
Şelale merkezden yaklaşık 32 km uzaktıkta
Kuzeni de gideceği yere bıraktıktan sonra doğru Çayeli'ne.
Çayeli merkezden başlıyoruz yukarıya çıkmaya. Yolda zaman zaman durup fotoğraf çekiyorum.
HES projelerinden dolayı tehdit altında bulunan derelerimiz
Karadeniz'de çok sık karşılaşılan derin vadilerin yamaçlarını birbirine bağlayan taş köprülerden bir örnek.
Yukarılara doğru çıktıkça kar kendini göstermeye başladı.
Oraya gidiyorum..
Benim ilk göz ağrım. Motoru büyütmek istiyorum ama bu motoru nasıl kıyıp da satacağımı bilmiyorum. Çok kahrımı çekti : )
Burada güzel bir manzara var. İlerde şöyle yarı profosyonel bir fotoğraf makinem olursa bu güzellikleri daha iyi fotoğraflayacağım umarım.
Fotoğraf çekmek için durmuştum. Fark ettim ki buradan yol ayrılıyor. iyi ki durmuşum.
devam edeceğim yol artık az önceki gibi beton ve temiz bir yol değil. Bu güne kadar hep cruiser motorlara bakıyordum o asi görüntülerine hasta olduğum için. Ancak yaşadığım şehir, yola ve doğaya olan merakım gösteriyor ki bana artık enduro cross karışımı bir alet lazım.
Kar kalınlığı iyice artıyor artık. motoru zaptetmek mümkün değil.
Biraz direndikten sonra vazgeçiyorum. ancak buraya kadar gelip de şelaleyi görmeden gitmeyi yediremiyorum kendime. En çoğu 1-2 km yürürüm diye düşünüp motoru burada bırakıyorum ve başlıyorum yürümeye.
Aklımda şu klişe replik
"Yolun bundan sonrasına katırlarla devam edeceğiz"
Manzara çok güzel
Git gide ortam ıssızlaşırken yerde gördüğüm ayak izleri bir tarafımın yusuf yusuf ikilmesini yaşamasına sebep oluyor : )
Bir insana ait olmadığı aşikar. Son fotoğrafımı da çekeyim diye düşünüyorum kendime : ) o tedirginlikle pek yakışıklı çıkmıyorum haliyle
Biraz sonra rastladığım hayvan dışkısını inceleyince çok tehlikeli bir hayvan olmadığını düşünmeye başladım
Tahmin ettiğim gibi de çıkıyor. İşte mevzu bahis arkadaşlar.
Çoban
Tırmanmaya devam ediyorum ancak botlarım su almaya başladı ve yoruldum. Yamulama başlıyorum.
Ve Ağaran Şelalesine varıyorum.
Şelalenin yanına kadar gidebilmek için akan suyun oluşturduğu şu göleti geçmek lazım. Ama bu soğukta o kadar ıslanmaya niyetim yok. Daha beni bekleyen bir dönüş yolu var.
Geldim gördüm. Ve zaman kaybetmeden dönmek için yola koyuluyorum. Çünkü kapkara bulutlar ortalığı sarıyor ve birden bire etraf kararıyor. Hafif hafif kar yağmaya başlıyor. Geldiğim yolların da kapanabileceğini düşünerek acele ediyorum.
Böyle sıra halinde yürürken askerdeki günlerim geliyor aklıma : )
Şu ıssız dağda bile onu bıraktığım gibi görmek beni mutlu ediyor : )
Yağmur iyice şiddetleniyor. eve dönene kadar iliklerime kadar ıslanıyorum. Şiddetli yağmur ve rüzgar tırların rüzgarına eklenince dönüş yolu biraz gergin geçiyor.
Ve evdeyim. Sıcak çayımı yudumlarken fotoğraflarıma bakıyorum. Şu kısa ömrümüze 1 gün daha eklemiş olmanın keyfi içindeyim.
İyi aklamlar : )
Askerden döndükten sonra hava muhalefeti nedeniyle bir türlü motorumla dilediğimce gezemiyordum. Oysa şafak sıkıştırırken motorumla özgürlüğe gaz açma hayaliyle yaşamıştım.
Bu sabah Rize'de güneşli bir güne uyandım. Ki bu mevsimde bizim memlekette pek sık rastlayabileceğimiz bir şey değildir.
