Pandemi öncesi en son yurtdışı tatiline arabaya kamp malzemelerini yükleyip çoluk çocuk Yunanistan'da kamp yaparak gezelim diye yola çıkmıştık. İpsala kapısından çıktıktan sonra en yakındaki Dedeağaç'daki belediye kampingine gittik, çadırları kurduk, baktık etraf tertemiz yerlerde hiç çöp bile yok, akşam olmuş insanlar düşük sesle konuşuyorlar kimse kimseyi rahatsız etmiyor. Bizim çocuklar da ortama uydular hatta rüzgarla uçan çöpün peşinden koğup yakaladılar aman hiç bir yerde çöp yok bizden uçup giden kağıt parçasıyla etrafı kirletmeyelim ayıp olur dediler, biz söylemeden bile 6 yaşında çocuklar böyle akıl ediyorsa sahidne de "imam osurursa cemaat sıçar" mevzusu doğru. Gece herkes uyuduktan sonra kampingin marketinden soğuk bira alıp kamp sandalyemi alıp sahile gittim, bu kampingde gençler nerede, bu sessizlik emekli kampına mı düştük derken bir baktım sahilde öbek öbek gençler var hepsi de içiyorlar ama 5er 10ar grupların birbirlerine sesleri bile gitmiyor öyle bağırıp çağırıp eğlenmek de yok, gayet etrafı rahatsız etmeden eğleniyorlar kendi hallerinde. Bizde ya komple gençlere yönelik kamping olur sabaha kadar keko elektronik müziklerden çadırlarda kafamız şişer ya da emekli amcaların yazlık siteleri gibi yerler olur sahilde gençlere bira içip takılmayı komple yasaklarlar, güvenlik kovalar. Demek kültür meselesi.
Bir tek o kamping de değildi, orada bir ka gün geçirdikten sonra başka bir yere gittik oradaki kamping de aynı şekildeydi. Hem kimse çöpünü etrafa atmıyor, hem ortak alanlar tuvaletler duşlar falan tertemiz, hem gürültülü etrafı rahatsız edecek kadar eğlenenler yok. Haa bir d eshailde giriş parası veren la diye tepende biten barzo görevliler de yoktu. Bütün sahiller halka açık, sahillerdeki işletmeler de burası sahil deyip marketin 5 katı fiyata kazıklamıyordu da.
Otobanlarda hız sınırı 130 yazıyordu, buna da mecburen uymuştum çünkü bizim külüstür toyota yaris zaten 120km hıza zor çıkıyordu. Ama gördüğüm herkes trafik kurallarına da uyuyordu.