Ben bir forumun tescilli eğitmeniyle yazıştığımda sonuç benim için genellikle acı oluyor. Hadi hayırlısı, deyip yine de yazayım. Sevgili Okan Hocam, DCTyi araştırmadan gittiğim doğru çünkü ben araştırılacak bir şeyi olduğunu bilmiyordum. Zaten DCTli bir motosiklet test etmek için de gitmemiştim. Esasen DCTyi merak da etmiyordum. Honda test gününün tanıtım broşüründe test motoru olan NC750Sin DCTli olduğu yazılı değildi. Benim niyetim daha önce denediğim NC700Xten farklı olup olmadığını anlamaktı. (Bkz:
http://www.motosiklet.net/forum/test-merkezi/129054-honda-nc700x-denedim.html) Daha önce NC700Xi denediğimde verimli torklu aralığının dar olmasından ve süreli vites değiştirmek zorunda kalmaktan rahatsız olmuştum. Yeni motorda eklenen 50 cc, bu sorunu çözdü mü, onu merak ediyordum. Test alanına gittiğimde DCTli olduğunu gördüm. Bunu deneme imkanı olacak diye sevinerek denedim. Hatta benden önce deneyen bir arkadaşım da memnun olduğunu söylemişti. DCT ile karşılaşmam bu minvalde oldu.
Sayın hocam akademik kariyer filan demişsin, duyan da atomu parçalıyorum sanacak. Basit bir eğitim bilimciyim. Türk tipi akademisyen işte. Ekşi Sözlükte başlığı vardır, eğlenceli başlıktır. Hem motosiklet forumunda meslek veya benzeri şeylerin söz malzemesi olmasına pek gerek yok. Bir de karşıdakine söz anlatmak için meslekle bağlantı kurmak motosiklet eğitmenlerinden bir ikisinde gördüğüm pek de sevimli veya işe yarar bulmadığım bir yöntem. Argüman neyse söyleyip geçmek daha efektif. Bak şimdi sen balıkçısın ya deyip oltayı beklerken tutuyorsun ya işte o esnada tuttuğun gibi tutacaksın gidonu. Oltayı atarken gitmesini istediğin yere bakıyorsun ya işte öyle bakacaksın
Hem gerek yok, hem de çoğu zaman doğru olmuyor. O meslekten olan kişi de motosiklet eğitmenine o işin öyle olmadığını anlatmaya üşeniyor. Konunun aslını anlamaya veriyor enerjisini. Motosiklet eğitmeni de karşıdakinin hayatından örnek verdim, analoji yaptım sanım eğitim bilimlerine uygun iş yaptığını sanıyor. Amma lakin ki öyle değildir. Mesela DCTli bir motosiklete ben şu şu girdileri yaptım, bu girdiler sonucunda motor da şu şu tepkileri verdi. Ben de bu tepkileri beğenmedim. Şimdi bu bulgular yanlış olursa, yani bir başkası aynı girdileri verdiğinde veya ben deneyi daha uzun yaptığımda aynı girdilere karşı motorun tepkisi değişiyor olsa dediğin gibi hazırlıksız ve araştırmadan yapılmış kısa bir test le haksız sonuca varmış olurdum. Oysa durum bu değil.
Senin değerli mesajından öğreniyoruz ki benim girdilerimi değil de başka girdiler verince motor başka tepkiler veriyormuş. Bu ek bir bulgu. Yani önceki bulgularla çelişmiyor. Dolayısıyla, esasen yadırgamaya yol açacak veya ancak ile bağlanacak bilgiler değil. Genel olarak yadırgamak da karşı taraf bakımından pek hoş bulunan bir davranış değil. Meslek üzerinden yadırganmak ekstra bonus.
Sayın hocam, fren videosunda motorun hızını ayarlamayı öğrettiğin parkurda bir de DCTli bir motor sürsen o motorda hızın ayarlanmasının farklarını (bana göre eziyetlerini) anlatsan, varsa avantajlı yanlarını, insanların DCTye neden ödemek isteyebileceklerini açıklasan ne güzel olur. Keyifle izleriz. Motobabanın ama Beşiktaş, ama Beşiktaş demesine rağmen ısrarla istifini bozmadan düzgünce anlatmaya çalıştığın sahne gözümün önüne geldi.

)
İlk şikayet ve yorumla başlayayım. Yanlış anladığım veya aha iyi anlaşılması için eklemek isteyeceğin yorumlar olursa yazarsan ne güzel olur.
Eğer sert bir şekilde gazı açıp ilerlemeyi deneseydin motorun çok daha yüksek devirlerde vites değiştirmeye başlayacağını gözlemleyecektin.
Makbul olan benim gözümde gaz ile motorun arka tekerine giden güç arasındaki ilişkinin doğrudan ve doğrusal olması. Yani yarım saniye bir saniye geç değil, hemen olacak ve lineer olarak artacak. Ben gazı yumuşak açarsam yumuşakça hızlanacak, ben sert açarsam sert hızlanacak. Şimdi sürüş tekniği olarak makbul olan benim gözümde gazın yumuşakça açılması ve motorun yumuşakça hızlanması. Artçı rahat edecek, ben rahat edeceğim, ön arka taraf dengesi bozulmayacak, ben rahatsız olmadığım için daha uzun yolu daha diri, daha sakin, daha az yorulmuş olarak gideceğim. Vardığımda mekanın güzel lezzetlerini tatmak için enerjim olacak. Ama DCT bana bunu yapmaya imkan vermiyor. Ya gazı yumuşak açacağım o titreyecek ya da ben gazı sertçe açacağım o ilk yarım saniye motoru öne yığıp vites düşürmekle uğraşacak ardından sertçe hızlanacak. Beğenmedim. Hiç beğenmedim.