Kahvaltıyı alelacele yaptıktan sonra tam dışarı çıkmaya hazırlanıyordum ki ne göreyim dışarıda sağanak yağmur var. Neyse biraz bekledikten sonra havanın durulduğunu gören ben kendimi dışarı attım.
Şelale merkezden yaklaşık 32 km uzaktıkta
Kuzeni de gideceği yere bıraktıktan sonra doğru Çayeli'ne.
Çayeli merkezden başlıyoruz yukarıya çıkmaya. Yolda zaman zaman durup fotoğraf çekiyorum.
HES projelerinden dolayı tehdit altında bulunan derelerimiz
Karadeniz'de çok sık karşılaşılan derin vadilerin yamaçlarını birbirine bağlayan taş köprülerden bir örnek.
Yukarılara doğru çıktıkça kar kendini göstermeye başladı.
Oraya gidiyorum..
Benim ilk göz ağrım. Motoru büyütmek istiyorum ama bu motoru nasıl kıyıp da satacağımı bilmiyorum. Çok kahrımı çekti : )
Burada güzel bir manzara var. İlerde şöyle yarı profosyonel bir fotoğraf makinem olursa bu güzellikleri daha iyi fotoğraflayacağım umarım.
Fotoğraf çekmek için durmuştum. Fark ettim ki buradan yol ayrılıyor. iyi ki durmuşum.
devam edeceğim yol artık az önceki gibi beton ve temiz bir yol değil. Bu güne kadar hep cruiser motorlara bakıyordum o asi görüntülerine hasta olduğum için. Ancak yaşadığım şehir, yola ve doğaya olan merakım gösteriyor ki bana artık enduro cross karışımı bir alet lazım.
Kar kalınlığı iyice artıyor artık. motoru zaptetmek mümkün değil.
Biraz direndikten sonra vazgeçiyorum. ancak buraya kadar gelip de şelaleyi görmeden gitmeyi yediremiyorum kendime. En çoğu 1-2 km yürürüm diye düşünüp motoru burada bırakıyorum ve başlıyorum yürümeye.
Aklımda şu klişe replik
"Yolun bundan sonrasına katırlarla devam edeceğiz"
Manzara çok güzel
Git gide ortam ıssızlaşırken yerde gördüğüm ayak izleri bir tarafımın yusuf yusuf ikilmesini yaşamasına sebep oluyor : )
Bir insana ait olmadığı aşikar. Son fotoğrafımı da çekeyim diye düşünüyorum kendime : ) o tedirginlikle pek yakışıklı çıkmıyorum haliyle
Biraz sonra rastladığım hayvan dışkısını inceleyince çok tehlikeli bir hayvan olmadığını düşünmeye başladım
Tahmin ettiğim gibi de çıkıyor. İşte mevzu bahis arkadaşlar.
Çoban
Tırmanmaya devam ediyorum ancak botlarım su almaya başladı ve yoruldum. Yamulama başlıyorum.
Ve Ağaran Şelalesine varıyorum.
Şelalenin yanına kadar gidebilmek için akan suyun oluşturduğu şu göleti geçmek lazım. Ama bu soğukta o kadar ıslanmaya niyetim yok. Daha beni bekleyen bir dönüş yolu var.
Geldim gördüm. Ve zaman kaybetmeden dönmek için yola koyuluyorum. Çünkü kapkara bulutlar ortalığı sarıyor ve birden bire etraf kararıyor. Hafif hafif kar yağmaya başlıyor. Geldiğim yolların da kapanabileceğini düşünerek acele ediyorum.
Böyle sıra halinde yürürken askerdeki günlerim geliyor aklıma : )
Şu ıssız dağda bile onu bıraktığım gibi görmek beni mutlu ediyor : )
Yağmur iyice şiddetleniyor. eve dönene kadar iliklerime kadar ıslanıyorum. Şiddetli yağmur ve rüzgar tırların rüzgarına eklenince dönüş yolu biraz gergin geçiyor.
Ve evdeyim. Sıcak çayımı yudumlarken fotoğraflarıma bakıyorum. Şu kısa ömrümüze 1 gün daha eklemiş olmanın keyfi içindeyim.
İyi aklamlar : )
Son düzenleme: