- Konu Yazar
- #1
Biraz uzun bir yazı boş vakti bol olanlara 
2 tip motorcu vardır: Düşmüş olanlar düşecek olanlar.
Ben artık ilk tip motorcu oldum. Sarınım bütün olan biten toplam 2 saniye kadar sürdü.
Öncelikle iki önemli kuralı unuttuğum için kaza gerçekleşti:
1- Kafan dağınıkken motora binme;
2- Nereye bakarsan oraya gidersin.
Cumartesi sabah evden çıktım montumu giydim çantamı yanıma aldım kaskım eldinvenlerim. Anahtar. Herşey tamam. Montumu da her zaman ki gibi evden çıkmadan giydim. Otoparka doğru yürümeye başladım. Sokakta alışkın olduğum “bu sıcakta üstünden montla gezen salak kim acaba?” bakışlarına da bıyık altından gülerek otoparka ulaştım monumun önünü kapattım belini ayarlayıp iyice sıktım. Dizliklere gerek yok çantada kalabilirler diyip çantamı omuzuma astım ve askılarını iyice sıktım. Önce kask, anahtar kilide, eldivenler, motora otur, önce kilidi aç, sağ ayak frene sol el debriyajda kontağı çevir, marşa bas. Gitmeye hazırız. O mırıltılı hafif huysuz bir haftadır da çalışmadığı için sabırsız motor sesi özlemişim...Ayaklarla iterek geri geri gidiyoruz park yerinden çıktık vitesi tekrar kontorl ediyoruz. Ve yola çıkıyorum.
Yolum kısa zaten toplam iki km ya gidiyorum ya gitmiyorum. Bütün hazırlık otoparka yürümek 15-20 dakika sürerken işime ulaşmam 3 dakika kadar sürüyor. O üç dakikayı da bir gece önce aldığım ve cevabını uzun uzun yazdığım maili düşünerek geçiriyorum. (Varan bir..)
Ofise geldim artık şu önümdeki taksiyi de soldan giderek geçersem tamamdır.her zaman yaptığım iş nasılsa her zamanda sol şeride geçerken aradaki tretuarı kurtarıp kurtarmayacağımdan korkarım. Gene korktum. Bakıyorum acaba kurtarıyor muyum diye ve tam o sırada omuzumda hafif bir sola hareket hissediyorum. (Varan iki...)
Artık motorumdaki azgın 30 beygiri serbest bıraktım. Gemi azıya aldılar... Canları nereye gitmek isterse oraya gidiyolar. Tretuardan sekince soluğu soldaki duvarda alıyorlar. Duvar bel hizama geliyor. Sol bacağım duvarın üzerinde. Ve havadayım... O iki saniye sona ermek üzere biliyorum ve içinden derin bir ohhh çekiyorum. Duvarın doğru tarafına düşeceğim. Diğer taraf 10-15 metre kadar yüksek. Düşüp de kurtulursam gazetelere mucize olarak üçüncü sayfa haberi olurum. Kurtulmazsam daha küçük bir üçüncü sayfa haberi.
Yere düştüğüm için bu kadar mutlu olacağımı söyleselerdi hayatta inanmazdım. Yerdeyim omzumu vurduğum sırada kafamı vurmamalıyım diye düşünüyorum ve KÜÜTTT diye bir ses geliyor. Saniyenin kaçta kaçı bilmiyorum hemen bir hasar kontrol ve ayağa kalkıyorum kafayı düşünmemiştim. Onu da kontrol ediyorum. Bi problem yok kaskımı çıkartabilirim. Sadece dizimde bir yanma hissi içimde de kumpir yapabilecek bir sıcaklık var. Sadece öfkeyle bağırabiliyorum. Etraftan arabalar duruyor yardıma geliyorlar. Hastaneye götürmeyi teklif edenler, iyi misin? diye soranlar. 2 kişi hemen motorumu kaldırıyor. Biniyorum çok sorun çıkartmıyor ve çalışıyor.
Ofise ulaşmam lazım. Kafamda kaskım vizör kapalı, ama ben ağzımı açmadan bağırıyorum. Acıdan ama daha çok öfkeden.
Kime öfkeliyim ki? Sadece kendime.... Nasıl böyle bir salaklık yaparım? Göz göre göre bu hatayı nasıl yaparım?
Doktor, pansuman, işe devam ediyorum. Öğleden sonra motoru ofise bırakıp taksiyle eve gidiyorum.
Hasar tespit durumu:
Ben:
1- Sol bacağımın değişik yerlerinde deri yok. Geri gelmeleri uzun sürecek gibi
2- Her iki bacağımın değişik yerlerinde morluklar ve çizikler.
3- Sol kalçayı yere vurmuşum geniş bir morluk.
4- Her iki kol (Sanırım kendimi kasmaktan dolayı) tutulmuş ellerim omuz hizasının üzerine kalkmıyor.
Motor:
1- Sol taraf grenajda çok derin çizikler sele altı greanjın tutma yerleri kırılmış
2- Her iki ayna da kırık biri yok hatta
3- Kafa grenajı sağa kaymış kayarken de gösterge panelinin bağlantılarını kırmış
4- Gidonun gönyesi sapmış
5- Sol yolcu tutacağı kırılmış.
6- Sanırım debriyajda ayrımama gibi bir sorun var.
Sonradan farkediyorum kol saatimi de kırmışım.
Bu kazandan çıkartılacak dersler:
1- Kafanda motora binmekten farklı bir şey varsa taksi tut şöför kullansın sen düşün.
2- Nereye bakarsan oraya gidersin. Son ana kadar tretuara bakmasam kaza da olmayacaktı.
3- Dizlikler çantadayken seni korumuyorlar. Tam koruma... Her zaman tam koruma... Olabilecek en iyi ve en fazla koruma...