İkinci şikayet ve yorum viraj öncesi vites düşürmesi için fren manetini kullanmayı kapsıyor. Fren maneti de var, soldaki düğmeler de var da şimdi ben düğmeyle düşüreceksem otomatiklik nerede? Debriyaj da var aynı şekilde.
İkinci yorumun sonunda viraj boyunca gaz sabit veya artan hız ile kullanılır güvenlik ile ilgili bir durum olmadığı sürece kapatılmaz. bilgisini aktarıyorsun hocam. Ama hepimiz insanız, hata yapıyoruz. Diyelim ki ben bir eğitim alıyorum. Eğitmenim virajlarda motorumu yeterince yatıramadığımı görüyor. Dolayısıyla bir sağ virajda daha virajın ortasında kasılıyor, açılıyorum. Ve yine diyelim ki eğitmenim bana motoru yönlendirirken gazı açmamı söylüyor. Gazı açamadığım için yatırmaktan korktuğumu söylüyor. Hatta kendisi de gazı açarak o virajı benim önümde dönüyor. Ben de motoru yatırmak için gazın açılması gerektiğini sanarak sürüşüme devam ediyorum. Daha sonra bir başka sağ virajda gazı açarak yatırmaya çalışırken karşıdan kırmızı bir araba geliyor. Ben, kendi şeridimin en sağındayım. Ama o arabayı gördüğüm andan itibaren motoru sağa çekmeye uğraşıyorum. Ama yatış açım kendi kişisel limitimde olduğu için ve gazı açmaya devam ettiğim için motor çizgisini içeriye taşımıyor. Ve teğet geçiyorum.
İki günlük bire bir yol eğitiminin bitişinin ardından diyelim ki eğitmenime ne yapsaydım bu duruma düşmeyeceğimi sormuş olayım. Onun verdiği cevap da gazı biraz kapatman yeterliydi olsun. Gerçi bunu eğitimin içinde öğrenmeyi becermiş olmak daha tercih edilir ama bazen her şey insanın istediği gibi olmuyor. Dert değil. Cevap aslında sezgisel olarak da anlaşılır. Motor sabit bir yatış açısında, diyelim ki sürücünün yatırmayı be*****eği en yüksek açıda yavaşlarsa çizeceği dairenin yarıçapı daralır. Yani ben bir cahillik edip viraja gereğinden hızlı girdiğimde çizgimi içeri almak için yapacağım ilk iş gazı yumuşakça kapatmaya başlamak. Süper. Peki kullandığım motor DCTli olursa ne olacak? Gazı kapatınca motor hem yavaşlamayacak, hem de virajın ortasında zaten başını dertten kurtarmaya çalışan sürücüyü bir de vites değiştirip stabiliteyi bozarak iyice zora sokacak. Diyelim ki vites düşürmesinin stabilite bozmasından etkienmedik. Yine de hızı düşürmek, motoru içeriye almak çin arka frene dokunmaya başlayacağım. Bu sefer de motor ön frene dokunmaya başlayacak. Hondanın CBSsi Yamahanınki gibi olmadığı için yalnızca arka fren yapmak mümkün değil. O da kötü.
Ne istiyorum? Gaz kolunu kapattıkça içeri dalsın istiyorum. DCTli motor dalmıyor. DCTli motor ne istiyor? Virajda gaz kapatılınca hem hızını kesmemek, hem de vites düşürmek istiyor. Hiç beğenmedim. DCTli motor Okan Hoca gibi sürücü istiyor. Ohoo bizim ömrümüz yetecek mi acaba öyle sürmeye
Bu arada Okan Hocam, bir cahillik edip viraja olması gerekenden hızlı girdiğimizde yapılacaklara dair bir videoyu da izlemekten zevk duyarım. DCTsiz ve DCTli motorlarda bu durumda yapılması gerekenleri merak eden çok izleyici vardır bence.
Üçüncü şikayetin ilk kısmına değinildi, tekrar etmeyeyim. Ama ikinci bölümle yani vites yükseltme ve düşürmelerin hissedilir olması ilgili açıkaman virajla ilgili olmuş hocam. Motorum vites değişimleri normal normal düz yolda giderken de hissediliyor. CVT pürüzsüzlüğü yok. Yani motor benim hiç zamanını kestiremediğim bir anda gazı kesip vites değiştiriyor. Düz yolda hızlanırken de yavaşlarken de bu değişimler hissedilir biçimde belirgin yaşanıyor.
Keşke bu mesajını daha önce yazmış olsaydın sayın hocam. DCTnin böyle bir şey olduğunu senin yazdıklarından öğrendikten sonra boşuna test etmeye gitmezdim.
Sürücünün motoru her zaman doğru konumda, doğru hızda ve doğru viteste olacak ya, DCTye bırakırsan her zaman yanlış viteste olacak. Ama ben fren manetiyle veya gaz kolunun amacıma aykırı kullanımıyla müdahale etmek zorunda kalacağım. E manuelden farkı ne oldu?
DCTli motor alır mıyım? Belki sistemin geliştirilmesine destek olmak için alınabilir. Mesela Honda Civic sedanlarına yokuş aşağı giderken vites yükseltmesin diye akıllı bir şeyler eklemiş. Bunun gibi geliştirmelere destek olmak, veri sağlamak, kullanıcı yorumu sağlamak için ücreti mukabilinde DCTli bir motor kullanabilirim. Mesela 5000 TL daha ucuza verirse birkaç ay tahammül edebilirim. Bu kadar
Nasıl desem? Saçma sapan demeyeyim de
Gereksiz de demeyeyim de
Bana uygun olmayan bir sistem için insanlar ek parayı neden öderler? Avantajları nelerdir? Belki de buraya yazmak yanında bu konuda da bir video çekilebilir. İzlemekten mutlu olurum.