2 tip motorcu vardır: Düşmüş olanlar düşecek olanlar.
Ben artık ilk tip motorcu oldum. Sarınım bütün olan biten toplam 2 saniye kadar sürdü.
Öncelikle iki önemli kuralı unuttuğum için kaza gerçekleşti:
1- Kafan dağınıkken motora binme;
2- Nereye bakarsan oraya gidersin.
Cumartesi sabah evden çıktım montumu giydim çantamı yanıma aldım kaskım eldinvenlerim. Anahtar. Herşey tamam. Montumu da her zaman ki gibi evden çıkmadan giydim. Otoparka doğru yürümeye başladım. Sokakta alışkın olduğum “bu sıcakta üstünden montla gezen salak kim acaba?” bakışlarına da bıyık altından gülerek otoparka ulaştım monumun önünü kapattım belini ayarlayıp iyice sıktım. Dizliklere gerek yok çantada kalabilirler diyip çantamı omuzuma astım ve askılarını iyice sıktım. Önce kask, anahtar kilide, eldivenler, motora otur, önce kilidi aç, sağ ayak frene sol el debriyajda kontağı çevir, marşa bas. Gitmeye hazırız. O mırıltılı hafif huysuz bir haftadır da çalışmadığı için sabırsız motor sesi özlemişim...Ayaklarla iterek geri geri gidiyoruz park yerinden çıktık vitesi tekrar kontorl ediyoruz. Ve yola çıkıyorum.
Yolum kısa zaten toplam iki km ya gidiyorum ya gitmiyorum. Bütün hazırlık otoparka yürümek 15-20 dakika sürerken işime ulaşmam 3 dakika kadar sürüyor. O üç dakikayı da bir gece önce aldığım ve cevabını uzun uzun yazdığım maili düşünerek geçiriyorum. (Varan bir..)
Ofise geldim artık şu önümdeki taksiyi de soldan giderek geçersem tamamdır.her zaman yaptığım iş nasılsa her zamanda sol şeride geçerken aradaki tretuarı kurtarıp kurtarmayacağımdan korkarım. Gene korktum. Bakıyorum acaba kurtarıyor muyum diye ve tam o sırada omuzumda hafif bir sola hareket hissediyorum. (Varan iki...)
Artık motorumdaki azgın 30 beygiri serbest bıraktım. Gemi azıya aldılar... Canları nereye gitmek isterse oraya gidiyolar. Tretuardan sekince soluğu soldaki duvarda alıyorlar. Duvar bel hizama geliyor. Sol bacağım duvarın üzerinde. Ve havadayım... O iki saniye sona ermek üzere biliyorum ve içinden derin bir ohhh çekiyorum. Duvarın doğru tarafına düşeceğim. Diğer taraf 10-15 metre kadar yüksek. Düşüp de kurtulursam gazetelere mucize olarak üçüncü sayfa haberi olurum. Kurtulmazsam daha küçük bir üçüncü sayfa haberi.
Yere düştüğüm için bu kadar mutlu olacağımı söyleselerdi hayatta inanmazdım. Yerdeyim omzumu vurduğum sırada kafamı vurmamalıyım diye düşünüyorum ve KÜÜTTT diye bir ses geliyor. Saniyenin kaçta kaçı bilmiyorum hemen bir hasar kontrol ve ayağa kalkıyorum kafayı düşünmemiştim. Onu da kontrol ediyorum. Bi problem yok kaskımı çıkartabilirim. Sadece dizimde bir yanma hissi içimde de kumpir yapabilecek bir sıcaklık var. Sadece öfkeyle bağırabiliyorum. Etraftan arabalar duruyor yardıma geliyorlar. Hastaneye götürmeyi teklif edenler, iyi misin? diye soranlar. 2 kişi hemen motorumu kaldırıyor. Biniyorum çok sorun çıkartmıyor ve çalışıyor.
Ofise ulaşmam lazım. Kafamda kaskım vizör kapalı, ama ben ağzımı açmadan bağırıyorum. Acıdan ama daha çok öfkeden.
Kime öfkeliyim ki? Sadece kendime.... Nasıl böyle bir salaklık yaparım? Göz göre göre bu hatayı nasıl yaparım?
Doktor, pansuman, işe devam ediyorum. Öğleden sonra motoru ofise bırakıp taksiyle eve gidiyorum.
Hasar tespit durumu:
Ben:
1- Sol bacağımın değişik yerlerinde deri yok. Geri gelmeleri uzun sürecek gibi
2- Her iki bacağımın değişik yerlerinde morluklar ve çizikler.
3- Sol kalçayı yere vurmuşum geniş bir morluk.
4- Her iki kol (Sanırım kendimi kasmaktan dolayı) tutulmuş ellerim omuz hizasının üzerine kalkmıyor.
Motor:
1- Sol taraf grenajda çok derin çizikler sele altı greanjın tutma yerleri kırılmış
2- Her iki ayna da kırık biri yok hatta
3- Kafa grenajı sağa kaymış kayarken de gösterge panelinin bağlantılarını kırmış
4- Gidonun gönyesi sapmış
5- Sol yolcu tutacağı kırılmış.
6- Sanırım debriyajda ayrımama gibi bir sorun var.
Sonradan farkediyorum kol saatimi de kırmışım.
Bu kazandan çıkartılacak dersler:
1- Kafanda motora binmekten farklı bir şey varsa taksi tut şöför kullansın sen düşün.
2- Nereye bakarsan oraya gidersin. Son ana kadar tretuara bakmasam kaza da olmayacaktı.
3- Dizlikler çantadayken seni korumuyorlar. Tam koruma... Her zaman tam koruma... Olabilecek en iyi ve en fazla koruma...